Maalesef İlgisizlik Yüzünden Yavru Leylekler Düşerek Öldüler (Özel Haber)
Yavru leylekler 21 Haziran 2026 Pazar günü sabah 04:00 sıralarında başlayan rüzgârında etkisiyle eğrilen çam ağacının üzerindeki yuvalarından düşerek hayatlarını kaybettiler.
21 Haziran 2026 - 09:15 - Güncelleme: 21 Haziran 2026 - 09:24
Sahip Olamadık, Kahrolduk!!!
Yetkili Olduklarını Sanan Bazı Sorumsuzlar Göz Göre Göre; Bile Bile Yavru Leylekleri, Yuvalarından, Yaşamlarından Koparıldılar!
Maalesef yavru leylekler 21 Haziran 2026 Pazar günü sabah 04:00 sıralarında başlayan rüzgârında etkisiyle eğrilen çam ağacının üzerindeki yuvalarından düşerek hayatlarını kaybettiler.
Anne Leylek’in Boynu Bükük Kaldı
Yayın Yönetmeni Çelik, “Çok Üzüldüm, Ağladım”
Yetkilileri konu ile alakalı olarak, “Bu leylek ve yavrularını kurtaralım” gece ilgilenirler diye çok bekledim ama yetkililerin, sorumluların ilgisizliği yüzünden çaresizce düşüp öldüler.”
“Leylek ve yavruları düşmeden, kurda, kuşa, yırtıcı hayvanlara yem olmadan kurtaralım istedik ama olmadı. Yardım elinin uzatılmadığını öğrendikçe kahroluyoruz.” Sorumlulardan şikayetciyim, davacıyım vesselam...
www.haberci18.com İnternet Medya, Yayın Yönetmeni Mustafa Çelik olarak elimizden geleni yaptık. Allah razı olsun. Valilik Basın ve Halkla İlişkiler Müdürümü arayarak haber videosunu da kendilerine ilettim ise de; ne acıdır ki sorumlu ekipler duruma müdahale etmeyerek, olayı ne Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekiplerine, ne AFAD veya İtfaiye personeline aktarmayarak leylekleri kurtarmak için hiçbir çaba harcanmadığını, hiç bir görevlinin yönlendirilmediğini maalesef üzgün bir şekilde öğrendik.
Çankırı Bu Değil
Çankırı; İnsanların yüzünde taşıdığı ifadenin sırtında taşıdığı elbiseden daha acı olması gereken yer değildir.
Çankırı; İnsanların acı çayın sürüklediği bir yaprak gibi kendini suyun akışına bırakarak, uygulamalara razı olma yeri değildir.
Çankırı; Bu memleketin ekmeğini yiyip, suyunu içerek, gözünün içine baka baka insanımızın hayalleri ve sevdası için gerekenleri yapmayanların yeri değildir.
Çankırı; Sorumlu sorumsuzların ve yetkisiz ve etkisiz yetkililerin sırtını sıvazlama, başını okşama ve gönlünü hoş tutma yeri değildir.
Çankırı; Sıradan alışılagelmiş kime ve neye hizmet ettiğini bilmeden çığırtkanlık yaparak, sokaklarda zafer kazanmış kahraman karşılar gibi kutlama ve stres patlaması yapma yeri değildir.
Çankırı; Yıllarca kandırılmış ve Çankırı için çalıştığını zannedenlere karşı sabır ve sebatla inanmayı tercih etme yeri değildir.
Çankırı; Ankara’nın kıyıda köşede kalmış, kenara itilmiş ötelenmiş ve ötekileştirilmiş bir ilçesi değildir.
Çankırı; İstanbul’un arka bahçesi gecekondu semtinde varoşlar mahallesi de değildir.
Çankırı; Zonguldak ve Karabük’ün içinden geçerken sadece bakılan ama görülmeyen tren istasyonu değildir.
Çankırı; Kastamonu ve Sinop’un kuş uçmaz kervan geçmez yerlerinde yolgeçen hanı değildir.
Memleketimize sahip çıkalım, bu kadar ilgisizlik ayıp oluyor, gelin birlik ve beraberliğimizi taçlandıralım, STK’ar, Kamu kurum ve kuruluşlar hep birlikte Çankırı’mıza sahip çıkalım.
Maalesef Çankırı halkı bizler artık uyanmamız ilgili ve yetkilileri uyarmamız lazım geleni alkışlayıp pohpohlayıp gönderdiğimiz sürece Çankırı bundan bir adım öteye gidemez. İlgili ve yetkilere gördüğümüz karşılaştığımız her yerde Çankırı için ne yaptınız verdiğiniz sözlerin hangilerini yaptınız diye sormamız lazım. Çankırı'yı ya sevin, yada terk edin.
Bu haber 4929 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR