ÇAKÜ Çankırı'nın Geçmişine Sahip Çıkmaya Devam Ediyor

Çankırı'da 'Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi' kazı alanında bu yıl sürdürülen çalışmalarda geyik, at, fil, zürafa, yaban koyunu, sırtlan, kılıç dişli kedigillere ait...devamını okuyunuz.

ÇAKÜ Çankırı'nın Geçmişine Sahip Çıkmaya Devam Ediyor
28 Ağustos 2021 - 14:47 - Güncelleme: 28 Ağustos 2021 - 15:01
Çorakyerler Kazı Alanı

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ayla Sevim Erol, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Alper Yener Yavuz ve Hitit Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Erhan Tarhan ile Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü Muharrem Ovacıklı’dan oluşan heyet, Rektör Prof. Dr. Harun Çiftçi’yi ziyaret ettiler.

Görüşmede, Çankırı Yapraklı yolu üzerinde bulunan Çorakyerler kazı alanının, korunmasına yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyarette ayrıca, Çankırı Milletvekili Salim Çivitçioğlu’nun da konuya ayrı önem verdiği dile getirilerek, Çorakyerler fosil alanındaki çalışmaların Çankırı Karatekin Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ortaklaşa yürüteceği bir projeye dönüştürülmesi konusunda da karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşme sonrasında Prof. Dr. Harun Çiftçi bu durumu olumlu karşılayarak değerlendireceklerini belirti.

Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi Tanıtım Yazısı

Çankırı İli Fatih Mahallesi’nde yer alan Çorakyerler Omurgalı fosil Lokalitesi 8-9 milyon yılları arasında yaşamış olan, şimdiye kadar 40’ın üzerinde türe ait toplamda 4000’in üzerinde fosilin çıkarıldığı en zengin fosil yataklarından biridir. Çankırı ve çevresinde yaşamış türlere ait bulunan fosillere ait kalıntıların bulunması nedeni ile Çorakyerler, dünyada bu alanda çalışan bilim insanları tarafından referans lokalite olarak değerlendirilmektedir.

Çorakyerler fosil alanının şehrin merkezinde yer alması, ulaşımın ve çalışmaların rahatlığı açısından avantajlı olmakla birlikte; yol kenarında bulunması ve her an tahribatla karşı karşıya bulunması üzücü bir durumdur. Çünkü doğa bu alanı yaklaşık 9 milyon yıl koruyarak bize miras bırakırken, insan bir günde bu mirası yok edebilecek durumdadır.

Bu lokalite ilk kez MTA ve Alman Linyit araştırma ekibi tarafından bulunmuş olup, 1970’li yıllarda buradan çıkarılan çok sayıda fosil Almanya’ya götürülmüştür ve şu anda … Müzesinde teşhir edilmekte ve bilimsel çalışmaları yapılmaktadır.

Çorakyerler fosil lokalitesi tespit edildikten uzun yıllar sonra, 1997 yılında, Çankırı Müzesi Başkanlığı’nda ve Prof. Dr. Ayla Sevim Erol danışmanlığında bu alanda sistemli bilimsel kazılara başlanmıştır. Kazılara 2001 yılına kadar devam edilirken çok önemli ve yöreye özgü hayvanlara ait fosillerin ele geçmesi nedeniyle, Çorakyerler kazısı Bakanlar Kurulu Kazısı niteliğine dönüştürülmüştür. Çalışmalar, Prof. Dr. Ayla Sevim Erol başkanlığında

Kültür Bakanlığı’nın izinleri ve maddi desteğiyle birlikte, Ankara Üniversitesi ve Türk Tarih Kurumu Başkanlığı’ndan da alınan maddi katkılarla, birçok üniversiteden bilim insanı ve öğrencilerin de katıldığı ekiplerle bugüne kadar sürmüştür.

Günümüze dek yapılan kazılarda 4000 civarı etütlük fosil tespit edilmiştir. Kazı çalışmaları sonucunda omurgalılara ait 8 takım, 10’dan fazla aile, 40’dan fazla tür ile Çorakyerler kazı alanı, Anadolu’nun en önemli ve zengin lokalitelerinden olup, Avrupa’nın önemli Geç Miyosen referans lokaliteleri arasındaki yerini almıştır. Lokalitenin denizden yüksekliği 740-750 metre arasındadır.

Çorakyerler lokalitesinin adı, Türkçe’de kurak, susuz anlamına gelmekle birlikte, Miyosen dönemde (yani yaklaşık 9 milyon yıl öncesinde) Çorakyerler aslında su kaynakları olan, ormanlarla kaplı, geniş çayırlıkların olduğu geniş bir bölgedir.


Çorakyerler’de şimdiye kadar yapılan kazı çalışmalarında fil, zürafa, gergedan, geyik, at, primat, oklu kirpi, su samuru, sırtlan, domuz, kılıç dişli kaplan gibi türleri içeren zengin bir fauna gün yüzüne çıkarılmıştır. Yaklaşık 9 milyon yıl öncesine tarihlenen lokaliteye dair yapılan son çalışmalarda yeni türler belirlenmiş olup, bu türlere Çankırı ve Çorakyerler isimlerinden esinlenilerek yeni isimler verilmiştir.

'Çorakyerler' Kazı Alanında Bu Yıl 7 Türe Ait 104 Fosil Bulundu

Çankırı'da 'Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi' kazı alanında bu yıl sürdürülen çalışmalarda geyik, at, fil, zürafa, yaban koyunu, sırtlan, kılıç dişli kedigillere ait 104 fosil bulundu. Kazı Başkanı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Sevim Erol "Bulunan fosiller incelendiğinde aslında 9 milyon yıl önce Çorakyerler ve çevresinin hiç de çorak olmadığı, tam aksine sulak ve ormanlık alanların yanı sıra geniş savananın bulunduğu farklı ekolojik ortamların varlığı anlaşılmaktadır" diye konuştu.

Çankırı- Yapraklı Karayolu üzerinde 'Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi'nde 2001 yılında başlayan kazı çalışmaları sürüyor. Bugüne kadar fil, gergedan, zürafa ve kılıç dişli kaplan başta olmak üzere 40'ın üzerinde türe ait 4 binden fazla tanımlanabilen fosil bulunan alanda, bu yıl çalışmalar 7 Temmuz'da başladı. Prof. Dr. Ayla Sevim Erol başkanlığında 20 kişilik ekip ile gerçekleştirilen çalışmalarda geyik, at, fil, zürafa, yaban koyunu, sırtlan, kılıç dişli kedigillere ait 104 fosil bulundu. 23 Ağustos'ta sona eren çalışmaların ardından ele geçirilen fosiller Çorakyerler araştırma ve kazı evinde inceleme altına alındı.


'Burası Çok Zengin Ve Önemli Fosil Yatağı'

Prof. Dr. Erol, bölgenin çok sayıda türe ev sahipliği yaptığını ve yine pek çok farklı türe ait fosil buluntusu elde ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Erol, şunları dile getirdi:

"Bu açıdan burası çok zengin ve önemli bir fosil yatağıdır. Çankırı çevresinde fil türleri, gergedan türleri, su samuru, yaban atları türleri, antilop türleri, zürafa türleri, sırtlan, kılıç dişli kedigiller gibi çeşitli yırtıcı türleri, oklu kirpi gibi şu anda bu çevrede görmeniz mümkün olmayan türlere ait fosilleri buluyoruz.

Kazdığımız bu fosil alanına 'Çorakyerler' ismi, bugünün Çankırısı dikkate alınarak verilmişti. Bulunan fosiller incelendiğinde aslında 9 milyon yıl önce Çorakyerler ve çevresinin hiç de çorak olmadığı, tam aksine sulak ve ormanlık alanların yanı sıra geniş savananın bulunduğu farklı ekolojik ortamların varlığı anlaşılmaktadır."

'Çorakyerler de Bir Doğal Mirastır'

Prof. Dr. Erol, 'Çorakyerler Omurgalı Fosil Lokalitesi'nin bu alanda çalışan bütün bilim insanları tarafından bilindiğini belirterek, "Çorakyerler, şehrin merkezine yakınlığı ve ulaşımı çok kolay olması açısından pozitif özelliklere sahipken; yol kenarında olması açısından da her an yok edilme tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Burası bize doğanın bıraktığı önemli bir mirastır; sahip çıkılmalı ve korunmalıdır. 
Ne yazık ki çoğu kez bu gibi yerlerin, kıymetini bilmeden yok ediyoruz. Her ilin halkı, gelecek nesillerine de bir şeyler öğretebilmesi için kendi çevrelerindeki bu fosil yatağı gibi doğal mirasları ve kültür varlıklarına sahip çıkmalıdır. Çorakyerler de bir doğal mirastır ve korunabilmesi için ne gerekiyorsa yapılmalıdır" dedi.
Bu haber 959 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum