Bugun...



Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Ve İptali
Tarih: 02-11-2017 20:48:37 + -


Çankırı Barosu Avukatlarından Gamze Yaşar'dan Muris Muvazaası ve İptali konulu makale yazısı.


Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Ve İptali

Ölenin geriye miras bıraktığı malvarlığı konusunda günümüzde birçok tartışmalar söz konusu olmaktadır. Mirasçılardan bazıları mirasbırakanın ölmeden önce yaptığı satış işlemleri ile kanunen hakkı olandan fazla miras hissesine sahip olduğu için mutluluk duymakta, bazıları ise hak mağduriyetine maruz kaldıkları için üzülmektedirler. Ne yazık ki mağdur tarafta kalanlar çoğunlukla bayanlardır. Meslek hayatımda da belirttiğim hususlar ile çoğu kez karşı karşıya kalmam sebebiyle mirastan mal kaçırma yolu ile hak mağduriyetine uğrayan mirasçıların hukuki süreci hakkında bilgilendirme yapmak adına iş bu makalemi sizlere sunuyorum.

 

Öncelikle muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) bir kimsenin mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla yaptığı karşılıksız kazandırmaları satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Yani kişi aslında var olan bağışlama iradesini gizleyerek ihtiyaç doğrultusunda satış ya da ölünceye kadar bakma vaadi sözleşmesi adı altında hukuka uygun zemine oturtmaya çalışmaktadır. Böylece mirasçıların ilerde dava açma hakkının önüne geçeceğini düşünmektedir. Hâlbuki hukukun bu mağduriyetin neticesinde öngördüğü süreç açıktır. Miras hakkı çiğnenen her mirasçı bunu dava edebilir ve davasını her türlü delil ile ispatlayabilir. Bu dava mirasbırakan öldükten sonra açılabilir. Mirasçılardan her biri bu davayı kendi payı oranında talep etmek üzere tek başına davayı açabilir. Mirasbırakanın malvarlığının (terekenin) iştirak halinde olması bile buna engel değildir.

 

Davaya hazırlık sürecinde mirasbırakanın asıl irade ve amacı ortaya çıkartılmalı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı tespit edilmeli, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark saptanmalı, mirasbırakan ile taraflar arasındaki beşeri ilişkiler göz önüne alınmalı, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacının olup olmadığı incelenmeli, tapuda satış biçiminde gösterilen temlik karşılığında davalı yanın bedel ödeyip ödemediği tespit edilmelidir.

 

Satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir bedel (semen) karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Bedelin mutlaka para olması şart olmayıp belirli bir hizmet ya da bir emek de olabileceği gerek doktrinde gerekse Yargıtay uygulamalarında benimsenmiştir. 01.04.1974 Tarih 1 / 2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında muris muvazaasının hukuksal nedeninin, mirasbırakanın gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olmasıdır. Minnet duygularına dayalı olarak temlikin gerçekleştirildiği ispatlanırsa muvazaa yoktur.

 

Minnet duygusunun ispatı konusunda birlikte yaşamaları, sosyal, beşeri, tıbbi her türlü ihtiyaçlarının karşılanması ve aralarında husumet bulunmaması hususları duraksamaya yer bırakmayacak şekilde ortaya konmalıdır.

 

Muris muvazaası veya mirastan mal kaçırma davası, tapu iptali ve tescili gibi birçok farklı dava türünü bünyesinde barındıran önemli bir miras hukuku davası olduğundan bir gayrimenkul avukatı vasıtasıyla takip edilmesinde büyük yarar vardır.

 

Avukat Gamze Yaşar

 




Bu haber 3746 defa okunmuştur.

Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Genel Kategorisi Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI