Bugun...


Ferhat Dilsiz


Facebookta Paylaş









İçimizdeki Keşkeler
Tarih: 06-09-2018 10:51:00 Güncelleme: 06-09-2018 14:58:00


Ara sıra insan keşke der. Keşke bir yolu olsa da başka bir hayatın tam ortasında olabilsek, keşke vakti geldiğinde ya da yüreğimiz ‘hadi buradan gidelim’ dediğinde, kimseye hesap vermeden, orada geçen zamana üzülmeden, geride kalan gözü yaşlı adama, ya da kadına içimiz ezilmeden, arkamıza bile bakmadan, ama yaşadıklarımızı unutmadan gidebilmenin bir yolu olsa…

 

Ömrümüzden giden yıllara acımadan, gelecek güzel günlerin hatırına yeni ufuklara yelken açabilsek. Bu keşkelerin sonunda ‘ iyi ki ‘ ile başlayan cümleler kurabilsek, sonra bilmediğimiz bu yeni hayatı tanıyıp, güzel başlayan cümlelerimizin azaldığını fark ettiğimiz ilk anda hayatımıza sil baştan başlayabilmenin yollarını aramadan, vakti geldi deyip çekip gidebilsek keşke. Yahut keşke şu keşkeleri çıkarabilsek hayatımızdan. Hiç olmasa. bu yaşamakta olduğumuz mükemmel olmasa bile çok iyi duran, zamanın tam ortasında dimdik ayakta kalmamızı sağlayan, bu sevdiğimiz ve vazgeçemediğimiz insan sıcaklığı ve sevilme hissine sarılıp, başka bir dünya olmadığını düşünüp, çevremize sımsıkı gözlerimizi, kulaklarımızı, yüreğimizi kapatıp, içimizden ‘başka bir dünya yok, başka sıcaklık hissi yok, başka sevmeler sevilmeler yok, sadece ikimiz varız’ diye tekrar ede ede kendimizi bu yalana inandırabilsek keşke…

 

Ya da inatla karşı koymamıza aldırmadan, beynimizin sözcüklerini duymazdan gelip kendi gitmeye çalıştığı yere bizi götürmek uğruna bizi yerlerde sürükleyip, yaralar almamıza, kanamamıza, kendimize olan saygımızı alaşağı ederek arkamızda kocaman kara bir boşluk bırakarak bir bilinmeze, yeni kalp çarpıntılarına götürmeyi vaat ederek, ulaşmaya çalıştığı yenidünyanın bizi içine kabul etmeyişine bizden daha fazla üzülüp, kendimizi toparlama çabalarımıza destek vermeyerek hatta engel olarak daha çok canımızı acıtan, yaralarımızın kabuklarını açarak hep acılı, hep hüzünlü yaşatan, yüzümüze yansıyan bu kırılmışlık ifadesine içten içe sevinen yüreğimizi alıp, bir kenara koyma şansımız olsa. Bunların hiç biri olmasa da yine de hayatın bir anlamı olsa, doğsak, büyüsek, çoğalsak, sevmeyip sevilmeyip, böylece yaşayıp gitsek, karnımız doyup uyuyabiliyorsak mutlu olabilsek, hayatı tırmanmaya çalıştığımız bir ağaç gövdesinden ibaret sansak, her gün yiyecek toplayıp yuvasına götüren karıncalar misali çalışıp, düşünmeye zaman bulamasak ve tüm bunlara rağmen mutlu olabilsek keşke Yine de bazen hayatı resetleyebileceğimiz bir tuş hakkımız sonsuza kadar saklı kalsa KEŞKE



Bu yazı 600 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI