Bugun...



Akıllı! Tehlike
Tarih: 09-02-2018 09:40:36 + -


Bilgisayar, akıllı telefon, tablet gibi aletleri çocukları teselli etmek, susturmak için asla kullanmayın.


Akıllı! Tehlike

Bir Akıl Hastalığı Olarak Bilgisayar/Oyun Bağımlılığı

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yetkilileri en son 1990 yılında güncellenen Hastalıkların Uluslararası Sınıflaması (The International Classification of Diseases) teşhis kılavuzunun 2018 yılında yenileneceğini ve bilgisayar oyunu bağımlılığının da Akıl Hastalığı başlığı altında yer alacağını ifade etti.

 

Oyun Oynamanın Hayatımızdaki Yeri

 

Oyun yaşamımızın her evresinde çok önemli bir yeri olan; eğlence, tanıma, paylaşma, terapi gibi fonksiyonları olan sosyal öğrenme aracıdır. Çocuklar erken gelişim dönemlerinde dünyayı oyun ile tanırken, ebeveynler de oyunlar aracılığı ile çocuklarını tanırlar. Ayrıca çocuklar yaşadıkları kültürün özelliklerini, araştırma duygusunu ve kurallara uymayı oyunlar ile geliştirirler.

 

Ancak gelişen teknoloji toplumumuzun oyun alışkanlıklarını da değiştirerek, internetin cebimize kadar girmesiyle sanal oyunların yaygınlaşmasına temel oluşturmuştur.

 

Teknolojinin İçine Doğan Çocuklar

 

Yakın bir geçmişe kadar çocuklarımız saklambaç, seksek, mahalle maçı, çelik çomak, ip atlama, uzun eşek vd. gibi sokak oyunları ile sosyalleşip, hayatın gerçekleri ile gelişirken günümüz çocukları teknoloji ile iç içe doğmaktadır. Çağımızın çocukları hayatın gerçeklerini ve asıl sosyalleşmeyi öğrenemeden internette, oyunlarda, sosyal paylaşım sitelerinde sosyalleşmeye çalışmaktadırlar. Bu durum çoğu zaman ebeveynlerin de kolayına gelmekte ve dolayısıyla sanal alem sosyo-kültürel anlamda önemli bir alternatif haline gelmiş durumdadır.

 

Evinde teknolojik cihazların başından hiç kalkmayan ve bu sebeple arkadaş edinemeyen çocuklar, tam tersine sanal alemde bir çok arkadaşa sahip olabilmektedir. Bu arkadaşları ile çeşitli siteler ve online oyunlar üzerinden sohbet edip ilişki kurmaktadırlar. Nickname olarak tabir ettikleri kullanıcı isimleriyle (örneğin; oyun kralı, oyun yöneticisi, ölüm meleği, uzman katil, korkusuz, insafsız vb.) kendilerine yeni bir kimlik oluşturma çabası içerisine girmekte ve oyun bağımlılığı geliştikçe oluşturdukları bu sanal kimlikler ile bütünleşmektedirler.

 

Akıllı! Tehlike

 

Son yıllarda akıllı telefonların ve tabletlerin yaygınlaşması neticesinde kullanımlarının artması bilgisayar oyunlarının masaüstü bilgisayarlardan taşınabilir cihazlara uyarlanmasına sebep olmuştur. Bu cihazların mağaza uygulamaları üzerinden indirilebilen oyunlar çocuklar ve gençler başta olmak üzere çoğu kullanıcı tarafından ilgi görmektedir.

 

En çok kullanılan sosyal medya araçlarından biri olan Facebook üzerinden de sürekli reklamı ve tanıtımı yapılan sanal oyunlar bağımlılık yapmasının yanı sıra birçok toplumsal sorunun ortaya çıkmasına da zemin hazırlamaktadır.

 

Silahını hazırla. Hadi birkaç zombi öldürelim!

 

Başına Nişan Al!

 

Saldırı geliyor! Durdurmak için yeterince güçlü müsün?

 

İmparatorluğunu İnşa Et!

 

Başarılı bir uyuşturucu imparatorluğu kurmak için gereken yürek sende var mı?”

 

Bazı örnekleri yukarıda verilen sloganlarla tanıtımı yapılan ve strateji, zeka oyunu gibi nitelemelerle cazip hale getirilmeye çalışılan bu tarz oyunlar çocukları sanal oyun bağımlısı yapmakta, yasadışı durumları, suç davranışı ve şiddeti sıradanlaştırmakta; ahlaki yoksunluk, zihinsel problemler, davranış bozuklukları, intihar davranışı vb. gibi birçok olumsuz durumu ortaya çıkarabilmektedir.

 

Az bilinen diğer bir gerçek ise bilgisayar oyunlarının “saatlerce oynandığında” beyni hızlı düşünmeye ve hızlı hareket etmeye programlamasıdır. Halbuki hızlı düşünme bir konu ya da nesneye odaklanmayı ve yoğunlaşmayı engellemektedir. Bu durum üst düzey öğrenme ve algılama zorluklarına yol açmaktadır. Çoğu ebeveyn çocuklarının başarısızlıklarının nedenini bilgisayar karşısında uzun süre geçirmesine bağlamaktadır. Fakat temel neden bu olmakla beraber başarısızlığın asıl nedeni bilgisayar oyunları ile oluşan beyindeki fizyolojik bozukluktur.  Bilgisayar oyunları zamanla gelişen dikkat dağınıklığı ile hiperaktiviteye yol açabilmektedir.

 

Ayrıca bilgisayar oyun bağımlılığı, arka planda anti-sosyal psikopatik kişilik bozukluğu olan kişilerin içindeki canavarı uyandırarak cinayetlere sebebiyet vermektedir. Bu oyunlar üzerinde aksiyon/savaş oyunları vb. ile karşısına çıkan bütün karakterleri öldüren bir kişi gerçek hayatta da öldürme içgüdüsüyle hareket edebilir ki maalesef son zamanlarda bunun acı örneklerini bizzat deneyimledik.

 

Kullanıcılarına talimatlar vererek sonucunda intihara varan birçok olumsuz davranışa yönlendiren, ülkemizdeki ve dünyanın farklı ülkelerindeki genç intiharların yüzlercesinin sebebi olarak görülen Mavi Balina adlı oyun; oyun üzerindeki mesajlaşmaların cinayete sürüklediği şiddet içerikli bir başka oyun ve görmediğimiz, duymadığımız, bilmediğimiz diğerleri bu tehlikenin en acı örnekleri olarak sıralanabilir.

 

Ne Yapmalıyız?

 

Ülkemiz Avrupa’nın en genç yaş ortalamasına sahip ülkelerinden biridir. Teknoloji ve akıllı telefon/tablet kullanımında da üst sıralarda yer almaktayız. Yapılan uluslararası araştırma verilerine bakıldığında teknoloji bağımlılığı en çok olan ülkelerden biri de yine bizim memleketimizdir. Yani teknolojiyi etkin kullanmakla beraber bir hayli de amacı dışında ve kontrolsüz olarak kullanmaktayız. Genç nüfus oranımızın yüksek olması, getirdiği birçok avantajın yanında akıllı tehlike çemberine başta ülkemizi almaktadır.

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu sanal tehlikeye “Akıl Hastalığı” kategorisinde yer vermeye hazırlanırken, biz de tehlikenin farkına varmalı, teknolojiyi bilinçli kullanmaya özen göstermeli, çocuklarımızın teknoloji kullanımını kontrol etmeli ve sınırlamalıyız.

 

*Çocuklarımıza sevgimizi doğrudan göstermeli, onlarla birlikte oyunlar oynamalı, kaliteli zamanın süresini artırmalı; parklara, sportif, sanatsal, kültürel etkinliklere gitmeliyiz.

 

*Çocuklarımızın arkadaşları ile doğal yollardan görüşmeleri için yönlendirmeli, akran grupları içerisinde sosyalleşmesini sağlamalıyız. Arkadaşlık ilişkilerini desteklemeli, onları bir araya getirecek aktiviteler planlamalıyız.

 

*Uzun süreli bilgisayar/telefon/tablet kullanımı engellenemediğinde veya şüphe durumunda uzman desteği almaktan çekinmemeliyiz.

 

Çocuk ve Ergenlerde Bağımlılığı Önlemek İçin:

 

*2 yaşından küçük çocukların internet, televizyon ya da bilgisayarla karşılaşmaması,

 

*Okul öncesi yaş grubunda günde 30 dakikayı geçmeyecek şekilde internet kullanımı,

 

*İlköğretimin ilk 4 yılında ödev haricinde oyun ve eğlence için günlük 45 dakika zaman ayrılması,

 

*Sonraki yıllarda hafta sonu daha esnek olmakla birlikte günde 1 saat kullanım uygundur.

 

*Lise çağında da günlük 2 saat yeterlidir.

 

Uyarı: Bilgisayar, akıllı telefon, tablet gibi aletleri çocukları teselli etmek, susturmak için asla kullanmayın.

 

Ali Karataş=>Sosyal Çalışmacı

 




Bu haber 1835 defa okunmuştur.

Etiketler :
PC HASTASI / 12-02-2018 14:09:00

Bir çocuğun pc telefon oynaması onu kötü yapmaz yazıyı okumadım ama öyle değerlendirmeyin zamanında insanlar çocukları dışarı çıkmasın diye uğraşıyordu şimdi içeride diye laf söylüyor.Pc Telefon vb ürünler çocuğun toplumda dışlandığı için ona yönelmesine neden oluyor. haberlerde bir birini vuran çocukları görüyoruz evet ama bu o çocuğun psikolojisini bilmediğimizden ön yargılı davranmamıza neden oluyor. hiç televizyondaki ahlaksiz dizileri konuşmuyoruz çocuklar onlarıda izliyor aileleri ile kötü adamların yaptıklarını yapıyorlar ama o televizyon değil mi içeriğinde hiç katil tecavüzcü sapık bomba atan adamlar kelle uçuranlar yok.... yani sorun Telefon ve PC de değil doğru görmediğimiz şeyin üstüne gitmemekte... neyse aman oynayan oynasın izleyen izlesin anca yazarız işte böyle önce hak verirler sonra bırakırlar.....



FACEBOOK YORUM
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Eğitim Kategorisi Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI