Bugun...



Alzheimer (“alzaymır” olarak okunur) Hastalığı İle İlgili Yaptığımız Söyleşi
Tarih: 22-09-2018 08:12:12 Güncelleme: 22-09-2018 08:18:12 + -


21 Eylül Dünya Alzheimer Günü nedeniyle Çankırı Özel Karatekin Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Önder Özsoy’un yapmış olduğu açıklama.


Alzheimer (“alzaymır” olarak okunur) Hastalığı İle İlgili Yaptığımız Söyleşi

Alzheimer nedir?

 

Alzheimer (“alzaymır” olarak okunur) hastalığı, zihinsel işlevlerde bozulmaya yol açan, ilerleyici bir beyin hastalığıdır. Bu hastalıkta hafıza, konuşma, yön bulma, insanları tanıma gibi konularda sorunlar yaşanır, günlük işler yerine getirilemez ve davranış bozuklukları görülebilir. Alzheimer hastalığı, halk arasında genel olarak "bunama" diye adlandırılan durumun en sık rastlanan nedenidir.

 

Düşünce kontrolü, hafıza ve konuşma yetisi gibi bazı fonksiyonların yer aldığı beyin bölümünde, karmaşık mesajları milyonlarca sinir hücresi arasında taşıyan kimyasalların düzeyinin azalması ve sinir hücrelerinin yok olması ile, normal düşünme ve hafıza yetilerinin kaybolduğu, kronik ve ilerleyici bir hastalıktır.

 

Alzheimer adını, Alman bir doktor olan Dr. Alois Alzheimer’den almıştır. Dr. Alzheimer, olağandışı bir zihinsel hastalık sonucu yaşamını yitiren bir kadının, beyin dokularında birtakım değişiklikler meydana geldiğini fark etmiştir ve hastalığı ilk kez teşhis etmiştir.

 

Alzheimer hastalığı en yaygın olarak görülen demans yani bunama nedenidir.

 

Alzheimer Hastalığı Kimlerde Ve Neden Oluşur?

 

Alzheimer hastalığına, genellikle ileri yaşlarda rastlanır. 40 ve 50'li yaşlarda da görülmekle birlikte, 60 yaşın üzerindeki kişilerde daha fazla ortaya çıkar.

 

Kadınlarda biraz daha fazla rastlanılmasının yanında, her iki cinsiyette de görülebilir. Hastalığın nedeni henüz tam olarak bilinmemekle beraber araştırmalarda ailesinde Alzheimer hastalığı bulunanlarda hastalık oluşma riskinin biraz daha yüksek olduğu saptanmıştır. Ancak bu; ailesinde Alzheimer hastası bulunan herkesin Alzheimer hastası olacağı anlamına gelmez. Alzheimer hastalığı bulaşıcı değildir.

 

Alzheimer Hastalığı Ne Sıklıkla Görülmektedir?

 

Alzheimer hastalığı 65 yaşın üzerindeki her 10-20 kişiden birinde görülürken, 85 yaşın üzerinde neredeyse iki kişiden birinde ortaya çıkmaktadır. Genel olarak yaşlılarda en sık karşılaşılan 4. hastalıktır. Günümüzde yaş ortalamasının yükselmesi nedeniyle çevremizdeki Alzheimer hastalarının sayısı da artmaktadır. Şu anda Türkiye'de yaklaşık 250 bin, tüm dünyada ise 20 milyon Alzheimer hastası olduğu tahmin edilmektedir.

 

Alzheimer Hastalığına Neler Sebep Olur?

 

Günümüzde Alzheimer hastalığının sebepleri bilinmemektedir. Ancak, Alzheimer hastalığına sebebiyet vermeyen hususlar bellidir. Alzheimer hastalığı:


 

• Damar sertleşmesi yüzünden ortaya çıkmaz

 

• Beynin normalden az ya da fazla kullanılması yüzünden ortaya çıkmaz

 

• Cinsel yolla bulaşan hastalıklara bağlı değildir
 

• Enfeksiyon sonucu oluşmaz

 

• Yaşlılık yüzünden oluşmaz, yaşlanma sürecinin doğal bir parçası değildir

 

• Alüminyum ya da diğer metallere maruz kalınması yüzünden gelişmez.

 

Alzheimer Hastalığının Semptomları (Belirtileri) Nelerdir?

 

Alzheimer hastalığı her insanı farklı biçimde etkiler. Etkisi büyük ölçüde kişinin hastalıktan önce nasıl olduğu ile ilgilidir, örneğin, kişilik, fiziksel durum ve yaşam biçimi gibi. Alzheimer hastalığının semptomları üç gelişim aşaması şeklinde en iyi akla girebilir: erken dönem, orta dönem ve geç dönem.

 

Alzheimer hastalığı olan herkes bütün bu semptomları göstermez ve bu semptomlar kişiden kişiye değişir. Bu aşamalar bakımı üstlenenlerin potansiyel problemlerin farkında olmaları ve gelecekte ihtiyaç duyulacak bakım gerekliliklerine hazırlanmaları açısından rehberlik edebilirler. Hiçbir hasta, hastalığın ilerleyişini bir diğer hasta ile aynı şekilde yaşamaz.

 

Bu semptomların bazıları aşamaların herhangi birinde ortaya çıkabilir, örneğin geç dönemde sıralanmış olan davranış değişiklikleri orta dönemde yaşanabilir. Aynı zamanda bakımı üstlenenler her dönemde kısa, aklı basında dönemler yaşanabileceğinin farkında olmalıdırlar.

 

Teşhis Neden Önemlidir?

 

Erken teşhis bakımı üstlenen kişinin hastalıkla başa çıkmak için daha hazırlıklı olması ve nelerle karşılaşacağını önceden bilmesi açısından önemlidir. Teşhis geleceği planlama yolunda atılan ilk adımdır.

 

Teşhis edebilmek için basit bir test bulunmamaktadır. Alzheimer hastalığının teşhisi, kişinin fiziksel ve mental durumunun muayenesinin yanı sıra, yakın bir akraba ya da arkadaşından kişinin geçmişinin incelenmesiyle konulur. Hafıza kaybına yol açabilecek diğer hastalıkları ya da koşulları dışarıda bırakmak çok önemlidir.

 

Alzheimer hastalığının teşhisi ancak beynin otopsiyle incelenmesi sonucunda kesinleşebilir.

 

Erken Dönem

 

Erken dönem, profesyoneller, akrabalar ve arkadaşlar tarafından genellikle gözden kaçırılır ve yanlış bir şekilde "yaşlılık" ya da yaşlanmanın normal bir parçası gibi adlandırılır. Hastalığın ilk başlangıcı sinsi olduğu için başladığı kesin tarihi belirlemek zordur.

 

Kişi: Konuşmayla ilgili zorluk çekebilir, Önemli hafıza kayıpları - özellikte kısa dönemli- sergileyebilir, Zamanı şaşırabilir, Tanıdığı yerlerde kaybolabilir, Karar vermede güçlükler yaşayabilir, İnisiyatif ve motivasyon eksikliği gösterebilir, Depresyon ve sinirlilik belirtileri gösterebilir, Hobi ve aktivitelerine ilgisini kaybedebilir.

 

Orta Dönem

 

Hastalık ilerledikçe, problemler daha belirgin ve kısıtlayıcı olmaya başlar. AH olan kişi günlük yaşamında zorluklar çekebilir ve; Çok unutkan olabilir- özellikle yakın zamanda yaşanmış olayları ve kişilerin isimlerini hatırlamada, kendi basına sorunsuz bir şekilde yaşayamaz hale getir, yemek pişiremez, temizlik ya da alışveriş yapamaz, son derece bağımlı hale gelebilir, giyinme ve kişisel hijyen açısından örneğin; tuvalet, yıkanma gibi yardıma ihtiyaç duyabilir, giderek artan konuşma zorluğu çeker, dolaşma zorlukları ve diğer davranışsal anormallikleri gösterir evde ve topluluk içinde kaybolur, halüsinasyonlar olabilir.

 

Geç Dönem

 

Bu, tamamen bağımlılık ve hareketsizlik dönemidir. Hafıza sorunları oldukça ciddidir ve hastalığın fiziksel yanı gittikçe göze çarpar hale gelir.

 

Kişi; Yemek yemede zorluklar yaşayabilir, akrabalarını, arkadaşlarını ve alışıldık nesneleri tanımayabilir, olayları anlama ve yorumlama güçlüğü çekebilir, ev çevresinde yolunu bulamayabilir, yürüme zorluğu çekebilir, mesane ve bağırsak sorunları yaşayabilir, toplum içinde uygun olmayan davranışlar gösterebilir, tekerlekli sandalye ya da yatağa bağımlı hale gelebilir.

 

Alzheimer Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

 

Alzheimer hastalığı konusundaki bilgilerimiz gün geçtikçe artmaktadır. Hastalık tam olarak iyileştirilemese de son yıllarda geliştirilen ilaçlarla hastalığın belirtilerini kısmen de olsa gidermek ve hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak mümkün olabilmektedir. Hayal görmeler ve davranış bozuklukları da ilaç tedavisiyle büyük ölçüde kontrol altına alınabilmektedir. Tedaviye mümkün olduğu kadar erken dönemde başlanılması hastalığın ilerleme hızını ve hasta yakınları üzerindeki yükünü azaltırken, hastanın yaşam kalitesini artırmaya da yardımcı olur. Son zamanlarda yapılan çalışmalar gerek tedavi gerekse hastalığın önlenmesinde yeni ufuklar açabilecek gelişmelerin habercisi niteliğindedir.

 

Alzheimer Hastalığı Hasta Yakınlarına Nasıl Bir Yük Getirir?

 

Alzheimer hastalığı hem ileri yaşlarda ortaya çıkması hem de ilerleyici bir hastalık olması nedeniyle özenli ve sürekli bakım yapılmasını gerektirir. Zaman içinde hastanın yatağa bağımlı hale gelmesiyle sonuçlanan bu hastalık, ev içindeki düzenin, iş saatlerinin ve sosyal ilişkilerin tekrar ayarlanması gerekebilirliğiyle hasta yakınlarına önemli bir sorumluluk ve bakım yükü getirir. Bu durum, giderek artan gözetim zorunluluğuyla birlikte, hasta yakınları için hem sosyal, hem de ekonomik açıdan çok yıpratıcı olabilir.

 

Hasta bakımı bedensel ve ruhsal yorgunluğa neden olabilir. Ayrıca, bu hastaların eskisine göre çok değişmiş olmaları, artık sevgi ve ilgiye gerek duymadıkları anlamına gelmez. Bakımı üstlenen kişilere düşen en önemli görev, hastayı sevgi ve ilgiden yoksun bırakmamaktır. İyi bakım, ev içindeki huzurun korunmasını, tehlikelerin önüne geçilmesini ve hastanın ruh sağlığının korunmasını sağlayacaktır. Bu nedenle, Alzheimer hastasına yardımcı olmak, sabırlı, bilgili ve anlayışlı olmayı şart kılar. Alzheimer hastalığı ile mücadele etmenin en iyi yöntemi, hastalığı tanımak ve birlikte yaşamayı öğrenmektir.

 

Sağlıklı Günler Dileriz…

 

 

Nöroloji Uzmanı Dr. Önder Özsoy




Bu haber 2866 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Sağlık Kategorisi Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI