Çankırı'daki Çorak Yerler Omurgalı Fosil Lokalitesi"nde Yürütülen Kazı Çalışmaları

Bugüne kadar milyonlarca yıllık pek çok kalıntıya ulaşılan kazılar kapsamında bu yıl farklı türlere ait 100'ün üzerinde fosil çıkarıldı.

Çankırı'daki Çorak Yerler Omurgalı Fosil Lokalitesi"nde Yürütülen Kazı Çalışmaları
10 Eylül 2021 - 14:13 - Güncelleme: 10 Eylül 2021 - 14:22
Yürütülen Kazı Çalışmaları

"Çorak Yerler Omurgalı Fosil Lokalitesi"nden bu yıl 100'ün üzerinde fosil çıkarıldı”

Çankırı’da "Çorak Yerler Omurgalı Fosil Lokalitesi"nde bu yıl yürütülen kazı çalışmalarında, aralarında 9 milyon yıllık geyik, fil gibi türlere ait 100'ün üzerinde fosil bulundu.

Çankırı Fatih Mahallesi'ndeki lokalitede 1997'den bu yana süren kazı çalışmaları, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Sevim Erol başkanlığında devam ediyor.

Bugüne kadar milyonlarca yıllık pek çok kalıntıya ulaşılan kazılar kapsamında bu yıl farklı türlere ait 100'ün üzerinde fosil çıkarıldı.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü Araştırma Görevlisi ve Kazı Başkan Yardımcısı Dr. Alper Yener Yavuz gazetecilere yaptığı açıklamada, bu sezon temmuz ayında başladıkları kazı çalışmalarında sona geldiklerini söyledi.

Çorak Yerler Omurgalı Fosil Lokalitesi'nin önemli bir alan olduğuna işaret eden Yavuz, "İyi bir sezon geçirdik aslına bakarsanız. Daha önce olmayan, bulamadığımız, yani izlerini bildiğimiz, daha önce Maden Tetkik ve Aramadan da fosillerini bildiğimiz geyiklere ait fosil örnekleri fazlaca çıktı. Yine fil örnekleri, kırılmamış olarak iki farklı türe ait fosiller çıktı." dedi.

Lokalitede bugüne kadar 30'dan fazla türe ait fosil bulunduğuna dikkati çeken Yavuz, "Üç farklı tür atımız var. Sırtlanlara ait üç farklı türümüz var. Bunların yanında koşucu sırtlanlarımız var. Bir de günümüz çizgili sırtlanlarına yakın türümüz var, daha çok kapalı ortamlarda yaşayan. Bunun yanı sıra meşhur olan kılıç dişli kaplanımız, üç farklı gergedan türümüz, geçen sene tespit ettiğimiz kahverengi ayı boyutunda ayı türümüz var. Hayal edecek olursak şöyle bir ortamla karşı karşıyayız. Hem açık alanların olduğu ama bu açık alanlar savan alanlar değil, otlaklar daha çok, hem böyle alanlarımız var hem de çok ciddi kapalı orman formlarının olduğu bir yer aslına bakarsanız Çorak Yerler." diye konuştu.

Bugüne kadar 5 binin üzerinde fosile ulaşıldı

Yavuz, fosilleri yapısına göre değerlendirdiklerini ve onlara numara verdiklerini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Karakterleri olan fosilleri değerlendirirken ölçülebilir olanlara numara veriyoruz. Daha sonra üzerinde çalışma yapılabilecek fosillere numara veriyoruz. Bu fosiller 4 bin civarına yaklaştı. Bunun yanında numara vermediğimiz değerli fosiller de var. Bu şekilde baktığımızda 5 binin üzerinde fosil vardır. Burası bir cep, bir lokalite. Zaten normalde buradan Çankırı'ya giderken yol üzerinde de fosil bulabilirsiniz. Burayı değerli kılan şey zaten bütün hepsinin burada birikmiş olması. Burası bir göl kenarı. Göl kenarına ciddi şekilde sel dalgası gelip üzerinin hızlı şekilde kille kapanmasıyla tamamen oksijen kesilince fosilleşme başlamış oluyor."

Çorak Yerler'deki kazı çalışmalarından bugüne kadar 8,5-9 milyon yıllık geçmişe giden pek çok türe ait fosil bulundu. Bu yıl bulunan en önemli fosilleri ise fillerin atasına ait uyluk kemiği ile defans dişi oluşturuyor.

Prof. Dr. Ayla Sevim Erol, ulusal ve yerel gazetecilere, geçen sezon salgın nedeniyle kazı çalışmaları yapamadıklarını, sadece laboratuvar çalışması yaptıklarını söyledi.

Bu yılki kazı sezonunda alanı açtıkları andan itibaren fosillere ulaştıklarını belirten Sevim Erol, "Bu sene yapılan kazıda 104 numaralı fosil elde edildi. Bunların içinde geçen yıllarda çıkan atların atalarına ait fosillerin çoğunlukta olduğunu görüyoruz. Bu sene ayrıca önceki yıllarda çok fazla bulunmayan geyiklere ait boynuz ve kafatası ile fillerin atalarına, özellikle iri formlara ait bir defans üst çene dişi ile bir de bütün bir uyluk kemiği bulduk." dedi.

"İri fosilleri genellikle alçı ceket uygulayarak çıkarmaktayız"

Bulunan fosillerin çıkarılması için çok dikkatli ve hassas çalışmalar yapıldığını anlatan Sevim Erol, şöyle devam etti:

"Bulunan fosillerin hemen hepsi günümüzden 8-9 milyon yıl öncesinde yaşamış hayvanlara ait fosil örnekleridir. Fosiller, organik materyaller olmalarından dolayı korunmaları oldukça zordur. Ayrıca fosilleri açığa çıkarırken zarar vermeden ve kırmadan çıkarmak çok zahmetlidir. Çok dikkatli olmak gereklidir. Çıkarmadan önce bir kere üstleri tamamen açılır. Gün ışığına çıkarılan fosillere bazı işlemler uygulanmaz ise parçalanıp dağılacaktır. Bu nedenle uzman antropologların bu fosilleri çıkarmaları gerekmektedir. Bu işlemler fosilleşmenin ne yöne doğru olduğu ve nasıl fosilleştiği gibi tafonomik açıdan önemli bilgilerin elde edilmesi için uygulanmaktadır. İri fosilleri genellikle alçı ceket uygulayarak çıkarmaktayız." 

Bu yıl yapılan kazı çalışmalarında ekip arkadaşlarının özverili bir şekilde çalışarak fosilleri elde ettiklerine vurgu yapan Sevim Erol, "Bu seneye kadar yapılan çalışmalarda özellikle filgillere yani hortumlulara ait fosil kalıntıları arasında bu kadar bütün ve sağlam olarak çıkan uyluk kemiği ve defans dişi bulunmamıştı. Bu yıl ilk kez bu iri parçaları ele geçirmiş olduk. Bu da lokalitede tepenin altına girdikçe daha iri formlarla karşılaşacağımızın bir göstergesi olmalıdır. Yani bu bölge daha çok farklı türlere ait fosil buluntusu barındırıyor diyebiliriz." ifadesini kullandı. ka: aa

Bu haber 3977 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum