Bugün...



Göç İdaresinde Çalışan Çankırı’nın Öz Evlatları Kapının Önüne Kondu Ve Kimsenin Gıkı Çıkmıyor Neden? (Özel Haber)
Tarih: 03-12-2019 10:48:08 Güncelleme: 03-12-2019 11:57:08 + -


Admin Çelik, "Çankırı; Sorumlu sorumsuzların, yetkisiz ve etkisiz yetkililerin sırtını sıvazlama, başını okşama, gönlünü hoş tutma yeri değildir." dedi.


Göç İdaresinde Çalışan Çankırı’nın Öz Evlatları Kapının Önüne Kondu Ve Kimsenin Gıkı Çıkmıyor Neden? (Özel Haber)

Kimsenin Gıkı Çıkmıyor Neden?

 

Göç İdaresinde Çalışan 50-60 kişiye yakın çalışanın 29 Kasım 2019 Cuma günü itibari ile sözleşme bitti. Bu insanlar kara kara düşünmeye başladılar.

 

Elinizden Geleni Yapın, Üzerimizdeki, Üzerinizdeki Ölü Toprağını Sıyırın Atın

 

Gün Doğmadan Neler Doğar?

 

Bilmiyoruz ama; “Bu konuda Bakan Yardımcısı Sayın İsmail Çataklı başta olmak üzere, Grup Başkanvekili Muhammed Emin Akbaşoğlu, Milletvekili Salim Çivitçioğlu, AK Parti il Başkanı ve diğer siyasi partiler yoğun çaba sarf etmekte olabilirler. Bu konu hakkında öğrenmek, bilgilenmek istediklerimiz olabilir. İnşallah netice alınır.

 

Çankırı; Bu memleketin ekmeğini yiyip, suyunu içerek, gözünün içine baka baka insanımızın hayalleri ve sevdası için gerekenleri yapmayanların yeri değildir. Çankırı; Sorumlu sorumsuzların, yetkisiz ve etkisiz yetkililerin sırtını sıvazlama, başını okşama ve gönlünü hoş tutma yeri değildir.

 

Çankırı’nın öz evlatları işten çıkartılıyor; Şanlıurfa ve Gaziantep illerinden gelenler işbaşı yaptırılıyor. Buna bir sözümüz yok. (!) Gel gelelim büyük sözler verilerek Çankırı Göç İdaresinde işe başlatılan, parmakla sayılabilecek Çankırı insanı olan 50-60 kadar işsizi işe başlatıp, kısa bir süre çalıştırıldıktan sonra sizin çalışma süreniz doldu hadi bakalım kapı dışına demek ne demek oluyor anlayan var mı acaba?

 

“Sayın Milletvekilleri, Sayın Vali, Adalet Ve Kalkınma Partisi başta olmak üzere, Cumhur İttifakı ortağı Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer muhalefet partileri, Çankırı İdaresi Müdürü, STK’lar bu konuda bir açıklama yapsın da görelim.” dedik, konuyu ve yaşananları www.haberci18.com İnternet Medyası olarak masaya yatıralım istedik. Kimsede çok fazla mağdur olmasın.

 

“Basın, milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta (doğruyu gösterme), bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hulâsa (özü) bir milletin hedefi saadet olan müşterek (ortak, birlik) bir istikamette yürümesini teminde, basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir”

 

Neyi yazacağımızı, neyi okuyacağımızı, neyi dinleyeceğimizi, nasıl konuşacağımızı, nerede susacağımızı bizden iyi bilenler, elbette gazeteciliği de bizden iyi biliyorlardır... Söz, meşhurdur, “Herkes evinin önünü temizlerse, bütün şehir tertemiz olur” Demem o ki, herkes işini yapsın. İdareci idareciliğini, siyasetçi siyasetçiliğini, gazeteci de gazeteciliğini…

 

Bu Günlerde Canımızı Sıkan Konularla Karşı Karşıyayız, Susuyorsak Bir Sebebi Vardır!!!

 

Kimse Kusura Bakmasın; "Bizi Tanımayanı Biz Hiç Tanımayız"

 

Vatandaşın bilgi almasını sağlayan, saatlerce, günlerce emek harcayan, mesai mefhumu gözetmeksizin biz çalışan basın mensuplarına programları engelleyen şahsiyetleri şiddetle kınıyor, basınla arasındaki duvarları büyüten kişi- kişileri şehirde görmek istemiyoruz.

 

Eğer basın özgür değil, halkın haber alma imkanları engelleniyorsa, ne “basın özgürlüğü”nden ne de “demokrasi”den bahsedilemez.

 

Ne acıdır ki Şehitler, yaranlar diyarı, sahipsiz Çankırı’da Basını bir yere davet etme! Basına haber verme! Programları Basına kapat! Kendin pişir Kendin Ye! Yok Öyle Üç Kuruşa Beş Köfte Beyler!

 

Çok iyi biliyorum ki Çankırı’daki sorunları dillendireni kovalarlar, sevmezler, karalama kampanyasına başvururlar, kendi çıkarları için kullanamadıkları içinde birde üstüne terörist ilan ederler. Biz gazetecilerin canını-canımızı yaktıktan sonra helallik isteyenlere sözüm..Cehennemde görsem üstünüze benzin dökerim... Dalımızı kıranın ağacını kökünden sökmesini de iyi biliriz. Benim gazeteci arkadaşlarımı üzeni üzerim. Şunu iyi bilin ki bize basın ile alakalı olarak üslup dersi vermeye yeltenenler şehirden bir bir paketlendi, paketlenmeye de devam edilecek.. Şehre kim yanlış yapıyorsa, bize kim yanlış yapıyorsa kamuoyunun boynunu bükük bırakıyorsa belgelerle birlikte doğruları yazarak, çizerek mücadelemiz devam edecektir. Şehrin basınını hiçe sayanlar bedeli neyse ödeyecektir.

 

Dışarılardan Gelen Gazeteci ve Dergicilere Konuşuyorsunuz da Çankırı’ya Çankırılıya Hizmet Eden; Hiçbir Karşılık Beklemeyen Yerel Ve Ulusal Basına Kapıları Neden Kapatıyorsunuz!!!

 

Çankırı’dan yapılacak önemli bir açıklamanın ulusal basında yer alması ilimiz için güzel bir reklam olur. İl olarak dahi çoğu kimsenin bilmediği Çankırı’mızın olumlu anlamda olabildiğince reklamının yapılması gerekmektedir. Bu konuda Sayın Vali Hamdi Bilge Aktaş’tan en alt kademedeki idareciye kadar herkes elini taşın altına sokmalı ki biz yerel ve ulusal basın mensupları da üzerimize düşeni layıkıyla yapalım. Kendi haline bırakılan bir il olursak, halk size beddua eder (ediyor da).

 

Bizler Pravda gazetesi kalıbına sığmayacağımız gibi; vatanını, bayrağını, ezanını seven, devletinin ve milletinin yanında saf tutan Çankırı sevdalısı, Anadolu basınını temsil etmekte, halkın sesi olduğumuza inanmaktayız. Eleştiri sınırları içerisinde, gücünü Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 28. maddesinde yer alan "Basın Hürdür, Sansür Edilemez" kanunundan alarak, halkın ve haklının sesi olmaya devam edeceğiz.




Bu haber 4465 defa okunmuştur.

Etiketler :

Facebook Yorum
Yorum

İlginizi Çekebilecek Diğer Genel Kategorisi Haberleri

Çok Okunan Haberler
Son Yorumlanan Haberler
YUKARI