Bugun...


Necati Ülker


Facebookta Paylaş









Vakit mi? Nakit mi?
Tarih: 25-07-2018 22:03:00 Güncelleme: 25-07-2018 22:03:00


Cuma hutbesinde sağlığımızın ve zamanımızın ne denli kıymetli olduğunun vaazını dinlerken oldukça etkilendim.

 

İnsanlardan çoğunun aldandığı ve kıymetini takdir edemediği iki nimet olduğunu bunlardan birisinin vücut sağlığı ikincisinin Boş vakitler olduğunu (Hadis No:2162)

 

Allah Tela bize çok güzel nimetler vermiştir.

 

Ancak ihmal, unutkanlık, boş verme ve erteleme gibi insani arızalarımızdan dolayı, genellikle bunların kıymetini bilemiyor, hatta bazen bunların birer nimet olduğunu idrak edemiyoruz, zaten olması gereken şeylerdir diye düşünebiliyoruz.

 

Ancak bu nimetler elimizden çıktığında ya da bedenen ve ruhen biz bu nimetleri kullanamaz hale geldiğimizde “keşke” diye hayıflanıyoruz, ama iş işten geçmiş oluyor.

 

Sağlık ve zaman değeri kaybedildikten sonra anlaşılan şeylerin başında geliyor.

 

Gençliğimizde hoyratça harcadığımız zaman ve kendimize dikkat etmeden eskittiğimiz vücudumuz, belli bir yaşa geldikten sonra bizden hesap soruyor, görülüyor ki sağlık ve zaman insanın en değerli iki hazinesidir.

 

Bozulan sağlığımızı tamir etmek hem çok pahalı hem de bazen mümkün değildir. Boşa geçen zamanı geri döndürmek de zaten imkânsızdır.

 

Altımızda en lüksten tutun da en eski arabada olsa aylık, 6 aylık, yıllık gibi periyodik bakımların çoğumuz yaptırtıyor, ya da arabanın bir yerinde bir ses duysak hemen bakıma götürüyoruz ve eksiklerini gidererek kullanmaya devam ediyoruz yani paramızla bu işlemlerin yapılması mümkün oluyor.

 

İnsanlar kendimde dâhil altı ayda, bir yılda periyodik bakımlar yaptırtmıyoruz, bir şikâyetimiz olduğunda ha bu gün ha yarın diyerek sağlığımızı hafife alarak sürekli erteliyoruz, hastalık ilerledikçe ilerliyor iş işten geçtikten sonra ayıkıyoruz ama ne çare.

 

Zamanın en demokratik dağıtılmış kaynak olduğu, herkese her gün 24 saatin verildiği bilinir, bunu uzatmak ya da kısaltmak, depolamak ya da kiralamak mümkün değildir. Önemli olan var olan bu zamanın nasıl kullanıldığıdır.

 

Sağlık için kendine ayrılan bu zamanı iyi değerlendirmek gerek, sevdiğin bir işle meşgul olmak dışında; Kendine zaman ayırmanın bazı örnekleri ise;

 

Kitap okumak. Gazete dergi vb. güncel yayınları okumak, Ev işleri ile uğraşmak, radyo dinlemek TV izlemek, sporla uğraşmak, tiyatroya sinemaya gitmek, temiz havası olan yerlerde kır gezileri yürüyüşler yapmak, sanatsal faaliyetlerle bulunmak, zekâ oyunları oynamak bulmacalar çözmek, sivil toplum kuruluşlarında görev almak,

 

Ruh ve beden sağlığı için spor yapmak, sevdiğin müziği dinlemek, şiir yazmak şiir okumak, el işleri ya da bahçeyle uğraşmak, çiçek yetiştirmek ya da ibadet yapmak, beş vakit namaz kılmak, gibi daha pek çok sayamadığım uğraşların olduğunu unutmamamız lazım ne demiş atalarımız;

 

İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin kıymetini, ölüm gelmeden önce sağlığın kıymetini bil veya hiç ölmeyecek gibi çalış yarın ölecekmiş gibi ibadet yap, Bu sözleri pek çoğumuz biliriz ama uygulamayız.

 

Bir yazarımız diyor ki eğer yaşamınızda bunlara zaman bulamadığınızı düşünüyorsanız ya da bunlara zaman ayırmayı bilerek erteliyorsanız sonrasında çok üzüleceğinizi bilin yılları geri getirme şansınız hiçbir zaman olmayacak. İlerde bir sürü keşke ile başlayan cümleler kurmak zorunda kalmak istemiyorsanız, hayatınızda kendinizden daha önemli bir şeyin olmadığını kabul edin önce kendinize bakın, kendinize zaman ayırın.

 

Sizin için anlamlı ve değerli olduğunu düşündüğünüz her şey eğer siz varsanız ve sağlıklıysanız anlam ve değer taşır.

 

Bir yazarımızda diyor ki daha çok yapacak işlerimiz var fakat daha az zamanımız, daha çok bilgiye sahibiz, daha az doğru kararlar veriyoruz, daha çok ilacımız var ama daha az sağlıklıyız. Servetimizi çoğalttık ama değerlerimizi azalttık. Aya gidip geldik ama sokağımızdaki komşumuza gitmekte zorlandık. Buna benzer konular uzadıkça uzuyor, ancak yazarın önerisi!..

 

Hiçbir şeyinizi özel bir an için saklamayın çünkü yaşadığınız her an özeldir.

 

Bir değişik örnek; televizyon karşısında saatlerimizi geçiririz de geçen vaktin kıymetini hiç hesap etmeyiz. Hâlbuki hayatımızdan giden saniyeleri geri getirmek mümkün müdür?

 

Dedesi televizyon karşısında çok vakit geçiren torununa sormuş sevgili torunum, söyle bakayım demiş vakitmi daha kıymetli yoksa nakitmi?

 

Torunu düşünmeye başlamış; dedeciğim demiş, vaktin ne olduğunu biliyorum, mesela ben televizyon seyrederken geçen saatlerin vakit olduğu belli ama nakitin ne olduğunu bilmiyorum. Ne demektir nakit? Dedesi nakti şöyle açıklamış: nakitte vakit içinde kazandığımız paranın adıdır.

 

Bizim zamanımızda paraya nakit derlerdi. Onun için, vakitmi yoksa nakitmi diye sordum.

 

Torunu bu defa hemen cevap vermiş: dedeciğim demiş öyle ise vakit nakitten kıymetlidir. Çünkü demiş, vakit içinde nakit kazanılır; ama nakitle vakit kazanılmaz.

 

Bu cevaba çok memnun olan dede değeri pek bilinmeyen iki şey hakkında bir hadis okuyarak şöyle demiş: insanlar iki şeyin kıymetini bilmiyorlar; biri sıhhatleri, diğeri de değerlendiremedikleri vakitleri!...

 

Not: Sevgili okurlarım 2009 yılında yayımlanan kitabımdan ( Vakit mi? Nakit mi? ) olan yazımı alıntı yaparak sizlerle paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz.

 

Tekrar buluşmak umuduyla hoşça kalın dostça kalın ama gönül kapılarınızı asla kapatmayın.

 

www.necatiulker.com

 

Çankırılı Şair Yazar Necati Ülker



Bu yazı 3000 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI