Yılık, "Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda!"
Yılık, "Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin milletimize ve davamıza çizdiği ufuk doğrultusunda, gösterdiği hedeflere kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz."
07 Eylül 2026 - 19:24 - Güncelleme: 07 Eylül 2026 - 19:37
Yılık, “Kardeşlik Kalbimizde, Gelecek Aklımızda!”
Divan Başkanlığı görevini üstlenen Pelin Yılık, Milliyetçi Hareket Partisi Çankırı 15. Olağan İl Kongremizi; MHP MYK Üyemiz Emine Güven, Çankırı Belediye Başkanımız İsmail Hakkı Esen, eski dönem MYK Üyemiz ve İl Başkanımız Yusuf Naci Bayındır, Korgun Belediye Başkanımız Hasan Hüseyin Kozan ile birlikte, dava arkadaşlarımızın coşku dolu katılımıyla tamamladık.
Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin milletimize ve davamıza çizdiği ufuk doğrultusunda, gösterdiği hedeflere kararlılıkla yürümeye devam ediyoruz.
Liderimizin izinde, Yaranlar diyarı Çankırı’mıza ve ülkemize hizmet yolunda güven tazeleyen İl Başkanımız Av. Fatih Kaya ve yönetim kurulunu tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Birliğimiz ve dirliğimiz daim olsun.” dedi.
MHP Çankırı Milletvekili Pelin Yılık konuşmasına, Aziz Dava Arkadaşlarım, Kıymetli Divan, Sayın MYK Üyemiz, Çankırı İl Başkanımız, Çankırı Belediye Başkanımız, Ülkü Ocakları Çankırı İl Başkanımız, KAÇEP Başkanımız, Geçmiş Dönem Merkez Yönetim Kurulu Üyemiz, Belediye Başkanlarımız, Önceki Dönem İl ve İlçe Başkanlarımız, Ülkü Ocakları Başkanlarımız, Milliyetçi Hareket Partimizin birbirinden değerli teşkilat mensupları, Basınımızın güzide temsilcileri, KAMUSEN İl Başkanımız ve il temsilcilerimiz, STK larımızın temsilcileri, Kıymetli Çankırılı Hemşehrilerim, Değerli delegeler, kıymetli ülküdaşlarım; hanımefendiler, beyefendiler… Sizleri en derin sevgi, saygı ve kardeşlik duygularımla selamlıyorum diyerek başladı.
Bu vesileyle MHP’nin Saygıdeğer Genel Başkanı Devlet Bahçeli Beyefendi’nin siz Çankırılı hemşehrilerimize olan selamlarını bu kürsüden iletmenin gururunu yaşıyorum.
Hepiniz hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz.
Çankırı İl Başkanlığı’nın 15. Olağan Kongresi’nin hayırlara vesileyle olmasını en kalbi duygularımla temenni ediyorum.
Yılık, “Çankırı’mız; Anadolu’nun kalbinde duran kadim bir şehir olmasıyla beraber, milletinin ve ülkesinin yarınları için can siperane gayret gösteren, yarenler diyarıdır.
Çankırı; devlet her şartta devletinin yanında duran, milletin yükünü omuzlayan, tarih boyunca sözünü de sadakatini de değiştirmeyen bir vatan köşesidir.
Anadolu’nun bağrından cepheye uzanan İstiklal Yolu’nda Çankırı merminin, inancın ve vatan sevgisinin harmanlandığı o lojistik kalbi kendisiydi.
Gecenin dondurucu ayazında bebeğinin üzerindeki battaniyeyi; ıslanmasın diye cephaneye örten kahraman Çankırı kadınları, bu topraklarda sadece yük değil bir millet in bağımsızlık sevdasını da taşıdı.
Çankırı’mızda siyaset yapmak, milletimizin emanetini taşımaktır. Milletin derdini kendi derdi bilmek, hizmeti karşılık beklemeden sürdürmektir. İşte Milliyetçi Hareket Partisi Çankırı teşkilatının mayası budur.
Yılık, Bizim siyasetimizin merkezinde şahsi hesaplar değil, milletimizin geleceği vardır.
Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyefendi’nin yıllardır kararlılıkla ifade ettiği “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yalnızca bir sözü değil, siyaset ahlakının temelidir.
Bu anlayış bize sadece nasıl siyaset yapacağımızı değil, hangi dava için siyaset yaptığımızı da öğretmektedir. Bizler aziz milletimiz için görevlere geldiğimiz and an itibaren, teşkilatlarımızla, belediye başkanlarımızla Çankırı’mız için mücadelemizi sürdürüyoruz.
Değerli dava arkadaşlarım; Türkiye, yeni ve kritik bir dönemden geçmektedir. Dünya değişmektedir. Güç dengeleri yeniden kurulmakta, küresel sistem yeni çatışma ve rekabet alanları üretmektedir.
Enerji yolları, ticaret koridorları, savunma teknolojileri, yapay zekâ, göç, demografi, su ve gıda güvenliği artık yalnızca ekonomik veya teknik başlıklar değildir.
Bunlar, devletlerin geleceğini belirleyen stratejik meselelerdir.
Kafkasya’dan Karadeniz’e, Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, Doğu Akdeniz’den Türk dünyasına kadar geniş bir coğrafyada yeni hesaplar yapılmaktadır.
Böylesi bir dönemde Türkiye’nin güçlü olması bir tercih değildir, bir zarurettir.
Güçlü Türkiye; güçlü ekonomi demektir. Güçlü savunma sanayii demektir. Güçlü diplomasi demektir. Güçlü üretim demektir. Gençlerinin geleceğe güvenle bakması demektir.
Ve bütün bunların temelinde; devletimiz ile milletimiz arasındaki sarsılmaz bağ vardır.
İşte bu nedenle “Terörsüz Türkiye” hedefini yalnızca bir güvenlik başlığı olarak göremeyiz.
Terörsüz Türkiye; güvenli Türkiye’dir. Yatırım yapılabilen Türkiye’dir. Üretimin önünün açıldığı Türkiye’dir. Gençlerinin enerjisini çatışmaya değil bilime, teknolojiye ve üretime yönelttiği Türkiye’dir. Kaynaklarını terörle mücadeleye değil kalkınmaya ayıran Türkiye’dir. İnsanlarımızın korkuyla değil güvenle yaşadığı Türkiye’dir.
Bu nedenle Terörsüz Türkiye, yalnızca bugünün sorununu çözme hedefi değildir.
Gelecek nesillerin Türkiye’sini kurma iradesidir.
Çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras yalnızca yollar, binalar ve fabrikalar değildir.
Onlara bırakacağımız asıl miras; güvenli, güçlü, müreffeh ve birliği sağlam bir Türkiye’dir.
Terörsüz Türkiye hedefinin arkasındaki tarihî sorumluluk da budur.
Çünkü devlet yönetmek yalnızca bugünü idare etmek değildir.
Devlet yönetmek, yarının tehlikesini bugünden görmek ve yarının imkânını bugünden hazırlamaktır.
Türkiye’nin geleceğini günlük siyasi hesaplara, dar tartışmalara ve geçici çıkar mücadelelerine teslim edemeyiz.
Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bugünün değil, yarının Türkiye’sini düşünüyoruz.
Değerli ülküdaşlarım; Bir siyasi hareketin büyüklüğü; ülkesinin geleceğine kattığı değerle ölçülür.
Milliyetçi Hareket Partisi, 58 yıldır siyasi hayatında zor zamanlarda kolay olanı değil, doğru olanı tercih etmiştir.
Günün rüzgârına göre yön değiştirmemiştir. Milletin ortak menfaatini şahsi ve siyasi hesapların üzerinde tutmuştur. Bugün de aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
Bizim için teşkilat, yalnızca seçim dönemlerinde çalışan bir yapı değildir.
Teşkilat; millet ile siyaset arasındaki canlı bağdır. Sorunu ilk duyan, ihtiyacı ilk fark eden, çözümün sonuna kadar takipçisi olan iradedir.
Bu nedenle güçlü teşkilat, güçlü siyasetin değil yalnızca; güçlü Türkiye’nin de ön şartıdır.
Çankırı teşkilatımızın kıymeti buradadır.
Ben Çankırı milletvekili olarak görev yaptığım süre boyunca bu anlayışla hareket etmeye gayret ettim.
Meclis’te Çankırı’nın meselelerini gündeme taşıdık.
İlgili bürokrasi nezdinde şehrimizin ihtiyaçlarını takip ettik, etmeyi ve geçirmeyi sürdürüyoruz. Artık farklı bir Çankırı var. Bu sürece katkıda bulunan tüm teşkilatlarımıza, kıymetli Çankırı İl Başkanımıza, kıymetli Çankırı Belediye Başkanımız olmak üzere değerli belediye Başkanlarımıza en kalbi teşekkürlerimi sunuyorum.
Ulaşım altyapısından çevre yoluna, Ankara-Çankırı ulaşımının güvenliğinden ilçelerimizin ihtiyaçlarına kadar pek çok başlığı gündemde tuttuk.
Çerkeş’in D-100 üzerindeki kavşaklarının güvenliğinden doğal gaz ve şehirleşme meselelerine kadar hemşehrilerimizin taleplerini ilgili mercilere taşıdık, çözüme ulaştırdık. Çankırı’mıza çok değerli yatırımlar ve eserler kazandırdık. Şehrimizin Sağlık ile ilgili geleceği ve yapımı süren 400 yataklı hastane projesini hızlandırdık.
Yılık, Çünkü biliyoruz: Çankırı’nın her bir meselesi, bizim meselemizdir. Fakat Çankırı’nın geleceğini yalnızca bugünün sorunlarını çözerek kuramayız. Daha büyük düşünmek zorundayız.
Çankırı’nın geleceğini üniversitesiyle, sanayisiyle, turizmiyle, tarımsal üretimiyle, kadın emeğiyle, genç istihdamıyla, ulaşım ve lojistik imkânlarıyla birlikte ele almalıyız.
Çankırı Karatekin Üniversitemizin bilimsel kapasitesini şehrin ekonomik ve sosyal gelişimiyle daha güçlü biçimde buluşturmalıyız.
Yeraltı Tuz Şehri gibi dünyada benzeri çok az bulunan değerlerimizi yalnızca bir turizm noktası olarak değil, Çankırı’nın marka değerini taşıyan stratejik bir imkân olarak görmeliyiz.
Tuz Ekspresi gibi projelerle şehrimizin Ankara ve çevre illerle turizm bağını güçlendirmeliyiz.
Tuz turizmini, kültür turizmini ve doğa turizmini birbirinden kopuk değil, bütüncül bir destinasyon anlayışıyla değerlendirmeliyiz.
Kadınlarımızın kooperatifler aracılığıyla üretime katılmasını yalnızca sosyal politika olarak değil, yerel kalkınmanın ana unsurlarından biri olarak görmeliyiz.
Çünkü kalkınma yalnızca büyük şehirlerin büyümesi değildir.
Gerçek kalkınma; Anadolu’nun her şehrinin kendi gücünü harekete geçirebilmesidir.
Çankırı’nın gücü vardır. Çankırı’nın imkânı vardır. Çankırı’nın geleceği vardır. Yeter ki bugünün ihtiyaçlarına takılıp kalmayalım; yarının fırsatlarını bugünden görelim.
Ayrıca Çankırımız önemli sanayicilere ev sahipliği yapan 4 önemli OSB si ve Kurşunlu ve Orta OSB’leri ile çıtası daha da yükselecek önemli bir alt yapıya ve ihracat kapasitesine de sahiptir.
Değerli dava arkadaşlarım;
Türkiye’nin geleceğinde gençlerimizin yeri yalnızca özel değil, belirleyicidir.
Gençlerimize “Siz bizim geleceğimizsiniz” demenin yanında, onlara geleceğin Türkiye’sin mimarları olarak da Bamako zorundayız.
Eğitimlerine, üretimlerine, girişimciliklerine, bilime, teknolojiye, fikirlerine ve hayallerine yatırım yapmak zorundayız.
Çünkü güçlü Türkiye’nin en büyük sermayesi genç ve nitelikli insan gücüdür.
Türkiye’nin gelecekteki rekabet alanı yalnızca toprak ve enerji olmayacaktır.
Bilgi olacaktır. Teknoloji olacaktır. Yapay zekâ olacaktır. Savunma sanayii olacaktır. Nitelikli insan gücü olacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konudaki yaklaşımı açıktır:
Gençlerimize güveniyoruz inanıyoruz. Çankırı da kendi gençlerine güvenmek zorundadır.
Hedefimiz, gençlerimizin Çankırı’dan ayrılmak zorunda kalmadığı; eğitim, üretim ve kariyer imkânlarını kendi şehrinde bulabildiği bir Çankırı inşa etmektir.
Kadınlarımız için de hedefimiz aynıdır.
Kadınlarımız yalnızca sosyal hayatın değil, ekonomik hayatın da güçlü aktörleri olmalıdır.
Çankırı’nın kadın emeğini markalaştırmak amacıyla, kooperatifleri büyütmek, yerel üretimi katma değere dönüştürmek için gayret göstermekteyiz.
Çünkü bir şehrin kalkınması, o şehirde yaşayan insanların potansiyelini ne ölçüde harekete geçirebildiğine bağlıdır.
Değerli ülküdaşlarım;
Bütün bu hedeflerin ortak zemini huzurdur. Huzurun olmadığı yerde yatırım kalıcı olmaz. Güvenin olmadığı yerde ekonomi sürdürülebilir biçimde büyümez. Toplumsal bütünlüğün zayıfladığı yerde devletin gücü de yara alır.
İşte bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefi ile kalkınma hedefi birbirinden ayrı değildir.
Terörsüz Türkiye vizyonumuz, Türk milletinin 1000 yıllık kardeşliğinin ve ebedi istikbalini teminat altına alma kararlılığıdır.
Bölgemizde ve dünyada fırtınalar koparken, Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz iradesiyle terörün kökünü kazımak ve sınırlarımızın içini huzura kavuşturmak azmindeyiz.
Milliyetçi-Ülkücü Harekete düşen görev, fitne odaklarına geçit vermeden, liderinin çizdiği istikamette tavizsiz bir duruş sergilemektir.
“Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” anlayışımızla, terörün gölgesini bu topraklara düşürmeden, güçlü ve lider ülke Türkiye’yi hep birlikte inşa etmeye devam edeceğiz.
Türkiye güçlendikçe Çankırı’mızın ve diğer şehirlerimizin de geleceği güçlenecektir.
Unutulmamalıdır ki bizler Türkiye’nin ortak geleceğini birlikte kuran bir anlayışın temsilcisiyiz.
Bizim milliyetçiliğimiz; geçmişten güç alıp geleceği kurma iradesidir.
Bilimde, teknolojide, ekonomide, savunmada, kültürde, eğitimde ve diplomaside Türkiye’yi daha yukarı taşımaktır.
Dünyanın neresinde bir Türk evladı varsa onun kendisini güçlü bir devletin mensubu olarak hissedebilmesini sağlamaktır.
Türkiye’nin sözünün ağırlığını artırmak, milletimizin refahını yükseltmek ve bütün bunları yaparken kimliğimizden, tarihimizden ve devlet geleneğimizden kopmamaktır.
Değerli Çankırılılar;
Bizim önümüzde yalnızca bir kongre dönemi yoktur. Önümüzde bir gelecek meselesi vardır. Çankırı’nın geleceği vardır. Türkiye’nin geleceği vardır.
Çocuklarımızın geleceği vardır. Ve bu gelecek bize emanettir. Bu emaneti taşırken kişisel hesapların, geçici tartışmaların ve günlük siyasi çekişmelerin bizi esas meseleden uzaklaştırmasına izin vermemeliyiz.
Bizim esas meselemiz Türkiye’dir. Milletimizin huzurudur. Devletimizin bekasıdır. Çocuklarımızın geleceğidir.
Birlik, Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu tehditler karşısındaki en büyük stratejik üstünlüğümüzdür.
Ancak ortak davamızı, ortak hedefimizi ve ortak sorumluluğumuzu asla kaybetmemeliyiz.
Çünkü ülküdaşlık hukuku, her konuda aynı düşünmekten önce aynı ülküye sadakat göstermektir.
Bizim ülkümüz bellidir:
Güçlü devlet. Güçlü millet. Güçlü Türkiye.
Değerli dava arkadaşlarım;
Çankırı’dan yükselen ses yalnızca Çankırı’nın sesi değildir.
Bu ses Anadolu’nun sesidir. Bu ses devletine güvenen milletimizin sesidir. Bu ses Türkiye’nin geleceğine inananların sesidir.
Biz inanıyoruz:
Türkiye terörün gölgesinden kurtulacaktır.
Türkiye daha güvenli, daha güçlü ve daha müreffeh bir ülke olacaktır.
Türkiye bölgesinde ağırlığını daha fazla hissettirecek, küresel meselelerde sözü daha fazla dinlenen bir güç hâline gelecektir.
Biz bu hedefe yürürken kimliğimizden vazgeçmeyeceğiz. Tarihimizden kopmayacağız. Milletimizin ortak değerlerinden uzaklaşmayacağız. Geçmişten aldığımız güçle geleceği kuracağız. Çankırı’nın vakarını Türkiye’nin istikbaline taşıyacağız. Çocuklarımıza yalnızca büyük bir geçmiş değil, büyük bir gelecek bırakacağız.
Bu kürsüden açıkça ifade ediyorum:
Ben Çankırı’nın milletvekili olarak bu şehrin emanetini taşıdığımı bilerek hareket ediyorum, çünkü bu görev Çankırı’nın emanetini omuzlamaktır.
Bu emanete layık olmanın yolu, çalışmaktan geçer. Dinlemekten, takip etmekten geçer.
Değerli dava arkadaşlarım;
Çankırı teşkilatımızın her bir ferdine inanıyorum. Bu teşkilatın iradesine güveniyorum. Bu şehrin vefasına güveniyorum. Türkiye’nin geleceğine inanıyorum.
Ve buradan bütün Türkiye’ye sesleniyorum:
Çankırı hazırdır. Çankırı kararlıdır. Çankırı, Türkiye’nin güçlü geleceği için omuz omuza yürümeye her zaman olduğu gibi hazırdır.
Bu noktada sözlerime son verirken şimdiye kadar teşkilatlarımızda görev yapmış dava büyüklerime, kendini bu davanın neferi görevi olarak görüp her daim yanımızda olan tüm hemşerilerime, KAÇEP’imizin temsilcisi kıymetli hanım efendilere en içten teşekkürlerimi sunuyor, MHP Çankırı İl Başkanımız Av.Fatih Kaya ve görevi devralacak il yöneticilerimize başarılar diliyorum.” İfadelerini kullanarak konuşmasını bitirdi.
Bu haber 2866 defa okunmuştur.





FACEBOOK YORUMLAR