Bugün...



5 Kilometrelik Yolun Ucunu Ilgaz’a Neden Çıkarmadınız, Yoksa Çıkarması Çok mu Zordu? (Özel Haber)
Tarih: 18-05-2019 10:46:46 + -


Çoğu insanımızın dilinden düşmeyen bir söylencemiz vardır, “Un var, şeker var, yağ var ama bir türlü helvayı karamıyoruz.”, öyle ya, bütün mesele helvayı karmakta. Ancak unuttuğumuz bir şey var, niyet.


5 Kilometrelik Yolun Ucunu Ilgaz’a Neden Çıkarmadınız, Yoksa Çıkarması Çok mu Zordu? (Özel Haber)

Çok mu Zordu?

 

www.haberci18.com İnternet medyası ve memleket sevdalısı olarak bu ve buna benzer haberleri de korkmadan yayınladığımız için bir şeyleri halka göstermeye devam ediyoruz. Kimsenin gazına, tuzuna gelerek masa başı haber yaptığımızı aklınızın ucundan dahi geçirmeyin. Çünkü olay ve konuları araştırarak, sorup soruşturarak, şahsen gezerek, dolaşarak, gözlemleyerek ondan sonra geçiyoruz internetimizin başına haberlerimizi paylaşıyoruz.

 

Gelelim asıl konumuza;

 

E-80 Karayolu Doğruyol Alt Geçidimizden Ilgaz İlçemize Nasıl Gidilir???

 

İleriyi Neden Göremediniz, Yoksa İşinize mi Gelmedi?

 

Ilgaz ilçemizde Doğruyol alt geçidinin ucu kapalı. Karayolları ekipleri alt geçidi yapıvermişler emeklerine sağlık. Ama; alt geçidin Ilgaz’a doğru giden yolun ucu maalesef yıllardır kapalı. Haliyle kapalı vaziyette kalan yolun ucu için her hangi bir çalışmada yapılmadığı aşikârdır. Bu yolun Ilgaz ilçesine girişinin neden verilemediği de merak konusu olmaktan çıkmış.

 

Adeta göz göre göre bu ne biçim iş diye söylemleri insanın aklına gelmiyor değil. Memleketimizde yapılan ve halka sunulan işlerin içler acısı olduğu ortada. Yani görünen köy kılavuz istemez. Şayet Ilgaz’a yolu düşenler olursa kendi gözlerinle göreceklerdir yanlış yapılaşmayı ve bu halede üzüleceklerdir. Ha şunuda belirtelim. Söz konusu yer ile alaklalı olarak "Teknik, taktik konularında bilgi yönünden noksanlarımız olabilir." Yetkililer olarak aydınlatırsanız seviniriz.  

 

Sonuç olarak şunu hatırlatmak istiyoruz. Hepsi topu topuna 5 kilometrelik bu yolun ucunu Ilgaz’a neden çıkaramamışlar veya çıkarması çok mu zorudu diye bunun hesabını sorup bilgilendirilmek, kamuoyunu aydınlatmak istiyoruz?

 

Biz Çankırılılar Ne Zaman Adam Oluruz?

 

Olaylar karşısındaki duyarsızlığımız ve hoşgörü eksikliğimizin, başkalarının yanlışından değil, kendi eksikliğimizden kaynaklandığını fark ettiğimizde... *** Susturmanın her şartlarda suç olduğunun bilincine vardığımızda... *** Bireyle toplum arasında anlayış farkı kalmadığında... *** Bir hastanede kapı bekçiliği yapan bir görevlinin, hastanenin sadece kendisine ait olmadığının farkına vardığında... *** Herhangi bir toplum görevlisinin kendisini "Kurum" olarak görmediğinde... *** Akılla nakili çatıştırmadığımızda... *** Ölenin de öldürenin de aynı `Kitap’a inandığını anladığımızda... *** Toplumculuğu bir parti öğretisi olarak değil, insancıl bir öğreti olarak kavrayabildiğimizde... *** Sadece kendi görevlerimizi yerine getirdiğimizde... *** Yapanların görmemezlikten gelinemeyeceğini anladığımızda... *** Öldüren dururken, öldürtenden hesap sormaya başlandığında... *** Bütün gördüklerimizin ve okuduklarımızın yükünü artık taşıyamaz hale geldiğimizde... *** Gönüllü `elçilik’ görevinde bulunmadığımızda... *** Ağza hükmedenin Akıl olduğunu algıladığımızda... *** Yaşadığımız hayatı savunmak zorunda kalmadığımızda... *** Ölümleri alkışlamadığımızda... *** Baktığımız yerden neyi görmüşsek onu anlatabildiğimiz zaman... *** Her türlü acıya "vicdan" olup, yüreğimize oturtabildiğimiz zaman... *** Allah’a havale edecek bir şeyimiz kalmadığı zaman... *** Kendimize karşı içten ve samimi olmayı öğrendiğimiz zaman... *** Toplumu insanlar aracılığıyla, insanları da toplum aracılığıyla incelemeyi öğrendiğimiz zaman... *** Siyaset ile ahlakı bir tuttuğumuzda... *** Yaşamın ritmini, duygusunu, coşkusunu ve atmosferini oluşturacak doğru sözcüğü bulduğumuzda... *** Evimizin huzurunu yorganımıza sığdırabildiğimizde... *** Olayları, sadece gazete ve Tv’den takip edip öngörmeye çalışan sıradan insanların, ülkeyi yönetmeye talip olmadıkları zaman... *** Yöneticilerimizden saygınlık, güvenirlik ve inanırlık gördüğümüz zaman... *** Yanlıştan ders almasını öğrendiğimiz zaman... *** Melekle şeytanın ayırımını yapabildiğimiz zaman... *** Her zaman geçmişimizi hatırlamak zorunda kalmadığımızda... *** Aptal ata binip kendimizi Bey olarak görmediğimiz zaman... *** Başkalarının da, en az bizim kadar bilebileceğini kavradığımız zaman... *** Aptallardan çok şey öğrenmeye başladığımız zaman... *** Çağımızda gören, konuşan ve duyan birini "zavallı" olarak görmediğimiz zaman... *** Başkalarının günahlarıyla evliya olunamayacağını öğrendiğimiz zaman... *** Cennet ve Cehennemin gidilecek bir yer değil, yaşanılan bir yer olduğunu anladığımız zaman... *** Sadece Söz ve Düşüncelerle Adam olunamayacağını, Söz ve düşüncelerimizi bir Eylem’e dönüştürebildiğimiz zaman Adam oluruz...

 

Çoğu insanımızın dilinden düşmeyen bir söylencemiz vardır, “Un var, şeker var, yağ var ama bir türlü helvayı karamıyoruz.”, öyle ya, bütün mesele helvayı karmakta. Ancak unuttuğumuz bir şey var, niyet.

 

Soruyoruz; “Gerçekten Çankırı ve Çankırı insanı için helvayı karmak için iyi niyetli idarecilerimiz varmı? Yoksa çoğumuzun derdi, unu, şekeri, yağıda bitirmek mi?” Kısacası takım elbise giymekle Adam olunmaz vesselam.




Bu haber 2500 defa okunmuştur.

Etiketler :
şerafettin Erdoğan / 18-05-2019 13:17:00

Lale devri yaşanıyor. Dilekçe yazarsın altına ad soyad. tel.numarası arayan soran olmaz, dilekçe konusu ile ilgilenen olmaz, dilekçe yaz isim yazma işleme alınmaz. İkiside aynı, görevini yapan yok bu ilde.

yolcu / 18-05-2019 12:12:00

Sayın Çankırı'yı yönetenler, bu gazeteci arkadaş sizleri uyarmakla kalmıyor. Sizlerin beceriksizliği karşısında öfkesini dile getiriyor. biraz zevki sefadan uzak durunda bu memlekete bir çivi çakın Allah için.



Facebook Yorum
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer İlçeler ve Köyler Kategorisi Haberleri

Çok Okunan Haberler
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI