Rektör Ayrancı'dan 2020 Muhasebesi

Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesinde yapılan ve iki saati aşan programda Ayrancı, 2020 yılının değerlendirirken önümüzdeki yıllar için Üniversitenin hedeflerini de anlattı.

Rektör Ayrancı'dan 2020 Muhasebesi
26 Aralık 2020 - 14:31 - Güncelleme: 26 Aralık 2020 - 20:11

Radyo Neşe ve Çankırı Postası YouTube kanalı Çarşamba akşamı canlı yayın konuğu Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ayrancı oldu.

Çankırı Karatekin Üniversitesi Kütüphanesinde yapılan ve iki saati aşan programda Ayrancı, 2020 yılının değerlendirirken önümüzdeki yıllar için Üniversitenin hedeflerini de anlattı.

“Pandeminin Öncesinde Üniversitemizi Her Duruma Hazırlamıştık”

Rektör Ayrancı covid-19 sürecinde üniversite olarak neler yapıldığı üzerine başlayan soruyla ilgili şunları iletti. “Biliyorsunuz, Mart ayı itibariyle, ilk defa teşhis konulması suretiyle Bizim de bütün dünya ülkeleriyle birlikte karşılaştığımız çok önemli bir sorun olarak karşımıza çıktı. Bütün dünyayı etkileyen bir bulaş riski taşıyan bir hastalık ve zaman içerisinde çok ağır sonuçları olduğu görüldü. Hemen hükümetimiz, Sağlık Bakanlığımız ve Dünya Sağlık Örgütü ile birlikte gerekli tedbirler alınmaya çalışıldı. Peki, biz Üniversite olarak olayın neresindeyiz? Öncelikle bir memleket evladı olarak, işin farkındayım, takip ediyoruz, bütün inceliklerini konuşuyoruz.

Ama üniversite olarak ne yaptık? Üniversite olarak çok direndik. Projeler ürettik; Yüz Yüze Online Öğretim Modeli gibi. Bu modelde öğrencilerin yüzde 10 ile 20'si gelecekti ve salonlarımızı da online stüdyolar haline getirmişti. Türkiye'nin ve dünyanın her yerinden öğrencilerimiz de derslere dahil olup izleyebileceklerdi. Projemizi Sayın Cumhurbaşkanımıza kadar arz ettirdik. Biliyorsunuz Amerika'da ve İngiltere'de bazı üniversitelerin açılması sonra hasta sayısının artması üzerine yeniden kapanması gibi durumlar söz konusu oldu.

Yayılma faktörü oldukça yüksek olan bir hastalıkla karşı karşıyayız. Biz de mesaiyi hafifletmeye başladık. Çünkü insandan insana çok hızlı geçiyor ve toplu taşımacılıkta çok hızlı yayılabiliyor. Kapalı yerlerde çok hızlı bulaşabiliyor. Bunlara ilişkin, çok hızlı bir şekilde biz de kendi açımızdan tedbirler aldık.


Ben bu hastalık ortaya çıkmadan evvel, 3 sene önce arkadaşlarımıza dedim ki, deniz tükendi, doyma noktasına geldi. Bundan sonra, bu nedenle online eğitime başlamamız lazım. Bu konuda çok çalıştık, çeşitli sistemler aldık, uygulamaları yaptık. Tabi her zaman olabileceği gibi bazı dirençlerle karşılaştık, dünyanın akışını göremeyen yaklaşımlar karşımıza çıktı. Ancak, 3 senedir biz düzenli olarak 5-i dersleri dediğimiz. Türkçe, İngilizce, İnkılap Tarihi gibi dersleri online sistemde vermeye geçmiştik. Pandemi ortaya çıktığında ve zorunlu olarak uzaktan eğitime geçildiğine bizim her şeyimiz hazırdı. Doğal olarak, o kadar yoğun bir internet kullanımı meydana geldi ki, bazı problemler ortaya çıktı. Biz her türlü hazırlıklıyız. Olağanüstü yetenekli ve donanımlı bir personelimiz var. Fakat, milyonlarca kişi ders alıyor; ilk ve ortaöğretim, üniversitelerde yüz binlerce program aynı anda görsel ders yapıyor. Sadece bunlar da değil iş toplantıları, kurslar, aklınıza gelebilecek her şey online sisteme geçmiş durumda. Bu arada hükümeti tebrik etmek lazım, zamanında Türkiye'nin bütün yeni nesil fiber yatırımları yapılmış, altyapıda hiçbir sorunumuz kalmamış. Biz de Ankara'da İstanbul'da olduğu gibi Çankırı'da da öğrencilerimizi anlıyoruz, hiçbir şekilde kızmıyoruz. Doğal olarak onlar da bir panik durumu yaşadılar. Üniversite kazanmışlar, buraya gelmek istiyorlar, bir üniversite hayatı yaşamak istiyorlar, hocalarını görmek istiyorlar, dışarı çıkıp çay kahve içip arkadaşlarla sosyalleşmek istiyorlar, gruplar kurmak istiyorlar. Enerjik insanlar, heyecanlı insanlar, dünyaya karşı bir meydan okuyuşları var. Bu süreçte onları bilgisiz bırakmadık. Hak kaybı yaşamayacaklarını sürekli olarak vurguladık.

Bu arada bizden kaynaklanan değil, fakat dış eksiklikleri gidermeye çalışmakla yoğun bir zaman geçirdik. Bu ancak bu kadar yapılabilirdi ve biz daha iyisini bile yaptık. Bu bakımdan kendi üzerimize düşen görevleri de layıkıyla yapmış olmanın mutluluğu içindeyiz.”


“Kelebek Etkisi Yaratmak İstiyor ve Nerede Bir Sorun Varsa Kendi Ölçülerimizle Orada Çözümde Yer Almak İstiyoruz.

Rektör ayrancı programın devamında izleyicilerden gelen soruları yanıtladı. “Önce Çankırı için çok büyük hizmetler yapmış bizden önceki herkesi minnetle yâd ediyorum. Tabii burada ağırlık olarak Kampüs Üniversitesi olarak kurulmak istemiş, bazı binalar ilköğretim okullarından bırakılan yerler olmuş. Bizim de 8 ayrı yerleşkede, Çankırı’da hemen hemen her yerde bir yerleşkemiz var. Fakat onlar çok eski binalar, üniversitenin yapılanması için uygun değil. İlçeye verebileceğiniz personel, öğretim elemanı ve diğer yardımcı personel sayısı, öğrenci sayısı bellidir. Ama biz daha dinamik hareket ettik. Hukuk Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Mimarlık fakültesi ve yeni birçok bölüm açtık. 6 tane bölüm var öğrenci alan bugün; Mühendislik Fakültesi'ni küllerinden yeniden meydana getirdik. Sağlık Bilimleri Fakültesini, İslami Bilimleri canlandırdık. Ilgaz da tam kapanacakken açtığımız bir bölüm ile can buldu. Eskiden kaç bininci kişilerin geldiğini söylemeyelim, bir de bugünkü durumlara bakın. Hukuk Fakültesinde 3 ve 4 binler var, 13 binden başlıyor Diş Hekimliği Fakültesi.

Ağız ve Diş Sağlığı Merkezimizi kurduk. Koskoca Edebiyat Fakültesinde psikoloji bölümü yokmuş eskiden. Psikoloji okumak benim de dâhil herkesin hayali olan bir şeydir. Eldivan Sağlık Hizmetleri MYO da neler başardık. Kurşunlu Adalet Meslek Yüksekokulu gerçekten büyük bir özveri ile açıldı. Açtığımız yükseklisans ve doktora bölümleri ile nihayet bir bilim üniversitesi haline geldik. Yani üniversiteyi 56 binlik küçük bir üniversite halinden bugün için 20 bine, 2023 hedefleri ihtimalinde ise 50 bini hedefleyen bir üniversite olmayı başardık.


Öyle bir altyapı kurduk ki bundan sonrasında kendiliğinden gidecek artık gürül gürül akacaktır. Bu çok büyük bir projedir, çok büyük bir beşeri sermayeye dayanmaktadır, çok büyük bir özveriye, fedakarlığa, enerjiye ve yüksek düşünceye aittir. Dünyada 65000 üzerinde üniversite var ve ilk 2500 arasına girmiş bir üniversite olmayı başardık. Teknokent ve Teknoloji Transfer Ofisimizi kurduk. Uluslararası İslami Araştırmalar Merkezimizi kurduk.

Bunların hepsini İlim ve irfan yuvası haline getirdik.


Kaynaklarımızı etkin kullanıyoruz. 3500 uluslararası öğrenci olmuş. Bunların 1750’si yüksek lisans yapan öğrenciler ki bu konuda Türkiye'de birinciyiz. Bir bilim yuvası böyle olur. Bunlar için Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Yükseköğretim Kurulu'nun Sayın Başkanları ve Genel Kuruluna teşekkür ediyoruz.

Muhteşem bir camiyi ibadete açıyoruz. Şu an cuma namazları kılınıyor. Uluyazı Kampüsümüzün yolunu aydınlattık. Ballıca Kampüsü ile ilgili hızlı bir şekilde çalışmalarımız devam ediyor. Bazı olumsuz sonuçlar çıktı. Şimdi onu nasıl nasıl yönetebiliriz onu konuşuyoruz, yazılarımızı yazdık. Bu bizim tek başımıza çekebileceğimiz bir yük değil.

Buraya geldiğimden beri en çok istediğim şeylerden biri Ballıca Kampüsünü baştan aşağı yeniden yapmaktı. Tıp Fakültesi için eğer mümkün olursa, böyle bir şey düşünülürse tensib edilirse kurabiliriz. Ona ilişkin de çalışmalarımız devam ediyor. Bunların hepsi kaynak ve kabul görme meselesidir.


Biz Çankırı’da bir başkent gibi hareket ediyoruz. Nerede bir sorun varsa kendi ölçülerimizle orada çözümde yer almak istiyoruz. Amerika bize finansal saldırı yaptığında Türkiye’nin ödeme yöntemi Troy yöntemini bulup çıkarttık. Fırat kalkanı Operasyonunda, Suriye-Türkmen Cephesinde özel çalışmalar yaptık. Azerbaycan’ın zaferini burada öğrencilerimizle kutladık, binalarımıza Azerbaycan bayrakları yansıttık. Afrin Zeytindalı Operasyonu olduğunda 6 dilde hazırlık yaptık. 3 dille ben sadece kendi bildiğim İngilizce Almanca ve Arapça’da bu olayı anlattık. Tel Abyad'a biliyorsunuz ilk giden ve son giden üniversite biz olduk. Ameliyat olmuştum ve 4 gün geçmişti. Kalktım, çocukların başını okşamak için, oradaki vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu ifade etmek için, kahraman Mehmetçik ile omuz omuza milletimizin derdiyle dertlenmek için oraya gittik. Katar Krizinde de biz burada ulusal yayın yaptık. Birleşik Krallıkla bir ilişki de biz kurabilir miyiz diye Ali Kemal'in torunu olan Birleşik Krallığın Başbakanı Boris Johnson’ı buraya çağırdık. Bu da bir kültürel diploması örneğidir. Başbakanın bizzat adıma yazdığı mektup çok dokunaklıdır. O kadar güzel şeyler yazmış ki, ‘Dedelerimin Çankırı’lı olmasından büyük bir gurur duyuyorum.’ diyor.

İzmir Depreminde orada ikamet eden 95 öğrencimizi tek tek aradık. Bir ihtiyaçları olup olmadığını sorduk, yardım ettik. Biz bir bütünün parçası olarak görüyoruz kendimizi. Nerede ümmetin bir şevkat, rahmet ve bir yardıma, desteğe ihtiyacı varsa orada olmak istiyoruz.

Bu bilinçle hareket ediyoruz. Buna “Kelebek Etkisi” diyorlar, Butterfly Effect. Yani Sibirya'da bir kelebeğin kanat çırpması 6 ay sonra burada bir fırtına ya sebebiyet verebilir. Biz de elimizden geldiği kadar o yığılmaya kuantum eşiğini oluşturacak iyi olmaya destek sağlamaya çalışıyoruz.


“Türkiye’de Muhalefet Etme Sanatı Kitabı Yazılmalı”

Ayrancı kendisine yöneltilen Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan'ın Çankırı İl Kongresinde yapmış olduğu bir konuşmada Çankırı'nın bir tarım ili olduğu ve Ziraat Fakültesi olmamasını eleştirdiği sorularına verdiği yanıtta, “Bunu dillendirmek istemiyorum ama biraz da şikâyetçiyim bu konuda. Niye buraya 6 tane fakültenin, bir yüksekokulun açıldığını, yaptığımız onca icraatı söylemiyorlar da sadece olumsuzluklar üzerinden konuşuyorlar.  Muhalefet, yani görevi bu; bardağın boş tarafından bakmak değil mi? Bence öyle değil, en büyük yanlışı orada yapıyorlar işte. İnandırıcılıklarını kaybediyorlar. Burada gürül gürül yapılan bir icraat var. Türkiye’de nasıl yöneticilik yapıldığına dair birçok eser var. Fakat bence Türkiye’nin ihtiyacı olan nasıl muhalefet yapılacağı ile ilgili de çalışmalar yapmak. Türkiye’de muhalefet etme sanatı kitabı yazılmalı.

İyi Parti İstanbul Milletvekili Hayrettin Nuhoğlu Mecliste yaptığı Kanal İstanbul'la ilgili bir konuşmada, ‘7 üniversite içinde sadece Çankırı Karatekin Üniversitesi bu konuyla ilgili bir açıklama yapmış’ diyor. Evet, 7 üniversite çalıştı Kanal İstanbul'la ilgili ve çalışmalar gizliydi. Bunun depremsellik testlerinden tutun da hukuk açısından, Montrö Boğazlar Antlaşması'na kadar pek çok boyutu değerlendirildi. Çalışma 8 sene sürdü. Evet, gerçekten 7 üniversiteden sadece biz Kanal İstanbul konusunda bir açıklama yaptık. Ben bunu bir vicdan borcu olarak gördüm çünkü. Akademik çalışmalarımız dışında kişisel olarak ben bunu büyük bir medeniyet projesi olarak görüyorum. Proje çok büyük bir aklın mahsulüdür, bunu hep beraber göreceğiz.

Şehrimize, Ülkemize faydalı yapmak için son dönemde Tuz Mağarasında sporcularla ilgili bir çalışma yaptık. Turizme arkeolojiye faydalı olabilmek için birçok proje yürüttük birçoğu da hazırlık aşamasında. Sayın Valimize, değerli hocalarımızın hazırladığı “Covid-19 Pandemisi Evde İzolasyon Döneminde Sağlığın Yönetimi Rehberi” diye bir kitap sunduk. Sayın Valimiz tensip ettiler ve bütün kaymakamlıklar üzerinden vatandaşımıza dağıttılar. Halkımız bu rehbere internetten de ulaşabilirler. Sonuç olarak, bunların da konuşulması çok önemli.
Yani biz yaptıklarımızdan memnunuz kendi açımızdan. Bu yaşadığımız pandemi döneminde daha dikkatli daha bilinçli davranmayı Allah nasip etsin. Kapalı yerlerden uzak duralım, maske kullanmayı, temastan mümkün olduğu kadar kaçınmayı önemseyelim. Aşılar gelinceye kadar herkese dikkatli olmalarını öneririm. Sağlıklı günler temenni ederim.





















Bu haber 1984 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum