MHP'de Av. Fatih Kaya'nın 2.ci Başkanlık Dönemi
Başkan Kaya, “Geride bıraktığımız dönemden aldığımız derslerle yeni dönemde çok daha azimli ve diri bir teşkilat yapısıyla yolumuza devam edeceğiz."
07 Eylül 2026 - 15:47 - Güncelleme: 07 Eylül 2026 - 17:24
İl Başkanı Fatih Kaya'nın tek listeyle katıldığı ve güven tazelediği kongreye, ilçe ve belde belediye başkanları ile partililer katıldı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çankırı 15. Olağan İl Kongresi 6 Eylül 2026 Pazar günü saat 12:00’de Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Atatürk kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen olağan kongrenin divan başkanlığını Çankırı Milletvekili Doç. Dr. Pelin Yılık, üyeliklerini ise MYK Üyesi Emine Güven, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, Korgun Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Kozan, MYK (eski) Üyesi Yusuf Naci Bayındır yaptı.
Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, İl Başkanı Fatih Kaya, Divan Üyesi Yusuf Naci Bayındır ile Divan Üyesi Korgun Belediye Başkanı Hasan Hüseyin Kozan da değerlendirmelerde bulundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın seslendirilmesi ile başlayan olağan genel kurulda konuşan başkan Kaya, “Geride bıraktığımız dönemden aldığımız derslerle yeni dönemde çok daha azimli ve diri bir teşkilat yapısıyla yolumuza devam edeceğiz. Allah’ın izni ile sizlerin sarsılmaz azmi ve inancıyla Yaranlar diyarı Çankırı’mızda Milliyetçi Ülkücü Hareket olarak daha büyük başarılara imza atacağız” dedi.
Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda öne çıkan konuşma metinleri:
Başkan Fatih Kaya Konuşmasına şöyle devam etti:
Sayın Divan, kıymetli dava arkadaşlarım, değerli misafirlerimiz, Çankırı'mızın yiğit evlatları, saygıdeğer basın mensuplarımız, çok kıymetli hanımefendiler, beyefendiler... 15. Olağan İl Kongremize, bugünkü bu kutlu toyumuza hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
İki yıllık görev süremiz boyunca yaptığımız çalışmaları az önce faaliyet raporumuz kapsamında il sekreterimiz dile getirdi. Bizler geçmişi doğru okuyan, muhasebesini samimiyetle yapan, eksikliklerinin farkında olan ve bunlardan ders çıkararak geleceğini inşa etme basiretine sahip bir topluluğun mensuplarıyız.
Geride bıraktığımız dönemden aldığımız derslerle yeni dönemde çok daha azimli ve diri bir teşkilat yapısıyla yolumuza devam edeceğiz. Allah'ın izni, sizlerin sarsılmaz azmi ve inancıyla yarenler diyarı Çankırı'mızda Milliyetçi Ülkücü Hareket olarak çok daha büyük başarılara imza atacağız.
Değerli hemşehrilerim, kıymetli dava arkadaşlarım; Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu iki yıllık süreçte Çankırı'mızın her ilçesinde sürekli olarak sahada olmaya gayret gösterdik. Hemşehrilerimizin dertleriyle dertlendik, beraber dermanını aradık. Yüreklere dokunduk ve Allah'ın izniyle dokunmaya da devam edeceğiz.
Bu kutlu çatı altında siz kıymetli dava arkadaşlarımla ve özellikle de Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli ile omuz omuza yol yürümekten büyük bir onur duyduğumu samimiyetle dile getirmek istiyorum.
Kıymetli dava arkadaşlarım, buradaki topluluk çok şanslı bir topluluk. Bizler genel başkanı olan bir partiye mensup değiliz, bizler lideri olan bir teşkilatız.
Bilge Liderimiz; dün sunduğu stratejik vizyonla Türkiye'yi muhtemel felaketlerin eşiğinden çekip alan, bugün ise sadece ülkemizi değil tüm Orta Doğu'yu ve gönül coğrafyamızı basiretiyle adeta yeniden şekillendiren tarihi bir mentordur, küresel bir devlet aklıdır.
Cumhur İttifakı ile temelleri atılan ve terörsüz Türkiye hedefiyle taçlanan bu büyük devlet aklının Türk dünyası ve Müslüman coğrafyalar için, Türk ve Türkiye Yüzyılı için ne derece hayati bir önemi haiz olduğunu zaman, bizlere yaşanan gelişmelerle birlikte göstermiştir.
Kıymetli misafirler, bizler büyük hedeflere yürüyor, çetin yollardan geçiyoruz. Özellikle terörsüz Türkiye süreci, milletimizin hassas ve duygusal yaklaşımına son derece açık bir konu olduğu için maalesef manipülasyonlara da elverişli bir alan haline gelmiştir.
Birileri insanlarımızın bu samimi duygusallığını ve vatanseverliğini suistimal etmeye, bu süreci sabote etmeye, sosyal medya spekülasyonları ile insanları yönlendirmeye çalışmışlardır. Bu durumu Sayın Genel Başkanımıza yapmış olduğum bir ziyarette bizzat dile getirme imkanım olmuştur.
Kendilerine aynen şunu ifade etmiştim: "Efendim, terörsüz Türkiye süreciyle alakalı teşkilatımızın sizlere itimadı tamdır. Bizler de dilimiz döndüğünce hemşehrilerimize izah etmeye çalışıyoruz. Ancak bazen duygusallıkla, bazen art niyetle bizi anlamakta direnenler oluyor."
Bu sözlerin üzerine Genel Başkanımızın tarihi nitelikteki şu cevabı verdi:
"O zaman biz, bizi anlayan müspet azınlıkla yolumuza devam edeceğiz.
Bizim anlaşılmak gibi bir derdimiz yok."
Kıymetli dava arkadaşlarım, Liderimizin bu cevabı hakikati bir kez daha yüzüme vurdu. Büyük fikirlerin ve büyük adamların alelade kalabalıklar tarafından hemen anlaşılmaya ihtiyacı yoktur. Onların ihtiyacı olan tek şey inanmışlık ve sarsılmaz bir sadakattir.
Çünkü tarih şahittir ki zaman, dünün vizyonunu bugünün hakikati yapar. Günü kurtaranlar alkışlarla unutulup giderken çağın ötesini görenlerin haklılığı yıllar sonra tarih sayfalarında birer abide gibi tayin olunur.
Bugün bizi anlamakta zorlananlar, yarın o vizyonun gölgesinde huzur bulduklarında hakikati idrak edeceklerdir. Ve tarih bir kez daha kimin hain, kimin kahraman olduğunu gösterecektir.
Kıymetli dava arkadaşlarım, tarih bunun örnekleriyle doludur. Fatih Sultan Mehmet Han genç yaşında "Gemileri karadan yürüteceğiz" dediğinde o günün şartlarında bu fikir kimseye makul görünmüyordu. Askerler belirsizliğe bakıyordu belki ama liderlerinin ferasetine sonuna kadar inandılar ve o adanmışlık bugün medeniyetlerin başkenti İstanbul'u bize yurt kıldı.
Yine aynı şekilde yedi düvel üzerimize çullandığında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ortaya çıkarak milletimizi kıyama davet ettiğinde, o dönemde ona inanmayanlar, teslimiyeti savunanlar, mandacılar ve hatta isyan edenler vardı. Ama Atatürk inananlarla birlikte kitleleri peşinden sürükledi ve Kurtuluş Savaşı'nı kazanarak bu aziz vatanı, ilelebet payidar kalacak olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bizlere armağan etti.
İşte değerli hemşehrilerim, bizler de bu vatan için aynı ruhla elimizi değil, gövdemizi taşın altına koyduk. Terörsüz bir Türkiye için, Turan birliği için, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı inşa etmek için tam bir seferberlik ruhuyla yola çıktık.
Ne hazindir ki bu kutlu yürüyüşte kapı kapı menfaat devşirmeye çalışanlar dahi bizi hor görmeye, kutlu davamıza leke sürmeye kalktılar. Hakikati gizleyip hikayeye her zaman kendi işlerine geldiği gibi baktılar ve öyle anlattılar.
Hani rivayet odur; kadının huzuruna iki adam gelir. Yüzü gözü kan revan içinde olan adam öne atılır ve kadıya şikayetçi olur. Der ki: "Kadı efendi, bu adam 2 metre ipini aldığım için beni dövdü."
Kadı duruma sinirlenir: "Be efendi, 2 metre ip için insan böyle kan revan dövülür mü?"
Çıktıktan sonra diğer adam söz alır. Der ki: "Kadı efendi, doğru söylüyor; 2 metre ipimi çaldı ama 2 metre ipin ucundaki inekten bahsetmiyor!"
İşte bunların hülasası böyledirler. İpin ucundaki inekten, yani Türkiye'nin beka mücadelesinden bahsetmeden menfaat devşirmeye çalışanlar, bizim haklı davamıza leke sürmeye çalışanlar; Türkiye'nin yarınından çok kendi kişisel ikbalinin peşinde olan zihniyetlerdir.
Unutmasınlar ki bizler Liderimizin arkasında dağ gibi durmaya devam edeceğiz.
Bizim derdimiz makam, mevki veya herhangi bir koltuk değil.
Bizim tek bir derdimiz var: Ekmeğini yediğimiz vatanımıza hizmet etmek, evlatlarımıza barış ve huzur içinde müferreh bir Türkiye mirası bırakabilmektir.
Kıymetli gönüldaşlarım, aziz dava arkadaşlarım; biz bu yola baş koyduk. Şahsi ikballerin, küçük hesapların peşinde asla olmadık, olmayacağız. Biz bu ateşten gömleği ömrümüzün yanarak geçeceğini bilerek giydik. Bilge Liderimiz ne diye haykırmıştı? "Yeter ki terör bitsin; varsın sonumuz darağacı olsun!" demişti.
Bizler de bugün bu salondan aynı şuurla diyoruz ki: Yeter ki terör bitsin; Liderimizin yanında o darağacına, şehadete gülerek yürüyecek namert oğlu namerdiz!
Kıymetli il ve ilçe yöneticilerimiz, değerli misafirler; bugüne kadar davamıza omuz vermiş olan tüm dava arkadaşlarımıza, geçmiş dönemde yönetimde beraber görev aldığımız tüm kıymetli yol arkadaşlarıma huzurlarınızda saygılarımı ve teşekkürlerimi sunuyorum.” Diyerek konuşmasını bitirdi.
Bu haber 2578 defa okunmuştur.






FACEBOOK YORUMLAR