Çankırı'da 19 Eylül Gaziler Günü Kutlandı

Büyük Otelde düzenlenen yemek töreninin ardından Ahmet Yesevi Camiinde düzenlenen Mevlit ile devam etmiş olup son olarak tören dernek ziyaretlerinin ardından son buldu.

Çankırı'da 19 Eylül Gaziler Günü Kutlandı
19 Eylül 2021 - 20:55 - Güncelleme: 19 Eylül 2021 - 22:34
19 Eylül Gaziler Günü

Düzenlenen Anma törenine Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Gaziler Derneği Başkanı Ahmet Çelik, CHP, MHP, İYİ Parti ve AK partinin İl Başkanı ve yetkilileri, askeri erkan, şehit ve gazi aile yakınları katıldı.

Çankırı Anıt Alanı'nda düzenlenen törende Vali Abdullah Ayaz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Salih Büyük, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen Muharip Gaziler Derneği Başkanı Ahmet Çelik ve Şehit ve Gazi Aileleri Derneği Başkanı Yüksel Teke tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu, İstiklal Marşı okundu.

19 Eylül 2021 Pazar günü saat 11:00’de Anıt Alanına Çelenk sunma töreni ile başlayan program Saygı Duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşımızın söylenmesi, Muharip Gaziler Derneği Başkanı Ahmet Çelik’in konuşması, Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen Çankırı Lisesi 9. Sınıf öğrencisi Ebrar Şen ve Muharip Gaziler Derneği üyesi Gazi Mustafa Kurt tarafından şiir okuması ile devam etti.

Türkiye Muharip Gaziler Derneği Şube Başkanı Ahmet Çelik, Gaziler Günü'nün bu toprakların vatan olmasında ve bekası uğrunda canlarını adayanların gurur ve şerefle hatırlandığı ve anıldığı gün olduğunu söyledi.

Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü; 19 Eylül Gaziler günü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü TBMM tarafından gazi unvanı ile taçlandırdığı gündür.

19 Eylül Gaziler günü, bedeli canla ve kanla ödenmiş bu toprakların vatan olmasında ve devletimizin bekası uğrunda canlarını adayanların gurur ve şerefle hatırlandığı ve anıldığı bir gündür.

19 Eylül; Kurtuluş Savaşı’nda, Kore’de, Kıbrıs’ta savaşan ve toprak bütünlüğü uğrunda vatan hainlerine terör örgütlerine karşı kahramanca mücadele eden asker, polis, muharip gaziler ile Türkiye Cumhuriyetinin rejimi, üniter yapısı güvenlik korucuları ve 15 Temmuz’da meydana gelen hain darbe girişiminde vücutlarını siper eden tüm malul gazilerin şeref günüdür.

Türk’ün Anadolu’daki 1000 yıllık varlığını sona erdirmek isteyen emperyalist güçler, 1.dünya savası sonunda ülkemizi dört bir yandan işgal ettiler. Bu işgal ile yetinmeyip, vatanımızı parçalamayı amaçlayan Sevr Anlaşmasını milletimize zorla kabul ettirmek üzere yunan ordusunu 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’den Anadolu’ya sürdüler.

Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün Önderliğinde Türk ordusu, yunan ordusunu Polatlı yakınlarında Sakarya’da, 22 gün 22 gece süren, dünyanın en uzun ve en kanlı meydan muharebesinde yenerek, bozguna uğrattı. Çareyi kaçmakta bulan Yunan ordusu, bir sene sonra Dumlupınar’da aynı akıbete uğratılarak 9 Eylül 1922'de topraklarımızdan tamamen atıldı.

Sakarya meydan muharebesi, Türkün ateşle imtihanı ve Anadolu halkının ölüm-kalım mücadelesi olmuştur. Sakarya meydan muharebesi, yaklaşık 238 yıldır Avrupa’dan geri çekilen Türk ordusunun son savunma savası olmuştur. Sakarya meydan muharebesi, kurtuluş savaşının seyrini ve kaderini değiştirmiş, kısacası Anadolu’nun düşmandan kurtuluşu için bir kırılmadır.

Türk milleti adına TBMM’si 19 Eylül 1921 tarihinde bu emsalsiz zaferin anısına, zaferin mimarı, başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’e "gazilik" unvanı ile "mareşallik" rütbesini tevcih etmiştir.

Üzerinde yasadığımız toprakların bizler için vatana dönüşmesi, Gazilerimizin emsalsiz fedakârlıklarının eseridir. Tarihin her döneminde hür yasamayı, bağımsızlık ve istiklalini canı pahasına bayrağımızın özgürce dalgalanması, şehitlerimizin ve korumayı ilke edinen azız milletimiz, bu uğurda şehit ve gazi olmayı büyük bir onur ve gurur kaynağı saymıştır.

Ülkemizde şehidi ve gazisi olmayan aile yok gibidir. Aziz milletimizin asırlardır Anadolu toprakları üzerinde verdiği varoluş mücadelesinin şifresi; "ölürsem şehit, kalırsam gazi" deyişinde saklıdır.

Ülkemiz dün olduğu gibi bugün de dış destekli terör örgütlerinin, doğu Akdeniz’de, Suriye ve Irak’ta sömürücü emperyalist devletlerin tehdidi altındadır. Emperyalist devletlerin ve onların maşası terör örgütlerinin hedefleri; ülkemizde karışıklık çıkartmak, Türk ordusunu yıpratarak Türkiye Cumhuriyetin bölünmesi ve zayıf bir ülke haline getirmek, dolayısıyla emperyalist güçlerin menfaatleri doğrultusunda sömürü planı olan Sevr'in gerçekleşmesini sağlamaktır. Bugüne kadar sergilenen her türlü hainlik, Türk silahlı kuvvetlerinin vatansever ve kahraman askerleri ile kahraman polis, güvenlik korucusu ve vatandaşlarımız tarafından önlenmiş ve hüsrana uğratılmıştır.

Asıl Türk milletinin bağrından çıkmış, şanlı ve şerefli Türk ordusu dün olduğu gibi bugün ve yarın da vatanımızın bölünmez bütünlüğünün sigortası, hürriyet ve bağımsızlığımızın en büyük güvencesi ve dayanağıdır. İnanıyoruz ki, kan dökülerek vatan olan bu topraklar bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türk milleti tarafından en kutsal emanet olarak korunacaktır.

19 Eylül, savaş meydanlarında canlarını ortaya koyarak savaşan, fedakâr ve kahraman gazilerimizin şeref ve kahramanlık günüdür. Kahraman gaziler, "gaziler gününüz" kutlu olsun. Hiç düşünmeden ve geriye bakmadan vatan, millet, bayrak için yediden yetmişe emperyalist devletlerin topyekûn saldırılarına karsı mücadele ederek bize bu cennet vatanı emanet eden şehitlerimiz ile ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını ve ebediyete intikal eden tüm gazilerimizi gaziler günü münasebetiyle anıyor, hayatta olan tüm gazilerimize, sağlık ve mutluluklar diliyorum.” diye konuştu.

Anıt Alanındaki törenin ardından Büyük Otelde düzenlenen Gaziler günü etkinlikleri kapsamında verilen yemekle devam etti.

Büyük Otelde düzenlenen yemek töreninde Vali Ayaz;’’ Başımızın tacı şehit ve gazi ailelerimiz, saygı değer protokol ve kıymetli Çankırılılar etkinliğimize hoş geldiniz diyor, sizleri saygı ile selamlıyorum sözlerime başlamak istiyorum; Şehitlerimizin kanları ve milletimizin büyük fedakârlıkları ile kazanılmış olan kurtuluş mücadelesi, ardından devletimizi bu günlere ulaşmasına kadar çok büyük fedakârlıklara şahit oldu ve olmakta.

Ben tabi öncelikle kurtuluş savaşında emekleriyle kanlarıyla zaferin kazanılmasına vesile olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm şehitlerimiz ve kurtuluşla mücadelesi gazileri başta olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle ve hala hayatta olan gazilerimizi minnetle eda ediyorum.

Allah onlardan razı olsun mekânları âli olsun. Allah milletimizin hiçbir ferdine benzer acıları inşallah bundan sonra yaşatmasın. Tabi bugün bu kutlu mücadelenin çok büyük fedakârlıklarını yapmış İlimizin fedakâr bireyleriyle bir arada olmanın ben ve İlimizin yöneticileri gururunu, onurunu yaşamaktayız. Onun için bizlere bu gurur ve onuru yaşattığınız, davetimizi geri çevirmediğiniz ve bizlerle bir arada olduğunuz için hepinize ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum.

Aynı zamanda milletimiz ve devletimiz adına da hepinize tüm ailelerinize yaptıkları fedakârlıklar çektikleri acılar sıkıntılar için ayrı ayrı teşekkürlerimi arz ediyorum. Allah hepinizden razı olsun. Allah sevdiklerinizi cennetle kavuştursun. Bundan sonraki ömürlerinizde hayırlı, sağlıklı bir ömür sizlere nasip etsin inşallah.

Derdiniz Derdimizdir.”

Ayaz, “Devletimiz muhakkak ki gidenleri geri getiremezse de gazilerimizin çektiği sıkıntıları tamamen gideremezse de özellikle sağlık açısından ancak tüm imkânlarıyla elden geldiğince tüm eksiklerini kapatmaya, onlara tüm imkânları sağlamak noktasında seferberlik içerisinde çalışmakta. Bu konuda ben tabiî ki İlin Valisi olarak burada bir kere daha teyit ediyorum ki derdiniz derdimizdir.

Şehit ve gazilerimizin ailelerinin yaşadığı her türlü sıkıntı sıkıntımızdır.
Onun için yaşadığınız her türlü küçük veya büyük demeden sıkıntıdan bir an önce haberdar olmak ve elimizden geldiğince sizler için çözümler üretmeyi en ve mesai arkadaşlarım bu güne kadar yapmaya çalıştık bundan sonrada elimizden geldiğince yapma gayreti içinde olacağız.


Sizleri Ağırlamaktan Mutluluk Duyarız

Sizlerin her türlü dert ve sıkıntısına kapımız sonuna kadar açık. Herhangi bir sıkıntınız olmazsa da kapımız her zaman açık. Bir çay içmek için olsa da muhakkak ki sizleri odalarımızda, makamlarımızda, binalarımızda ağırlamaktan büyük mutluluk duyarız. Ben bir kez daha davetimize icabet ettiğiniz için bizleri bugünde yalnız bırakmadığınız için hepinize çok teşekkür ederim.

Bu güne kadar yaptığınız fedakârlıklar için milletimiz ve Çankırı’mız adına tekrar hepinize teker teker teşekkürlerimi arz ediyor, hepinize sağlıklı, huzurlu günler diliyorum, saygılar sunuyorum .’’ diyerek konuşmalarını tamamladı.

Büyük Otelde düzenlenen yemek töreninin ardından Ahmet Yesevi Camiinde düzenlenen Mevlit ile devam etmiş olup son olarak tören dernek ziyaretlerinin ardından son buldu.

Bu haber 1684 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum