<?xml version="1.0"?>
         <rss version="2.0"> 
         <channel>
         <title>Türkiye Haberleri</title>
         <link>https://www.haberci18.com/turkiye-haberleri/</link>
         <description></description><item>
			<title>21. Ezanı Güzel Okuma Bölge Finali Çankırı&#39;da Düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Yarışmanın sonucunda Aksaray ilinden Ali Osman Canatan birinciliğe, Konya ilinden Muhammed Bahaeddin Atabey ikinciliğe, Ankara ilinden Mikail Abdurrahmanoğlu ise üçüncülüğe...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Din Görevlileri Haftası münasebetiyle düzenlenen yarışmalar kapsamında bu yıl 21'incisi gerçekleştirilen Ezanı Güzel Okuma Yarışması Bölge Finali, 11 Ağustos 2026 tarihinde tarihi Çankırı Ulu Cami'de gerçekleştirildi.

Aksaray, Ankara, Çankırı, Eskişehir, Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat illerinden yarışmacıların bir araya geldiği program, vatandaşlarımızın yoğun ilgisi ve katılımıyla büyük bir coşku içerisinde takip edildi.

Çankırı İl Müftüsü Mehmet Şahin'in açılış konuşmasıyla başlayan program, yarışmacılar tarafından okunan ezanlarla devam etti. Yarışmanın sona ermesinin ardından Çankırı İl Müftülüğü Tasavvuf Musikisi Korosu tarafından sunulan ilahi dinletisi, programa ayrı bir mana ve derinlik kattı.

Programın hediye takdimine teşrif eden Çankırı Valisi Sn. Hüseyin Çakırtaş, dereceye giren yarışmacılara hediyelerini bizzat vererek kendilerini tebrik etti.

Yarışmanın sonucunda Aksaray ilinden Ali Osman Canatan birinciliğe, Konya ilinden Muhammed Bahaeddin Atabey ikinciliğe, Ankara ilinden Mikail Abdurrahmanoğlu ise üçüncülüğe layık görüldü.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/08/21-ezani-guzel-okuma-bolge-finali-cankiri-da-duzenlendi.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/08/21-ezani-guzel-okuma-bolge-finali-cankiri-da-duzenlendi_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/ezani-guzel-okuma/29199/</link>
			<pubDate>Wed, 12 Aug 2026 19:05:38 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Ömer Faruk Eminağaoğlu: Bu İhanet ve Hıyanete Hayır!</title>
			<description><![CDATA[Türk hukukçu, eski yargıç ve YARSAV'ın Kurucu Başkanı, bir dönem Çankırı hakimi olarak görev yapan Ömer Faruk Eminağaoğlu...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Türk hukukçu, eski yargıç ve YARSAV'ın Kurucu Başkanı, bir dönem Çankırı hakimi olarak görev yapan Ömer Faruk Eminağaoğlu, Adalet Komisyonu'nda görüşmeleri başlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” ile ilgili olarak adlandırılan kanun teklifinin ülke insanı için ne ifade ettiğini 'yalın bir dille' ifade ederek X hesabından paylaştı. 

İşte o paylaşım:

"Anlayamadık veya kandırıldık demeyelim.

Yasada demokratikleşme konusunda tek bir hüküm yok.

10 maddesinin 1o'u da hukuk bir tarafa, Anayasa’ya da aykırı.

Pkk, fiilen Cumhurbaşkanlığı’na bağlanıyor.

Şehitlere hakaret ediliyor.

Öcalan’a siyaset yolu açılıyor.

Bu ihanet ve hıyanete hayır!

Suriye'de nasıl SDG devlete entegre edildi...

Aynı akıl, başka ve daha üst bir adım atarak tüm PKK mensuplarını çok daha üst noktalara biat ettiriyor...

Nasıl mı?

İşte sadece iki ayrı Kurul ile ilgili bazı ipuçları...

MGK

Öncelikle şunu söylemek gerekir ki, bu yasanın uygulanması, yasanın RG’da yayımı ile değil, MGK karar tarihi ile başlıyor.

Anayasaya göre, MGK tavsiye kararı alabilen bir organ iken, burada ise MGK, anayasaya aykırı olarak bağlayıcı karar organı haline getirilmiş. (Anayasa madde 118/3)

Kuşkusuz amaç; yasadaki bu düzenleme nedeniyle istendiğinde siyasi yararın AKP’ye, sorun olursa faturanın MGK’ya çıkarılması.

Artık MGK’nın, Cumhurbaşkanı’nın sözü dışında hareket etme olasılığı yok.

Çünkü MGK, Cumhurbaşkanı başkanlığında 5 sivilden (Cumhurbaşkanı yardımcısı, Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma bakanları) ve 4 TSK mensubundan (Genel Kurmay Başkanı, Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri Komutanları) oluşuyor.

MGK’nın gerek yapılanması, gerekse sadece sivil üye sayısı bile gözetildiğinde, Cumhurbaşkanı ne zamanı işaret ederse, yasanın uygulanması, o zaman başlayacak.

Artık seçimlerde/anayasa değişikliğinde bir görelim ben de seçimlerden/anayasa değişikliğinden sonra mı bakarım denilecek...

PKK ve mensupları konusunda her şey TBMM’nin değil, Cumhurbaşkanı’nın (Erdoğan’ın) iki dudağı arasında.

“Takip, koordinasyon, uygulama kurulu” denilen kurul, fiilen (pkk'lılar için) bir kayyım heyeti!

Yasanın 7 nci maddesi ile Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında 4 bakan (Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma) ve 3 bürokratın (MİT Başkanı, CB Genel sekreteri, MGK Genel Sekreteri) yer aldığı bir Kurul kuruluyor.

Bu Kurul, Bakanlar ve bürokratlar nedeniyle, tamamı bağımsız olmayan ve tüm üyeleri Cumhurbaşkanı’na bağlı ve sorumlu olanlardan oluşan bir Kurul.

Kurul, haklarında henüz soruşturma açılmayan, soruşturulan, yargılanan, cezası infaz edilenler dahil her düzeydeki tüm PKK’lılar konusunda yetki ve görev sahibi.

Bu Kurul işlemi olmadan yargı lehe hiç bir şey yapamıyor.

MGK kararı öncesi işlenen ve haklarında henüz soruşturma açılmayan her düzeydeki her bir PKK’lı hakkında soruşturma açılıp açılmaması artık bu Kurul’un iznine bağlı.

Kısacası dağda olup, haklarında soruşturma olmayanlar konusunda, bu Kurul tarafından soruşturma izin verilmeyince, bu kişiler bırakın soruşturulmayı, tüm kapılar doğrudan açıldığı için doğrudan siyaset sahnesine…

Ayrıca yargı kararına bile gerek yok! (aksini söyleyecek teklif sahipleri lütfen ses çıkarsın)

Bağımsızlığı olmayan (Cumhurbaşkanlığına daha doğrusu Cumhurbaşkanına bağlı) bu idari Kurul, PKK ve bileşenleri nedeniyle yine terör suçlarından soruşturulan, kovuşturulan, mahküm edilen herkes hakkında tek yetkili.

Kurul, yasa gereği soruşturma, yargılama ve cezasının infazı ertelenen istediği her düzeydeki kişilerin dosyasını yargıya taşımada, hak yoksunlukları kaldırılması talebinde bulunma konusunda tek yetkili.

Bu Kurul'un yargıya taşımadığı hiç bir dosyayı yargı inceleyemiyor.

Kısacası bu Kurul, istediği PKK’lı hakkında işlem yapılmasını sağlayan, istemediğinin dosyasını bekleten, PKK'lıların tabi olduğu, biat edeceği, yoksa dosyaları rafta bekletebilecek adeta ve fiilen bir kayyım kurulu.

Artık her düzeydeki her PKK mensubu;

Cumhurbaşkanının tek söz sahibi olduğu bu kayyım kurulunun iki dudağından çıkacak söze bakacak.

Böylece Pkk ve Pkk ile özdeş siyasi hareket, ayrıca bu Kurul yoluyla

Cumhurbaşkanı’nın vesayeti altına giriyor.

Bu durum, PKK’nın da, Cumhurbaşkanı'nın da razı olduğu, uygun bulduğu bir durum…

Yasanın hazırlanma şekli de bunu ortaya koydu…

Şehitlere ve Yakınlarına Hakaret Edildi!

Adam öldürme suçları işleyenlerin kapsam dışı bırakıldığı ifade edilip, şehit yakınlarına mavi boncuk dağıtılıyor.

Öte yandan, dağa kaldırılıp özgürlüğünden yoksun bırakma, malı mülkü ateşe verme, tecavüze uğrama, yaralanma mağdurları vb ile ilgili PKK’lılar yasa kapsamında.

Böyle olunca Anayasa Mahkemesi (geçmişteki örneklere bakınca), iptal kararı verip, öldürme suçlarını da yasa kapsamına sokacak. Bu nedenle şehit yakınları aldatılıyor!

Öcalan'a Salıverme, Umut Hakkı ve Siyaset Yolu Geliyor!

01.06.2005 tarihi öncesindeki suçların yasa kapsamı dışında olduğu belirtilip, Öcalan’ın yasa kapsamında olmadığı mesajı veriliyor.

Böyle bir ayrımın hukuksal dayanağı asla yok ve bu tarih kısıtlamasını Anayasa Mahkemesi kesin olarak iptal edecek.

01.06.2005 sonrası, Öcalan’ın cezaevinden örgüt yönetme suçu konusunda da malüm Kurul, müneccim olmaya gerek yok ki, soruşturma izni vermeyecek… (Madde 3/son)

Öcalan ikinci kez soruşturulmayınca, 01.06.2005 tarihi konusundaki olası bir Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrasında da; Öcalan da bu yasadan yararlanacak ve umut hakkına ilişkin yasa bile çıkmadan, Malum bu Kurul’un infaz yargıçlığından talebi ile adli sicil kaydı varken ve Anayasa’nın 76'ncı maddesine aykırı olarak bile Öcalan’a bile siyaset yolu açılacak!

Bir yargıç bu kararı vermez ise, verecek olan bulunur da, vermeyenin halini, vesayet altındaki HSK yoluyla varın düşünün…

Soruyoruz:

Bir sorun çözülecek ise, neden anayasa yerle bir edilerek adım atılır da, Anayasa'ya ve hukuka uygun adım atılmaz...

Çünkü yapılan aslında 2010, 2017 Anayasa değişiklikleri sonrası bir adım daha atarak,

Gerçekte üstelik anayasanın ilk dört maddesini delen bir yasa değişikliği...

Çünkü bugün görünen duruma göre, çıkacak yasanın iptali konusunda Anayasa

Mahkemesine başvuru yapılmayacaktır!

Yasa ile Türkiye’deki kimin ne sorunu çözülüyor…

Hiç kimsenin hiç bir sorunu çözülmüyor, PKK meşrulaştırılıyor.

PKK ve her düzeydeki militanları konusunda Cumhurbaşkanı tek söz sahibi yapılıyor.

Kısacası her düzeydeki PKK mensupları, Cumhurbaşkanının iki dudağı arasına bakar hale getiriliyor, bir başka ifade ile fiilen Cumhurbaşkanına bağlanıyor.

Böyle olunca başlayan bu dönemde adeta PKK’nın başına Cumhurbaşkanı geçiyor.

Bu ihanet ve hıyanete hayır!"

Nihayet biri çıktı çok temiz bir dille anlattı. Bütün Yetki Sayın Erdoğan'da ve Keyfi nasıl isterse öyle olacak. Toplumsal Barış isteniyorsa, bütün Denetim Mecliste olmalıydı çünkü, Toplumu temsil yetkisi Mecliste. 85 milyonun geleceğine 1/bir kişi karar verecek.. Akıl işi Değil!

Türk milleti gaflet uykusunda ayakta uyuyor. Türk milleti cehalet içinde yaşıyor. Haclıkafırı Türk milletini kandırmıştır ayakta uyutmuştur haberleri hepimizi derinden yaraladığı gibi çok ta üzmüştür. 

Yazıklar olsun Türk Milletini Oyuna Getirdiler de İnsanlar Cehalet İçinde Ayakta Uyuyor İnsanlar Gerçekleri Görmüyorrr.

Ağzınıza ve yüreğinize sağlık diyende olabilir, bu adam ne demek istiyor diyende olabilir, ya bu adam gerçekten doğruları yazıyor diyende olabilecektir.

"Ben yaptım, oldu zihniyeti" maalesef- kapsam genişletilerek, anayasaya aykırı bir şekilde, vatandaşın canını yakma pahasına, uygulanıyor. Biz, asil bir devletiz- maşa değiliz.”

Terörün Değil Türkiye’nin Çözülme Yasası Teklifi Derhal Geri Çekilmelidir! 

Çelik, "Bizim birinci vazifemiz, Türk istiklalini, Türkiye Cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir Vesselam…"

Şehitler, Gaziler, Yaranlar Diyarı Çankırı'da pkk ile işid ile, deaş ile fetö'cülerle, çakal, çukallarla mücadelen www.haberci18.com İnternet Medyası ve Mustafa Çelik'tir. Bedeli ne olursa olsun doğru bildiğimiz mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz, bundan hiç bir kimsenin şüphesi olmasın.

www.haberci18.com İnternet Medyası olarak; bağımsız, tarafsız, partisiz ve her hangi hiçbir partinin de temsilciliğini yapmayarak; olaylara objektif ve tarafsız bakarak yolumuza devam ediyor, kamuoyunu bilgilendiriyoruz. Bu haberden dolayı da hiçbir kimse bizi yargısız infaz etmeye kalkmasın, heveslenmesin.

Haberi okur veya okumazlar. Bunda hiç bir kimseye kırılmayız. Ve lakin sakın ola dananın altından buzağı aranılmasın. Şunu iyi bilin MustAfa Çelik ve sahibi olduğu www.haberci18.com İnternet Medyası, "Memleket Milliyetçisidir. Karar kamuoyunundur.

“Basın hürdür, sansür edilemez” sözü, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 28. maddesinin ilk cümlesidir. Bu temel kural, basının özgürce görev yapmasını ve haber yaymasını güvence altına alır. Anayasa madde 28 basının hür olduğunu ve hiçbir şekilde sansür edilemeyeceğini açıkça yazar.

Toplumda basının bağımsızlığı ve ifade özgürlüğü sık sık tartışılır. Gazeteciler ve meslek örgütleri bu ilkenin önemini her zaman vurgular. Sansür ve otosansür gibi durumlar basın özgürlüğünü zedeler.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/08/omer-faruk-eminagaoglu-bu-ihanet-ve-hiyanete-hayir.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/08/omer-faruk-eminagaoglu-bu-ihanet-ve-hiyanete-hayir_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/agaoglu-x-hesabindan-paylasti/29185/</link>
			<pubDate>Sat, 08 Aug 2026 11:19:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vatansızlara Bir Darbe Daha! 15 Temmuz Firarisi Paket</title>
			<description><![CDATA[15 Temmuz Hain Darbe Girişiminde Marmaris’te Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunan teröristler arasında yer alan ve 10 yıldır Kırmızı...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[15 Temmuz Firarisi Paket!

10 Yıldır Kırmızı Bültenle Aranan FETÖ Mensubu Terörist B.K., Afyonkarahisar’da Yakalandı

15 Temmuz'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef alan suikast timindeki firari hain yakalandı.

Emeği geçenleri tebrik ediyoruz.

15 Temmuz Hain Darbe Girişiminde Marmaris’te Sayın Cumhurbaşkanımıza suikast girişiminde bulunan teröristler arasında yer alan ve 10 yıldır Kırmızı Bültenle aranan FETÖ mensubu terörist B.K., Afyonkarahisar’da yakalandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Başkanlığı koordinesinde; Afyonkarahisar ve Eskişehir İl Emniyet Müdürlükleri İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan ortak çalışmalar sonucu; FETÖ Silahlı Terör Örgütü tarafında 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen hain darbe girişiminde, Muğla’nın Marmaris ilçesinde Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik suikast girişiminde bulunan özel kuvvetler timi içerisinde görev yapan ve Kırmızı Bültenle aranan helikopter pilotu ihraç yüzbaşı B.K. isimli şahıs Afyonkarahisar TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yakalandı.

FETÖ ve yapılanmalarına karşı mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, İstihbarat Başkanlığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/08/vatansizlara-bir-darbe-daha-15-temmuz-firarisi-paket.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/08/vatansizlara-bir-darbe-daha-15-temmuz-firarisi-paket_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/suikast-timindeki-firari-hain-b-k/29157/</link>
			<pubDate>Sat, 01 Aug 2026 15:37:16 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>İSO Açıkladı: Lastik Fabrikası 167. Sırada</title>
			<description><![CDATA[İSO tarafından açıklanan duyuruya göre ilimiz Yakın Kent OSB’de faaliyet gösteren Sumitomo Rubber AKO Lastik San. Ve Tic. AŞ...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı Lastik Fabrikası 167. Sırada

İSO 500 raporu yayımlandı; Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları belli oldu. 

İstanbul Sanayi Odası 2025 yılı sanayi devlerini açıkladı. 

İSO tarafından açıklanan duyuruya göre ilimiz Yakın Kent OSB’de faaliyet gösteren Sumitomo Rubber AKO Lastik San. Ve Tic. AŞ. 500 en büyük 500 sanayi kuruluşları içinde yer aldı. 

Sumitomo Rubber AKO Lastik San. Ve Tic. AŞ İSO’nun yayınladığı raporda 167. Sırada yer aldı.

Sumitomo Rubber AKO Lastik San. Ve Tic. AŞ bir önceki yıla göre 19 basamak yükselirken İSO’nun açıkladığı listede Çankırı’dan da geçen tek firma ismi oldu.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/06/iso-acikladi-lastik-fabrikasi-167-sirada.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/06/iso-acikladi-lastik-fabrikasi-167-sirada_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/sumitomo-rubber-ako-lastik-san-ve-tic-as/29012/</link>
			<pubDate>Mon, 22 Jun 2026 08:06:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Vali Yardımcıları ve Kaymakamlar Kararnamesi Yayımlandı</title>
			<description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan son Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi, Çankırı'da birçok ilçeyi ve valilik kadrosunu doğrudan etkiledi. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı’da Görev Değişimi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararnamesi, Çankırı’daki mülki idare kadrolarında önemli değişiklikleri beraberinde getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan son Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi, Çankırı'da birçok ilçeyi ve valilik kadrosunu doğrudan etkiledi. Kararla birlikte kentte görev yapan bazı vali yardımcıları ve kaymakamlar farklı illerde yeni görevlerine atanırken, boşalan koltuklar için yeni isimler belirlendi.

Atama listesinde özellikle vali yardımcılığı görevlerine yapılan değişiklikler dikkat çekti. Çankırı Vali Yardımcıları Aydın Börü ve Ahmet Ferhat Özen, yeni kararnameyle birlikte Eskişehir ve Muğla vali yardımcılıklarına görevlendirildi.

Böylece her iki isim de Çankırı'daki görevlerini tamamlayarak yeni çalışma bölgelerine geçti.

İlçelerde görev yapan kaymakamlar arasında da önemli hareketlilik yaşandı. Kızılırmak Kaymakamı Emrah Özbek Bingöl'ün Yedisu ilçesine, Kurşunlu Kaymakamı Şeyma Nur Arıkan ise Aksaray'ın Sarıyahşi ilçesine atandı. Çerkeş Kaymakamı Emir Osman Bulgurlu'nun Ankara Vali Yardımcılığı görevine getirilmesi kararnamenin öne çıkan atamaları arasında yer aldı.

Öte yandan Ilgaz Kaymakamı Burak Yılmaz'ın Iğdır Vali Yardımcılığına, Şabanözü Kaymakamı Emre Urhan'ın ise Malatya Vali Yardımcılığına atanmasıyla birlikte Çankırı'dan ayrılan üst düzey yönetici sayısı arttı. Korgun Kaymakamı Ferhat Gür de Artvin'in Murgul ilçesinde kaymakam olarak görev yapacak.

Kararnameyle birlikte Çankırı'ya yeni isimler de geldi. Samsun Ayvacık Kaymakamı Mehmet Emre Yıldız, Kırıkkale Vali Yardımcısı Ahmet Sait Kurnaz ve Erzurum Vali Yardımcısı Mustafa Berk Çelik, Çankırı Vali Yardımcılığı görevlerine atandı.

İlçe kaymakamlıklarında ise Ilgaz'a Ahmet Karatepe, Çerkeş'e ise Harun Aslanargun görevlendirildi. Yeni atanan yöneticilerin önümüzdeki günlerde görevlerine başlaması beklenirken, kararnameyle birlikte Çankırı'nın mülki idare yapısında yeni bir dönem başlamış oldu.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/06/vali-yardimcilari-ve-kaymakamlar-kararnamesi-yayimlandi.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/06/vali-yardimcilari-ve-kaymakamlar-kararnamesi-yayimlandi_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/vali-yrd-ve-kaymakam-kararnameleri/28993/</link>
			<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:00:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Evimize Ekmek Götüremiyoruz, Sesimizi Duyuramıyoruz!</title>
			<description><![CDATA[Fabrikada 600'den fazla işçi çalışıyor ve bunların 100'e yakınını Nepal ve İran'dan gelen göçmen işçiler oluşturuyor. Kurşunlu küçük bir ilçe olduğu için bölge halkının bu fabrikaya muhtaç olması ve...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Yıldızlar SSS Holding bildiğiniz gibi: Sorun sadece Doruk Maden’de değil Çankırı’da da aynı.

Doruk Madencilik’teki hak gasplarıyla gündemde olan Yıldızlar SSS Holding’in Çankırı’daki Rino Seramik fabrikasında da üretim durdu.

Aylardır maaşlarını alamayan, elektriği ve gazı kesilen işçilerin www.haberci18.com’a wahtsapp yoluyle gönderdikleri bilgilere göre: “Evimize ekmek götüremiyoruz, sesimizi duyuramıyoruz.”

Çankırı'nın Kurşunlu ilçesinde faaliyet gösteren Rino Seramik fabrikası işçileri de benzer bir mağduriyet içinde seslerini duyurmaya çalışıyor. Fabrikanın bölgeye kattığı değere dair yapılan o büyülü anlatımlar ve basında yer alan büyük hikayeler, konu işçilerin maaşlarını ödemeye gelince bir anda çöküyor. Rino Seramik işçilerinin anlattıkları, yaşadıkları ağır sömürüyü ve çaresizliği gözler önüne seriyor.

Fabrikada 600'den fazla işçi çalışıyor ve bunların 100'e yakınını Nepal ve İran'dan gelen göçmen işçiler oluşturuyor. Kurşunlu küçük bir ilçe olduğu için bölge halkının bu fabrikaya muhtaç olması ve başka gelir kapılarının bulunmaması, Yıldızlar SSS Holding tarafından bir avantaja dönüştürülüyor. 

İşten çıkarılma korkusunun hakim olduğu fabrikada basındaki sessizliğe dikkat çeken işçi, "Yıllardır süregelen mağduriyetler var. Yerel basında haber yapıldı, ilçemizdeki siyasiler tarafından gündeme getirildi ama bir şey çıkmadı. Burada yerelde de sesimizi duyuramıyoruz, zira patronlar yerel basını susturuyor ve kimseyi konuşturmuyor" diyerek durumu anlatıyor.

Fabrika yönetimi geçmişten bugüne sürekli olarak maaş ödememe ve buna bağlı üretime ara verme sorunları yaratıyor.

Basın mensuplarına konuşan işçi fabrikadaki kapanma döngüsünü, "2018 Kurban Bayramı'na girerken Haziran ve Temmuz maaşları ödenmedi. İş yeri bir süre kapalı kaldı. O dönem herkesi tazminatlı çıkardılar ama yüzde 70'imiz tazminatını alamadı, içeride kalan maaşlar da aylar sonra verildi. 2020 Şubat'ta açılan fabrika, 2022 Kurban Bayramı'na doğru yine iki aylık maaş ödemedi. Yine bir süre ücretsiz izne çıkarıldık. 2024 Ekim ve Kasım aylarında aynı maaş sorunu yüzünden üretime ara verildi, 2025 Şubat ayının ilk haftasında açıldı ve üç ay civarı yine kapalı kaldık. Son olarak geçtiğimiz Mart ve Nisan 2026 maaşları verilmediği için 30 Nisan 2026 tarihinden beri kapalıyız" sözleriyle aktarıyor.

Şu an fabrikanın çalışan ve ayrılan işçilere toplamda 30 ile 40 milyon lira arasında tazminat borcu bulunduğu belirtiliyor.

'Size maaş yok Doruk Madencilik'e aktardık'

İşçilerin mart ve nisan aylarına ait ödenmeyen maaşlarıyla ilgili şirket yönetiminin öne sürdüğü gerekçe ise durumun ciddiyetini artırıyor.

Basın mensuplarına konuşan işçi, kendi hak edişlerinin holdingin diğer işletmesine aktarıldığını belirterek, "Mart ve Nisan maaşlarımızı Doruk Madencilik'e aktardılar. Bize maaş yok dediler" ifadeleriyle yaşananları anlatıyor.

İşçiler bayrama buruk girdi, bayramdan beş parasız çıktı

Kapanmanın yaşandığı 30 Nisan tarihinden bu yana işçilere her hafta düzenli olarak ödeme yapılacağı söylenmesine rağmen verilen hiçbir söz tutulmadı.

Süreci aktaran işçi, "En son 13 Mayıs tarihinde CEO ve müdürler toplantı yaptılar. 20 Mayıs günü en azından bir maaş verilip bayrama az da olsa sevinerek girecektik. Ancak Doruk Maden'e eksik ödemeler yapılmış, bizim maaşlar yine oraya gitti. İşçiler bayrama buruk girdi ve bayramdan beş parasız çıktı. Ama Instagram, Facebook ve LinkedIn platformlarına bakarsanız, Yıldızlar SSS yönetimi Doruk Maden'e borcu bitirdik diye kamuoyunu bilgilendirme mesajları yazıyor" dedi.

Oysa Doruk Madencilik işçileri alacaklarını alamadıkları için bugün garantör olan bakanlığın önüne gitmek için yola çıktı.

'Geçinemiyoruz, yoksulluk içindeyiz'

Yaşanan tüm bu maddi kriz, işçileri çok ağır bir yaşam mücadelesiyle baş başa bırakmış durumda.

Gelirleri kesilen işçiler ev kiralarını, faturalarını ve kredi kartı borçlarını ödeyemez hale gelirken, bankalar tarafından sürekli aranıyor. Yaşadıkları krizi anlatan işçi, "İşçiler ne durumda biliyor musunuz? Kiralar, faturalar, kredi kartları, her şey bitik. Herkes mağdur, bankalar durmadan arayıp duruyor, telefonları açamıyoruz. Evine ekmek götüremeyen insanlar var. Dışarıda iki iş yapayım da az para kazanayım diye yırtınıyor millet. Evinde elektriği, gazı kesilen insanlar var. Ev sahipleri ile sorunu olanlar, daha ne ararsanız var" sözleriyle tablonun ağırlığını ifade etti.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/06/evimize-ekmek-goturemiyoruz-sesimizi-duyuramiyoruz.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/06/evimize-ekmek-goturemiyoruz-sesimizi-duyuramiyoruz_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/yildizlar-sss-holding-in-cankiri-daki-durumu/28934/</link>
			<pubDate>Tue, 02 Jun 2026 15:59:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>AFAD Çankırı&#39;da Tüm Kurumlar Ve Gönüllüler İle Teyakkuz Halinde!</title>
			<description><![CDATA[Çankırı’mızın her anında yanında olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz. Yaraları hızla sarmak, hayatı normale döndürmek için tüm gücümüzle emek vermeye devam edeceğiz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Yaraları sarmak için görev başındayız!

İlimizde meydana gelen şiddetli yağışlar sonrası oluşan su baskınları ve mahsur kalma ihbarlarına karşı devletimizin tüm imkanları seferber edilmiştir.
Çankırı AFAD koordinasyonunda; Çankırı İl Emniyet Müdürlüğü, Çankırı İl Jandarma Komutanlığı, Çankırı Belediyesi, Çankırı İl Özel İdaresi, Karayolları ve Başkent Elektrik ekiplerimiz ile sahadaki büyük gücümüz AFAD Gönüllülerimiz, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlamak için omuz omuza görev başındadır.

Mahsur kalan hemşehrilerimizin tahliyesi, su tahliye işlemleri ve enerji hatlarındaki arızaların giderilmesi için çalışmalarımız il genelinde aralıksız devam etmektedir.

Vatandaşlarımızın Dikkatine: Acil durumlar için 112 Acil Çağrı Merkezi 7/24 hizmetinizdedir.

Lütfen görevli araçların geçiş güzergahlarını açık tutarak ekiplerimize yardımcı olalım.

Resmi makamlarca yapılan uyarı ve duyuruları hassasiyetle takip edelim.

Birlik ve beraberlik içinde bu zorlu süreci atlatacağız. Sahada emek veren tüm personelimize ve gönüllülerimize teşekkür ederiz.

Zor Günleri Birlikte Aşarız; Çünkü Biz Büyük Bir Aileyiz!

12 Mayıs günü ilimizde meydana gelen aşırı yağışlar ve ani su baskınlarının ilk anından itibaren, AFAD ve koordinasyonumuzdaki tüm ekipler sahadaki yerini aldı. Gece yarısına kadar, gözümüzü kırpmadan, sizlerin güvenliği ve huzuru için canla başla mücadele ettik.

Gecenin karanlığında aldığımız bir mesaj ise tüm yorgunluğumuzu unutturmaya yetti… Ekiplerimizin emeğinin bilindiğini, o zor anlarda vatandaşımızın kalbine dokunabildiğimizi görmek bizim için en büyük ödül. Tüm yorgunluğumuz, içten yazılmış tek bir teşekkür mesajıyla uçup gitti; kıymetli hemşehrilerimize yürekten teşekkür ederiz.

Yaraları sarmak için görev başındayız!

Sel sularının çekilmesiyle birlikte ekiplerimiz tarafından başlatılan hasar tespit süreci kesintisiz bir şekilde devam ediyor.

Zorlu anların “öncesi” ve hayatı normale döndürdüğümüz “sonrası” fotoğraflarımızla, Çankırı’mızın her anında yanında olduğumuzu bir kez daha hatırlatıyoruz. Yaraları hızla sarmak, hayatı normale döndürmek için tüm gücümüzle emek vermeye devam edeceğiz.

Geçmiş olsun Çankırı! Biz her an, her şartta buradayız.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/05/afad-cankiri-da-tum-kurumlar-ve-gonulluler-ile-teyakkuz-halinde.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/05/afad-cankiri-da-tum-kurumlar-ve-gonulluler-ile-teyakkuz-halinde_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-afad/28879/</link>
			<pubDate>Sun, 17 May 2026 09:06:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tas Kafa Saç Modeli Resmen Yasaklanmalı (Özel Haber)</title>
			<description><![CDATA[Bakanlığın, Valiliğin, Kaymakamlığın, İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin, Eğitimcilerin, Eğitim Sendikalarının bu olaya yön vermesi lazım. Bir yerden başlamak lazım. Gençlere yön vermek gerekiyor, yoksa gidişat kötü..]]></description>
		    <news><![CDATA[İğrenç Bir Saç Kesimi: Hırt Traşı

‘Tas Kafa Traşı’ Suçu Anımsatıyor…

Türkiye’de alınacak önemli ve bir o kadarda ciddi kararlarla, öğrenciler arasında yaygınlaşan “tas kafa” saç modeli resmen yasaklanmalı.

Çete kültürüyle ilişkilendirilen ve "Edgar" olarak bilinen tas kafa (bowl cut) saç modeli tüm devlet ve özel okullarında disiplin önlemleri kapsamında yasaklanmalı.

Okul yönetimleri, bu saç stilini disiplin kurallarına aykırı bulmalı ki. Bu şekilde saç kestiren öğrencilerin okula alınmayacağı belirtilmeli.

Eğitimdeki tek sorunumuzu çözmüş bir okul olmaktan öte, yırtık ayakkabıyı yasaklayın, kuru ekmekle yapılan beslenmeyi, devamsızlığı, ödevsiz okula gelmeyi, bakın bunlar bu saç modelini direk ortadan kaldırır, herkes de pek memnun olmuş olur. Neden biliyor musunuz? Cehaletle savaş sadece okulda olmaz, toplum yasak seviyor, kafaları kesilecek desen, hak verecek tipler var, işte bu yüzden bu toplumun en zor mesleği öğretmenlik...

Geçmişte okullarda kılık kıyafet, saç şeklinin belli bir kuralı vardı.. Şimdi öğrencileri tanıyamıyoruz! Bırakın saçı başı okuldan çıkar çıkmaz sigarayı yakıyorlar kızlar, erkekler ve sohbetleri hep küfürlü bizler yanlarından geçerken utanıyoruz.. Z kuşağıymış..

Ve; Görseldeki traş şekli okullarda yasaktır. Bu saç traşı ile okula gelen hiçbir öğrenci okula alınmayacaktır. Okulun ilk gününden itibaren öğrencilerin saçları kontrol edilmeli, kurallara uymayanlar hakkında gerekenler yapılmalı. Görseli paylaşılan ve görseldeki gibi traşlı öğrenciler saçlarını düzeltmeliler. Aksi halde okullara alınmamalıdır.  

Görüşlerini aldığımız, mikrofonlarımıza konuşan çok sayıda veli ve okul idaresi gerekçe olarak da tek tip ve aşırı kısa saç modellerinin okul düzenini ve disiplinini olumsuz etkilediği ifade ettiler.

Berber Esnaflarına Hiçbir Sözümüz Yok

Müşteri berber koltuğuna oturduğu zaman berber müşterinin isteğini kesmek durumundadır. Onun için berber esnaflarımız bu haberimizden lütfen rahatsız olmasınlar…

Olay kısa sürede sosyal medyada gündem olabilir. Ama; bu konu masaya yatırılıp üzerinde çalışılır ise beraberinde de “özgürlük mü, disiplin mi?” tartışmasını yeniden alevlendirebilir. Üzülüyoruz her okulun önünde polis, bekçi, anne, baba, veli. Biz böylemiydik? Toplumumuzu bu hallere getiren iğrenç eller kırılmalı.

Yetkililere Duyurulur!

Bakanlığın, Valiliğin, Kaymakamlığın, İl Milli Eğitim Müdürlüklerinin, Eğitimcilerin, Eğitim Sendikalarının bu olaya yön vermesi lazım. Bir yerden başlamak lazım. Gençlere yön vermek gerekiyor, yoksa gidişat kötü..

Daha iyi nasıl eğitim veririz onun derdine düşün. Kimseyi de ötekileştirmiyoruz..

Öğretmenlerde o zaman saç uzatmasın, sakalları hacı gibi salmasın, top sakal olmasın bıyıkları siyasi şekil olmasın, kulaklarda küpe olmasın, eşofman ve spor ayakkabılar ile ortalıkta dolaşmasın, derslere girmesin. Bazı bayan öğretmenlerde haddinden fazla mini ve dar giyinmesin, aşırı makyaj yapmasın ağır kokulu parfüm sıkmasın..

Kılık kıyafet düzenimiz vardı. Alaburus saç traşımız eğitime, itaate iten bir düzenimiz vardı. Sorumluluk bilinci vardı. Şimdi ne oldu eğitim de özgür, yaşamda özgür, düşüncede özgür. Aile hayatında bile özgür olan fakat aile ve sorumlu birey olamayan nefes alıp veren belli bir zaman dünyada kalıp bütün pisliğe ortaklık eden canlılar olduk. Sistem bizi yuttu şimdide böyle koca okyanusun ortasında duran bir sandalla bizi oyalıyor. Yazık oldu..

İlla bir disiplin uygulayacaksan sade bir tek tip kıyafet uygulamasına geçersin.

Temizliğe, tertibe düzene dikkat edersin. Olumlu, olumsuz yorum yapan bazı arkadaşlar, eğitimciler, sendikacılar olabilecektir katılıyorum. Öğrencilerin düzelmeleri için bütün eğitimcilerinde kendilerini düzeltmeleri lazım. Öğrenci forma giyecekse öğretmenler de (kadın olsun erkek olsun) takım elbisesini giymesi lâzım öğretmenin okuldaki giyimi kuşamı okula uyması lazım ki öğretmen olduğunu bilelim. Nokta.

Sürçü lisan yaptıysak af ola. Allaha emanet olun. Hoşça kalın, dostça kalın.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/05/tas-kafa-sac-modeli-resmen-yasaklanmali-ozel-haber.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/05/tas-kafa-sac-modeli-resmen-yasaklanmali-ozel-haber_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/yetkililere-duyurulur/28836/</link>
			<pubDate>Thu, 07 May 2026 08:04:13 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;da 1 Mayıs Emek Ve Dayanışma Gününde İşçiler Meydanda Buluştu</title>
			<description><![CDATA[Türk-İş Çankırı İl Başkanı ve Petrol-İş Şube Başkanı Halil İbrahim Topçu öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, işçiler Atatürk Bulvarı’ndan Belediye Meydanı’na yürüyerek taleplerini dile getirdi.]]></description>
		    <news><![CDATA[1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, Çankırı’da Türk-İş ve Petrol-İş Sendikası öncülüğünde düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Çankırı halkının da katılım gösterdiği program kapsamında emekçiler sabah saatlerinde Kucaklama Taşı mevkiinde bir araya geldi.

Saat 10:30’da başlayan yürüyüşte katılımcılar sloganlar eşliğinde Belediye Meydanı’na kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca emek, dayanışma ve hak temalı mesajlar öne çıktı. Saat 12:00’de ise meydanda toplanan kalabalık önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

Çankırı’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nde işçiler meydanda buluştu.

Türk-İş İl Başkanı Halil İbrahim Topçu’nun yaptığı açıklamada ekonomik zorluklardan çalışma hayatındaki sorunlara kadar birçok başlık gündeme geldi.

Çankırı’da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, işçilerin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen yürüyüş ve basın açıklamasıyla kutlandı. Türk-İş Çankırı İl Başkanı ve Petrol-İş Şube Başkanı Halil İbrahim Topçu öncülüğünde düzenlenen etkinlikte, işçiler Atatürk Bulvarı’ndan Belediye Meydanı’na yürüyerek taleplerini dile getirdi.

Yürüyüşün ardından meydanda toplanan kalabalığa seslenen Topçu, 1 Mayıs’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, aynı zamanda emeğin, dayanışmanın ve ortak mücadelenin simgesi olduğunu vurguladı. Dünyanın dört bir yanında işçilerin hakları için seslerini yükselttiğini belirten Topçu, Türkiye’de de çalışanların ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.

Konuşmasında özellikle artan hayat pahalılığına dikkat çeken Topçu, ücretlerin aynı hızda artmadığını ve alım gücünün her geçen gün düştüğünü söyledi.

“Eskiden yalnızca işsizler yoksul sayılırdı, bugün çalışanlar da yoksullukla mücadele ediyor” diyen Topçu, bu durumun kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderek büyüdüğünü ifade eden Topçu, asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin yıl dolmadan gelirlerinin eridiğini belirtti.

Ücret artışlarının kısa sürede etkisini kaybettiğini söyleyen Topçu, mevcut ekonomik tablonun sürdürülebilir olmadığını vurguladı.

Vergi sistemine de değinen Topçu, çalışanların üzerindeki vergi yükünün giderek arttığını ve ücretlilerin yılın başında üst vergi dilimlerine girerek daha fazla kesintiyle karşı karşıya kaldığını ifade etti. Yüksek gelir elde eden kesimlerin çeşitli istisnalardan yararlanırken, ücretlilerin düzenli olarak vergilendirildiğini belirten Topçu, bu durumun adalet duygusunu zedelediğini söyledi.

Çalışma hayatındaki sorunların yalnızca ekonomik boyutla sınırlı olmadığını da dile getiren Topçu, sendikal örgütlenmenin önündeki engellere dikkat çekti.

İşçilerin örgütlenmek istediklerinde baskı, yıldırma ve işten çıkarılma tehdidiyle karşılaştığını ifade eden Topçu, örgütlenme hakkının güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

İş yerlerinde yaşanan mobbing, taciz ve şiddet olaylarına da değinen Topçu, çalışanların güvenli ve saygılı bir ortamda çalışmasının temel bir hak olduğunu vurguladı. Taşeron işçilerin yaşadığı sorunların hâlâ çözülemediğini belirten Topçu, aynı işi yapan çalışanlar arasında hak farklılıklarının büyük bir adaletsizlik yarattığını söyledi.

Ayrıca staj ve çıraklık dönemlerinin emeklilik hesaplamasında dikkate alınmamasının ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade eden Topçu, bu sürecin sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini dile getirdi.

Engelli bireylerin istihdamında yaşanan eksikliklere de dikkat çeken Topçu, yasal zorunluluklara rağmen birçok işyerinde yeterli istihdamın sağlanamadığını belirtti. Genç işsizliğin de önemli bir sorun olduğuna vurgu yapan Topçu, her yıl binlerce gencin mezun olmasına rağmen iş bulmakta zorlandığını söyledi.

Çocuk işçiliği konusuna da değinen Topçu, ekonomik zorlukların çocukları çalışma hayatına ittiğini ve bu durumun önüne geçilmesi gerektiğini ifade etti. İş kazalarının hâlâ can almaya devam ettiğini belirten Topçu, iş güvenliği önlemlerinin artırılması gerektiğini söyledi.

Konuşmasının sonunda emeklilerin yaşadığı geçim sıkıntısına da değinen Topçu, emekliliğin yoksulluk değil, onurlu bir yaşam dönemi olması gerektiğini vurguladı. Ayrıca dünyada yaşanan savaşların emeği değersizleştirdiğini belirterek barışın önemine dikkat çekti.

Topçu, açıklamasını “Emeğin değeri korunmalı, çalışanların yaşam koşulları iyileştirilmeli ve adil bir çalışma hayatı sağlanmalıdır” sözleriyle tamamladı. 

1 Mayıs programı, atılan sloganlar ve yapılan konuşmaların ardından sona erdi.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/05/cankiri-da-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gununde-isciler-meydanda-bulustu.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/05/cankiri-da-1-mayis-emek-ve-dayanisma-gununde-isciler-meydanda-bulustu_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/emegin-degeri-korunmali/28817/</link>
			<pubDate>Fri, 01 May 2026 22:32:02 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye-Endonezya Hattında Yeni Dönem</title>
			<description><![CDATA[Çankırı Konfederasyonu (Kuzka) heyeti ile Endonezya Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama’ya nezaket ziyareti gerçekleştirildi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı Konfederasyonu (Kuzka) heyeti ile Endonezya Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama’ya nezaket ziyareti gerçekleştirildi.

Türkiye ile Endonezya arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkileri güçlendirmeye yönelik temaslar hız kesmeden sürüyor. Bu kapsamda, Ankara’da gerçekleşen önemli bir ziyaret, iki ülke arasında yeni iş birliği fırsatlarının kapısını araladı.

Endonezya’nın Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama, İpekyolu Forumu Endonezya kapsamında önemli bir heyeti ağırladı. Kemal Aydın başkanlığındaki heyetin gerçekleştirdiği nezaket ziyaretinde, Türkiye ile Endonezya arasındaki köklü dostluk ilişkilerinin daha da güçlendirilmesi ele alındı.

Samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, iki ülke arasında sağlık, bakım hizmetleri, eğitim ve bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesi konularında fikir alışverişinde bulunuldu. Ayrıca halklar arası etkileşimin artırılması ve ortak projelerin hayata geçirilmesi yönünde güçlü bir irade ortaya kondu.

Toplantıda, sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yeni iş birliği alanları da gündeme gelirken, İpekyolu Forumu çatısı altında geliştirilecek projelerin iki ülke ilişkilerine katkı sunacağı vurgulandı. Görüşmede ayrıca COP31 süreci kapsamında uluslararası girişimler ve yaş dostu şehirler vizyonuna yönelik çalışmalar da değerlendirildi.

Ziyaretin sonunda heyet üyeleri, nazik ev sahipliği ve yapıcı yaklaşımları dolayısıyla Büyükelçi Purnama’ya teşekkür etti.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/turkiye-endonezya-hattinda-yeni-donem.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/turkiye-endonezya-hattinda-yeni-donem_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-konfederasyonu/28791/</link>
			<pubDate>Fri, 24 Apr 2026 09:35:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çanakkale Destanı Nasıl Yazıldı?</title>
			<description><![CDATA[Ahmet Akgül Üstadımızın Çanakkale Şehitlerini Ziyaret Kampındaki Sohbet Notları.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çanakkale Destanı Nasıl Yazıldı?

Ahmet Akgül Üstadımızın Çanakkale Şehitlerini Ziyaret Kampındaki Sohbet Notları:

Bismillahirrahmanirrahim.

Bakara Suresi:

154- “Allah yolunda (Milli savunma, halkın huzurunu, onurunu ve namusunu koruma, Hakk ve adaleti hâkim kılma uğrunda çalışıp; düşmanlar ve anarşist saldırganlarla çarpışıp) öldürülen (şehit)lere, sakın “ölüler” deyip (gaflete düşmeyin, çünkü) bilakis onlar (gerçek ve yüksek bir hayata geçmiş) diridirler. Velâkin siz bunun farkında ve şuurunda değilsinizdir.”

155- “Andolsun, Biz sizi; biraz korkuyla (doğal ve sosyal afetler ve düşman saldırıları), açlık (ve kıtlıkla) ve bir parça mallardan, canlardan ve semerat (ürün ve evlatlar)dan eksiltmekle (hastalık ve sakatlıkla) imtihan edeceğiz. Sabır (sükûnet ve teslimiyet) gösterenleri müjdele (ki sadece onlar sevaba ve başarıya erişecektir).”

156- “(Sabır ehli mü’minlere) Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: “Biz Allah’a ait (kullar)ız (O’na iman ve itaat için varız) ve şüphesiz O’na dönücüleriz.”

157- “(İşte) Rablerinden bağışlanma ve fazilet (salâvat) ve rahmet bunların üzerinedir ve bunlar hidayete erenlerin ta kendileridir.”

İnançlı, milli ve insani amaçlı kardeşlerim! Bize bu cennet vatanımızı emanet bırakan şanlı ve imanlı Çanakkale şehitlerimizi ziyaret etmek, yedi düvele karşı kahramanca savaştıkları ve kanlarını akıttıkları yerleri gezip görmek, çocuklarımıza göstermek ve böylece milli ve manevi sorumluluklarımızı idrak etmek üzere; bu tarih kokan bölgemize gelmiş bulunuyoruz. Bu duyarlı tavrınızdan ve gösterdiğiniz fedakârlıklardan dolayı Milli Çözüm Ekibi olarak hepinizi, hanım kardeşlerimizi, şuurlu gençlerimizi ve çocuk mücahitlerimizi tebrik ediyorum. Bu ülkeyi bize vatan bırakmak için hayatlarının ilkbaharında canlarını kurban kılan Aziz Çanakkale şehitlerimizi şükranla yâd ediyor ve bizlere şefaatçi olmalarını diliyorum. Daha sonra Mustafa Kemal’in öncülüğündeki Şanlı Kurtuluş Savaşı’mızda ve yine Erbakan Hocamızın özel gayretleriyle başlatılıp başarılan 1974 Şanlı Kıbrıs Harekatı’mızda, 40 yıldır PKK görünümlü Haçlı ve Siyonist güdümlü teröre karşı yiğit savunmalarımızda “Cennet karşılığı canlarını satan” bütün şehitlerimizi…

Ve yine dış güçlerin desteği ile 15 Temmuz hıyanet darbesini tertipleyen FETO eşkıyalarının oyunlarını bozarken, hem dirayetli askerlerimizden hem cesaretli milletimizden şehit düşen kardeşlerimizi de yine rahmetle ve minnetle anıyorum.

Birinci Dünya Savaşı’nda İngiltere’nin başını çektiği İtilaf kuvvetleri, (güya Almanya ve Osmanlı’ya karşı ittifak kurup güçlerini birleştiren Avrupa Devletleri); Çanakkale Boğazı’nı geçerek İstanbul’u işgal altına almak, doğudan Türkiye’ye saldıran Rusya’ya yardım sağlamak ve savaşı kısa yoldan ve başarıyla sonuca ulaştırmak amacıyla harekete geçip saldırmışlardı. 18 Mart 1915’teki Deniz Harekâtı’nda hüsrana uğrayan İtilaf Devletleri, bu kez 25 Nisan günü Gelibolu Yarımadası’na asker çıkarmışlar ve böylece Çanakkale Savaşları’nın sekiz buçuk ay sürecek kara muharebelerini başlatmışlardı. Savaşlar, hem denizden hem de karadan aylarca devam etmiş ve birkaç hafta içinde İstanbul’a varacaklarını sanan hunhar Haçlı orduları büyük bir hezimetle geri çekilmek zorunda bırakılmışlardı. İsrail’in kuruluşuna fırsat vermeyen Sultan Abdülhamid’i padişahlıktan uzaklaştıran Siyonist Yahudi odaklar, ekonomik ve siyasi yönden güdümlerine aldıkları Haçlı Batılı Devletleri kışkırtıp Osmanlı’yı yıkmak ve Büyük İsrail’e zemin hazırlamak üzere 1. Dünya Savaşı’nı çıkartmış ve kızıştırmışlardı. Ancak bu arada Nusret Mayın Gemisi’nin gece döktüğü 26 mayın, İtilaf donanmasının bir bölümünün sonunu hazırlamıştı.

İngiltere’nin başını çektiği ve İtilaf Devletleri denilen Haçlı sürüleri, ülke yönetimlerini kullanıp kışkırtan Siyonist Merkezlerin planları istikametinde:

*Osmanlı Devleti’ni yıkarak, Türkiye’yi kendi güdümünde bir yarı sömürge ülkesi yapmak suretiyle Anadolu’yu Avrupa’nın ve Bizans’ın devamına dönüştürmek…

*İslamiyet’i yozlaştırıp, Müslüman Türkleri; faizi, fuhşu, kumarı, açıklık ve saçıklığı benimseyen, dini gayret ve hassasiyetleri körletilen ve ahlaken kirletilen kimseler haline getirmek…

*Ve aziz Milletimizi fakirleştirmek, işsizliğe ve borca esir edip bir nevi köleleştirmek niyetindeydi.

Şimdi başımızı ellerimizin arasına alıp düşünmemiz gerekirdi: “Barbar Batılıların Çanakkale saldırılarıyla amaçladığı bu utanç verici neticeleri; kimler ve hangi zihniyetler eliyle ülkemizde gerçekleştirmişlerdi? Acaba Çanakkale şehitlerimiz dirilip karşımıza çıksalar (ki zaten ruhen aramızdalar) ve bizlere sorsalar; “Haçlı Batılılar vatanımızı işgal ederlerse yapacakları tahribatlara engel olmak için canlarımızı feda ettiğimiz, bütün kötülükleri “çağdaşlık ve demokratik açılım” kılıfıyla ülkemize yerleştiren karanlık güçleri ve işbirlikçilerini, kahraman diye alkışladığınız halde hangi yüzle ziyaretimize geldiniz?” diye sitemde bulunsalar onlara ne cevap verilecekti?

Biz klimalı arabalarla gezip aziz şehitlerimizi ziyaret ediyoruz. Birkaç günlüğüne ve geceliğine, evlerimizdeki konfordan uzak çadırlarda kalıyoruz… Yağlı ballı lüks yiyeceklerimizden biraz kısıntı yapıp peynir karpuzla karın doyuruyoruz diye sızlanmaya başlıyoruz. Allah aşkına düşünün; bu cennet ülkeyi bize vatan bırakmak, bağımsızlık ve bekamızı sağlamak… Namusumuzu, onurumuzu ve huzurumuzu korumak uğruna, 15’inden 65’ine kadar, nice yiğit atalarımız; bir parça kuru ekmek ve birkaç kaşık çorbayla, kendilerinden silah ve sayı bakımından onlarca kat fazla bir düşmanla aylarca savaşmış; hanımlarını, evlatlarını, ana babalarını, evlerini, barklarını feda edip canlarını kurban etmekten sakınmamış bu şehitlerimizi saygıyla ve şükranla hatırlamamız ve onların Milli ve Manevi mirasına sahip çıkmamız bir iman ve insanlık icabıdır. Bugün de aynı kutsal amaçlar uğruna ve aynı Haçlı Siyonist odakların kışkırtmasıyla üzerimize saldırtılan, PKK ve FETÖ ile savaşan Kahraman Ordumuza ve güvenlik kurumlarımıza destek olmamız, Milli birlik ve dirliğimizi mutlaka ve gözümüz gibi korumamız lazımdır.

Şiir

Gafletle yürüme ey can, hürmet şükranla hatırla
Buralar kanla yazılmış, tarihin tam göbeğidir…
Evliya kokar vadiler, tepeler dolu yatırla
Bastığın yer bir şehidin, belki de gözbebeğidir…
Unutma Çanakkale’yi, geçilmez kılan imandır
Şimdi imana saldırırlar, bu ne çetin imtihandır
Ye’se düşme ve gevşeme, sahip Hazreti Rahman’dır
Bil ki vesveseler kalpte, şeytanın köstebeğidir…

Ahmet Akgül, “Erbakan Hocam anlatmıştı. Atatürk’ten sonra devrimlerin yozlaştırıldığı, ilericilik bahanesiyle milletimizin inancına saldırıldığı süreçte, büyük âlim Abdülhakim Arvasi Hazretleri’ni İstanbul’dan Çanakkale üzerinden İzmir’e sürgüne yollamışlardı. Orada göz hapsinde tutulduğu evden haftada bir polisler nezaretinde hava almak için Kordon boyuna çıkarırlardı. Halkın ve esnafın arasında şu şayia yayılmıştı: “Her kim bu zata selam verse, hürmet etse, ilgi gösterse o da fişlenip takibe alınacaktı. Bu baskı ve korkular sonucu, O Zat dışarı çıktığında, insanlar “Aman bize selam vermesin!” diye evlerine kaçar, dükkânlarına kapanırdı. Bunu duyan ve vicdanı sızlayan yiğit bir köy muhtarı, özellikle İzmir’e gelmiş, O Zata yaklaşıp yüksek sesle selam verip elini öpmüş ve şu ricasını aktarmıştı: 

“Efendi ne olur, Ümmet-i Muhammed’e ve bu aziz millete dua buyur. 
Baksana bir Allah dostuna selam vermekten sakınır oldular. Oysa benim dedelerim ve amcalarım da Çanakkale’de şehit olan medrese âlimleriydi!” Bunun üzerine Abdulhakim Arvasi Hazretleri: “Dua etmek haddimiz değil, siz bana bir Ümmet-i Muhammed gösterin, ben onun elini ayağını öpeyim. Benim gibi garip ve ihtiyar bir kimsesize selam vermekten bile, korkup çekinecek kadar Dini gayret ve cesareti gösteremeyenler, Ümmet-i Muhammed sayılabilir mi?”

Çanakkale Savaşı’nın Hatırlattıkları

Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı’nda İngiltere, Rusya, Fransa, İtalya, Yunanistan ve Japonya’nın oluşturduğu İtilaf Devletleri’nin Osmanlı’ya saldırısı sonucu açılmıştır. Dünya tarihinin en kanlı savaşlarının yapıldığı Çanakkale Cephesi’nde Türk Ordusu olağanüstü bir direnç göstererek 250 bin şehit vermesine karşın düşmanları püskürtmeyi başarmıştır. İngiliz savaş gemileri, Nusret mayın gemimiz ile bir gece önce gizlice döşenen mayınlara çarparak, Boğazın derinliklerine gömülmüştür (18 Mart 1915). Mustafa Kemal, Anafartalar, Arıburnu, Conkbayırı ve Kilitbahir’de düşmanı yenerek önemli başarılar kazanmıştır. “Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum!” sözünü kahraman askerine söyleyerek, savaşın ne pahasına olursa olsun kaybedilmemesi gerektiğine inandırıp, moral ve heyecan sağlamıştır.

3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla Gelibolu Yarımadası’nda 25 Nisan 1915 – 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır. Şanlı Kurtuluş Mücadelemizdeki bağımsızlık savaşımızın temelleri de, Çanakkale’nin sularında, Conkbayırı ve Anafartalar sırtlarında atılmış, bu zaferler Türk Kurtuluş Savaşına maya çalmıştır. Atatürk; Kocaçimen’in kan deryasındaki can pazarında, inançlı ve kararlı Mehmetçiklerin, Kur’an okuyarak ve Kelime-i Şahadeti haykırarak, bir gül bahçesine girercesine ölüme koştuklarını görüp, kahraman askerimizin asıl cevherini yakından tanıyarak; daha sonra girişeceği Bağımsızlık Savaşını kesin zaferle sonuçlandıracağı kanaatine daha o zamandan varmıştır. 18 Mart zaferi kazanılmasaydı, düşman donanması, daha 1915’in Mart ayında İstanbul’a girerek Osmanlı İmparatorluğu’nu çökertecek ve belimizi kırmış olacaktı.

Çanakkale Boğazı’nı denizden aşıp İstanbul’a giremeyen Haçlı İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915’ten başlayarak 8-9 Ocak 1916’ya kadar süren Çanakkale kara savaşlarında Mustafa Kemal tarafından durdurulamasaydı; Birinci Dünya Savaşı’nda Çarlık Rusyası en kısa yoldan müttefiklerinin yardımlarına kavuşacağı için yıkılmayacak, muhtemelen Ekim 1917 Bolşevik İhtilali de yaşanmayacaktı. Bu durumda Almanya’nın yenilgisi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de 1915’te son bulacaktı. Ayrıca Çanakkale Zaferi; harbin 4 yıl sürmesine, üç imparatorluğun (Osmanlı, Çarlık ve Avusturya/Macaristan İmparatorlukları) tarih sahnesinden silinmesine yol açmıştı. Gelibolu Yarımadası’nda düşmana kesin darbeler vurarak onları yenilgiye uğratan Alb. Mustafa Kemal’in Anafartalar tepesinde yaktığı zafer meşalesi, Kurtuluş savaşımızın da yolunu aydınlatmıştır.

Çanakkale destanıyla ilgili şu önemli notları da unutmamalıdır:

• İngilizlerin para ile kiralayıp Osmanlı’ya karşı savaşmak üzere Çanakkale’ye taşıdığı bazı ANZAK Müslümanları gibi birçok gaflet ve hıyanet ehli, bilerek veya bilmeyerek beş vakit dua ettikleri Hilafet ordularına maalesef kurşun sıkmışlardır.

• 270 kiloluk top mermisini mucizevi şekilde sırtlayıp namluya süren ve en büyük düşman gemisinin batmasına ve saldırganların şaşkınlığa uğramasına sebebiyet veren SEYYİT ÇAVUŞ, çok fakir olmasına ve çocuklarını sünnet ettirecek parayı bile bulamamasına rağmen, Atatürk’ün teklif ettiği madalya ve maaşı “İman ve vatan borcumuzu para ile satamam!” diyerek geri çevirmesi bir ibret levhasıdır.

• Bu savaşlar sırasında Mason ve Dönme Enver Paşa’nın bütün ordularımızı bir Alman Generalin komutasına vermiş olması ve çok yanlış, belki de kasıtlı kararlarla binlerce Mehmetçiğin ölümüne yol açması ise; gafletten öte bir hıyanet kokusu taşımaktadır. Ve bu akıl almaz tavrını Mustafa Kemal şiddetle uyarmış ve kınamıştır. Aynı şahısın, Ruslara karşı Sarıkamış’ta 90 bin askerimizin donarak şehit olmasına sebebiyet verdiği de unutulmamalıdır. Ve zaten Çanakkale saldırılarının bir amacı da, doğudan Türkiye’ye saldıran Rusya’nın işini kolaylaştırmak ve onlara yardım ulaştırmaktır. Maalesef Çanakkale Savaşı’nda ordularımıza başkomutan yapılan Amiral Liman von Sanders adındaki Alman Deniz Generali, 17 Şubat 1855’te Pomeranya’da, Stolp şehrinde doğmuşlardı. 

1913 yılında Kasel’deki 22. Piyade Alayı’nda Orgeneral iken güya Balkan Savaşları’nda yıpranan Osmanlı ordularını ıslah etmek için Türkiye’ye yollanmıştır. 1915 yılında 5. Ordu’nun başında, Çanakkale ve Gelibolu’yu İngiliz ve Avustralya donanmalarına karşı savunmakla yetkili kılınmıştır. 

İngilizlerin casuslukları sonucu, Ordumuza verdikleri büyük zayiata bu Alman generalin, istihbarat zafiyetleri yol açmıştır. Otto Liman, daha sonra 1 Mart 1918’de Suriye ve Filistin’deki 4. 7. ve 8. ordulardan meydana gelen Yıldırım orduları grubunun başına atanmış, ancak İngiliz generali Edmund Allenby’in karşısında yine hezimete uğramıştır. (Eylül 1918). Liman paşa, Birinci Dünya Savaşı sona erip Mondros Mütarekesi imzalandığında Almanya’ya dönmüş ve 22 Ağustos 1929 yılında bu dünyadan ayrılmıştır. Güya Çanakkale’yi savunan Osmanlı 5. Ordu Komutanı Mareşal Liman von Sanders Osmanlı Devleti’ndeki Alman Danışma Kurulu Başkanıydı. Yani cephe içindeki Bakanlık ve Genelkurmay Başkanlığından sonra en yetkili komutandı. Alay komutanı, Albay Mustafa Kemal bile onun emrine bağlı kurmaylardan olup 19. yedek Tümen komutanıydı. Ancak Mustafa Kemal Ordularımızın bir Alman generalin emrine sokulmasına şiddetle ve cesaretle karşı çıkmış ve bu konudaki kanaatlerini raporlar halinde ilgili makamlara sunmuşlardı. Almanlarla bu kadar içli dışlı olunması ve 1. Dünya Savaşı’nda yanlış bir karar alıp Almanların safında savaşa katılınması ve tamamen onların menfaatine uygun olarak savaşılması, Talat, Enver ve Cemal Paşa üçlüsünün hırsları ve karanlık hesapları olarak başımıza büyük belalar açmıştı.

Aslında Otto Liman von Sanders, Yahudi asıllı ve kirli hesaplı bir insandı!

Bu Alman general, o dönemler, “Prusya” olarak adlandırılan Alman devletinde önemli askeri görevlerde bulunmuş ve “I. Dünya Savaşı’nda, “Almanya” ile “Osmanlı İmparatorluğu”nun müttefik olması sebebiyle, savaş boyunca imparatorluğun 5. Ordusuna kumandan yapılmıştır. Aslında Otto Liman von Sanders’ın babası Prusyalı Yahudi bir asilzade ve mülk zengini bir aristokrattı. Sanders, o zamanlar aristokrat ailelere mensup çocukların pek çoğu gibi orduya yazıldı ve “1874” yılında, “Essen” Muhafız Birliği’nde subay olarak orduya (daha doğrusu sinsi Siyonist amaçlarına) hizmet etmeye başlamış ve “1911” yılında generalliğe kadar çıkmıştı. Peki, bu Otto Liman Paşa’nın Yahudiliği niye özenle saklanmaktaydı?

Haçlı barbarlar karaya çıkarma başlattıklarında Esat Paşa, Bolayır sırtlarında kelebek kovalayan Sanders’e mesaj üzerine mesaj yollamış, takviye birlik göndermesi için adeta yalvarmış ama bu Alman Yahudi’si adam, kılını bile kıpırdatmamıştı!

İşte bu yüzden Çanakkale’de İstiklal Savaşı’nın tam 30 misli askerimiz şehadete uğurlanmıştı ki bunların çoğu okumuş yazmış insanlardı. Abdülhamid Han’ın yetiştirmek için yıllarını verdiği ve milyonlarca altın sarf ettiği mümtaz nesil Herr Liman Paşa’nın keyfi için bir nevi harcanmıştı. Hekimler, muallimler, mühendisler toprağa bırakılmış, Rüştiyeler, Sultaniler talebesiz kalmışlardı. İstanbul Tıp Fakültesi o sene mezun verememiş, İstanbul Erkek Lisesi, formasını hüzün renklerine (Sarı-Siyaha) boyamıştı. ‘Çanakkale içinde vurdular beni’ türküsü sanıldığı gibi bir Çanakkale değil Kastamonu türküsüydü.

Ve o yıllarda Kastamonu’da erkek kalmamış, cenazeleri bile kadınlar kaldırmıştı. Bu korkunç kayıplar yüzünden Türkiye Çanakkale’de kaybettiği kadronun yerini uzun süre dolduramamıştı. Okumuş adam eksikliği taaa 1950’li yıllara kadar uzanacaktı. Öyle ki okuma yazma bilenleri amir, orta mektep mezunlarını kaymakam yapmak zorunda kalınacaktı. Bu Liman von Sanders’in ısrarlı ve kasıtlı yanlışları yüzünden yüz binlerce evladımız şehit olacak, yüz binlerce evi feryat figan saracaktı. Peki, savaş sanatını çok iyi bildiğinden şüphemiz olmayan bir General, nasıl olur da kıtaya yeni çıkmış bir Teğmenin bile yapmayacağı hataları yapardı? Bir insan karizmasını niye çizdirir, kariyerini neden tehlikeye atardı? Komutanın iyisi az kayıpla çok iş başarandır. Bu ölçüye vurursanız, mitralyözlü siperlere, süngü hücumu başlatan bir adam, bırakın ordu komutanı, manga başı olamazdı. Peki, bu Liman Paşa saf mıdır, salak mıdır? Hayır hayır, o sadece zahirde Ulu Kayzer’inin (gerçekte Siyonist merkezlerinin) emirlerini uygulamıştı.

Deniz üzerinde kabak gibi hedef olan İngiliz filikalarına ateş açtırmayarak, çıkarma şansı tanımış ve müttefiklerin sahilde tutunmalarını sağlamıştı.

Sonra gelsin başıbozuk hücumlar, kanlı kanlı savaşlar ve kaybedilen canlar! Elbette ve kesinlikle onlar yüce şehitlik makamına ulaşmış ve Çanakkale’yi geçilmez kılmışlardı. Ama her halde hainleri de tanımak ve tanıtmak lazımdı.

• Şanlı Çanakkale Savaşımızda en önemli şansımız ve sığınağımız; daha önce, böyle bir saldırıyı öngörüp çok uygun ve sağlam siperler kazdıran Sultan Abdülhamid Han’ın hazırlıklarıdır.

• Hayatları ve rahatları pahasına bu cennet yurdu bize vatan bırakan aziz şehitlerimizi saygıyla anmalı ve onlara layık olmaya çalışmalıyız.

Özetle şanlı Çanakkale savunması: • İmanın imkâna, • Hakk’ın Batıl’a,
• Hilal’in Haç’a, • Müslüman Türk’ün, Batılı barbarlara karşı mucizevi zafer ve başarısının destanıdır. Bugün hala, Haçlı ve Siyonist ittifakı olan Avrupa Birliği’ne kuyruk olma gafletinde bulunan kafalar ve iktidarlar, Çanakkale şuuruna ve aziz şehitlerimizin mübarek ruhlarına hıyanette bulunmaktadır.

Çanakkale Savaşı, başlangıcı ve sonucuyla dünya tarihinde asla unutulmayacak bir zaferin ve şanlı kurtuluş mücadelesinin aralanan kapısıdır. İtilaf devletlerinin yeni bir Haçlı hıncıyla Çanakkale Boğazı’nı geçerek hem Osmanlı İmparatorluğu’nu 1. Dünya Savaşı’ndan saf dışı bırakmak, hem de müttefikleri Rusya’ya yardım ulaştırmak amacıyla o zamanın, üzerinde güneş batmayan imparatorluğu İngiltere’nin hiç yenilmemiş donanmasıyla birlikte topraklarımıza saldırmışlardı. Ama Allah’ın inayeti ve kahraman askerimizin ve aziz milletimizin dirayetiyle, İtilaf devletlerinin bütün planları boşa çıkarılmış, müttefikler tarafından yardım alamayan Rusya’da da Bolşevik İhtilali yapılmış, 1. Dünya Savaşı’nın süresi uzamış ve İstanbul’a açılan yol kapanmıştır.

On beşinden altmış beşine tüm Anadolu’nun seferber edildiği, liselerin savaşta hayatını kaybeden öğrencileri yüzünden mezun veremediği, annelerin evlatlarını alnına kına yakarak gönderdiği Çanakkale Zaferi, Müslüman Türk Milleti’nin bağımsızlık yolundaki fedakârlık damarını ve yüksek vatan aşkını bütün dünyaya bir kez daha ilan ve ispat etmiştir.

1-Çanakkale Destanı, imanın ve maneviyatın maddi imkânlara galip gelmesidir. İşte Edremitli Seyit Onbaşı, topun ağzına mermi süren vincin arıza yapması sebebiyle 3 adet 270’şer kiloluk mermiyi sırtında taşıyarak topa yerleştirmiştir. Savaştan sonra tekrar yapması istendiğinde bu eylemi gerçekleştirememiştir. Savaş boyunca bir metrekareye ortalama 6000 mermi düşmüştür. Bu oran dünya savaş tarihinin en yüksek oranı kabul edilmektedir. Savaş alanında çok yakın mevzilerde savaşıldığı için, havada çarpışarak birbirine geçmiş birden çok mermiye rast gelinmiştir. Oysa iki merminin havada çarpışma olasılığı 600 milyonda birdir.

2-Şanlı Çanakkale Zaferi’nde askeri dâhisi olan, Mustafa Kemal ve Esat Paşa’lar başarılı yönetimleriyle savaşın gidişatını değiştirmiş, hainler hariç tüm askeri yetkililerce takdir edilmişlerdir. Atatürk’ün Çanakkale Zaferi’nden sonra hızlı bir şekilde orduda yükseldiği görülmektedir.

3-Çanakkale Savaşı’nda erkekler ile birlikte özel eğitilmiş keskin nişancı kadın askerlerimiz ve kadın piyadelerimiz de ön saflarda savaşmış ve ortak mücadele vermişlerdir. Kahraman Türk askerleri soba borularından top bataryaları yaparak siperden çıkmadan isabetli atışlar yapabilmiş, bu şaşırtmaca düşmanı oldukça etkilemiştir. İngilizler ise zaten mühimmatı az olan Türk topçusunu yanıltmak için tahtadan büyük gemiler inşa ederek yüzdürmüşlerdir.

4-İngiliz – Fransız donanması Gelibolu öncesi 200 yıl boyunca hiç yenilmemiştir. İngiliz donanmasının son mayın kontrolünden sonra sabaha karşı elde kalan 26 deniz mayını, Tophaneli Hakkı Binbaşı Nusret Mayın Gemisi ile Ertuğrul Koyu’nda kıyıya paralel olarak döşenmiştir. Nusret’in mayınları, 639 kişilik mürettebatıyla Bouvet, HMS Inflexible, Bolva gibi en güçlü zırhlıları Çanakkale Boğazı’na gömmüşlerdir. Bu nedenle İngilizler, 18 Mart yenilgisinin sebebi olarak mayın taramacıları görmüşler ve hepsini kurşuna dizmişlerdir. Her iki ordunun arşivi açıklanıp, gerçek durum ortaya çıkınca ailelerinden özür dilenip, tazminat ödenmiştir.

5-Mısır’da askerlerin kayıtlarını tutan bir kâtibin sürekli olarak “Australian and New Zealand Army Company/ Avustralya ve Yeni Zelanda Ordu Birliği” yazmaktan sıkıldığı için kelimelerin baş harflerini alarak ANZAC kısaltmasını bulmuş, bu kısaltma da dünya tarihine geçmiştir.

6-Çanakkale Savaşı’nda doktorlarımız askerlerimiz kadar yorulmuş ve büyük yararlılıklar göstermişlerdir. Ümitsiz vakalar ile hiç ilgilenilmeyip, kurtulma şansı olanlara öncelik verilmiştir. Bir Türk doktorun önüne kendi oğlu getirildiğinde “Kurtulma şansı yok” diyerek diğer hastayı istemiş ve oğlunun mezarına ancak bir sonraki gün gidebilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu ile Haçlı İtilaf Devletleri arasında 1915-1916 yıllarında Anadolu’nun Gelibolu Yarımadası’nda yapılan deniz, kara ve hava savaşları, Çanakkale Destanı’nın yaşanmasına yol açmıştır. Tekrar hatırlatalım ki; tarihin en kanlı cephe savaşlarından biri olan Çanakkale saldırılarının sebepleri ise şunlardır:

• Haçlı Avrupalı İtilaf Devletleri’nce, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentini alarak boğazların kontrolünü ellerine almak.

• Rusya Çarlığı’na yapılacak yardımlarda güvenli bir yol açmak.

• Osmanlı’nın payitahtını ele geçirerek Almanya’nın bir müttefikini savaş dışı bırakmak.

• İngiltere’nin Hindistan’a uzanan sömürge yollarının güvenliğini sağlamak gibi zahiri ve resmi sebepler dışında asıl neden, Siyonist Yahudi odakların Osmanlı’yı yıkıp, İslam’ı yozlaştırıp Büyük İsrail’i kurma planlarıdır.

A-Çanakkale Savaşı’nın Başlaması ve Haçlı Batı’nın Deniz Harekâtının Başarısızlığı

İngiliz Savaş Konseyi; Winston Churchill’in planları doğrultusunda, Sackville Carden’ın desteğini de alarak Gelibolu Yarımadası’nı donanmayla geçerek Osmanlı’nın başkentini ele geçirmeyi öngören hazırlıkları uygulamaya çalışmıştı. İtilaf Devletleri’nin donanmaları 1915 yılının Şubat ayında saldırılarına başlamıştı (19 Şubat 1915). Müstahkem Mevki Komutanı Cevat Paşa emrindeki Osmanlı tabyaları çok başarılı bir savunma yapmıştı. İtilaf Devletleri donanmaları, ara verdikleri saldırılarına 18 Mart’ta tekrar başlamıştı.

Ancak Nusret Mayın Gemisi’nin Çanakkale Boğazı’na yerleştirdiği mayınların İtilaf donanmasına ağır kayıplara yol açması, Osmanlı tabyalarının başarılı atışları ve özellikle Birleşik Krallığın en önemli zırhlılarından biri olan Ocean’ın Seyit Ali Onbaşı tarafından batırılması ile müttefik donanması ağır bir yenilgi alarak geri çekilmek zorunda kalmıştı.

B-Barbarların Kara Harekâtını Başlatması

İtilaf Devletleri’nin deniz harekâtı başarısız olunca Çanakkale Savaşları’nın en kanlı bölümü olan kara harekâtı planlanmıştı. Bu kara harekâtı 25 Nisan tarihinde başlayıp 9 Ocak tarihine kadar devam eden çok kanlı çarpışmalardı. Osmanlı Devleti, 18 Mart 1915 tarihinde kazandığı büyük zaferden sonra, kara harekâtına karşı tedbirler alarak 5. Orduyu hazırlamıştı. Ancak Enver Paşa’nın gaflet ve gayretiyle bu ordunun başına Alman Liman von Sanders’ın atanması başımıza büyük sorunlar açmıştı. Alman General Liman von Sanders’ın İtilaf Devletleri’nin çıkarmalarına karşı oluşturulan gereksiz ve yetersiz hazırlık planlarına en büyük itirazı, 9. Tümen Komutanı Albay Halil Sami Bey ve Yarbay Mustafa Kemal yaparak bu konudaki görüşlerini raporlaştırmış ve ilgili makamlara ulaştırmışlardır.

Arıburnu çıkarmasında düşmanların Anzak birlikleri görev almıştı.

Düşman çıkarması hızla gelişirken Yarbay Şefik Bey biraz geç de olsa karşı harekât başlatmıştı.  Fundalıklarda gizlice ilerleyen Türk askeri kirli çamaşırlarını çıkarıp temiz çamaşırlarını giyerek şahadet için manevi hazırlıklarını yapmışlardı. Bölgede bulunan 27. Alay Anzak birliklerini durdurmayı başarmış, kesin saldırı için hazırlıklarına başlamıştı. Bütün gün süren çatışmalar sonucunda Anzak birlikleri geri çekilmek zorunda kalmıştı. Mustafa Kemal gece boyunca da taarruzlarına devam ederek düşmanı tamamıyla yenmeyi düşünse de 27 ve 57. Alaylar birkaç mevzi dışında yapılan taarruzlarda istenen başarıya ulaşamamışlardı. Haçlı İtilaf devletlerinin asıl kuvvetleri Seddülbahir’de konuşlanmıştı. Çok kanlı çatışmaların geçtiği cephede Türk ordusu düşman çıkarmasını üstün dirayetiyle durdurmayı başarmış, ancak çok kanlı çatışmaların olduğu I. ve II. Kirte Muharebeleri’nde çok fazla zayiatlar yaşanmıştı.

Çanakkale Savaşı Çok Önemli ve Tarihi Sonuçlar Doğuracak ve Birinci Dünya Savaşı’nın Uzamasına Neden Olacaktı.

1-Asla yenilmez sanılan İngilizler ve müttefikleri ağır bir yenilgi alarak dünyada İngiliz İmparatorluğu’na duyulan güven sarsılmıştır.

2-Çanakkale Savaşı, Rusya’da ortaya çıkan Bolşevik Komünist İhtilalini hızlandırmıştır. Rusya yardım alamayınca Çarlık rejimi yıkılmış ve Rusya Brest Litowsk Antlaşmasıyla I. Dünya Savaşı’ndan çekildiğini açıklamıştır.

3-Çanakkale Zaferi’nin kazanılması Türk halkına yeniden manevi bir ruh ve heyecan kazandırmıştır.

4-Kazanılan zaferden sonra Bulgaristan, İttifak Devletleri’nin yanında savaşa dâhil olacaktır. Böylece Osmanlı Devleti ile müttefiki Almanya arasında kara bağlantısı sağlanmıştır.

5-Hepsinden önemlisi; Mustafa Kemal’in tanınmasını, askeri ve siyasi dehasının anlaşılmasını sağlayan, Çanakkale Savaşı olacaktır.
Şanlı Çanakkale Savaşları’nın Başlaması ve Yaygınlaşması.

Askeri güçlerini birleştiren ittifak olan İTİLAF devletleri, başta İngiltere ve Fransa, 19 Şubat 1915’te Çanakkale’ye saldırmışlardı. 18 Mart’ta büyük bir taarruz başlatan İngiliz ve Fransız donanması, ağır kayıplar verip geri çekilmek zorunda kalmışlardı. İngilizler, çeşitli sömürge ülkelerden topladıkları kuvvetlerini Arıburnu’ndan karaya çıkarmışlardı. Tam bu arada Yarbay Mustafa Kemal Çanakkale cephesine atanmış ve savaşın seyrini değiştirecek kahramanlıklar yaşanmıştı. Ve nihayet 9 Ocak 1916’da Çanakkale’nin düşmandan tamamen temizlenmesi başarılmıştı.

Çanakkale Savaşı’nın Genel Sonuçları

250 bin kahraman Türk askeri ve subayı şehit düşmüş, on binlercesi yaralanmıştı, ama Siyonist güdümlü Haçlı sürüleri Çanakkale’yi aşamamıştı. Rusya’ya gerekli olan silah ve cephane ulaştırılamadığından Rus Çarlığı çökmüş ve savaştan çekilmek zorunda kalmış ve Bolşevik-Komünist ihtilal yaşanmıştı. Ayrıca şanlı Çanakkale direnişi, Birinci Dünya Savaşı’nı 1 yıla yakın uzatmıştı. Rusya’daki ihtilal sonucu Çarlık Rusya yıkılıp yerine Sovyet Rusya kurulmuştu. Savaşın uzaması ve İngilizlerin Çanakkale’de bozguna uğraması sömürgelerini yönetmelerini zorlaştırmıştı. Savaşın uzaması, savaşla ilgili olmayan sanayi dallarının gerilemesine neden olmuş, bundan da Japonya ve ABD kazançlı çıkmıştı.

Çanakkale Savaşları, Birinci Dünya Savaşı içinde, tarihin en kanlı bölümünü oluşturmaktadır. Sayısız zafer ve şereflerle dolu tarihimizin en parlak sayfasıdır. I. Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce, 1911-1912 yıllarında hain ve gafil İttihatçıların bilinçsizlikleri ve beceriksizlikleri yüzünden Osmanlı Devleti son Afrika topraklarını İtalya’ya kaptırmış, 1912-1913 Balkan hezimeti ile de, Rumeli’deki son Türk topraklarımız elimizden çıkmıştı. Bulgar ordularının İstanbul kapılarını zorlaması, 500 yıldır Türk olan Rumeli’nin kaybı, İstanbul ve boğazların güvenliğinin tehlikeye sokulması, Mason ve dönme İttihatçıların başımıza sardığı belalardır. Bu süreçte Osmanlı Devleti, yine İttihatçıların marifetiyle, kaderini alelacele, 2 Ağustos 1914’te Almanya’ya “Üçlü İttifak”a bağlamış ve savaşa katılmıştı. İşte Çanakkale saldırıları, bunun üzerine başlatılmıştır. İngiltere Başkanı Lloyd George ve Bahriye Nazırı Churchill Çanakkale’ye saldırmak ve Osmanlı’yı yıkmak için, Almanya’nın safına katılmamızı bir bahane ve fırsat olarak kullanmışlardır.

Hareket sahası olarak Gelibolu Yarımadası’nın seçilmesi, bu bölgenin jeopolitik bakımdan çok büyük öneme sahip olmasındandır. Boğazlar, Güney Rusya ve bütün Karadeniz kıyılarının açık denizlere olan tek çıkış noktasıdır. Harp halinde bu geçidin kapanması, Rusya için hayati önem taşımaktadır. Zira Rusya’nın insan ve hammadde kaynakları zengin, fakat sanayi ve mali imkânları sınırlıdır. Bunun için uzun ve sürekli bir savaşın gerektirdiği silah, cephane ve malzeme ikmalini temin edemeyecek durumdadır. Bu durumda boğazlar, doğu cephesinin en müsait ve hayati geçiş hattını oluşturmaktaydı. Bu geçidin açılmasıyla Rusya takviye olunacak, batı cephesinin yükü azaltılacak, dolayısıyla savaşın süreci kısaltılacaktı. Osmanlı Devleti’nin savaş dışı edilmesiyle, muhtemelen Balkan devletleri ve İtalya “itilaf” devletleri yanında savaşa katılacaklardı.

O zaman İngiliz Bahriye Nazırı olan Churchill’in ısrarla üzerinde durduğu bu fikirler, önceleri pek dikkate alınmamıştı. Ancak 1914 Aralık ayında başlayan Türk Sarıkamış harekâtı üzerine sıkışan ve telaşlanan; çok zor durumda kalan Rusya, hiç değilse bir kısım Türk kuvvetlerinin başka cephelere çekilmesini istemeye başlamıştı. İşte Çanakkale saldırıları bunun üzerine başlatılmış, fakat kesin neticeyi batı cephesinde arayanları darıltmamak amacıyla önce sadece donanmayla ve zorla Çanakkale Boğazı geçilmeye çalışılmıştı. Aslında Sarıkamış’ta, Türk Ordusundan; Enver Paşa’nın tedbirsizlikleri yüzünden 90 bin Mehmetçiğimiz donarak şehit olmuşlardı.

Mustafa Kemal’in Çanakkale’de kazandığı başarı, O’nun daha sonra milli mücadelenin lideri olmasında etkili olacaktı.

18 Mart 1915 günü Çanakkale Boğazı önlerinde deniz harekâtıyla başlayan savaş, İngiliz ve müttefiki Fransız donanmasının yenilmesiyle, 25 Nisan günü ikinci aşamaya geçmiş durumdaydı. Kara harekâtında da umduğunu bulamayan İtilaf Kuvvetleri, 10 Ocak 1916 günü bölgeden Atatürk’ün deyimiyle “Tam manasıyla kaçmışlardı!..” İşte bu dönemde Yarbay Mustafa Kemal Bey, Sofya’da Askeri Ateşe iken örnek bir Milli gayret, mesuliyet ve cesaretle görev isteyip almış ve 19. Tümen Komutanı olarak bölgeye atanmıştı. 10 Aralık 1915 gününe kadar gerek bu tümene, gerekse Anafartalar Grup Komutanlığı’na Albay rütbesiyle komutanlık yapmıştı. Bu büyük savaşta gösterdiği başarılarla “Anafartalar Kahramanı” olarak anılmaya başlamış ve çok sayıda madalyayla onurlandırılmıştı. Bu savaşta Atatürk, Asil Türk Ordusunun en büyük direnç kaynağının İslam inancı ve Kur’an’a bağlılığı olduğunu bir kez daha ve yakinen anlamış ve bunu defalarca aktarmıştı. Tarihin akışını değiştiren savaşta Mustafa Kemal de komutanlık becerisiyle savaşın gidişine yön veren kurmaydı. Bu savaşta onunla birlikte görev yapan subaylar da edindikleri tecrübeyle Kurtuluş Savaşı’na önderlik yapacaklardı.

İşte Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki tavrı:

• Mustafa Kemal, Enver Paşa’nın aceleci girişimlerine karşı, savaşa olabildiğince geç girilmesinden yanaydı. Almanya’nın gerçek durumunu öğrenmek istiyordu.

• Savaş başladığında Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da Askeri Ateşe iken, İstanbul’a başvurarak cephede aktif görev verilmesini isteyecek kadar sorumlu ve onurluydu. Emir gelince de hemen yola koyulmuştu.

• Atatürk, bu bölgeyi ve arazi durumunu Balkan Harbi yıllarından biliyordu. Bolayır’da 8 Şubat 1913-10 Ağustos 1913 tarihleri arasında görev yapmıştı, araziyi çok iyi hatırlıyordu.

• Mustafa Kemal’in, Alman Liman von Sanders’in genel talimatları aksine, düşmanın ilk çıktığı yere zamanında müdahale etmesi ve onları durdurması tarihi nitelik taşıyordu ve savaşın seyrini değiştiriyordu. İlk müdahale, Mustafa Kemal Bey’in stratejik bakışındaki doğru ve isabetli tutumdan kaynaklanıyordu. Bu yerinde müdahale olmasaydı, savaşın daha başında iken kaybedilme ihtimali yüksek görülüyordu.

• Atatürk, Beşinci Ordu Komutanı Liman von Sanders’in, bölgedeki birlikleri farklı yörelere dağıtma ve düşmanı karşılama kararını hatalı buluyor ve bunu Başkomutan Vekili ve Harbiye Nazırı Enver Paşa’ya bildiriyordu. 3 Mayıs 1915 tarihli mektubunda Enver Paşa’yı şu ifadelerle uyarıyordu: “Maydos Bölgesi Kuvvetlerini komuta ettiğim zaman, aldığım tertibat ile düşmanın karaya çıkmasına imkân verilmeyebilirdi. Ama Liman von Sanders Paşa’nın yanlış kararlarıyla düşmanın karaya çıkması kolaylaştırılmıştır.” demekten sakınmıyordu.

• Atatürk, düşmanı karaya çıkıp tutunmadan kıyıda karşılamadan yanadır. Çünkü ona göre düşmanın karaya çıkmaya çalıştığı an, onun en zayıf olduğu andır. Düşmanı sahile çıkarmama taktiğini görev yaptığı Trablusgarp’ta öğrenmiş bulunmaktaydı. 1911-12 yılları arasında süren savaşta görev yapmış ve İtalyanları günlerce sahile çıkamaz/sahilden ilerleyemez duruma sokmuştu.

• Mustafa Kemal verdiği yerinde kararlar ve giriştiği hamlelerle, bölgedeki ordunun komutanı Sanders’in stratejik hatalarını taktik başarılarla dengeliyor ve Alman Paşa’nın bu kasıtlı hatalarını olağanüstü hamle ve başarılarıyla zafere dönüştürüyordu.

• 10 Ağustos 1915 günü Anafartalar Zaferi’ni kazandıran büyük hücumda, önce kendisi siperden çıkarak düşmana saldırıyor, hayatını hiçe sayıyor ve bu üstün cesaretiyle askerlerini coşturuyordu. Yedek birlik olmasına rağmen, 25 Nisan 1915 günü gerçekleşen çıkarmayı duyduğu an, emir almadığı halde hemen harekete geçiyor ve Kocaçimen Tepesi üzerinden Conkbayırı’na geliyordu.

• Bu hücumun ilk anlarında bazı birlikler geri çekilmeye zorlanıyor, hatta yer yer panik havası da başlıyordu. İşte bu kritik anda Mustafa Kemal Bey, bizzat öne atılıp müdahale ederek kaçan askerleri durduruyor ve ikinci bir Balkan Harbi utancını önlüyordu. Geri çekilmeyi önlemek için sert emirler veriyor, geri çekilecekleri ‘vurun’ talimatından çekinmiyordu. Yıllar sonra bu hareket için “İşte kazandığımız an buydu!” diyordu.

• Gece gündüz demeden ani ve etkili akınlarla düşmanın manevi kuvvetini çökertiyordu. Düşman bırakın ilerlemeyi, kendisine sığınacak yer aramakla uğraşıyordu ve siper kazmaya bile fırsat bulamıyordu.

• Atatürk, insan takatini ve gayretini zorlayarak taarruzlara gece gündüz devam ediyordu. 3 Mayıs 1915 tarihli şu değerlendirmesi tarihe geçiyordu: “Bu şartlarda istirahat uykusu aramanın, yalnız bizim değil, bütün milletimizin ebediyen mahrum kalmasına sebebiyet verebileceğini hepinize hatırlatırım. Bütün arkadaşlarımın hemfikir olduklarına ve düşmanı tamamen denize dökmedikçe yorgunluk belirtileri göstermeyeceklerine şüphe yoktur.” Böylece siperlere çekilen düşmana sürekli hücumlarla rahat yüzü gösterilmiyor ve tutunmaları önleniyordu.

• Atatürk, düşmanın büyük kuvvetle Anafartalar bölgesine bir çıkarma yapacağını önceden seziyordu. Bunun gösteri harekâtı olmadığını, aksine bu bölgeye (Arıburnu-Kocaçimen) yerleşme amaçlı olduğunu anlayarak, kuvvet kaydırıyor ve üst komutanlığa bu konuda görüş bildirerek, bölgeye yeni birlikler gönderilerek takviye edilmesini sağlıyordu.

• 8 Ağustos 1915 günü Ağıldere bölgesinden Şahinsırt ile Conkbayırı’na ilerlemekte olan düşman kuvvetlerinin yapmak istediği harekâtı erkenden saptayarak buna göre tedbir alıyor, bununla Arıburnu cephesinin düşmesini önlüyordu.

Anafartalar Kahramanı ve Çanakkale Savunmasının Destanlaşması
• Mustafa Kemal Ağustos ayındaki Anafartalar Savaşı olarak tarihe geçen bu büyük düşman taarruzuna, küçük kuvvetlerin bir araya getirilerek topluca karşı konulmasını ve bunun komutanlığına da kendisinin atanmasını istiyordu. Bu konuda ısrarlı davranıyor ve o komutanlığı alıyordu… Bunun ne kadar doğru bir karar olduğunu anlamak için, düşman orduları Başkomutanı İngiliz General İan Hamilton’un 10 Ağustos 1915 günü, günlüğüne düştüğü şu notuna bakmak gerekiyordu: “Conkbayırı tepelerine yaklaşmış ve tutunmuştuk.

Türkler bu ana kadar işgal ettiğimiz mevzileri geri alamamışlardı. Conkbayırı’nda Türkler çok iyi bir kumandaya sahipler, bunu ilave etmeliyim. Başlarındaki Generaller bizi baskınla bastırmadıkça yenemeyeceklerini biliyorlar. Haliyle durmadan baskın taarruzu deniyorlar. Zararı yok, ölmeyeceğiz ve asla teslim olmayacağız.”[1]

• Sabataist Sosyalistlerden Yalçın Küçük’ün “Atatürk Çanakkale Savaş’ında hiç görev almadı!” iftirasının tam aksine, Çanakkale Cephesi’ne Yarbay rütbesiyle gelen Mustafa Kemal Bey, 19. Tümen Komutanı olarak koca bir tümeni yönetiyordu. Savaşın en kritik anında yaklaşık 130 bin kişilik bir kolorduya Albay rütbesiyle komutanlık yapıyordu.

• Grup komutanlığını emrine alması sırasında, 5. Ordu Komutanı Liman von Sanders’ın kendisine: “Bu kadar asker sana fazla gelmez mi?” sorusunu Atatürk: “Az bile gelir!” şeklinde yanıtlıyordu. Durumun önemini anlayan komutanlık, 8/9 Ağustos 1915 gecesi 21:30 sıralarında Mustafa Kemal Bey’i Anafartalar Grup Kumandanı olarak atıyordu. Hasta olduğu halde, birliklerle 10 Ağustos günü büyük zaferi kazanıyor, “Fakat ben, vatanım mahvolduktan sonra yaşamamaya karar verdiğim için bu sorumluluğu iftiharla üstlendim.” diyordu.

• En zor anlarda bile öne atılarak askere örnek oluyor ve cesaret veriyordu. Yanındaki subay ve erlerin de arkasından coşup koşmasını sağlayarak yapmak istediği harekâtı gerçekleştiriyordu. Sadece karargâhtan savaşı yönetmiyor, sürekli gelişmeleri olay yerinden izleyerek anında yeni duruma göre pozisyon alıyor ve hatta 4 ay boyunca siperden çıkmadığı oluyordu.

Çanakkale Savaşı’nın Perde Arkası ve Mustafa Kemal’in Vatan ve

Bağımsızlık Aşkı

Osmanlı İmparatorluğu, Almanya’nın Rusya’ya savaş ilan ettiği 1 Ağustos 1914’ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştı. Bu antlaşma, imparatorluğun eninde sonunda Almanya’nın ana gücünü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamını taşımaktaydı. Enver Paşa, Almanların ve masonik odakların baskısıyla bu savaşa katılmakla maalesef Osmanlı’nın sonunu hazırlamıştı. Akdeniz’de İngiliz donanması önünden kaçan Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul’a gelmesiyle bir tuzak hazırlanmıştı.

Daha sonra Osmanlı Donanması’na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz’e açılan bu gemiler, 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu’na savaş açmıştı.

Birleşik Krallık (İngiltere) Donanma Bakanı Winston Churchill, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı’nın donanmayla geçilerek İstanbul’un işgalini öngören bir planı Başbakan Herbert Asquith’e sunmuşlardı.

Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya konulmuş ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz’a geniş çaplı saldırıları 1915 Şubat ayında başlatılmıştı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü yapılmıştı. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğramış ve deniz harekâtından vazgeçmek zorunda kalınmıştı. Deniz harekâtıyla İstanbul’a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekâtıyla Çanakkale Boğazı’ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirme planı gündeme taşınmıştı. Bu plan çerçevesinde hazırlanan İngiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası’nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştı. İngiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin kararlı ve kahraman savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası’nı işgalde başarılı olamamışlardı.

Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için, Arıburnu’nun kuzeyindeki Suvla Koyu’na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştı. Ancak 9 Ağustos’ta Kurmay Albay Mustafa Kemal’in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda, İngiliz Komutanlığı’nın ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek, sahilde tutunmaya mecbur bırakmıştı. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimen Tepe – Conkbayırı hattında yeni bir karşı taarruz başlatarak, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştı. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştı. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmek zorunda kalmıştı.

Birinci Dünya Savaşı başladığında Bulgaristan Sofya’da “ateşemiliter” olan Mustafa Kemal, “Avrupa’daki rahatını” bırakarak “ülkeye ve millete borcunu ödemek için” adeta “gönüllü” olarak Çanakkale Savaşları’na katılmıştır. Mustafa Kemal, Kasım 1914’te, Başkomutanlık Vekâletine müracaat ederek cephede aktif bir göreve getirilme talebini aktarmış, ancak bu isteği, “Sizin için orduda her zaman bir görev vardır. Ancak Sofya Ateşemiliterliği’ni daha önemli gördüğümüzden sizi orada bırakıyoruz.” şeklinde yanıtlanmıştır. Çünkü hem Enver Paşa’nın hem de Alman Liman von Sanders Paşa’nın, Mustafa Kemal’in pasif görevlerde kalmasını arzuladıkları ve O’nun Milli ve cesaretli tavrından kuşkulandıkları anlaşılmaktadır. Bunun üzerine Mustafa Kemal, Aralık 1914’te Sofya’dan Başkomutan Vekili Enver Paşa’ya bir mektup yazarak cephede aktif görev alma isteğini tekrar hatırlatmıştır: “Vatanın müdafaasına ait faal vazifelerden daha mühim ve yüce bir vazife olamaz.

Arkadaşlarım muharebe cephelerinde, ateş hatlarında bulunurken ben Sofya’da ateşemiliterlik yapamam! Eğer birinci sınıf subay olmak liyakatinden mahrumsam, kanaatiniz bu ise, lütfen açık söyleyiniz.” diyen Mustafa Kemal’in, bu ısrarları üzerine, 20 Ocak 1915’te, Esat Paşa komutasındaki, 3. Kolordu’ya bağlı olarak Tekirdağ’da kurulacak 19. Tümen Komutanlığı’na atanmıştır.

Mustafa Kemal, Çanakkale Savaşları’na “yarbay” olarak başlamıştır, fakat beş hafta sonra 1 Haziran 1915’te “Albay”lığa çıkarılmıştır. 2 Şubat 1915’te Tekirdağ’a gelen Mustafa Kemal 19. Tümeni kurma çalışmalarına başlamış, 25 Şubat 1915’te, Tekirdağ’daki 19. Tümen Komutanlığı, Maydos (Eceabat)’a taşınmış ve Mustafa Kemal 19. Tümen ve Maydos Bölge Komutanlığı’na atanmıştır. (19. Tümene ek olarak, 9. Tümenin 2 piyade alayı bazı topçu birlikleri de Maydos Bölge Komutanlığı O’nun emrine bırakılmıştır.)

9/10 Mayıs 1915’te Arıburnu cephesinin sağ yanından taarruza geçen düşman, Mustafa Kemal’in 19. Tümeni’ne bağlı birliklerce durdurulmuş ve geri püskürtülmüştür. 10 Mayıs 1915’te, Mustafa Kemal’in Arıburnu muharebelerini yönettiği tepeye, 3. Kolordu Komutanlığı’nın günlük emriyle- “Kemalyeri” adı verilmiş bulunmaktadır. 11 Mayıs 1915’te Başkomutan Vekili Enver Paşa, öğleden sonra 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’yla birlikte Kemalyeri’ndeki Arıburnu karargâhına gelerek cephe hakkında Mustafa Kemal’le buluşmuşlardır. 16 Mayıs 1915’te, Edirne Valisi Hacı Adil Bey, Gelibolu Mutasarrıfı Rıfat, Maydos Kaymakamı Rahmi, Keşan Kaymakamı, Gelibolu Jandarma Komutanı’nın oluşturduğu bir heyet, 3. Kolordu Komutanı Esat Paşa’yla beraber Kemalyeri’nde Mustafa Kemal’i ziyaret ederek cephede gösterdiği fedakârlık ve kahramanlık nedeniyle kendisine tebrik ve takdirlerini sunmuşlardır. Ama her nedense 17 Mayıs 1915’te Mustafa Kemal, Arıburnu Kuvvetleri Komutanlığı’ndan alınarak, 19. Tümen Komutanlığı’ndaki görevine yollanmıştır. Ayrıca bu 19. Tümen, Kuzey Grubu Komutanlığı’na bağlanmıştır. Öyle anlaşılıyor ki, maalesef Mustafa Kemal özellikle pasif bırakılmaya çalışılmaktadır. Mustafa Kemal, Arıburnu Komutanlığı’ndan ayrılırken emrindeki birliklere yazdığı veda yazısında: “23 gün sevk ve idare etmek mutluluğu kazandığım siz demir-çelik gibi sağlam kitlenin, Allah’a sığınarak yaptığı hücum iledir ki düşmanın 20.000’i aşan kuvveti Arıburnu’nda yok edildi. Yirmi üç günlük ateşli ve kanlı ortak çabalarımız anısının samimi ve temiz duyguyla korunacağından eminim.” diyerek bir nevi sitemlerini de açığa vurmuşlardır.

Özetleyecek olursak:

3 Kasım 1914 ve 18 Mart 1915 tarihleri arasında Çanakkale Boğazı’nda cereyan eden bir seri deniz savaşlarıyla, Gelibolu Yarımadası’nda 25 Nisan 1915 – 8/9 Ocak 1916 tarihleri arasında yapılan kara savaşları, Türk tarihinin en şerefli sayfalarını dolduran birer zafer destanıdır. Milli bağımsızlık savaşımızın temelleri de, Çanakkale’nin sularında, Conkbayırı’nda ve Anafartalar’da atılmış, bu zaferler Türk Kurtuluş Savaşına maya çalmıştır. Aziz milletimiz İstanbul’u işgalden kurtaran Anafartalar kahramanı Mustafa Kemal Paşa’yı Çanakkale’den tanımış, 19 Mayıs 1919’da O, Samsun’a çıktığı gün, Suriye ve Filistin cephelerinden terhis olarak Anadolu’ya dönen Türk halkı, “Bu benim kahraman komutanımdı” diyerek O’nun etrafında kenetlenip İstiklal Savaşı’na katılmıştır. Çünkü 18 Mart zaferi kazanılmasaydı, düşman donanması, daha 1915’in Mart ayında İstanbul’a girerek Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkacaktı.

Çanakkale Boğazı’nı denizden aşıp İstanbul’a giremeyen İtilaf Devletleri, 25 Nisan 1915’ten başlayarak 8-9 Ocak 1916’ya kadar süren Çanakkale kara savaşlarında Mustafa Kemal tarafından durdurulamasaydı, Birinci Dünya Savaşı’nda Çarlık Rusya’sı en kısa yoldan müttefiklerinin yardımlarına kavuşacağı için yıkılmayacak, muhtemelen Ekim 1917 Bolşevik İhtilali de yaşanmayacaktı. Bu durumda Almanya’nın yenilgisi hızlanacak ve 1. Dünya Savaşı belki de 1915’te son bulacaktı. Gelibolu Yarımadası’nda düşmana kesin darbeler vurarak onları yenilgiye uğratan Alb. Mustafa Kemal’in Anafartalar tepesinde yaktığı zafer meşalesi, Kurtuluş Savaşı’mızın da yolunu aydınlatmıştır.

Çanakkale’yi geçilmez kılan, daha sonra şanlı Kurtuluş Savaşı’mızla Anadolu’yu bize vatan bırakan ve bu uğurda canlarını kurban etmekten sakınmayan bütün şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anmak, onların aziz hatırasına ve kutsal mirasına sahip çıkmak, hepimize bir vicdan borcu olmaktadır.

www.haberci18.com İnternet Medyası yazı ailesi olarak, “Çanakkale destanımızı bizlere en mükemmel bir şekilde anlatırken bir yandan günümüze yönelik vurucu dersler almamızı da sağlayan bu güzel yazı için Allah üstadımızdan ve tüm emeği geçenlerden razı olsun.” İfadelerimizi belirtiyoruz. 

Ne Mutlu Türkü’m Diyene!]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/canakkale-destani-nasil-yazildi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/canakkale-destani-nasil-yazildi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/ahmet-akgul-ustadimiz/28765/</link>
			<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 09:09:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Okullarda Güvenlik Tedbirleri Görüşüldü</title>
			<description><![CDATA[Toplantıda, Türkiye genelinde okullarda alınması gereken güvenlik tedbirleri kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitim kurumlarında öğrencilerin...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[81 İl Valisi Katıldı: Masada Okullardaki Güvenlik Tedbirleri Konusu Vardı

Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, İçişleri ve Millî Eğitim Bakanlarının başkanlığında gerçekleştirilen ve 81 ilin katıldığı “Okul Güvenliği” toplantısına katıldı.

Çankırı’da okul güvenliğine yönelik çalışmalar kapsamında önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in başkanlığında düzenlenen “Okul Güvenliği” konulu toplantıya katıldı. Video Konferans Sistemi (VKS) üzerinden gerçekleştirilen toplantıya 81 ilin valileri de eş zamanlı olarak iştirak etti.

Toplantıda, Türkiye genelinde okullarda alınması gereken güvenlik tedbirleri kapsamlı şekilde ele alındı. Eğitim kurumlarında öğrencilerin güvenliğinin sağlanması, okul çevrelerinde alınacak önlemler ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi gibi başlıklar gündemde yer aldı.

Çankırı’dan toplantıya ayrıca İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Serhat Demiral, İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez ve İl Milli Eğitim Müdürü Ayhan Işık da katılım sağladı. İlgili kurum temsilcilerinin yer aldığı toplantıda, mevcut uygulamalar değerlendirilirken sahadaki ihtiyaçlar ve alınabilecek yeni tedbirler üzerinde duruldu.

Yetkililer, okul güvenliğinin yalnızca fiziki önlemlerle sınırlı olmadığını, aynı zamanda öğrencilerin sosyal ve psikolojik güvenliğini de kapsayan geniş bir alanı içerdiğini vurguladı. Bu kapsamda, güvenli eğitim ortamlarının oluşturulması için ilgili kurumlar arasında iş birliğinin artırılmasının önemine dikkat çekildi.

Toplantının, ülke genelinde okul güvenliği konusunda yürütülen çalışmaların daha etkin hale getirilmesine katkı sağlaması beklenirken, alınan kararların sahada uygulanmasına yönelik süreçlerin yakından takip edileceği ifade edildi.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/okullarda-guvenlik-tedbirleri-gorusuldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/okullarda-guvenlik-tedbirleri-gorusuldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/81-il-valisi-katildi/28762/</link>
			<pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:46:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı Lisesi Öğrencimiz Ceylin Ela Balcı Türkiye İkincisi </title>
			<description><![CDATA[Çankırı Lisesi 11.sınıf öğrencimiz Ceylin Ela Balcı, ülke genelinde düzenlenen “Su Verimliliği Seferberliği” yarışmalarında...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı Lisesi 11.sınıf öğrencimiz Ceylin Ela Balcı, ülke genelinde düzenlenen “Su Verimliliği Seferberliği” yarışmalarında müzik dalında Türkiye ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. 

Milli ölçekte gerçekleştirilen yarışmanın müzik kategorisinde yarışan Balcı, “Su Hayattır” isimli eseriyle Türkiye ikincisi oldu. Su kaynaklarının verimli kullanımı ve suyun yaşam için taşıdığı önemi konu alan eser, jüri tarafından da beğeni topladı.

Genç öğrencinin başarısı hem okulunda hem de Çankırı’da sevinçle karşılandı. Eğitim camiası, Ceylin Ela Balcı’nın elde ettiği derecenin örnek bir başarı olduğunu ifade ederek öğrenciyi tebrik etti.

“Su Hayattır” adlı eseriyle öne çıkan öğrencimizi, yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Ceylin Ela Balcı’nın ortaya koyduğu performans, genç yaşta elde edilen sanatsal ve akademik başarıların önemini bir kez daha gözler önüne serdi.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/cankiri-lisesi-ogrencimiz-ceylin-ela-balci-turkiye-ikincisi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/cankiri-lisesi-ogrencimiz-ceylin-ela-balci-turkiye-ikincisi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-lisesi-ogrencimiz-ceylin-ela-balci-turkiye-ikincisi/28731/</link>
			<pubDate>Thu, 09 Apr 2026 21:25:44 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;daki Güldürcek Barajında Su Seviyesi 0/0 31&#39;e Yükseldi</title>
			<description><![CDATA["2025 yılı sonunda barajımız yüzde 11’ler seviyesine kadar geriledi. 2026 kış dönemiyle beraber su seviyelerimiz artış göstererek yüzde 31 seviyelerine geldi.” ]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı’da içme suyu sağlayan barajdaki doluluk oranı, kış aylarındaki yağışlar sayesinde yüzde 11’den yüzde 31’e çıkmasını sağladı.

Çankırı Belediyesi Su ve Hizmet Birliği Müdürü Recep Özen yaptığı açıklamada Çankırı’nın içme suyunun karşılandığı Güldürcek Barajı’nın 1979 yılında bölgesel sulama amaçlı kurulduğunu, 2005 yılında yapılan çalışmaları sonunda barajın yüzde 95’inin içme suyuna tahsis edildiğini söyledi. 

Barajdan yaklaşık 130 bin kişiye içme suyu sağlandığına işaret eden Özen, “Güldürcek Barajı ne yazık ki küresel ısınmanın da etkisiyle her dönem seviyesini kaybetmekte. 2025 yılı sonunda barajımız yüzde 11’ler seviyesine kadar geriledi. 2026 kış dönemiyle beraber su seviyelerimiz artış göstererek yüzde 31 seviyelerine geldi.” dedi. 

Nisan ve Mayıs aylarında bekledikleri yağışlarla seviyenin artmasını ümit ettiklerini dile getiren Özen, “Bugün itibarıyla görülen sıcaklıklar neticesinde 2026 yılının biraz daha sıkıntılı geçeceğini düşünüyoruz. Bu noktada su kullanımıyla alakalı vatandaşlarımızdan iktisatlı olmalarını tavsiye ve talep ediyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/cankiri-daki-guldurcek-barajinda-su-seviyesi-0-0-31-e-yukseldi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/04/cankiri-daki-guldurcek-barajinda-su-seviyesi-0-0-31-e-yukseldi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/guldurcek-baraji/28704/</link>
			<pubDate>Thu, 02 Apr 2026 14:26:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Dünyaca Ünlü Yazar Akif Manaf&#39;a Doğayla Barış Ödülü</title>
			<description><![CDATA[Ödül, Geppetto Restorasyon’un kurucusu Erdem Köroğlu tarafından takdim edildi. ]]></description>
		    <news><![CDATA[International Peace Prize ödüllü, dünyaca ünlü yazar, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti Akif Manaf’a doğanın korunmasına, ekolojik dengenin sürdürülebilirliğine ve küresel barışın güçlendirilmesine sağladığı katkılar dolayısıyla Geppetto Restorasyon tarafından “Doğayla Barış Ödülü” verildi.

Ödül, Geppetto Restorasyon’un kurucusu Erdem Köroğlu tarafından takdim edildi. Köroğlu, Akif Manaf’a Doğayla Barış Ödülü’nü verme gerekçelerini şu sözlerle ifade etti:

“Geppetto Restorasyon olarak temel ilkemiz, insanın doğayla barış içinde yaşamasıdır. Bu nedenle uzun yıllardır insan sağlığı açısından en sağlıklı malzemeler arasında yer alan ağaç ve ahşap üzerine çalışıyor; projelerimizi doğanın sunduğu bu doğal, sürdürülebilir ve nefes alan  malzemelerle hayata geçiriyoruz. Günümüzde iklim değişikliği, küresel ısınma, ormanların yok oluşu gibi sorunlar insanlığın uzun yıllardır doğayla çatışma içinde olmasının somut sonuçlarıdır. Görüyoruz ki insan doğadan uzaklaştıkça doğal felaketlerle daha fazla karşı karşıya kalıyor.

Bu noktada doğa ile uyumlu ve barışçıl çözümler üreten kişi ve projelerin önemi her geçen gün daha da artmaktadır. Akif Manaf, uzun yıllardır küresel barış alanında kapsamlı ve önemli çalışmalar yürüten değerli bir isimdir. Sayın Manaf’ın küresel barış çalışmaları kapsamında bizim açımızdan özellikle daha fazla dikkat çeken çalışması, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın Başkanı olarak öncülük ettiği ‘Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi’ olmuştur. Kendi kendine yetebilen bir konseptte tasarlanan, kütük evlerden oluşan; yenilenebilir enerji kaynaklarını, ekolojik tarımı ve sürdürülebilir atık yönetimini esas alan bu proje, doğayla barışın somut ve güçlü bir temsili olarak öne çıkmaktadır.

Ayrıca bu köyde, yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın uygulanacak olması projeye ayrı bir değer katmaktadır. Kendisini doğayla barışın çok somut bir ifadesi olan, öncülük ettiği bu örnek proje kapsamında Doğayla Barış Ödülü’ne layık gördük.”

Manaf Yakın dönemde International Peace Prize ve Egeyön Barış Ödüllerini Almıştı

Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, yakın dönemde Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından uluslararası alanda büyük yankı uyandıran 2025 International Peace Prize Ödülü’ne layık görülmüştü. Bunun yanı sıra Manaf, 2026 yılının başında ulusal düzeyde de Egeyön Barış Ödülü’nün sahibi olmuştu.

Akif Manaf Küresel Barışın Sağlanmasına Yönelik  Çok Yönlü Somut Projelerle Öne Çıkıyor

Doğayla Barış Ödülü’ne layık görülen Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmaları sadece teorik düzeyde kalmamakta, aynı zamanda somut ve uygulanabilir projelerle hayat bulmaktadır. 

Bütüncül ve Barışçıl Bir Yerleşim Modeli

Bu çalışmaların en dikkat çekici örneklerinden biri, Sağlıklı Yaşam Vakfı’nın başkanı olarak öncülüğünü yaptığı “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”dir.

Proje; doğayla uyumlu, kendi kendine yeten, sürdürülebilir ve barışçıl bir yaşam modelini içermektedir. Enerji ihtiyacının yenilenebilir kaynaklardan karşılanması, karbon ayak izinin azaltılması ve çevreye duyarlı bir altyapı kurulması projenin temel unsurları arasında yer almaktadır. Bunun yanı sıra kimyasal girdilerden uzak, doğal döngüyü esas alan ekolojik tarım uygulamalarıyla toprağın korunması, biyoçeşitliliğin desteklenmesi ve sağlıklı gıda üretiminin teşvik edilmesi temel alınmaktadır.

Sürdürülebilir atık yönetimi politikasıyla doğayla çatışan değil, doğanın döngüsüne katkı sağlayan bir yaşam modeli inşa edilmektedir. Projede yer alan arıcılık faaliyetleri ise hem doğal üretimi destekleyen hem de ekosistemin devamlılığına katkı sunan önemli bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Köyün kütük evlerden oluşacak şekilde planlanması, insan sağlığına ve çevresel sürdürülebilirliğe verilen önemin bir göstergesidir. Nefes alan doğal yapılar sayesinde sağlıklı ve doğayla bütünleşmiş bir yaşam alanı oluşturulmaktadır.

Barış Sanatı Programı

Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü’nün en özgün boyutlarından biri ise bu barışçıl yerleşim modelinde bireylere yine Akif Manaf’ın öncülüğünü yaptığı Barış Sanatı Programı’nın sunulacak olmasıdır. Bu programın odağında, bireylerde bilinç düzeyinin yükseltilmesi ve böylece içsel barıştan başlayarak küresel barışa uzanan yolun inşa edilmesi yer almaktadır.

Akif Manaf’ın Küresel Barışın Sağlanması Kapsamındaki Diğer Çalışmaları

Akif Manaf’ın doğayla barış vizyonu, uzun yıllardır sürdürdüğü küresel barış çalışmalarının doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Yazar doğayla barış alanının yanı sıra küresel barışın sağlanmasına yönelik farklı kulvarlarda da aktif çalışmalar yürütüyor.

Yazarın barış alanındaki temel eseri olan ve birçok okuyucu tarafından bir barış manifestosu, barış kılavuzu olarak benimsenen Barış Psikolojisi kitabı, bugüne kadar yaklaşık 20’ye yakın dilde yayımlanarak uluslararası ölçekte oldukça geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı. Kitabın tüm dünya dillerinde yayınlanması hedefi doğrultusundaki çalışmalar ise aktif olarak devam ediyor.

Manaf ayrıca 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “World Change Day for Sustainable Peace” (Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü) girişiminin öncüsüdür. “Barış için Değişim” temasıyla hayata geçirilen bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış bilinci etrafında bir araya getirmektedir.

Kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi bünyesinde yürütülen Barış Sanatı Programı ve 200’ü aşkın değişim programı aracılığıyla bireylerde barış bilincinin geliştirilmesini hedefi hayata geçirilmektedir.

Manaf, dünyanın çeşitli ülkelerinde gerçekleştirdiği barış odaklı söyleşi, seminer, toplantılar yoluyla ve uluslararası medya organlarına verdiği demeçler aracılığıyla küresel ölçekte barış farkındalığının güçlenmesine aralıksız olarak katkı sunmaktadır.

Akif Manaf: “İnsanlık Doğa ile Olan Savaşını Bir An Önce Bitirmelidir”

Ödülün takdiminde konuşma yapan Akif Manaf, şu ifadeleri kullandı:

“Eğer dünyamızda kalıcı bir küresel barış istiyorsak, bunu bireyselden globale doğru, yaşamın tüm alanlarında kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bugün gelinen noktada ise bireyin ağırlıklı olarak kendisiyle, çevresiyle ve doğayla bir savaş halinde olduğunu görüyoruz. Şiddet, öfke, nefret içinde olan birey tüm doğal kaynakları tahrip etmekte ve gelinen noktada küresel ısınma, iklim değişikliği, karbon ayak izinde artış, ormanların, tarım topraklarının yok oluşu, hava kalitesinde düşüş, su kaynaklarının kirlenmesi, türlerin yok oluşu gibi çok temel çevresel sorunlarla karşı karşıyayız.

İnsanoğlu doğayla olan bu savaşı durdurmazsa bilim insanlarının da işaret ettiği üzere doğa üzerinde geri dönüşü olmayan sonuçlar bizimle olacak. Bu kapsamda insanlık doğayla olan savaşını bir an önce bitirmelidir. Önce kendisi ile sonra da ona karşılıksız bir yaşam kaynağı sunan doğa ile barışmalı, doğaya duyarlı çözümler üretmelidir. İşte Barış içinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi tam da böyle bir gerçekliğin üzerinde yükselen bir doğayla barış projesidir. Bu projenin ülkemizden başlayarak tüm dünya üzerinde yaygınlaşması, yaşanabilir bir dünya için büyük önem taşımaktadır.”

Akif Manaf’ın küresel barışın sağlanmasına yönelik çalışmalarının yakın dönemde de hız kesmeden aktif olarak devam edeceği ve yazarın ülkemizdeki ve dünyanın çeşitli ülkelerindeki kitap fuarlarında, barış konulu söyleşi ve seminerlerde okurlar ve  barışseverlerle bir araya geleceği alınan bilgiler arasında.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/03/dunyaca-unlu-yazar-akif-manaf-a-dogayla-baris-odulu.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/03/dunyaca-unlu-yazar-akif-manaf-a-dogayla-baris-odulu_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/unlu-yazar-akif-manaf/28604/</link>
			<pubDate>Fri, 06 Mar 2026 12:41:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Av Sezonu 01.03.2026 Tarihi İtibariyle Ülke Genelinde Kapanmıştır</title>
			<description><![CDATA[2025-2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu kararı avın kapanış tarihini belirlemiştir.2025-2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı uyarınca av sezonu 01.03.2026 tarihi itibariyle ülke genelinde kapanacaktır.]]></description>
		    <news><![CDATA[Doğa Koruma Ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Tarafından Bildirilmiştir

Ülkemizde kara avcılığını düzenleyen temel yasa 11.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren “4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu” (Kanun) dur.

4915 sayılı Kanun, av ve yaban hayvanlarını ve yaşama ortamlarıyla birlikte korunmasını ve geliştirilmesini amaçlamaktadır.

Dünyanın ortak mirası olan ve her geçen gün nesilleri tehlike altına giren av ve yabanıl kaynakları sürdürülebilir kılarak gelecek kuşaklara aktarmak, Bakanlığımızın yanı sıra tüm kurum ve kuruluşların ortak hedefi olmalıdır.

Ülkemizde 18 yaşını doldurmuş silah taşıma ehliyetine sahip av ve yaban hayatı ile ilgili eğitim alarak sınavda başarılı olan avcılar, avcılık belgesi ve avlanma izin kartı alma şartıyla yasal olarak av yapabilmektedirler.

Kanunun 3. maddesi uyarınca oluşturulan Merkez Av Komisyonu (MAK) her yıl av ve yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi için karar almaktadır.

2025 -2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı 06 Temmuz 2025 tarihli ve 32948 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır.

4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu uyarınca av hayvanlarının eş tutma, üreme, yavru büyütme, erginleşme gibi yaşam evrelerini dikkate alan 2025-2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu kararı avın kapanış tarihini belirlemiştir.2025-2026 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı uyarınca av sezonu 01.03.2026 tarihi itibariyle ülke genelinde kapanacaktır.

01.03.2026 tarihi itibariyle;
-Av ve yaban hayvanlarının üreme döneminin başladığından, avın açılacağı Ağustos ayına kadar olan dönemde ülke genelinde avcılık faaliyetleri yasaklanmıştır.

-Av ve yaban hayvanlarının eş tutma, üreme, yavru büyütme ve erginleşme evrelerini içine alan bu dönemde toplumun tüm kesimlerinin tabii ortamlara çıkarken daha hassas hareket etmesi ve av ve yaban hayvanlarının yavru ve yumurtalarının toplanmaması;

-4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve Merkez Av Komisyonu kararında yasaklanan bu fiilleri işleyenler hakkında idari para cezası verilecek, ayrıca av hayvanı türüne göre değişen tazminat bedelleri talep edilecektir.

Merkez Av Komisyonu Mayıs ayı içerisinde toplanarak 2026-2027 av dönemini kapsayacak kararını alacaktır. Bu kararda av döneminde uygulanacak avlanma usul ve esasları ile av hayvanı türlerine göre avın açılacağı tarihler yeniden belirlenecektir.

İlgililere ve avcılara duyurulur.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/03/av-sezonu-01-03-2026-tarihi-itibariyle-ulke-genelinde-kapanmistir.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/03/av-sezonu-01-03-2026-tarihi-itibariyle-ulke-genelinde-kapanmistir_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/av-sezonu-ulke-genelinde-kapanmistir/28599/</link>
			<pubDate>Thu, 05 Mar 2026 18:20:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;da Uluslararası Öğrenciler Kur&#39;an-ı Güzel Okuma Yarışması Düzenlendi</title>
			<description><![CDATA[Farklı ülkelerden şehrimize gelerek Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde lisans ve yüksek lisans seviyesinde eğitim alan çok sayıda uluslararası öğrencinin katıldığı yarışmada...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı İl Müftülüğü, Türkiye Diyanet Vakfı Çankırı Şubesi ve Çankırı Uluslararası Öğrenciler Derneği (UDEF) iş birliğinde, uluslararası öğrencilere yönelik Kur’an-ı Kerim’i güzel okuma yarışması gerçekleştirildi.

Farklı ülkelerden şehrimize gelerek Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde lisans ve yüksek lisans seviyesinde eğitim alan çok sayıda uluslararası öğrencinin katıldığı yarışmada, Kur’an-ı Kerim tilaveti; tecvid, mahreç ve eda/seda kriterleri çerçevesinde jüri tarafından değerlendirildi.

Halkın yoğun ilgisiyle başlayan programda İl Müftüsü Mehmet Şahin açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. Müftü Şahin konuşmasında, Kur’an-ı Kerim’in müminlerin hayatındaki merkezî yerine dikkat çekerek, uluslararası öğrencilerin böylesi bir programda bir araya gelmesinden duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Yarışmanın jüri üyeliklerini; İl Müftüsü Mehmet Şahin, Çankırı Karatekin Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Yahya Arslan ve Uzman Kur’an Kursu Öğreticisi Osman Uslu üstlendi.

Yarışma sonrasında UDEF Çankırı Başkanı Kasım Karatekin ile Çankırı Karatekin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mevlüt Karataş birer konuşma yaparak organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

Ödül merasimi ile devam eden yarışmanın birincisi Cibuti'li Souleymane Ali Mohamed oldu. Yarışmacıların ödül ve hediyeleri İl Müftüsü Mehmet Şahin, İl Müftü Yardımcısı Tahsin Yazgan, Rektör Prof. Dr. Mevlüt Karataş, UDEF Başkanı Kasım Karatekin ve jüri üyeleri tarafından takdim edildi. İl Müftüsü Mehmet Şahin, yarışma katılan öğrencilerle birlikte iftar yaparak programı tamamladı.

Bu vesilesiyle, uzak diyarlardan şehrimize gelerek ilim tahsil eden ve ümmet bilinci içerisinde milletlerimiz arasında maddi-manevi köprü vazifesi görecek olan aziz kardeşlerimizin kalplerini Kur’ân-ı Azîmüşşân’ın nûruyla münevver, akıllarını hikmetle mücehhez, ahlâklarını kemâl ile müzeyyen eylemesini Cenâb-ı Hakk’tan niyaz ederiz.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/03/cankiri-da-uluslararasi-ogrenciler-kur-an-i-guzel-okuma-yarismasi-duzenlendi.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/03/cankiri-da-uluslararasi-ogrenciler-kur-an-i-guzel-okuma-yarismasi-duzenlendi_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/kur-an-i-guzel-okuma-yarismasi/28583/</link>
			<pubDate>Mon, 02 Mar 2026 13:47:04 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırılı Hafız Ahmet Demir TRT Kur&#39;an&#39;ı Güzel Okuma Yarışmasında</title>
			<description><![CDATA[Çankırı Orta’lı hafız Ahmet Demir, TRT 10. Yıl Özel Kur’an’ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda günün ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. Ahmet Demir, yarışmada Zümer Suresi (73-75. ayetler) ve Mümin Suresi (1-3. ayetler) tilavetiyle jüri üyelerinden ve izleyicilerden tam not aldı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde İmam-Hatip olarak görev yapan Çankırı ilimiz, Orta ilçemiz eşrafından Hafız Ahmet Demir, TRT Kuran Okuma Yarışması’nda Fark Yarattı.

Çankırı Orta’lı hafız Ahmet Demir, TRT 10. Yıl Özel Kur’an’ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nda günün ikincisi olarak büyük bir başarıya imza attı. Ahmet Demir, yarışmada Zümer Suresi (73-75. ayetler) ve Mümin Suresi (1-3. ayetler) tilavetiyle jüri üyelerinden ve izleyicilerden tam not aldı.

Sunucuyla kısa bir sohbetin ardından yarışmaya katılan Ahmet Demir, geçmişte 2. sezonda gün birincisi ve hafta ikincisi olduğunu hatırlatarak deneyimli bir hafız olduğunu gösterdi. Tilavet öncesi yaptığı açıklamada “Hazırım efendim” diyerek huşu dolu anlara hazır olduğunu belirtti.

Jüri üyeleri Ahmet Demir’in sesini büyük bir övgüyle değerlendirdi. Osman Egin, “Çok enfes bir sesiniz var, zapt edilmesi zor. Müthiş bir güç,” derken Mehmet Ali Sarı, “Sizi böyle dar bir yerde değil de yayılabileceğiniz bir ortamda dinlemek isterdik” ifadelerini kullandı. Halil Necipoğlu ise Ahmet Demir’in ses karakterini sorarak, “Bas karakterli, biraz daha orta sesleri olan bir sesim var,” yanıtını aldı.

Ahmet Demir, jüri üyelerinden Osman Egin’den 100, Mehmet Ali Sarı’dan 98, Halil Necipoğlu’ndan 99 ve seyirci oylarından 94 puan alarak toplamda 391 puanla günün ikincisi oldu ve bir üst tura çıkmaya hak kazandı.

Çankırı Orta’lı hafızın başarısı, memleketinde büyük bir gurur kaynağı oldu. Ankara’da Diyanet İşleri Başkanlığı yanındaki Ahmet Hamdi Akseki Camii’nde imam-hatip olarak görev yapan Ahmet Demir, sesinin gücü ve huşu dolu okumasıyla yarışmada adından söz ettirmeye devam ediyor.

Bu başarı, Çankırı’dan yetişen hafızların ulusal platformlarda da fark yaratabileceğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. 

www.haberci18.com İnternet Medya yazı ailesi olarak, "Çankırı Orta’lı hafız Ahmet Demir kardeşimizi tebrik ediyor, yürüdüğü yolda üstün başarılar diliyoruz."]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankirili-hafiz-ahmet-demir-trt-kur-an-i-guzel-okuma-yarismasinda.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankirili-hafiz-ahmet-demir-trt-kur-an-i-guzel-okuma-yarismasinda_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankirili-hafiz-ahmet-demir/28572/</link>
			<pubDate>Fri, 27 Feb 2026 10:05:36 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;da Evliliklerin Gerilediği; Boşanmaların Arttığı Açıklandı</title>
			<description><![CDATA[Çankırı özelinde değerlendirildiğinde ise evlilik sayılarında düşüş, boşanmalarda ise artış gözlendi. 2024 yılında 1.055 olan evlenen çift sayısı 2025 yılında 990’a geriledi. Kaba evlenme hızı binde 4,94 olarak gerçekleşti. Ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 27,5, kadınlarda ise 25,3 oldu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Evlenme- Boşanma İstatistikleri Çankırı İçin Alarm Veriyor!

Açıklanan son veriler, hem ülke genelinde hem de Çankırı’da dikkat çeken bir tabloyu ortaya koydu.

Türkiye’de evlilik ve boşanma istatistikleri 2025 yılında önemli değişimlere sahne oldu. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan veriler, evlilik sayılarında düşüş yaşanırken boşanmalarda ise artış görüldüğünü ortaya koydu. Açıklanan rakamlar, aile yapısındaki değişimi gözler önüne serdi.

2025 yılında Türkiye genelinde evlenen çiftlerin sayısı 552 bin 237 olarak kaydedildi. Bir önceki yıl bu sayı 569 bin 983’tü. Böylece evlilik sayılarında dikkat çeken bir azalma yaşandı. Kaba evlenme hızı ise binde 6,43 olarak hesaplandı.

Buna karşılık boşanma sayılarında artış görüldü. 2024 yılında 188 bin 963 olan boşanma sayısı, 2025 yılında 193 bin 793’e yükseldi. Kaba boşanma hızı ise binde 2,26 olarak gerçekleşti.

Verilere göre evlilik yaşı da yükselmeye devam ediyor. 2025 yılında erkeklerde ortalama ilk evlenme yaşı 28,5 olurken kadınlarda bu yaş 26,0 olarak belirlendi.

Erkek ve kadın arasındaki yaş farkı ise 2,5 yıl oldu.

İller bazında incelendiğinde en yüksek evlenme hızına sahip il binde 7,76 ile Gaziantep oldu. En düşük evlenme hızı ise binde 4,18 ile Tunceli’de kaydedildi.

Boşanma oranlarında ise İzmir binde 3,28 ile ilk sırada yer alırken en düşük oran Hakkari’de görüldü.

Öte yandan boşanmaların önemli bir kısmının evliliğin ilk yıllarında gerçekleştiği dikkat çekti. 2025 yılında boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk 5 yılı içinde yaşandı. Bu durum, evliliğin ilk yıllarının kritik bir dönem olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Çankırı özelinde değerlendirildiğinde ise evlilik sayılarında düşüş, boşanmalarda ise artış gözlendi. 2024 yılında 1.055 olan evlenen çift sayısı 2025 yılında 990’a geriledi. Kaba evlenme hızı binde 4,94 olarak gerçekleşti. Ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 27,5, kadınlarda ise 25,3 oldu.

Boşanma sayısı ise 327’den 341’e yükseldi. Çankırı’da en fazla boşanma kadınlarda 25-29 yaş grubunda, erkeklerde ise 30-34 yaş grubunda görüldü. Ayrıca boşanmaların önemli bir kısmının evliliğin ilk 5 yılı içinde gerçekleştiği belirlendi.

Uzmanlar, ekonomik koşullar, yaşam tarzı değişiklikleri ve bireysel beklentilerin artmasının evlilik ve boşanma oranlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor.

Açıklanan veriler, Türkiye’de aile yapısının dönüşüm sürecinde olduğunu ortaya koyarken, önümüzdeki yıllarda bu eğilimin nasıl şekilleneceği merak konusu olmaya devam ediyor.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankiri-da-evliliklerin-geriledigi-bosanmalarin-arttigi-aciklandi.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankiri-da-evliliklerin-geriledigi-bosanmalarin-arttigi-aciklandi_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/evlenme-bosanma-istatistikleri/28567/</link>
			<pubDate>Thu, 26 Feb 2026 09:48:27 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yeni Trafik Cezaları Meclisten Geçti</title>
			<description><![CDATA[Trafik cezalarının artırılmasını içeren Karayolları Trafik Kanunu değişikliği TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Trafik cezalarının artırılmasını içeren Karayolları Trafik Kanunu değişikliği TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

*Ehliyetsiz araç kullananlara 40 bin lira, ehliyeti geçici alınmasına rağmen araç kullananlara 200 bin lira ceza verilecek

*Alkollü araç kullanma cezası 25 bin liraya çıkarıldı, tekrarında 50 bin ve 150 bin liraya kadar yükseltilecek

*Uyuşturucu madde kullandığı tespit edilen sürücülerin ehliyeti iptal edilecek ve 150 bin lira ceza uygulanacak

*Kırmızı ışık ihlalinde cezalar kademeli artacak, bir yıl içinde 6 kez ihlal edenlerin ehliyeti iptal edilecek

*“Dur” ihtarına uymayarak kaçanlara 200 bin lira ceza, 60 gün ehliyete el koyma ve araç men cezası uygulanacak

*Trafikte saldırı amacıyla araç takip eden veya araçtan inenlere 180 bin lira ceza verilecek

*Drift atanlara 140 bin lira, motosikletle akrobatik hareket yapanlara 46 bin lira ceza kesilecek

*Seyir halinde cep telefonu kullananlara 5 bin lira ceza uygulanacak, tekrarında ehliyete el konulacak

*Plakasız araç kullananlara 46 bin lira, sahte plaka kullananlara 140 bin lira ceza verilecek

*Takograf ve hız sınırlayıcı bulundurmayanlara 75 bin lira ceza uygulanacak

*Hız sınırını ağır şekilde aşanların ehliyetine 30 ila 90 gün arasında el konulacak

*Olay yerini terk eden sürücülere 46 bin lira ceza, yaralanmalı ve ölümlü kazalarda 1 ila 3 yıl hapis cezası verilebilecek

*Emniyet kemeri takmayanlara 2 bin 500 lira ceza uygulanacak, tekrarında ehliyete el konulabilecek

*Trafik ihlallerini özendiren görüntüleri sosyal medyada paylaşanlara 25 bin lira ceza kesilecek]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/yeni-trafik-cezalari-meclisten-gecti.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/yeni-trafik-cezalari-meclisten-gecti_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/yeni-trafik-cezalari/28562/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Feb 2026 04:47:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Paylaşmanın ve Bereketin Adresi: Ahmet Yesevi Camii</title>
			<description><![CDATA[Çankırı’da Ahmet Yesevi Camii avlusu, Ramazan boyunca dayanışmanın merkezi olacak.]]></description>
		    <news><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü, "Asırları Aşan Hayır Bu Sofrada" sloganıyla başlattığı dev iftar organizasyonu kapsamında Ankara Bölge Müdürlüğü aracılığıyla 5 ilde binlerce vatandaşı ağırlıyor.

Çankırı’da Ahmet Yesevi Camii avlusu, Ramazan boyunca dayanışmanın merkezi olacak.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, kuruluş ruhunda yer alan yardımlaşma ve paylaşma iradesini, Ramazan ayının bereketiyle birleştiriyor. Türkiye genelinde 81 ilin tamamında kurulan ücretsiz iftar sofraları, sadece karın doyurmayı değil, toplumsal bağları güçlendirmeyi ve vakıf medeniyetinin mirasını geleceğe taşımayı hedefliyor.

Paylaşmanın ve Bereketin Adresi: Ahmet Yesevi Camii

Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluk alanında yer alan Çankırı’da, bu yılki ana durak Hoca Ahmet Yesevi Camii Avlusu olarak belirlendi. Ramazan ayı boyunca her gün kurulacak olan sofralarda, binlerce ihtiyaç sahibi ve vatandaş, dualar eşliğinde oruçlarını açacak. Organizasyon, sadece yemek servisiyle sınırlı kalmayıp vakıf kültürünün "iyilik" anlayışını aynı sofrada buluşturacak.

Bölgesel Kapsam: 5 İlde Dev Organizasyon

Ankara Bölge Müdürlüğü, sorumluluk sahasındaki diğer illerde de eş zamanlı olarak iftar sofralarını kurmaya devam ediyor. "Paylaşmanın ve bereketin ayı" temasıyla düzenlenen organizasyonun Ankara, Bolu, Düzce ve Kırıkkale'deki noktaları şunlardır:

* Ankara Şehir Merkezi: * Hacı Bayram Veli Camii Avlusu (Maneviyatın merkezi)
* Kızılay Güvenpark (Şehir merkezi erişimi)
* Taceddin Dergâhı
* Hastane Önleri: * Etlik Şehir Hastanesi Onkoloji Bölümü önü
* Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Acil önü (Hasta yakınlarına destek)
* Çevre İller:
* Bolu: Abant İzzet Baysal Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Yemekhanesi
* Düzce: Durmazlar Düğün Salonu
* Kırıkkale: Merkez Öğretmenevi

Vakıf Kültürü "Gönüllere Dokunuyor"

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yaptığı açıklamada, bu sofraların birer "hayır kapısı" olduğu vurgulanarak; "Vakıf medeniyetimizin temelinde insanı yaşatmak ve paylaşmak vardır. Bu sofralar, sadece yemek yenilen yerler değil, asırlardır süregelen iyilik anlayışımızın günümüzdeki yansımasıdır." denildi.

Ramazan ayının son gününe kadar devam edecek olan iftar programları, toplumun her kesiminden insanı aynı bereket sofrasında buluşturarak birliğimizi perçinlemeye devam edecek.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/paylasmanin-ve-bereketin-adresi-ahmet-yesevi-camii.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/paylasmanin-ve-bereketin-adresi-ahmet-yesevi-camii_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/asirlari-asan-hayir-bu-sofrada/28543/</link>
			<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 20:40:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı da Camiiler Yükümlüler Tarafından Ramazana Hazırlanıyor</title>
			<description><![CDATA[Kamu yararına ücretsiz çalışma uygulaması ile yükümlülerin topluma kazandırılması, sosyal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve kamu hizmetlerine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yürütülen kamu yararına ücretsiz çalışma yükümlülüğü kapsamında bulunan 10 yükümlü ile, Ramazan ayı münasebetiyle ilimizde yer alan Astarlızade Camii, Ulu Camii, Ahmet Yesevi Camii, Bahçelievler Camii ve Bademli Camii’nde temizlik faaliyetleri gerçekleştirilmiş olup Ramazan ayı boyunca camiilerde temizlik faaliyetleri devam edecektir.

Kamu yararına ücretsiz çalışma uygulaması ile yükümlülerin topluma kazandırılması, sosyal sorumluluk bilincinin geliştirilmesi ve kamu hizmetlerine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Bu hizmeti sunan yükümlülere camii görevlileri tarafından da manevi rehberlik hizmeti verilmekte olup. Ramazan ayı vesilesiyle maddi ve manevi arınmalarının sağlanması amaçlanmaktadır. Yapılan çalışmaların toplum tarafından memnuniyetle karşılandığı, bu tür faaliyetlere ilerleyen süreçte genişleterek devam edilmesi planlanmaktadır.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankiri-da-camiiler-yukumluler-tarafindan-ramazana-hazirlaniyor.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankiri-da-camiiler-yukumluler-tarafindan-ramazana-hazirlaniyor_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-denetimli-serbestlik/28539/</link>
			<pubDate>Wed, 18 Feb 2026 20:12:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;da TOKİ Kura Heyecanı</title>
			<description><![CDATA[Çankırı’da 1.753 sosyal konut için düzenlenen TOKİ kura çekimi programı, TOKİ Daire Başkanı Ethem Demiral ile Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ın...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[TOKİ Kura Heyecanı

Kurada Çıkmayanlar Üzülmesin!

TOKİ Kura çekimi öncesi, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan, TOKİ 2 No’lu Uygulama Dairesi Başkanı Ethem Demiray ve beraberindeki heyet, Valimiz Hüseyin Çakırtaş’ı ziyaret ettiler.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Yüzyılın Konut Projesi kapsamında ilimizde yapılacak olan konutlar için hak sahipliği kurası çekildi.

Valilik Sosyal Tesis Konferans Salonunda yapılan kura çekiminde Çankırı merkez ve ilçelerimize yapılacak olan toplam 1.753 konutun hak sahipleri belirlendi.

TOKİ’nin sosyal medya sayfalarından canlı yayınlanan kura çekim törenine Valimiz Hüseyin Çakırtaş, İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan’ın yanı sıra TOKİ temsilcileri, Kaymakamlar, Belediye Başkanları, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Çankırı’da 1.753 sosyal konut için düzenlenen TOKİ kura çekimi programı, TOKİ Daire Başkanı Ethem Demiral ile Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ın açılış konuşmalarıyla başladı.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Çankırı’da hayata geçirilen sosyal konut projesi kapsamında düzenlenen kura çekimi programı, bugün saat 11.00’de TOKİ Daire Başkanı Ethem Demiral ile Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Yoğun katılımla gerçekleştirilen törende, hak sahibi adayları büyük heyecan yaşadı.

Programın açılışında konuşan TOKİ Daire Başkanı Ethem Demiral, Türkiye genelinde yürütülen sosyal konut projeleri hakkında bilgi vererek, Çankırı’da bugüne kadar tamamlanan ve yapımı süren toplam 8 bin 184 konut ve sosyal donatı alanının hayata geçirildiğini ifade etti. Demiral, 500 bin sosyal konut kampanyasının ikinci aşaması kapsamında gerçekleştirilen kura çekiminde, Çankırı genelinden 10 bini aşkın vatandaşın başvuru yaptığını belirterek, noter huzurunda yapılacak çekilişle 1.753 hak sahibinin belirleneceğini söyledi.

İlbank Genel Müdürü Eyyüp Karahan, “Ben Çankırı’ya daha önce 30 yıl önce gelmiştim ama Çankırı’yı çok daha farklı buldum. İnşallah daha da farklı olacak.” Dedi.

Karahan konuşmasına şöyle devam etti: Çankırı’da gönüllerin bir olduğu, dostluğun ve muhabbetin asırlardır yaşatıldığı bu güzel şehirde sizlerle bir arada bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Yaranlar diyarı Çankırı’dan arkadaşlarım dostlarım çok. Yarenin ne demek olduğunu biliyorum. Dostluğun simgesi olan, kaya tuzu gibi sağlam bir yapısı olan bir ilimiz olduğu için Çankırı’nın özellikle Cumhuriyetimizin bu ikinci yüzyılında, Türkiye yüzyılı vizyonuna nasıl hizmet ettiğini bildiğim için vurgulamak istedim. Bu gelişmemizin bir göstergesi olduğunu ortaya koymak istiyorum.

Sayın Bakanımız Murat Kurum öncülüğünde Türkiye yüzyılı doğrultusunda hayata geçirilen 1753 konutun kurasını gerçekleştirmiş olacağız. Asrın felaketinde 11 ilimizde sayın bakanımız Murat Kurum öncülüğünde 455 bin konutu teslim etmeyi başarmış bir ekibin bir parçası olmak, İlbank Genel Müdürü olarak bulunmak bu ekibin parçası olmaktan gurur duyuyoruz.

Ülkemize ciddi anlamda hizmet ettiğimizi düşünüyoruz. Dünyada örneği olmayan başarıyı ortaya koyduğumuzu düşünüyoruz. Planlı ve sürdürülebilir şehir inşa ederken biz İlbank olarak da başarılı çalışmaların alt yapısıyla, içme suyundan çevre yatırımlarına kadar, kanalizasyona kadar birçok projeyle birlikte şehirlerin daha yaşanabilir bir alanlara dönüşmesini sağlıyoruz. Bugün Çankırı da hayata geçirilen bu projeyle şehrimizin daha dengeli gelişimine katkı sunacak gençlerimizi ailelerimizi dar gelirli vatandaşlarımızı güvenli yuvalarına kavuşturacak aynı zamanda yerel ekonomiye istihdama önemli katkılar sağlayacaktır bu projemiz. Müracaat eden ev sahibi olmayan, en son kişiyi ev sahibi olana kadar bu süreci devam ettireceğiz. Kura da çıkmayan üzülmesin.” İfadelerini kullandı.

Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş ise yaptığı konuşmada sosyal konut projelerinin güvenli, modern ve planlı şehirleşmeye katkı sunduğunu vurguladı. Projenin yalnızca konut üretimi değil; aynı zamanda sosyal yaşamı güçlendiren, istihdama katkı sağlayan ve vatandaşların yaşam kalitesini artıran önemli bir yatırım olduğunu ifade eden Çakırtaş, başvuru sayısının yüksek olmasının projeye duyulan güveni gösterdiğini dile getirdi.

Kura çekiminin yalnızca bir ev sahibi olma fırsatı değil, aynı zamanda yeni yaşamların ve güçlü komşuluk bağlarının başlangıcı olduğunu belirten protokol üyeleri, projede emeği geçen tüm kurum ve çalışanlara teşekkür etti.

Programda ayrıca kurası çıkmayan vatandaşlar için de ilerleyen süreçte yeni sosyal konut projelerinin devam edeceği mesajı verildi.

Noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimiyle belirlenen hak sahiplerinin yeni ve güvenli yuvalarına kavuşma sürecinin başlaması bekleniyor. Program, vatandaşların yoğun ilgisi ve heyecanı eşliğinde devam etti.

Ev sahibi olma hayali kuran vatandaşlarımız için önemli bir adım daha atıldı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Liderliğinde hayata geçirilen, 81 ilde 500 bin sosyal konutu kapsayan Yüzyılın Konut Projesi kapsamında; Çankırı ilimizde hak sahiplerini belirlemek üzere gerçekleştirilen kura çekilişi bugün Valilik Sosyal Tesisleri Toplantı Salonu’nda tamamlandı.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankiri-da-toki-kura-heyecani.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/02/cankiri-da-toki-kura-heyecani_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-da-1-753-sosyal-konut/28507/</link>
			<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 17:00:25 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk Bayrağına Yapılan Saygısızlığı Kabul Etmiyoruz</title>
			<description><![CDATA[Uğrunda binlerce canımızı verdiğimiz, rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımıza yapılan saygısızlık asla kabul edilemez. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İstiklalin Nişanesi, İstikbalin Teminatıdır! Bayrak…

Türk Bayrağı, Türk Milletinin namusudur!

Türk Bayrağına Yapılan Saygısızlığı Kabul Etmiyoruz

Bugün Türk bayrağımıza yönelik gerçekleştirilen saygısızlığı derin bir üzüntü ve öfkeyle karşılıyoruz. Türk bayrağı; bağımsızlığımızın, şehitlerimizin hatırasının ve milletimizin ortak onurunun simgesidir.

Bayrağımıza uzanan her el, bu milletin tarihine, değerlerine ve birliğine uzanmıştır. Bu tür davranışlar asla kabul edilemez ve görmezden gelinemez. Türk bayrağına yapılan her türlü saygısızlığın karşısında; milletimizin, hukukun ve ortak vicdanın yanında durmaya devam edeceğiz. (M.Ç)

Türkiye-Nusaybin sınır kapısında PKK yandaşlarının provokasyonları devam ediyor. Bu hareketler, Türkiye’de büyük tepki çekiyor.

Gördünüz mü Nasıl Kin Besliyorlar?

Nusaybin'de pkklılar TÜRK askerine yönelik provokasyonlara devam ediyorlar. Bu devlet daha geçen ay Deaş saldırısına şehitler verdi. Deaş ile göğüs göğüse çarpışan tek harekatta 72 şehit veren dünya üzerindeki tek devlet.

Teröristler merdiven dayamış sınırı aşmaya çalışıyor? Bayrak indirdiler, sınırı aşıyorlar vurmanız için ne yapmaları gerek?

"Bayraksızlar bayraksızlar, Yere düşse bayrak sızlar, Nerden bilsin kıymetini, Soysuz sopsuz bayraksızlar!"

Bayrak; bir bez parçası değil, bir milletin gökyüzüne yazılmış hürriyet fermanıdır.

Türk bayrağı ise Türk milletinin şeref ve haysiyetinin timsali, şehitlerimizin örtüsü, gazilerimizin gururu, yetimlerimizin sığınağı,  milletimizin onuru, devletimizin namusudur.

Gölgesinde huzurla yaşadığımız, Aziz şehitlerimizin kanıyla kutsanmış bayrağımızın her dalgalanışı, bu vatan için feda-i can edenlerin emanetidir.

Ona uzanan her el, şehitlerimizin aziz hatırasına ve bu milletin iradesine uzanmıştır. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında, Şanlı bayrağımıza yapılan alçak saldırıyı lanetliyoruz. Milletimizin birlik ve beraberliğini hedef alarak provokasyonlara umudunu bağlayanlara tarihimizde yaptıklarımızı, karşılaşacakları sonuçlarının neler olacağını iyi bilsinler.

Yüksel Teke => Gazi Başkan

Soru İşareti???

-Bayrağımıza Uzanan Her El Kırılsın-

Neyi bekliyorsun? Şanlı Türk Bayrağına uzanan ite müdahale etmeyeceksen???Yeter artık. Bıktık müsamaha göster göster nereye kadar? Vur emri verin. Nedir bu teröristlere merhamet edilmesi; bıktık aq…

Bu yaratık elinde bıçakla askerin önünde rahatlıkla boy gösterebiliyorken. Bu derece yakınlıkta tehdit oluşturabiliyorken bizim askerimiz neden hala ortamı daha farklı şekilde sakinleştirmeyi denemiyor?

Gerçekten askerin durumu çok üzücü, eskiden bayrağımıza saldıran kim olursa olsun anında indirilirdi nokta. M.Ç.

Uğrunda binlerce canımızı verdiğimiz, rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımıza yapılan saygısızlık asla kabul edilemez. Nusaybin–Kamışlı sınır hattında şanlı bayrağımıza YPG terör örgütü yandaşlarınca gerçekleştirilen saldırının failleri elbet bunun bedelini ödeyecek.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/turk-bayragina-yapilan-saygisizligi-kabul-etmiyoruz.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/turk-bayragina-yapilan-saygisizligi-kabul-etmiyoruz_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/bayragimiza-uzanan-her-el-kirilsin/28423/</link>
			<pubDate>Wed, 21 Jan 2026 01:11:51 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;da; Türkiye&#39;de Cumhur İttifakında Çatlak mı Var? (Özel haber)</title>
			<description><![CDATA[Erdoğan, “Yerel ölçekte AK Parti ailemiz hızla büyümeye devam ediyor. AK Parti, milletinin partisidir. Bizler de milletimizden aldığımız güçle, durmadan çalışmaya ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çatlak mı Var?

AK Parti Çankırı İl Başkanı Koray Erdoğan, “Yargıtay Başkanlığı tarafından 2 Ocak 2026’da açıklanan resmî verilere göre AK Parti’nin üye sayısı 664.568 kişi artarak 11.543.301’e ulaşmıştır. Bu büyük artış; AK Parti’nin milletimiz nezdindeki güçlü karşılığının ve sahaya dayalı siyaset anlayışımızın en somut göstergesidir.”

Erdoğan, “Yerel ölçekte AK Parti ailemiz hızla büyümeye devam ediyor. AK Parti, milletinin partisidir. Bizler de milletimizden aldığımız güçle, durmadan çalışmaya ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Birlikte AK Parti, birlikte Türkiye ifadelerini kullanarak AK Parti olarak, Çankırı’da Belediye Başkanlığı ve 2 Milletvekili kazanacaklarının altını çizdi ve çok emin konuştu.”

CHP’nin gerçekleştirdiği miting saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı. Genel Başkan yardımcıları Ensar Aytekin, Gül Çiftci, CHP'li Muharrem İnce, PM üyeleri Hikmet Erbilgin, Sercan Çığgın, Berk Kılıç, Tolga Sağ, Melisa Uğraş, Saniye Barut, Erhan Adem, Volkan Memduh Gültekin, Grup Başkanvekili Murat Emir, milletvekilleri Mahmut Tanal, Aliye Timisi Ersever, Umut Akdoğan, Adnan Beker, Semra Dinçer, Aylin Yaman, Cemal Enginyurt, Özgür Erdem İncesu, Uğur Bayraktutan, Mehmet Salih Uzun, Mehmet Tahtasız, 24'üncü Dönem İstanbul Milletvekili Kadir Gökmen Öğüt, Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak, Karabük İl Başkanı Vedat Yaşar, Konya İl Başkanı Nejat Türktaş, Kırıkkale İl Başkanı Onur Yüksel Bozdağ, Çorum İl Başkanı Dinçer Solmaz, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Sinop Belediye Başkanı Metin Gürbüz ve Kırıkkale Belediye Başkanı Ahmet Önal ile Çankırı ilçe başkanları otobüs üstünden vatandaşları selamladı.

Özgür Özel, son seçimlerde bin 100 oy aldıklarını söylediği Çankırı'da atılan "Tayyip istifa" sloganının ardından "Nasıl olacak Tayyip Bey? Güya kalendi Çankırı. Kalende 'İstifa' diye inliyor memleket" ifadelerini kullanmıştı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Çankırı’da Belediye Meydanı’nda düzenlediği ‘Millet iradesine Sahip Çıkıyor’ eyleminde vatandaşlara hitap etti. "Biz kavga etmeye değil; bu ülkeyi iyileştirmeye, onarmaya, güçlendirmeye geliyoruz.

Elbette belediye başkanı seçildi, iki partiden birer milletvekili var. Ancak bu şartlarda Çankırı’nın önemli bir sorunu var. O da şu: Sorunlarını çözen de yok, söyleyen de yok. Bir taraf AK Parti, bir taraf MHP olunca sorunlar birikiyor. Ama söyleyen de olmuyor.

Çankırı’da Şuan Yatırım Yok, İşler Yarım Yamalak, Kör Topal Yürüyor, Buda mı Yalan, Yanlış?

Cumhur İttifakı’nın yüzde 91 oy aldığı Çankırı’da ‘Recep Tayyip Erdoğan İstifa’ sloganı atıldı. Durup dururken bu sloganda neyin nesi? Cumhur İttifakında çatlak büyüdü mü. ‘Çankırı’da; Cumhur İttifakında çatlak mı var’ CHP'de Çankırı'dan Milletvekili istedi. Sorumuz önem arz ediyor. Bu soruyu nasıl cevaplandırırsınız başkanım?

Bitmeyen ve Bitmeyecek Tartışmalı Sorumuz Cevap Aradı!

Erdoğan, İddialara Cevap Verdi “Çatlak, Matlak Yok”…

"Cumhur İttifakı'nda bir çatlakta yok, bir kırgınlıkta yok.” Cumhur İttifakı gibi bir ittifak şimdiye kadar görmedikleri için Cumhur İttifakı'nı bir koalisyon zannediyorlar. Cumhur İttifakı bir koalisyon değil. Devletin varlık mücadelesi verdiği 15 Temmuz gecesi tamamen milli bir yaklaşımla, milli bir duruşla oluşmuş, milletin bu günlerine ve geleceğine sahip çıkmak için meydana getirilmiş bir irade.

Cumhur İttifakı krizlerin ittifakı değil. "Başka hiçbir kabiliyetleri olmayan, başka herhangi bir şekilde siyaset üretimiyle kendisini gösteremeyen, bütün varlığı ve geleceği Cumhur İttifakı'nda bir kriz çıksın diye uğraşan, marjinal, gerçekten aşırı uçlarda dolaşan, memlekette de sadece kriz havası koklamaya çalışan birtakım odaklar var. Tabii bunlara bir kere daha morallerini bozacak cevapları veriyoruz. Cumhur İttifakı'nda bir çatlak yok, bir kırgınlık yok. Hatta bunların her saldırısından sonra Cumhur İttifakı'nın daha da güçlendiğini görüyoruz çünkü bu şer şebekelerini Türkiye'nin başına, bölge barışının başına neler getirmeye çalıştığını çok iyi görüyoruz. O da bir kere daha Cumhur İttifakı'nın varlığı ve ülkemiz için değeri hakkındaki bilincimizi ve görüşlerimizi tazelememize yol açıyor.

"Terörsüz Türkiye" Projesinde Son Durum nedir diye de sorduk?

Açıklamada AK Parti İl Başkanı Koray Erdoğan, "Terörsüz Türkiye" sürecinin önemini aktararak, "Biz sizler gibi daha fazla annelerin canı yanmasın, daha fazla annelerimizin yürekleri yanmasın, evlere ateş düşmesin istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde de 'Terörsüz Türkiye' sürecimiz hamdolsun başlamış durumda. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde atılan bu adım çok değerli, çok kıymetli.

Başkan Koray Erdoğan, “Sadece şehit aileleri ve gazileri değil, tüm vatandaşları ziyaret etiklerini belirten açıklamasında, “Cumhur İttifakının çözülmesini bekleyenler yanılıyor. Altını bir kez daha çizmek gerekir ki, AKP ya da ittifak içinde yaşanan bu tartışmalar, Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan ve birinci derece çalışma arkadaşlarının bilgisi veya izni olmadan yaşanmaz. AKP, böyle tartışmaların açıkça yaşanabileceği bir parti değil, Cumhur İttifakı hiç değil.

Cumhur İttifakı'nın daha da güçlendiğini görüyoruz çünkü bu şer şebekelerini Türkiye'nin başına, bölge barışının başına neler getirmeye çalıştığını çok iyi görüyoruz." Şehitlerimizin ve gazilerimizin canları, aileleri bizlerin baş tacıdır. Sizler her zaman bizim baş tacımızsınız." İfadelerini kullanan Başkan’dan sorumuzun cevabını aldık. Kamuoyuna duyurulur.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/cankiri-da-turkiye-de-cumhur-ittifakinda-catlak-mi-var-ozel-haber.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/cankiri-da-turkiye-de-cumhur-ittifakinda-catlak-mi-var-ozel-haber_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/ak-parti-cankiri-il-baskani-koray-erdogan/28360/</link>
			<pubDate>Tue, 06 Jan 2026 12:58:07 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı-İskilip Yolundaki Hareketlilik Her Geçen Yıl Artıyor</title>
			<description><![CDATA[Çorum’dan Ankara’ya gitmek isteyen bir çok sürücü Başkente gitmek için İskilip’e gelerek İskilip-Çankırı yolunu kullanıyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Bundan Böyle Çankırı'yı Yakından, Uzaktan İlgilendiren Ve Şahsımızın Keşfettiği Projeleri Sayfamıza Taşıyarak Milletvekillerini Rahatsız Edeceğiz, Kulaklarına Kar Suyu Kaçıracağız...

Bize kızıp, darılmazlarsa, "Yapılacak hizmetleri onlar görmüyorlarsa bizler görüp kendilerini bilgilendirelim, uyaralım istiyoruz. Belki 2026 yılında programa aldırılar... Tabi kandırılmaz, avutulmaz isek!

Kırıkkale yolunun alternatifi olan İskilip-Çankırı yolu bunun yanında Çorum’dan Ankara ve İstanbul istikametine gidiş-geliş yapmak isteyen sürücülerinde birinci alternatifi olmaya başladı.

Çorum’dan Ankara’ya gitmek isteyen bir çok sürücü Başkente gitmek için İskilip’e gelerek İskilip-Çankırı yolunu kullanıyor.

Yine Çorum’dan İstanbul’a gitmek isteyen bir çok vatandaşın tercihi yine İskilip-Çankırı yolu oluyor.

Yine Karadeniz, iç ve doğuya giden sürücüler Kırıkkale yolu yerine, Çankırı-İskilip yolunu tercih ediyor.

Yoldaki hareketliliğin her geçen yıl arttığı gözlenirken, İskilip-Çankırı yolunun çift şerit olmasının önemi her yıl artarak devam ediyor.

İskilip Çankırı yolu hiçbir zaman yapılmadı. Hepsinde Güneşi balçıkla sıvadılar, balçık kurudu döküldü, aynı hamam aynı tas.

Çankırı’ya kadar yapılan yolda şuan üç ilçenin Uğurludağ, İskilip'in, Bayat'ın kullandığı halen yapımı devam edip bir türlü senelerce bitmeyen yolda çevresinin müsait olmasına rağmen o kadar çalışma ve masraf yapılmasına rağmen mevcut eski yol kazınarak iki buçuk ve bazı yerleri üç buçuk şerit olarak bizlere büyük lütufta bulundular.

İskilip Çankırı Korgun’dan Kurşunlu’ya çıkan yol daha kese biz de bu yolu kullanıyoruz. İstanbul'a giderken yolu çok güzel ve kısa olduğunu söyleyen kullanıcılar da yok değil.

İskilip Çankırı yolu mutlaka genişletilmeli, çift (üç) şerit veya duble yol olmalıdır. Bu konuda Bayat ilçesi ile de istişare yapılıp diyalog kurulmalı, yararlı olacaktır.

Her yerin yolu gelişli gidişli oldu doğuyu batı ya bağlayan bir yol yapılmıyor ya yüzüncü yılda hâlâ tek şeritli yolda gidiyoruz. Mezralara gelişli gidişli yol yapıldı ama nedense Çankırı ve Çorum vekilleri sadece vekil olana kadar sahada gözüküyorlar.

İnşallah Çankırı’yı yakından ilgilendiren bu özel haberlerimize kulaklarını tıkamazlar da 20226 yılın Çankırı’ya yatırım yılı olarak ilan ederler…]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/cankiri-iskilip-yolundaki-hareketlilik-her-gecen-yil-artiyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/cankiri-iskilip-yolundaki-hareketlilik-her-gecen-yil-artiyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/bundan-boyle-siyasileri-rahat-birakmayacagiz/28351/</link>
			<pubDate>Sun, 04 Jan 2026 22:35:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;nın Balı &#39;Guinness Dünya Rekorları Kitabı&#39;na Girdi</title>
			<description><![CDATA['11 bin 118 Euro'ya satılan Çankırı Ilgaz'ın meşhur balı, dünyanın en pahalı balı olarak tescillendi. Gururla açıklamak isteriz ki, Çankırı'nın adı artık Guinness'te.]]></description>
		    <news><![CDATA[Türkiye’nin Gururu Çankırı Ilgaz Balı!

Hem doğanın hediyesi hem eğitime destek: Ilgaz balı dünya gündeminde.
Çankırı’nın Ilgaz İlçesine mahal olmuş meşhur bal 'Guinness Dünya Rekorları Kitabı'nda. 

Ilgaz Dernekler Federasyonu tarafından yapılan başvuru sonuçlandı.

'11 bin 118 Euro'ya satılan Çankırı Ilgaz'ın meşhur balı, dünyanın en pahalı balı olarak tescillendi. Gururla açıklamak isteriz ki, Çankırı'nın adı artık Guinness'te.
10 Ocak günü saat 18.00'de İpeksoy Termal Otel'e; İngiltere ve Dubai’den gelecek olan 'hakem heyeti' tarafından rekor sertifika verilecektir.

29 Eylül 2025 Pazartesi günü akşamı saat 20.30’da düzenlenen etkinlik, sosyal medya üzerinden canlı olarak yayınlanmış, Ilgaz Dernekler Birliği Başkanı Mustafa Anacal, etkinliğin sosyal bir dayanışma örneği olduğunu belirterek teşekkür etmişti.

Ilgaz Dağı’nın zengin bitki örtüsünden elde edilen bu özel bal, doğallığı ve kalitesiyle öne çıkıyor. Uzmanlar, Ilgaz balının kendine özgü aroması ve yüksek besin değeri sayesinde dünya çapında dikkat çektiğini ifade ediyorlar.

Çankırı'nın tanıtılmasında katkısı olan www.haberci18.com İnternet Medya basın yazı ailesi olarak plaket takdimi yapacak, 'hakem heyetini, emeği geçenleri’ kutluyoruz..]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/cankiri-nin-bali-guinness-dunya-rekorlari-kitabi-na-girdi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2026/01/cankiri-nin-bali-guinness-dunya-rekorlari-kitabi-na-girdi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/bal-guinness-dunya-rekorlari-kitabi-nda/28343/</link>
			<pubDate>Sat, 03 Jan 2026 13:29:43 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yeşilay Danışma Birimi Türkiye&#39;de İlk Olarak Çankırı&#39;da</title>
			<description><![CDATA[Şube Başkanı Özcan, Türkiye’de ilk olarak Çankırı’da, Yeşilay Danışma Birimlerinin hizmete girdiğini duyurdu. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Türkiye’de ilk olarak Çankırı’da

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Çankırı Şube Başkanı İsmail Özcan, göreve geldiği günden bugüne geçen iki yıllık süreci değerlendiren basın toplantısı düzenledi.

Şube Başkanı Özcan, Türkiye’de ilk olarak Çankırı’da, Yeşilay Danışma Birimlerinin hizmete girdiğini duyurdu. 

Özcan, “Türkiye'de uyguladığımız, şu an Türkiye'de ilk defa Çankırı'da uygulanıyor bu model. Şu an biz böyle bir projelendirmeye girdik. İnşallah burada bu verimi alırsak, Türkiye'yi yaygınlaştırma konusunda gerek genel merkezimizle, gerek Sağlık Bakanlığı ve ilgili bakanlıklarımızla yaptığımız zaten protokoller kapsamında bunu eklenmesini düşünüyoruz. Şöyle ki, Yeşilay danışma birimleri açtık. Yaklaşık iki hafta oldu. Haftanın üç günü. İki yere açtık şu anda. Biri devlet hastanesinde hemen başhekimliğin girişine, ikinci de Adliye.

En göründüğü yerlerde işler danışma birimlerimiz. Şu an bir stant şeklinde devam ediliyor. Daha sonrasında kalıcı bir birim halinde devam edilecek inşallah. İl Sağlık Müdürümüzle bir protokol imzalama sürecindeyiz. Bu birimlerimizin resmi açılışını da gerçekleştirmiş olacağız.” dedi.

Yeşilay Danışma Birimi'nin öneminden bahseden Özcan, şöyle devam etti: 

“Yeşilay Danışma Biriminin farkı ne? Bunun içeriği, uygulama şeklini, Yeşilay Danışma Birimleriyle biz insanlarımıza, bağımlılık sürecine girmiş ama kurtulmak istiyor, nasıl kurtulacağını bilmiyor, ne yapacağını bilmiyor, nereye gideceğini bilmiyor ya da bir şekilde birim birim gezmek zorunda kalıyor. Biz bunları önlemek için ve anında müdahaleye dahil olabilmesi için Yeşilay Danışma Birimlerini kurduk. Burada özellikle sosyal hizmet bölümümüzden öğrencilerimiz aynı zamanda uzmanlarımız da burada kalarak kişiye aynı anda orada randevu oluşturuyoruz. Yani örnek veriyorum, göğüs hastalıkları polikliniğinde olan bir kişi, dediler ki işte tütün bağımlılığı var, hemen oradaki uzmanımız, Yeşilay Danışma Birimine yönlendirdiğinde hastaneye, hastanedeki o birimimize anında biz orada randevu oluşturuyoruz kişiye. Yani sen şuraya git, işte hastaneye git, adliyeye git ya da sağlık birimlerine git demiyoruz. Önce Yeşilay'a başla. Bu çok önemli, bunun altını çiziyoruz. Niye önce bizimle başlasın? Bizimle başladığı süreç içerisinde kişinin klinik hizmeti alması gerekiyorsa biz bu klinik hizmetleri AMATEM’e yatması gerekiyor mesela madde bağımlılığı var, alkol bağımlılığı var. Bizimle birlikte biz onlara rehberlik ediyoruz aynı zamanda. Orada klinik hizmeti alırken psikososyal hizmetlerimiz de devam ediyor burada. Bu çok önemli. Ve kişilerin az önce bahsetmiş olduğum motivasyon kaybına uğramasını da engelliyoruz. Birim birim gezerek orada ya ben nereye gideceğim bilmiyorum, ne yapacağım bilmiyorum ya da benim çocuğum, evladım, kardeşim maddeye bulaşmış, alkole bulaşmış, nasıl kurtulacağını bilmiyor. Ben ona nasıl yönlendireceğimi bilmiyorum. Gelin diyoruz, önce Yeşilay ile başlayın. Onun için Yeşilay Danışma Birimlerine gelen kişiye hemen oradan 115'i arıyoruz.

Uzmanımızla görüştürüyoruz. Zaten 115 bir müracaat hattı değil. Telefonu uzmanlarımız, klinik psikologlarımız, sosyal hizmeti uzmanlarımız açıyor. Hemen orada kişiye bilgilerini alıyor. Sürece girmek istiyorsa psikotik sorgulaması gerçekleşiyor. Ve hemen Yeşilay Danışmanlık Merkezinden ona uygun gün ve saati diyor ki, örnek veriyorum pazartesi günü saat 15:00 sizin için uygun mu uygun, randevunuz oluşturulmuştur. Bekliyoruz. Yani anda yerinde randevu vermiş oluyoruz.

Bu ay ciddi bir artışı bekliyoruz ki bugün de yine danışmanlık birimlerimizde devam eden süreç var. Yani haftanın Pazartesi, Salı, Çarşamba günleri olarak sürece başladık. Önümüzdeki zaman diliminde bunun sürdürebilirliğini sağlamak suretiyle bunu arttırarak devam edeceğiz. Yani tam güne yayacağız. Haftanın 5 günü devam edecek. Bu şekilde bir planlamamız var. Sadece hastane ve adliyede kalmayacak. Üçüncü aşamayı Sayın Valimizle de bu süreci istişare ettik. Hükümet Konağında Açık Kapı birimiyle entegreli olacak şekilde bu sürece başlayacağız. Dördüncü aşama üniversitemizde. Üniversitemizde de bu konuda iyi işbirliklerimiz var. Özellikle bağımlılıkla mücadele süreçlerinde, önümüzdeki süreçte farklı bir sürece gireceğiz. Daha aktif, etkin bir sürece gireceğiz.

Üniversitede dördüncü birimi orada açmak. Aslında hemen yerinde randevu oluşturabilmek, yerinde müdahaleye dahil edebilmek. Ve bu sayılar, biz umut ediyoruz ki yani müdahaleye dahil ettiğimiz sayılar önümüzdeki günlerde daha da artarak ilerlemiş olacak.

Bu süreç Türkiye'de şu an sadece Çankırı’da uygulanıyor. Önümüzdeki aslında hedeflerimizden biri işte bu Yeşilay Danışma Birimlerini önce Çankırı'da kalıcı hale getirmek, sonra bunu Türkiye'yi yaygın hale getirebilmek. İnsanların birim birim gezmeden direkt Yeşilay ile bağımlıktan kurtulma süreçlerinde başlamasına vesile kılmak önemli olacak.”]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/yesilay-danisma-birimi-turkiye-de-ilk-olarak-cankiri-da.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/yesilay-danisma-birimi-turkiye-de-ilk-olarak-cankiri-da_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/turkiye-de-ilk/28329/</link>
			<pubDate>Wed, 31 Dec 2025 21:54:40 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Son Dakika: Kar Yağışı Nedeniyle D-100 Karayolu Kapandı</title>
			<description><![CDATA[Polis ekiplerince sürücüler dinlenme tesislerine ve ilçe merkezlerine yönlendiriliyor.]]></description>
		    <news><![CDATA[Kar Yağışı Nedeniyle D-100 Karayolu Kapandı

D-100 Karayolu, Kar yağışı nedeniyle Çankırı’dan İstanbul’a araç geçişlerine kapatıldı.

Yetkililerden edinilen bilgilere göre; D-100 kara yolu Bolu-Karabük mevkisinde etkili olan kar yağışı dolayısıyla yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbir amaçlı Çankırı'nın Ilgaz ilçesinden itibaren araç geçişleri durduruldu.

Polis ekiplerince sürücüler dinlenme tesislerine ve ilçe merkezlerine yönlendiriliyor.

Diğer yandan Çerkeş Belediyesi tarafından Çerkeş Kültür Merkezi'nde vatandaşlara çorba ikramında bulunuluyor.

Gelişmeler takip edilecek olup; D-100 /E-80- Devlet karayolu ile ilgili (yetkililerden gelecek) bilgiler kamuoyu ile paylaşılmaya devam edilecektir.

Yöreyi, bölgeyi kullanan araç sürücülerine önemle duyurulur. ]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/son-dakika-kar-yagisi-nedeniyle-d-100-karayolu-kapandi.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/son-dakika-kar-yagisi-nedeniyle-d-100-karayolu-kapandi_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/d-100-e-80-karayolu/28313/</link>
			<pubDate>Mon, 29 Dec 2025 17:58:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı Çevre Yolumuz Niye Bitirilemiyor? (Özel Haber)</title>
			<description><![CDATA[Çankırı Çevre Yolu Projesi Ne Durumda? Vilayetlere bakarak burada bir anormallik yok mu? Buna rağmen daha hala Çankırı neden bekletiliyor?]]></description>
		    <news><![CDATA[Çevre Yolumuzun Bitirilmesini İstiyoruz! 

Yıl Oldu 2026...

Diğer Vilayetlerin Çevre Yolları Bitirilirken; Çankırı’nın Çevre Yolu Neden, Niye Bitirilemiyor?

Diğer iller büyük çoğunluğunda çevre yolu sorunu halletmişler. Ya biz Çankırılılar???

Halledilmeyen çok az sayıdaki iller arasında Çankırı vardır. Çankırı’da çalışma var mıdır, varsa hangi safhadadır? Yoksa 2071 projesi kapsamında mıdır?

Çankırı Çevre Yolu Projesi Ne Durumda? Vilayetlere bakarak burada bir anormallik yok mu? Buna rağmen daha hala Çankırı bekletiliyor.

Bu kadarda olmaz uzun zaman oldu yolu bitiremediniz, gerçekten çok ayıp nasıl bir yönetim nasıl bir teftiş nasıl bir çalışma yapılıyor anlamadım. Eğer her ilde bu kısa yol süresi kadar uzun çalışma yapılıyorsa durum vahim. Acaba kimler ne kadar kazandı veya kazanıyor?

Bizden Hatırlatması!

Bu sefer Çankırı’yı Çanta da keklik görüyorsanız yanılırsınız… Bitirin şu yolu da önümüz açılsın.

Çankırı’da açıkça bir çevreyolu projesi düşünüldüğü ve projenin bitirilmesi halinde bazı yatırımlarında önünün açılacağı kanaatindeyiz.

Yapım çalışmaları devam eden Çankırı Çevre Yolu ve Çankırı Karatekin Üniversitesi Uluyazı Kampüsü bağlantı yolunda ne durumdayız, diğer vilayetlerin çevre yolları bitirilip hizmet verirken Çankırı çevre yolu neden bitirilemiyor, daha neyi bekliyorsunuz, açıklayabilecek bir yiğit var mı?

“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır”(hadis-i şerif)

Yıl oldu 2026 bu işi bir an önce yapın. Yoksa eleştirilen kişiler olarak tarihe geçiyorsunuz.

Bakınız tüm Bakanlıklar konuları üzerinde plan ve projelerini yapmaya, hayata geçirmeye gayret gösteriyorlar. Bitirilen işler hoş, çoğu da bitirilmeyi bekliyor.

Soruyoruz “Çankırı bu işlerde neden gerilerden getiriliyor?”

Hükümet TBMM’de bütçe görüşmelerine geçtiklerinde seçtikleri konuları gündeme taşıyorlar. Şimdi açık ve seçik kendi sütunumdan soruyorum; Siz Çankırı’nın geleceğini planlama gayreti içinde olan muhteremler, (il başkanı+belediye başkanı+Vali+milletvekilleri+ yaklaşık 20-25 senedir her seçimde Çankırı, ilçe ve köylerinden 0/0 70-80-85 oy alan iktidar, cumhur ittifakı sizlere sesleniyorum) Çankırı için bir görevin daha yerine getirilmesi için sizleri göreve davet ediyorum. Şayet aranızda bir parti içi çekişme yoksa Çankırı Çevre yolu yapımı karayolları icra planında olduğu halde daha hala neden bitirilemedi?

Yoksa Gücünüz mü Yetmiyor; Kimi- Kimleri Aşamıyorsunuz?

Her hangi bir alanda bir sunuya katılarak bu sorumuza cevap verebilecek birileri varsa çıksın karşımıza sorumuzu cevaplasın ve bu konu ile ilgili gelişmeler hakkında müjdeyi halka verin. Temsil ettiğiniz halkın bu beklentisine de lütfen cevap verin artık.

Ankara'nın Kızılcahamam ile Çankırı'nın Çerkeş ilçeleri arasındaki karayolunu 10 kilometre kısaltacak Mercimekli Mevkii'nde yapımı devam eden Işık Dağı tüneli de mi 2071’e kaldı? Tünelin tamamlanmasıyla Ankara'dan, Çerkeş, Atkaracalar, Bayramören, Kurşunlu, Karabük, Safranbolu, Eskipazar, Ovacık, Eflani, Bartın ve Kastamonu'nun bazı ilçelerine ulaşım sağlanacaktı hani ne oldu?

Çevre yolunun bu hat üzerinde olması, ayrıca Karadeniz’i güneye ve iç bölgelere bağlayan en kısa yol olması yolun yapımının önemini ortaya koymaktadır.  Kimse kusura bakmasın özür dilerim ben elimden geleni yaptım. Bu dönemde bunların gerçekleşmesi için neden daha hala hayal gibi düşünüyoruz...

Hayal çünkü yerel düzeyde talep ve takip yok. İkbal peşinde koşmaktan Çankırı’yı düşünen kim? Çankırı’nın geleceğine kafa yoranlar, Çankırı için samimi ve karşılıksız uğraşı verenler olmadıkça iller sıralamasında en alttaki yer her zaman Çankırı tarafından doldurulacaktır.

www.Haberci18.com İnternet Medyası olarak fedakârlıktan kaçmayacağız.

Korkmuyoruz, Korkutmaya Devam Edeceğiz!!!!

Kurt Kışı Geçirir Ama; Yediği Ayazı da Unutmaz… (Atasözü)

Niye korkmuyoruz çünkü; 2011 yılında bize yapmış olduğunuz yanlış davranışlarınızdan dolayı bedelini biz zamanında peşin ödemiştik, sizler ve yandaşlarınız çok ama; çok sevinmiştiniz. Tabiki başta şahsım, bazı arkadaşlarım çiğ yemeyip karnımız ağrımamış, yalvarıp, yakarıp kapınızı çalmamıştık. Ama zaman geldi. Sanırım bedel ödeme sırası şimdi size geldi diyebiliriz, belki karınlarınızda ağrıyacaktır vesselam. 

-Basın toplumun gözü, işiten kulağıdır-

Şahsımız olarak meslek ilkelerine bağlı kalarak, özgür bir şekilde, tarafsız olarak mesleğimizi icra etmeye devam edeceğiz. Çankırı ve insanları için mühim bir sorumluluğu üstümüze almakta ve görevimizi başarıyla yerine getirme gayreti içerisinde olduğumuzu ifade ederek hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağız, demokrasinin korunmasında ve gelişmesinde de mühim bir role sahip olduğumuzun altını çizerek, yazılı, görsel ve işitsel alanlarda faaliyetlerimiz devam edecektir.

Genelde ve yerelde yaşanan hadiseleri topluma yansıtan en önemli araçtır basın.

Özellikle biz yerel basın olarak Çankırı’mıza büyük önem veriyoruz. Biz basın dalında hizmetlerimizi şehrimizdeki insanlarımıza anlatacak, yaptığımızı halka ulaştıracak en önemli araç olarak görmekteyiz.

Bu anlamda bilginin topluma ulaştırılmasında doğru, tarafsız ve ilkeli yayın anlayışı ile toplumsal değerlere, kişisel hak ve özgürlüklere saygı anlayışı çerçevesinde görevimizi yürüten değerli bir basın kuruluşu ve basın çalışanlarımız olarak her türlü övgü ve takdiri hak ettiğimiz halde; tehdit, hakaret, küfürlerle karşı karşıya kalarak her türlüsü bulunan bazı kendini bilmez pislik insanlarla da mücadelemizi sürdürüyoruz.

Çankırı ve Çankırı halkına vermiş olduğumuz hizmetlerimizin halkımıza ulaşmasında bizlerle birlikte hareket eden tüm dostlarımızın bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ilimizin hak ettiği yere ulaşmasına önemli katkılar sağlayacağına inancım tamdır. Kalın sağlıcakla. Hoşça kalın, dostça kalın.

Not: Köşemizdeki fotograf arşivimizdendir.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/cankiri-cevre-yolumuz-niye-bitirilemiyor-ozel-haber.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/cankiri-cevre-yolumuz-niye-bitirilemiyor-ozel-haber_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-cevre-yolumuzu-bitirin/28256/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 11:15:26 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Felaket Tellallığına Gerek Var mı?</title>
			<description><![CDATA[Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Karadeniz üzerinden hava sahamıza yaklaşan bir hava izi tespit edilmiş ve rutin prosedürler kapsamında takibe alınmıştır. Hava sahası güvenliğinin sağlanması amacıyla, NATO ve Milli Kontroldeki F-16’larımıza...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Son Dakika: Kimliği Belirsiz Bir İHA Aracının Çankırı’da Türk F16’lar Tarafından Düşürüldüğü İddia Ediliyordu Ama; Aslı Öyle Değil Değerli Dostlar, Kıymetli Takipçiler, Muhterem Okuyucular

Çankırı yakınlarında düşürüldüğünü değerlendirenler, kendi kafalarına göre de atmasyon yolu ile Çankırı ibaresini kullanarak, asılsız bilgileri, haberi servis edenler Asparagasçı çıktı(lar).

Asılsız bilgilerin Çankırı'da bir kaç sosyal medyada yayınlanmasından sonra bizi arayan okurlarımıza, İHA Çankırı'da düşürülmüş doğrumu diye soranlara, "Ne alaka? Bilip bilmeden, araştırma yapmadan, yetkililere sormadan bu uyduruk yayınlara daha hala inanıyorsunuz öylemi. Yok kardeşim böyle bir haber bilgileri, asılsız paylaşım diyerek takipcilerimizi, okurlarımızı rahatlattık.

Ağzı olan konuşuyor. Haberin doğruluk payı nedir onu da bilmiyoruz. Çankırı'ya kadar gelmiş Ankara'ya ne kalmış ki o zaman???

Düşürülen İHA aracının hava sahamıza girmeden tespit edildiği bilgileri açıklandı…

Felaket Tellallığına Gerek Var mı?

Fulya Çankırı’yı övüyor, Ahmet Hakan Çankırı nerde diyor? Komik bir durum vesselam.

Açıklamada hava sahamıza girmeden tespit edildi denilmiş deniliyor. Sakın ha bu yazdığımız bir iki satır kelimelerimize kimse kızıp darılmasın neyi. Türkiye’nin hava sahası Çankırı’dan başlıyor galiba ne garip değil mi?

Olacak bir şey değil: Hem Çankırı'da düşürüldü deniyor, hem de hava sahamıza girmeden düşürüldü açıklaması yapılıyor. Hangisi doğru? Haberi servis edenler ya coğrafya bilmiyor ya da milleti aptal yerine koyuyorlar. Çankırı'ya yabancıların ki (...).

Benzer vakaların, Ukrayna-Rusya Savaşı süresince Karadeniz havzasında daha önce de yaşandığı biliniyor.

Karadeniz’den Hava Sahamıza giren kimliği belirsiz bir İHA aracının Çankırı’da Türk F-16’ları tarafından düşürüldüğü dedikoduları konuşuluyor… Bu iddia doğrumu acaba? Sayın yetkililer rica ediyoruz aman ha; www.haberci18.com’un cevap arayan bu sorusunu başka yerlere çekmeyiniz; kamuoyu adına sorulan sorumuzu da yanıtsız bırakmayın lütfen. Kamuoyunu bilgilendirirseniz seviniriz, bilgi kirliliğini ortadan kaldıracak yine siz yetkililersiniz diye konuyu incelemeye almıştık ki tam o arada Milli Savunma Bakanlığından açıklama geldi.

İşte Açıklama:

Milli Savunma Bakanlığı, kontrolden çıkarak Türk hava sahasına giren bir insansız hava aracı düşürüldüğünü açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Karadeniz üzerinden hava sahamıza yaklaşan bir hava izi tespit edilmiş ve rutin prosedürler kapsamında takibe alınmıştır. Hava sahası güvenliğinin sağlanması amacıyla, NATO ve Milli Kontroldeki F-16’larımıza alarm reaksiyon görevi verilmiştir. Söz konusu hava izinin kontrolden çıktığı anlaşılan bir insansız hava aracı olduğu belirlenmiş; herhangi bir olumsuzluğa mahal vermemek adına, meskûn mahal dışında emniyetli bir bölgede vurularak düşürülmüştür” denildi.

Türkiye, hava sahasına Kastamonu üzerinden girdiği öğrenilen İHA nedeniyle alarm durumuna geçti. Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan dronlardan olduğu sanılan İHA’ya F-16’ların müdahale ettiği dakikalarda Ankara Esenboğa Havalimanı uçuşlara kapatıldı. İfadelerine yer verildi.

Vatanımız üzerinde büyük oyunlar plânlar kuruluyor, halk olarak çok rahat değiliz, hiçbir şey yokmuş gibi rahat vurdumduymaz kör ayvaz gibi yaşayanın aklıyla zoru vardır. Uyanık olmak gerekiyor, uyursan ölürsün. Allah cennet vatanımız Türkiye Cumhuriyeti’ne Necîp Türk Milleti'ne zevâl vermesin sonumuzu hayır etsin.

Alçak namussuz kahpe soysuz hırsız kâfir domuz baş düşmanlar ABD, İsrail, Rusya, İngiliz, Fransız, Alman, iç düşmanlar maşaları terör örgütleriyle beraber hedeflerine Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti'ni koydular ama bu asil yiğit Türk Milleti bu şerefsizlere pabuç bırakmaz bırakmayız. Allah'ın yardımı Ordumuz, Emniyet güçlerimizle güçlü kuvvetli bir o kadar da kudretlidir.

Vatanımız milletimiz kıyamete kadar payidar olacaktır. Ne Mutlu Türküm Diyene. M.Ç.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/felaket-tellalligina-gerek-var-mi.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/felaket-tellalligina-gerek-var-mi_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/bir-iha-araci-cankiri-da/28254/</link>
			<pubDate>Tue, 16 Dec 2025 08:37:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türkiye&#39;yi Keşfetmeye Çıkan Bir Çocuğun İlk Rotası Çankırı Oldu</title>
			<description><![CDATA[Beden Eğitimi Öğretmenimiz Sefa Kurt’un eşi Yazar Kevser Kurt Bülten18 Medya tarafından düzenlenen “Çankırı 2025 Yılın En’leri’’ programında Kültür Sanat Kategorisinde ödüle layık görüldü. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Türkiye’yi keşfetmeye çıkan bir çocuğun ilk rotası Çankırı olurken, bu kitap küçük okurlara “köklerini tanımanın” ne kadar kıymetli olduğunu fısıldıyor.

Küçük Yaren Alparslan’ın gözünden anlatılan bu hikâye; kültür, gelenek, aidiyet ve keşfetme duygusunu çocuk kalbine dokunarak aktarıyor.

Hem Çankırı’daki çocuklar için hem de Çankırı’yı hiç görmemiş, çevre illerde yaşayan çocuklar için bir tanışma, bir bağ kurma hikâyesi.

Bu yolculuk daha çok çocuğa ulaşsın istiyoruz. www.haberci18.com İnternet Medyası olarak, “Kitap’ı paylaşarak, duyurarak ve destek olarak bu hikâyenin büyümesine katkı sağlamak istedik.”

Yazar Kevser Kurt’un kaleme aldığı “Küçük Kaşif Türkiye’yi Keşfederken: İlk Rota Çankırı” adlı çocuk kitabı, Çankırı’yı bir çocuğun meraklı ve samimi bakışıyla anlatıyor.

Kitabın başkahramanı Küçük Yaren Alparslan, ailesiyle birlikte Tuz Ekspresi ile Çankırı’ya geliyor. Bu yolculuk boyunca gezip gördüğü tarihi, turistik ve kültürel mekânları, yaşadığı deneyimleri ve hissettiklerini çocuk diliyle aktarıyor.

Okuyucu, Alparslan’la birlikte Çankırı sokaklarını geziyor, kültürel değerleri tanıyor ve kentin ruhunu hissediyor.

Eserde Çankırı’nın tarihi dokusu, kültürel zenginlikleri ve gelenekleri didaktik bir anlatımdan uzak, çocukların kolayca anlayıp bağ kurabileceği bir üslupla ele alınıyor. Kitap, hem Çankırı’daki çocukların kendi şehirlerini tanımalarına hem de farklı şehirlerde yaşayan çocukların Çankırı’yı keşfetmelerine imkân sunuyor.

“Küçük Kaşif Türkiye’yi Keşfederken: İlk Rota Çankırı”, çocuklara şehirleri tanıtırken kültürel farkındalık kazandırmayı amaçlayan, yerel değerleri de, Çankırı’yı da anlatmış oluyor.

Bir çocuğun büyülü dünyasını, bir ile bakışını, farklı bir pencereden görmek isteyenlerin ulaşacağı bir başucu kitabı.

Kaleminize, emeğinize, elinize sağlık efsane kitap Kevser hocam başarılarınız daim olsun.

Beden Eğitimi Öğretmenimiz Sefa Kurt’un eşi Yazar Kevser Kurt Bülten18 Medya tarafından düzenlenen “Çankırı 2025 Yılın En’leri’’ programında Kültür Sanat Kategorisinde ödüle layık görüldü. Yazarımıza ödülü Çankırı Valisi Sayın Mustafa Fırat Taşolar ve (eski) İl Milli Eğitim Müdürü Muammer Öztürk tarafından takdim edilmişti.

Yazarımızı ve öğretmenimizi tebrik eder, başarılarının devamını dileriz. ]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/turkiye-yi-kesfetmeye-cikan-bir-cocugun-ilk-rotasi-cankiri-oldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/12/turkiye-yi-kesfetmeye-cikan-bir-cocugun-ilk-rotasi-cankiri-oldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/yazar-kevser-kurt/28247/</link>
			<pubDate>Sun, 14 Dec 2025 22:35:06 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması Başlıyor</title>
			<description><![CDATA[Kış kapıyı erken çaldı, kurallar da buna ayak uydurdu! Hava sıcaklıklarının normalin altına düşmesiyle birlikte her yıl 1 Aralık’ta başlayan kış lastiği zorunluluğu bu yıl öne çekildi. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Kış lastiği zorunluluğu genişletildi!

Tarih Değişti

Kimler takmak zorunda, kimler ceza ödeyecek? Ticari araçlara 15 Kasım’dan itibaren 5.856 TL ceza kesilecek!

Sürücüler Bu Haber Dikkat!

Zorunlu Kış Lastiği Uygulaması 15 Kasım 2025 Cumartesi Başlıyor

Kurallara Uymayanlara 5 Bin 856 Lira Ceza Uygulanacak

Kış kapıyı erken çaldı, kurallar da buna ayak uydurdu! Hava sıcaklıklarının normalin altına düşmesiyle birlikte her yıl 1 Aralık’ta başlayan kış lastiği zorunluluğu bu yıl öne çekildi. Yeni düzenlemeyle uygulama süresi 4 aydan 5 aya çıkarıldı. Peki bu zorunluluk kimleri kapsıyor, kimler ceza riskiyle karşı karşıya?

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu:

“1 Aralık’ta Başlayıp 1 Nisan’da Sona Eren Zorunluluğu, 15 Kasım–15 Nisan Tarihleri Olarak Güncelledik”

“Mevsimsel şartlar gereği zorunlu kış lastiği uygulama süresini 4 aydan 5 aya çıkardık”

“Uygulama şehirlerarası yollarda yolcu ve eşya taşıyan tüm ticari araçlar için zorunlu olacak”

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, zorunlu kış lastiği uygulamasının yarın başlayıp 15 Nisan’da sonlanacağını anımsattı. Bakan Uraloğlu, “Uygulama şehirlerarası yollarda yolcu ve eşya taşıyan tüm ticari araçlar için zorunlu olacak” dedi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Kış Lastiği Kullanma Zorunluluğu ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ”nin 4 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandığını anımsattı.

Bakan Uraloğlu, zorunlu kış lastiği uygulamasının 15 Kasım’da başlayacağını hatırlatarak “1 Aralık’ta başlayıp 1 Nisan’da sona eren zorunluluğu, mevsimsel şartlar gereği 15 Kasım–15 Nisan tarihleri olarak güncellemiştik. Böylece zorunlu kış lastiği uygulama süresini 4 aydan 5 aya çıkardık.” ifadelerini kullandı.

Yolcu ve Eşya Taşıyan Tüm Ticari Araçlar İçin Zorunlu

Bakan Uraloğlu, kış lastiklerinin 7 derecenin altındaki sıcaklıklarda yol tutuşunu artırdığını belirterek "Kazaları önlemede hayati öneme sahip. Uygulama şehirlerarası yollarda yolcu ve eşya taşıyan tüm ticari araçlar için zorunlu olacak. Hususi araç sahiplerinin de kış lastiği takmasını tavsiye ediyoruz." dedi.

Bakan Uraloğlu, il sınırları içerisinde kış lastiği uygulamasının Valiliklerce belirlendiğini kaydederek "Valilikler il sınırları içerisindeki kış lastiği uygulamasını Bakanlık olarak belirlediğimiz tarih aralığındaki sürenin öncesinde ve sonrasında birer ay artırabilir. Bu nedenle sürücülerimizin duyuruları dikkatle takip etmeleri büyük önem taşıyor. Kurallara uymayanlara 5 bin 856 lira ceza uygulanacak.” dedi.

“Kış Şartlarına Uygun Donanım ve Ekipmanla Seyahatlerimizi Gerçekleştirelim”

Kış lastiği uygulamasının detaylarına ilişkin bilgi veren Bakan Uraloğlu, kamyon, çekici, tanker ve otobüs türü araçların dingilleri üzerindeki tüm lastiklerinin; kamyonet, minibüs ve otomobillerin tüm lastiklerinin; ayrıca seyir esnasında değiştirilmek zorunda kalınan lastiklerin yerine takılacak lastiklerin kış lastiği olmasının zorunlu olduğunu vurguladı.

Uraloğlu, sadece buzlu zeminlerde kullanılabilen çivili lastiklerin de kış lastiği yerine geçtiğini anımsatarak “Araçta patinaj zinciri bulunması veya kullanılması kış lastiği zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor; yine de araçlarımızda zincir, takoz ve çekme halatı gibi gerekli ekipmanların bulunmasını sağlayalım. Kış şartlarına uygun donanım ve ekipmanla seyahatlerimizi gerçekleştirmeyi ihmal etmeyelim.” ifadelerini kullandı.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/11/zorunlu-kis-lastigi-uygulamasi-basliyor.png</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/11/zorunlu-kis-lastigi-uygulamasi-basliyor_t.png</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/tarih-degisti/28117/</link>
			<pubDate>Sat, 15 Nov 2025 00:44:28 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Başkent EDAŞ Çankırı&#39;da Bakım ve Yatırımları ile Geleceğe Yatırım Yapıyor</title>
			<description><![CDATA[Başkent EDAŞ, madencilik, tarım ve hayvancılık sektörleri ile öne çıkan ve 200 bini aşan nüfusa sahip Çankırı’da 2025 yılının ilk 6 ayında 29.6 milyon TL yatırımı...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Başkent EDAŞ Çankırı’da Bakım ve Yatırımları ile Geleceğe Yatırım Yapıyor

Sektöre öncü teknolojileri ve insan odaklı çalışma anlayışıyla hareket eden Başkent EDAŞ, madencilik, tarım ve hayvancılık sektörleri ile öne çıkan ve 200 bini aşan nüfusa sahip Çankırı’da 2025 yılının ilk 6 ayında 29.6 milyon TL yatırımı hayata geçirirken, bakım ve onarım çalışmalarını da sürdürdü.

‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonuyla sürdürülebilir projelerini hayata geçiren Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nden Başkent EDAŞ, Çankırı’da 148 binden fazla müşteriye kesintisiz ve kaliteli enerji hizmeti vermek için 2 bin 99 trafo ve 10 bin 145 kilometrelik enerji hattında bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarına devam etti. 2024 yılında en çok yatırım yapan 4 elektrik dağıtım şirketinden biri olan Başkent EDAŞ dijital dönüşüm çalışmaları ve karbon ayak izini azaltmak için attığı adımlarını da sürdürdü.

Daha aydınlık bir kent hedefi doğrultusunda, mevsimsel ve coğrafi şartların olumsuz etkilerini en aza indirmek için Atkaracalar, Bayramören, Çerkeş, Eldivan, Ilgaz, Kızılırmak, Korgun, Kurşunlu, Orta, Şabanözü ve Yapraklı ilçelerinde 2025 yılının ilk 6 ayında toplamda 554 aydınlatma armatürünün bakımı tamamlandı. Geçen yılın aynı dönemine göre %47 artışla 987 kilometrelik enerji nakil hattı, %87’lik artışla 84 trafo ve 14 dağıtım merkezinin bakımı gerçekleştirildi. Hizmet verdiği 148 binden fazla müşteriye kesintisiz ve kaliteli enerji sunmak adına yeni yatırımları hayata geçiren şirket, 16,5 kilometrelik kablo döşerken, 15 yeni aydınlatma armatürü, 4 yeni elektrik dağıtım panosu ve 2 yeni trafonun da montajını tamamlayarak altyapısını güçlendirdi.

2024 yılında 6 binden fazla personelle Toroslar EDAŞ’tan sonra en çok personel istihdam eden ikinci elektrik dağıtım şirketi olan Başkent EDAŞ, yürüttüğü faaliyetlerle 2025 yılının ilk 6 ayı için koymuş olduğu hedefleri başarıyla gerçekleştirdi.

Ormanlık alanların korunması için tedbirler artırıldı

Kentlerin yüzölçümlerine göre bakıldığında yüzde 25’den fazlası orman olan ve kişi başına 9 bin 900 metrekareden fazla orman düşen Çankırı’da sürdürülebilir ve daha iyi bir gelecek için çalışmalarını sürdüren Başkent EDAŞ, yangınlara karşı ormanlık alanları korumak için tedbirlerini artırdı.

Bölgedeki elektrik dağıtım hatlarında bakım gerçekleştiren şirket, yangın riskini azaltıcı malzeme kullanımına hız verirken, ormanlık bölgelerde bulunan direklerin altına mıcır dökme ve grobeton atma işlemleri uyguladı.

Bölgede meydana gelen yangınlarla mücadelede kamu kurum ve kuruluşlarıyla koordineli çalışmalarını sürdüren Başkent EDAŞ kontrollü elektrik kesintileri ile yürütülen çalışmalara destek verirken, aynı zamanda yangında hasar gören enerji altyapısının tespit edilmesi ve hızla yenilenmesi için aralıksız görev yaptı.

Müşteri odaklı hizmet anlayışı

Operasyonel iş süreçlerini daha verimli hale getirebilmek için dijital dönüşümüne ağırlık veren Enerjisa Dağıtım Şirketleri kullanıcı memnuniyetini en üst seviyeye çıkarmak için çalışmalarını sürdürüyor.

7/24 hizmet sunan www.baskentedas.com.tr, Web ChatVolt, Başkent 186 Mobil Uygulaması, WhatsApp İhbar Hattı ve 186 Çağrı Merkezi ile her kanaldan müşterilerine ulaşıyor. Sosyal medya üzerinden gelen talepleri de hızlıca karşılayarak Çankırılıların yanında olmayı sürdürüyor.

Dijital müşteri deneyimi yatırımları kapsamında hayata geçirilen WhatsApp kanalındaki performans iyileşmelerini sürdüren Enerjisa Dağıtım Şirketleri, geçen yılın ilk yarısına göre ilk karşılama süresinde %55 iyileşme kaydetmeyi başardı. Dijital Asistan ChatVolt kullanımında ise 41 bin 728 görüşmenin botlar aracılığı ile çözümlenirken, kullanıcı memnuniyet skorunda 4,15/5 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldı.

Enerjisa Dağıtım Şirketleri’nin AYEDAŞ ve Toroslar EDAŞ ile birlikte elektrik dağıtımındaki 3 şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, Çankırı’daki enerji altyapısını güçlendirmek için yatırımlarına kararlılıkla devam edecek.

Başkent EDAŞ Hakkında

Enerjisa’nın Toroslar EDAŞ ve AYEDAŞ ile Türkiye’deki 14 ilde 22 milyonu aşkın kullanıcıya hizmet veren 3 elektrik dağıtım şirketinden biri olan Başkent EDAŞ, 2009 yılından bu yana Ankara, Bartın, Çankırı, Kastamonu, Karabük, Kırıkkale ve Zonguldak’ta kaliteli ve kesintisiz elektrik hedefiyle faaliyetlerini sürdürüyor.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/08/baskent-edas-cankiri-da-bakim-ve-yatirimlari-ile-gelecege-yatirim-yapiyor.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/08/baskent-edas-cankiri-da-bakim-ve-yatirimlari-ile-gelecege-yatirim-yapiyor_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/baskent-edas-cankiri-da/27731/</link>
			<pubDate>Fri, 15 Aug 2025 09:28:24 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Üyeleri Eren Bülbül&#39;ün Kabrini Ziyaret Etti</title>
			<description><![CDATA[Çankırı'dan 4 gün önce yola çıkan 18 bisikletli, şehit Eren Bülbül'ün 8. yıl dönümünde Maçka ilçesine bağlı Köprüyanı Mahallesi'ne geldi.]]></description>
		    <news><![CDATA[Basın Açıklaması

Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü üyeleri, 11 Ağustos 2017'de bölücü terör örgütü mensuplarıyla çıkan çatışma sırasında şehit olan 15 yaşındaki Eren Bülbül’ün kabrini ziyaret etti.

Çankırı'dan 4 gün önce yola çıkan 18 bisikletli, şehit Eren Bülbül'ün 8. yıl dönümünde Maçka ilçesine bağlı Köprüyanı Mahallesi'ne geldi.

Eren Bülbül'ün mezarı başında dua eden gruptakiler, anne Ayşe Bülbül ile görüşerek taziyelerini iletti.

Çankırı’dan başlayan 700 kilometrelik anlamlı yolculuk, şehitler için pedal çevirerek sona erdi. Son durak ise duyguların doruğa çıktığı o anlamlı noktaydı…

Kulüp Başkanı Engin Çimen, yolculuğa Çankırı şehitliğinden başladıklarını söyledi.

Batman’ın Kozluk ilçesinde 2017'de PKK’lı teröristlerce şehit edilen müzik öğretmeni Aybüke Yalçın’ın kabrini de ziyaret ettiklerini belirten Çimen, "Buraya geldiğimizde, bu atmosferi yaşamaya başladığımızda, şuradan içeriye girerken tüylerimiz diken diken girdik. Bununla beraber tüm yorgunluğumuz gitmiş durumda. Her kilometrede bir şehidimizin adını andık, her durakta dualar ettik.

Şimdi bu kutlu yolculuğun en özel en derin durağındayız. Eren'in emanetiyle göz göze Eren'in annesinin duasıyla yürek yüreğeyiz." diye konuştu.

Tura katılanlardan Okan Sütçüoğlu ise Eren Bülbül'ün şehadet yıl dönümünde burada olmak istediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Kıymetli şehidimiz Eren Bülbül'ün kabrini, annesi ve ailesini ziyaret ettik. Bunu geleneksel hale getirmeye çalışıyoruz. Amacımız şehitlerimizin, gazilerimizin bu ülkenin bölünmez bütünlüğü için mücadele eden kahramanlarımızın unutulmamasını sağlamak. Eren Bülbül ülkemiz için canını verdi, bu uğurda hayatını kaybetti. Biz de kıymetli kardeşimize vefa örneği göstererek onu bu şekilde anmak istedik ve turumuzu burada sonlandırdık."

Gruptakilerden İsmail Ersoy da Eren Bülbül için kaleme aldığı "İyi ki varsın Eren" isimli şiiri okudu.

Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü üyeleri, “Şehitler Yolunda Vefa Turu” kapsamında yaklaşık 700 kilometrelik zorlu bir parkuru tamamladı. Kulüp Başkanı Engin Çimen, 18 bisikletli ile çıktıkları turun finalinde Trabzon Maçka’da, terör saldırısında şehit olan Eren Bülbül’ün kabri başında basın açıklaması yaptı.

Bugün, yüreğimizde tarifsiz bir hüzün ve başımızda sonsuz bir gururla, şehidimiz Eren Bülbül’ün kabrinin başındayız. 15 yaşında, “Ben varım” diyerek hainlere karşı yiğitçe duran, bu topraklara adanmış bir yürek olan Eren’in huzurundayız.

Bu yürüyüşü sadece pedallarla değil, kalbimizle yaptık.

Her kilometrede bir şehidimizin adını andık, her durakta dualar ettik.

Şimdi, bu kutlu yolculuğun en özel, en derin durağındayız:

Eren’in emanetiyle göz göze, Eren’in annesinin duasıyla yürek yüreğeyiz.

Eren; sen bir çocuk değil, bu milletin evladı, bu vatanın sönmeyen ışığısın.

Senin cesaretin, bu topraklarda ne uğruna yaşadığımızı, ne uğruna can verdiğimizi bize bir kez daha hatırlattı.

“İyi ki varsın Eren” derken sadece bir cümleyi değil, bir milletin yüreğini söyledik.

Bu topraklar; Kahraman şehit ve gazilerimizin Eren Bülbüllerin, Ömer Halisdemirlerin, Aybüke öğretmenlerin sayesinde hala özgür, hala ayakta.

Sizler sayesinde bu bayrak dalgalanıyor, bu ezanlar susmuyor.

Eren’in şahsında tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyoruz.

Biz unutmamak için, unutturmamak için buradayız.

Bu toprağın her karışında Eren gibi bir yürek, Aybüke gibi bir umut, Ömer Halisdemir gibi bir inanç var!

Buradan haykırıyoruz:

Vatan sağ olsun!

Şehitler ölmez, emanetiniz asla yere düşmez!

Eren’in yaşına bakmadan gösterdiği kahramanlık, bu milletin mayasında var olan cesaretin, vefanın ve imanın bir özetidir. Bizler onun yolundan yürümeye, emaneti yere düşürmemeye söz veriyoruz!

Ruhun şad olsun Eren Bülbül…

İyi ki vardın, iyi ki varsın…

Bu kutlu turda bizlerle beraber olan başta, yüreğini milletine ve gençliğe adamış, duruşuyla her zaman örnek olan Sayın Valimiz Mustafa Fırat Taşolar’a, Şehrimizin vizyonunu taşıyan ve bu yolda yanımızda dimdik duran Belediye Başkanımız İsmail Hakkı Esen’e, Her adımda gençliğin yolunu açan, spora ve maneviyata verdiği önemle bizlere rehber olan Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Sadık Ak’a, Vefa duygusunu görev bilinciyle harmanlayarak gece gündüz emek veren Polis Memuru Mustafa Şahin’e, Her zaman yanımızda duran, kulübümüzü yüreklendiren, destekleriyle moral kaynağımız olan Çankırı Konfederasyon Başkanı Kaptan Mustafa Can’a, Özellikle araç ve lojistik desteğiyle bu yolculuğu mümkün kılan, her zaman sahada yanımızda olan kıymetli yol arkadaşımız Servet Sevindim’e, Bu projenin manevi ruhunu, duygusunu, kalbini ilmek ilmek işleyen, yolumuzu aydınlatan Gönül Mimarı Sayın Okan Sütçüoğlu’na, Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hayrettin Çelikten’e, bu projeye olan inancı, desteği ve özellikle formalarımıza sponsor olarak bizlere sağladığı katkıdan dolayı şahsım ve tüm ekip arkadaşlarım adına yürekten teşekkür ediyorum.

Sizlerin varlığı bize yalnız olmadığımızı, bu kutlu yürüyüşte ne kadar büyük bir aile olduğumuzu gösteriyor. Her birinize yürekten teşekkür ediyor, bu vefa yolculuğunda bizlere kattığınız güç için saygıyla eğiliyoruz.

İyi ki varsınız. İyi ki bu vatan için biriz, beraberiz!

Engin Çimen Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/08/cankiri-18-vites-bisiklet-ve-doga-sporlari-kulubu-uyeleri-eren-bulbul-un-kabrini-ziyaret-etti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/08/cankiri-18-vites-bisiklet-ve-doga-sporlari-kulubu-uyeleri-eren-bulbul-un-kabrini-ziyaret-etti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-18-vites-bisiklet/27712/</link>
			<pubDate>Tue, 12 Aug 2025 20:29:10 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>"Şehitler Yolunda Vefa Turu"</title>
			<description><![CDATA[Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Engin Çimen Basın Açıklamasında Bulundu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Engin Çimen Basın Açıklaması’nda Bulundu

Çimen, “Bu topraklar, bin yıldır nice kahramanların canı pahasına savunduğu, uğruna gözünü kırpmadan şehadete yürüdükleri kutsal bir vatandır.

Şehitlerimiz; bu milletin istiklalinin ve istikbalinin sönmeyen meşaleleri, ay yıldızlı bayrağımızın göklerde dalgalanmasının bedelini ödeyen gerçek kahramanlardır.”

Bugün bizler, bu vatanı emanet eden aziz şehitlerimize olan vefa borcumuzu, kalbimizdeki derin sevgi ve minnetle ödemek üzere yollara düşüyoruz. “Şehitler Yolunda Vefa Turu”, sadece bir bisiklet yolculuğu değil, aynı zamanda millet olma bilincimizin, ortak tarihimizin ve manevi bağlarımızın güçlenmesine vesile olacak anlamlı bir bisiklet turudur.

Çankırı’dan başlayarak Çorum, Amasya, Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon’a uzanan bu kutsal rota, Türk milletinin vatan sevgisini, birlik ruhunu ve şehitlerine olan bağlılığını yeniden haykırdığı bir yolculuktur. 

Bu turda; Vatan için canını feda etmiş askerlerimizi, polislerimizi, öğretmenlerimizi ve tüm kahramanlarımızı rahmetle anacak, Çorum’da Aybüke Yalçın öğretmenimizin kabri başında onu dualarla anacağız. Vatan sevgisiyle dolu bir öğretmenin umut dolu hikâyesini ve fedakârlığını gençliğe anlatacağız. Amasya ve Samsun duraklarımızda, milli mücadelenin izinden yürüyen halkın ruhunu hissedeceğiz. Ordu ve Giresun’da, Karadeniz’in kahraman çocuklarını yâd edecek, bayrağa sarılmış tabutlarını unutmadığımızı bir kez daha haykıracağız.

Trabzon Maçka’da, henüz 15 yaşındayken “Vatan sağ olsun” diyen bir annenin evladı Eren Bülbül’ün kabrinde, bir milletin iç çekişiyle dolu sessizliğinde saygıyla eğileceğiz.

Şehit ailelerimizin dualarına ortak olacak, Bayrağımıza, ezanımıza, toprağımıza olan sevdamızı yüksek sesle dile getireceğiz. Ve en önemlisi, “Unutursak kalbimiz kurusun” diyerek bu aziz hatıraları diri tutacağız.

Şehitlerimizin bize bıraktığı bu mirasa sahip çıkmak, sadece görevimiz değil; aynı zamanda şerefimiz ve namusumuzdur. Bu nedenle bu tur boyunca sadece pedallar dönmeyecek, aynı zamanda kalpler de şehitlerimizle birlikte atacak.

Gittiğimiz her şehirde milletimizin vatanperverliğini, birlik ve beraberliğini yeniden hissedecek, gençliğin vefa dolu yüreğini göstereceğiz. Çünkü biz, şehitlerini unutmayan bir milletiz. Çünkü biz, “Vatan sağ olsun” diyebilen anaların çocuklarıyız.

Çimen, "Bu kutlu turda bizlerle beraber olan başta, yüreğini milletine ve gençliğe adamış, duruşuyla her zaman örnek olan Sayın Valimiz Mustafa Fırat Taşolar’a, Şehrimizin vizyonunu taşıyan ve bu yolda yanımızda dimdik duran Belediye Başkanımız İsmail Hakkı Esen’e, Bu anlamlı yolculuğun yükünü hafifleten aynı zamanda maneviyatını da paylaşan bizlere 3 gün boyunca araç desteği sağlayan Eldivan Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Lafcı’ya, Her adımda gençliğin yolunu açan, spora ve maneviyata verdiği önemle bizlere rehber olan Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Sadık Ak’a, Vefa duygusunu görev bilinciyle harmanlayarak gece gündüz emek veren Polis Memuru Mustafa Şahin’e, Her zaman yanımızda duran, kulübümüzü yüreklendiren, destekleriyle moral kaynağımız olan Çankırı Konfederasyon Başkanı Kaptan Mustafa Can’a, Özellikle araç ve lojistik desteğiyle bu yolculuğu mümkün kılan, her zaman sahada yanımızda olan kıymetli yol arkadaşımız Servet Sevindim’e, Bu projenin manevi ruhunu, duygusunu, kalbini ilmek ilmek işleyen, yolumuzu aydınlatan Gönül Mimarı Sayın Okan Sütcüoğlu’na, Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hayrettin Çelikten’e, bu projeye olan inancı, desteği ve özellikle formalarımıza sponsor olarak bizlere sağladığı katkıdan dolayı şahsım ve tüm ekip arkadaşlarım adına yürekten teşekkür ediyorum. Sizlerin varlığı bize yalnız olmadığımızı, bu kutlu yürüyüşte ne kadar büyük bir aile olduğumuzu gösteriyor. Her birinize yürekten teşekkür ediyor, bu vefa yolculuğunda bizlere kattığınız güç için saygıyla eğiliyoruz." dedi.

İyi ki varsınız. İyi ki bu vatan için biriz, beraberiz!

Engin Çimen Çankırı 18 Vites Bisiklet ve Doğa Sporları Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/08/sehitler-yolunda-vefa-turu.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/08/sehitler-yolunda-vefa-turu_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/vefa-turu/27697/</link>
			<pubDate>Sat, 09 Aug 2025 10:19:11 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Milattan Kalma Mıcırla Kaplama Yapıyorlar (Özel Haber)</title>
			<description><![CDATA[Her yol sıcak asfaltken burası neden milattan kalma mıcırla kaplama yapılıyor? Ya kaza yaptırıyor; ya cam patlatıyor...Kural hız yapmamak ama... Böyle bir yolda hızda yapan yok.]]></description>
		    <news><![CDATA[Milattan Kalma Mıcırla Kaplama İstemiyoruz

Devletimizin en yetkilisi olan Sayın Cumhurbaşkanı'ndan, tüm Bakanlarımızdan, Bakan Yardımcılarımızdan, Genel Müdürlerimizden, Daire Balkanlarından, Siyasi Parti İl, İlçe Başkanlarından, Muhtarlardan, herkesten Çankırı’ya yapılacak yatırımlar ve diğer konularımızın takipçileri olduklarına dair açıklama yapmalarını ve Çankırı’ya sahip çıkmalarını bekliyoruz.

Çankırı Bu Kadar Sahipsiz Bir İl

Hani Son Derece Konforlu Sıcak Asfalt Olacaktı?

Ilgaz, Kesecik, Dikenli, Korgun, Çankırı yolu bu kadarmı değersiz?

Bu Milletvekillerimiz ne iş yapıyorlar? Çankırı'nın ekmeğini yiyorlar, suyunu içiyorlar (onuda Çankırı’ya gelirseler tabi) şu rezilliğe bakarmısınız. Yola sıcak asfalt attıramıyorlar mı yahu?

Türkiye Büyük Millet Meclisine, başkente 130 km uzaklıkta bir şehiriz. En çok şehit veren iliz. Devlete vergisini ödeyen iliz. Kaçak elektrik, su, doğaldaz kullanan ilde değiliz. E, neden yollarımız mıcırlı, neden sıcak asfalt değil, İndağına bir tünel neden olmasın?

Köy yoluna döker gibi mıcır dökmüşler. Yoldaki çakılları araçlar kaza yapsınlar diyemi dökmüşler acaba?

Her yol sıcak asfaltken burası neden milattan kalma mıcırla kaplama yapılıyor? Ya kaza yaptırıyor; ya cam patlatıyor...Kural hız yapmamak ama... Böyle bir yolda hızda yapan yok.

Sanki iş yapıyorlar. Kazaya davetiye çıkarıyor. Her sene aynı rezillik. Adam gibi bir sıcak asvalt dökmüyorlar.

Bazı şehirlerde yapılan hizmetlerin açılışını gıptayla izledim, izlemeyede devam ediyorum. Biz Çankırılılar nelerle uğraşıyoruz, başka memleketler neler yapıyor? Yazacak çok mevzu var ama kısa keseyim...

Yine halkın sesi olduk. Umarız yöneticiler çok geç olmadan harekete geçerler.

Anadolu’nun Sahipsiz Şehri Çankırı’yı Sil Baştan Onarmaya Varmısınız, Yokmusunuz?

Ses Verin Bakalım...

Çankırı’da Her Alanda A’dan Z’ye Sil Baştan Yenilik Kaçınılmaz Oldu!

Kısacası Hepimize Sorumluluk Düşüyor

Lütfen ellerinizi vicdanınıza koyun; şehrimiz, ilçelerimiz, beldelerimiz ve köylerimiz için gereğini yapın diyoruz. Yeter artık yeter.

İsimlerini tek tek yazamadığımız yatırımlara el atmaz iseniz; Şehri yönetenler, siyasiler, seçilmişler, encümenler, STK’lar neyin peşinde onu söylemeye dilim varmıyor, ”Kimse kusura bakmasın, bu şehre uyguladığınız çifte standart, bu pohpohlanmalar sizi iyi yerlere götürmez. Bu şehrin insanları sizleri yutar, yok eder.”

Basın özgürdür. Bu özgürlük; bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir. İsyanım bu bizim sektörde yağcılık, yalakalık, yağdanlıkcılık yapanlara… Nokta kadar çıkar için virgül gibi kıvrılan çok insan tanıdım. İnsanları tanıdıkça; hayvanları daha çok sever olduk…

Çankırı halkı gerçekten sahipsiz. Siyasi ve mülki idareciler elbet bunun vebalini öderler. Umarız vakit kaybetmeden koltuklarından kalkar ve bir an evel hizmete koyulurlar.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/07/milattan-kalma-micirla-kaplama-yapiyorlar-ozel-haber.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/07/milattan-kalma-micirla-kaplama-yapiyorlar-ozel-haber_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/hani-sicak-asfalt-olacakti/27562/</link>
			<pubDate>Tue, 08 Jul 2025 18:32:47 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yurt Dışından Çankırı&#39;ya 932 Kişi Göç Etti</title>
			<description><![CDATA[Çankırı'ya göç edenlerin sayısı 2023 yılında 732 kişi iken 2024 yılında 932 kişi oldu. ]]></description>
		    <news><![CDATA[TÜİK Açıkladı

Çankırı'ya göç edenlerin sayısı 2023 yılında 732 kişi iken 2024 yılında 932 kişi oldu.

Göç edenlerin %70,1'ini erkek, %29,9'unu ise kadın nüfus oluşturdu. Çankırı'ya yurt dışından gelen nüfusun 294'ü Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) vatandaşı iken 638'ini yabancı uyruklu nüfus oluşturdu. Yabancı uyrukluların alınan göç içerisindeki oranı %68,5 olarak hesaplandı.

Çankırı'dan Yurt Dışına 1238 Kişi Göç Etti

Çankırı'dan göç eden kişi sayısı 2023 yılında 2 741 kişi iken 2024 yılında 1238 kişi oldu. Göç edenlerin %61,4'ünü erkek, %38,3'sını ise kadın nüfus oluşturdu.

Çankırı'dan yurt dışına göç eden nüfusun 202’si T.C. vatandaşı iken 1036'sını yabancı uyruklu nüfus oluşturdu. Yabancı uyrukluların verilen göç içerisindeki oranı %83,7 olarak hesaplandı.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/06/yurt-disindan-cankiri-ya-932-kisi-goc-etti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/06/yurt-disindan-cankiri-ya-932-kisi-goc-etti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/tuik-acikladi/27515/</link>
			<pubDate>Wed, 25 Jun 2025 10:02:19 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>MasterChef Türkiye Tuz Mağarasında Yapılsın</title>
			<description><![CDATA[Yarışmacı, verdiği bilgilerin ardından MasterChef Türkiye’nin bir bölümünün Tuz Mağarasında çekilmesini istediğini söyledi. Teklif, ünlü şeflerin de ilgisini çekti.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı’nın coğrafi işaretli ürünü Çankırı Kaya Tuzu, TV8 ekranlarında yayınlanan ve izleyicileri ekran başına kilitleyen yemek yarışma programı MasterChef Türkiye’de bir kez daha gündeme geldi. 

Yarışmacılardan Ziraat Mühendisi Necmettin Türkoğlu, yemek yapmaya başlamadan önce hijyen amacı ile tezgahını Çankırı Kaya Tuzu ile tuzlayarak temizledi. Amacının sağlıklı yemek yapmak olduğunu söyleyen Türkoğlu, Çankırı yöresine ait ve Hititler Dönemi’nden kalma İnandık Vazosunun üzerindeki tariften yola çıkarak İnandık Çorbası’nı çeşitli baharatlar ve özellikle olmazsa olmaz vurgusu geçtiği Çankırı Kaya Tuzu ile lezzetlendirdi. Yarışmacı, verdiği bilgilerin ardından MasterChef Türkiye’nin bir bölümünün Tuz Mağarasında çekilmesini istediğini söyledi. Teklif, ünlü şeflerin de ilgisini çekti.

MasterChef Türkiye’nin 22 Haziran 2025 Pazar günü yayınında Çankırı’nın Hititlerden kalan kültürel mirasları adından söz ettirdi. Yarışmacı Necmettin Türkoğlu, beş bin yıl öncesine ait ve üzerinde törensel figürlerin yer aldığı İnandık Vazosunda verilen “İnandık Çorbası” tarifini Çankırı Kaya Tuzu ile tatlandırdı. Antik bir yemek yapan yarışmacı, verdiği bilgiler ile Dünyaca ünlü şefler Mehmet Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu ve Danilo Zanna'yı etkiledi.

Çankırı Kaya Tuzu MasterChef Türkiye Elemelerinde Adından Söz Ettirdi

Ünlü şef Somer Sivrioğlu’nun, yarışmacının Çankırı Kaya Tuzunu biraz daha anlatmasını istemesi üzerine Ziraat Mühendisi Necmettin Türkoğlu “Tuz çok önemli, Çankırı Kaya tuzu. Normal sofra tuzu ile bu kaya tuzu çok farklı. Bu tuz, 72 element içeriyor. Diğeri sodyum klorür. Çok acı. Ama kaya tuzunu istediğiniz kadar katın yemeğiniz acı olmaz.” dedi.

Sunum tahtasını da Çankırı Kaya Tuzu ile temizleyen Türkoğlu, “İnsan vücudunda kan dolaşımı ve kalp için tuz almazsanız ölürsünüz. Ama miktarında ve sağlıklı olanı almalısınız. Çankırı Kaya Tuzu, Hititlerden kalma 10 km uzunluğunda bir mağarada. Orada gastronomi harika. Ben isterim ki; MasterChef Türkiye orada bir bölüm yapsın. Ama Çankırı damarı seçiyoruz. Onu da taş değirmende çektiriyoruz.” diyerek dikkatleri yerli ve yabancı turistleri ağırlayan Yer Altı Tuz Şehri’ne çekti.

İnandık Çorbasının sunumunu tahta kaşıklarla yapan yarışmacı, “Tuz sevginin, barışın ve her şeyin sıfır noktasıdır.” diyerek Çankırı Kaya Tuzunun önemini bir kez daha vurguladı.

Ünlü şeflerin üç evet ile uğurladığı Türkoğlu, Masterchef önlüğünün sahibi oldu.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/06/masterchef-turkiye-tuz-magarasinda-yapilsin.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/06/masterchef-turkiye-tuz-magarasinda-yapilsin_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/ziraat-muhendisi-necmettin-turkoglu/27513/</link>
			<pubDate>Mon, 23 Jun 2025 19:38:00 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>TÜİK Açıkladı: Çankırı&#39;da 2024&#39;de Ölüm Sayısı Artış Gösterdi</title>
			<description><![CDATA[(TÜİK), 2024 yılına ilişkin “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri” bültenini yayımladı. Açıklanan verilere göre, Çankırı’da 2023 yılında bin 697 olan yıllık ölüm sayısı, 2024 yılında yüzde 3,7 artarak bin 759’a yükseldi. Hayatını kaybedenlerin 960’ı erkek, 799’u ise kadın olarak kayıtlara geçti.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı’da Ölüm Nedenleri ve Oranlarında Dikkat Çeken Artış

TÜİK’in yayımladığı 2024 ölüm istatistikleri, Çankırı’da hem yetişkinlerde hem bebeklerde ölüm oranlarının arttığını gözler önüne serdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılına ilişkin “Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri” bültenini yayımladı. Açıklanan verilere göre, Çankırı’da 2023 yılında bin 697 olan yıllık ölüm sayısı, 2024 yılında yüzde 3,7 artarak bin 759’a yükseldi. Hayatını kaybedenlerin 960’ı erkek, 799’u ise kadın olarak kayıtlara geçti.

Kaba ölüm hızı 2023'te binde 8,5 iken 2024’te binde 8,7 olarak hesaplandı. En çok ölüme neden olan hastalık grubu ise yüzde 39,7 ile dolaşım sistemi hastalıkları oldu. Bu grubu sırasıyla yüzde 15,5 ile diğer hastalıklar, yüzde 14,5 ile tümörler ve yüzde 13,2 ile solunum sistemi hastalıkları takip etti.

Özellikle bebek ölümleri dikkat çekici bir artış gösterdi. 2023’te 12 bebek ölümü yaşanırken bu sayı 2024’te 20’ye çıktı. Bebek ölüm hızı binde 6,4’ten binde 11,1’e yükselerek iki katına yaklaştı. Beş yaş altı çocuk ölüm hızı da aynı şekilde artarak binde 13,3 seviyesine ulaştı.

TÜİK’in yayımladığı bu veriler, kentte sağlık hizmetleri, yaşam koşulları ve halk sağlığıyla ilgili değerlendirmelerin yeniden ele alınması gerektiğine işaret ediyor.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/06/tuik-acikladi-cankiri-da-2024-de-olum-sayisi-artis-gosterdi.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/06/tuik-acikladi-cankiri-da-2024-de-olum-sayisi-artis-gosterdi_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/tuik-yayimladi/27508/</link>
			<pubDate>Sun, 22 Jun 2025 20:02:14 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Sumitomo, Türkiye&#39;nin En Büyük 186&#39;ıncı Sanayi Kuruluşu Oldu</title>
			<description><![CDATA[Yüzde 20 özel, yüzde 80 yabancı ortaklı Sumitomo Rubber AKO Lastik San. ve Tic. A.Ş., üretimden net satışlarda 10 milyar 876 milyon 259 bin 679 TL oldu. ]]></description>
		    <news><![CDATA[İstanbul Sanayi Odasının (İSO) Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024 Araştırmasına göre, Çankırı’da faaliyet gösteren Sumitomo Rubber AKO Lastik Fabrikası 10,8 Milyar TL üretimden net satış rakamı ile Türkiye’nin en büyük 186’ncı sanayi kuruluşu oldu.

İSO 500 araştırmasına göre 2024 yılında üretimden satışlara göre en büyük kuruluş, 651,6 milyar lira ile uzun yıllardır olduğu gibi yine TÜPRAŞ oldu. İkinci sırada 356 milyar lira ile “Ford Otomotiv Sanayi A.Ş.”, üçüncü sırada da 201,6 milyar lira ile “Star Rafineri A.Ş.” yer aldı. Her iki kuruluşun da geçen seneki sıralarını korumuş oldu. 

Yüzde 20 özel, yüzde 80 yabancı ortaklı Sumitomo Rubber AKO Lastik San. ve Tic. A.Ş., üretimden net satışlarda 10 milyar 876 milyon 259 bin 679 TL oldu.

Aktif toplam kategorisinde 12 milyar 74 milyon 725 bin 498 TL ile 213’üncü oldu. 293 milyon 401 bin Dolar ihracat ile de Türkiye genelinde 61’inci oldu. Fabrika, 2 bin 713 çalışan sayısıyla ülke genelinde 80’inci sırada yer aldı. 

2024 Rakamları 

Sumitomo Rubber AKO Lastik San. ve Tic. A.Ş., üretimden net satışlarda 7 milyar 318 milyon 791 bin 955 TL ile 194’üncü sırada, fabrika aktif toplam kategorisinde ise 8 milyar 903 milyon 749 bin 397 TL ile 214’üncü sırada yer almıştı. Fabrika 2616 çalışan sayısıyla da Türkiye’de 84’üncü sırada yer almıştı.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/05/sumitomo-turkiye-nin-en-buyuk-186-inci-sanayi-kurulusu-oldu.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/05/sumitomo-turkiye-nin-en-buyuk-186-inci-sanayi-kurulusu-oldu_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/sumitomo-rubber-ako-lastik-san-ve-tic-a-s/27434/</link>
			<pubDate>Fri, 30 May 2025 21:57:15 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çinli Otomotiv Fabrikası Yakınkent&#39;i Tercih Etti</title>
			<description><![CDATA[Çinli Otomotiv Devinin Çankırı Yakınkent OSB’ye yatırım müjdesini 24.25.26. Dönemler Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz duyurdu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çinli Otomotiv Devinin Çankırı Yakınkent OSB’ye yatırım müjdesini 24.25.26. Dönemler Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz duyurdu.

Çankırı – Türkiye’nin en avantajlı organize sanayi bölgelerinden biri haline gelen Yakınkent Organize Sanayi Bölgesi (OSB), büyük bir yatırıma daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Çin menşeli ve küresel ölçekte faaliyet gösteren bir elektrikli otomotiv üreticisi, daha önce Samsun’a yapılması planlanan yatırımını Çankırı Yakınkent OSB’ye kaydırma kararı aldı.

Yakınkent OSB, Esenboğa Havalimanı’na 45 dakika (78 km) ve demiryoluna yalnızca 2 km mesafede yer alıyor. Ayrıca İnebolu Limanı’na ulaşımı sağlayan Ilgaz Tüneli’nin 26 Aralık 2016’da hizmete açılmasıyla, bölgenin liman bağlantısı 240 km’ye kadar düşürüldü. Bu stratejik konum ve altyapı yatırımları, bölgeyi yatırımcılar için cazip hale getirdi.

2012 yılında kurulan Yakınkent OSB’ye, 2014 yılında çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararı ile doğalgaz arzı sağlandı. BOTAŞ aracılığıyla gerçekleşen bu altyapı yatırımı, bölgenin sanayiye hazır hale gelmesini hızlandırdı. Türkiye’nin en hızlı yapılan doğalgaz ihalesi ile enerji altyapısı kısa sürede tamamlandı.

Yakınkent OSB; Sumitomo Lastik Fabrikası, Turbo Akü Fabrikası ve yeni kurulacak olan elektrikli otomobil fabrikası ile bir otomotiv üretim ekosistemi haline geliyor. Böylece hem sanayi çeşitliliği hem de bölgesel kalkınma açısından önemli bir merkez konumuna ulaşıyor.

Yakınkent OSB’nin bugün ulaştığı bu başarıda, 2012 yılında başlayan sürece öncülük eden yerel aktörlerin ve siyasi iradenin büyük payı bulunuyor.

Zamanında bazı kesimlerin karşı çıktığı bu proje, bugün Çankırı’ya istihdam, teknoloji ve katma değer sağlayan bir dönüşümün temelini oluşturmuş durumda.

Türkiye’nin en yüksek teşvik bölgesi olmasının yanı sıra, lojistik, ulaşım, enerji altyapısı ve yatırım dostu yönetimi ile öne çıkan Yakınkent OSB, uluslararası yatırımcıların öncelikli tercihi haline geliyor.

Söz konusu gelişmeyi, 24, 25 ve 26. Dönem AK Parti Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz, kişisel sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımla kamuoyuna duyurdu. Filiz paylaşımında, projeye verilen emeği ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteğini vurguladı.

Yeni yatırımın Çankırı’ya ve ülkemize hayırlı olması temennisiyle, bu tür sanayi ve istihdam odaklı yatırımların artması bekleniyor.

Çinli Otomotiv Fabrikası Yakınkent’i Tercih Etti

2012 yılında şehrimize kazandırdığımız, Esenboğa Havaalanına 45 dakika 78 km ve demir yoluna 2 km mesafede olan Yakınkent Organize Sanayi Bölgemiz ile İnebolu Limanı Arasındaki mesafeyi 26 Aralık 2016’da Ilgaz Tünelini açarak 240 km’ye indirmiştik. Yine 2014 yılında bizzat çıkarılmasına öncülük ettiğimiz ve Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın desteği ile çıkartılan Bakanlar Kurulu Kararı ile kalkınmakta öncelikli şehirlerin organize sanayi bölgelerine BOTAŞ eliyle doğalgaz verilmesini sağlamış, ardında En Hızlı ihaleyi yaptırarak Yakınkent OSB’deki doğalgaz sorununu çözmüştük.

Biz Çankırı Merkez’e böyle bir OSB projesi kazandırmak istediğimizde şu an başka bir partide olan dönemin Sanayi Bakanı dahil birçok kişi karşı çıkmış, şehrimizde dahi bu projede yanımızda duran ve destek veren olmamıştı. Her ne kadar Yakınkent OSB’nin fikir babası biz olsak ve şehrimizde yalnız başımıza mücadele etmiş bile olsak; Ankara’ya en yakın ve en yüksek teşvik bölgesi olan bu yatırım yalnızca Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteği ve iradesi sayesinde şehrimize kazandırılmıştır.

Samsun’a yapılması planlanan Çin menşeli ve küresel ölçekli bir elektrikli otomotiv fabrikası Çankırı Yakınkent Organize Sanayi Bölgesi’ni tercih etmiştir.

Samsun’da liman var ama Çankırı Yakınkent OSB şuanda destekleri ve konumu ile Türkiye’nin en avantajlı OSB’sidir. Lojistik, ulaşım, teşvik ve enerji altyapıları ile uzun yıllar emek verdiğimiz Yakınkent’in tercih sebepleri bunlardır.

Yakınket OSB, içerisinde barındırdığı Sumitomo Lastik Fabrikası, Turbo Akü Fabrikası ve yeni yapılacak olan elektrikli araç yatırımı ile bir otomotiv ekosistemi oluşturmuş olacaktır. Şehrimize istihdam kaynağı olan bu tip yatırımların sayısının artmasını dilerim.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/05/cinli-otomotiv-fabrikasi-yakinkent-i-tercih-etti.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/05/cinli-otomotiv-fabrikasi-yakinkent-i-tercih-etti_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-yakinkent-osb-ye-yatirim/27430/</link>
			<pubDate>Fri, 30 May 2025 11:02:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Yer Altı Tuz Şehri Kapılarını Dünyaya Açtı</title>
			<description><![CDATA[Yer Altı Tuz Şehri, 15 farklı ülkeden 35 kişiyi ağırladı.]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen’in dünya turizmine açtığı Yer Altı Tuz Şehri, 15 farklı ülkeden 35 kişiyi ağırladı. Birçok sendika temsilcisinin yer aldığı yabancı turistler, Dünya’da eşi ve benzerini görmediklerini ifade ettikleri Tuz Mağarasına hayran kaldı.

Başkan Esen’in 1,5 milyon ziyaretçi hedefini kısa sürede tutturduğu Çankırı Belediyesi Yer Altı Tuz Şehri adından söz ettirmeye devam ediyor. Farklı ülkelerden Çankırı'ya gelen heyet, Hititlerden miras beş bin yıllık tuz mağarasının galerilerini gezdi. Başkan Esen’in eşlik ettiği ziyaretçiler, sanat yapılarının bulunduğu galerileri tek tek inceleyerek bilgi aldı. Katılımcılar, telefonları ile her yeri ayrıntıları ile görüntüledi.

Konukları ile birlikte gezen Esen, farklı kültürlerden gelen ve dünyadaki örneklerini de gören ziyaretçilerin Yer Altı Tuz Şehri’ne hayran kaldıklarını söyledi. Esen, bu ziyaretin Çankırı turizminin dünyaya açılmasında ve miraslarının tanıtılmasında önemli olduğunu söyleyerek “Beş bin yıllık mağaramızı hep birlikte gezdik. İlerleyen süreçte kendi ülkelerine gittiklerinde tüm arkadaşlarına şehrimiz için güzel sözler söylerler ve akabinde de Çankırı’ya çok sayıda ziyaretçi çekebiliriz.” dedi.

Ziyaretçilerden Litvanya temsilcisi, “Tarihe özel bir ilgim var, burayı da çok özel buldum. Benim için de çok farklı bir deneyim oldu. Polonya’da buna benzer bir yapı görmüştüm, ama burası çok etkileyiciydi. Spa gibi şeyler eklenebilir ve daha fazla tanıtılırsa uluslararasından da daha fazla misafirler çağırılabilir.” dedi.

Hint Okyanusu tarafında yer alan Mauritius Cumhuriyetinde Eğitim Bakanlığında görevli temsilci ise “Burası Allah’ın dünyaya hediyesi, sadece Türklerin değil, tüm insanlığa hediyesi. Çok sayıda tuz mağaraları gördüm ama burası kadar etkileyici değildi. Türkiye’nin farklı yerlerinden gelen öğrencilerin böylesine korunmuş bir doğa harikası olan Tuz Mağarasında eğitim almaları gerekir.” diye konuştu.

Endonezya Konfederasyon temsilcisi verdiği kısa röportajda; “Allah’ın bir lütfuyla karşılaştık. Çok etkilendim. Kendi ülkemizde de var, ama yerel yöneticilerin bu kadar güzel korumasından çok etkilendim. Endonezya Cumhurbaşkanıyla da yakınız, buradaki izlenimlerimizi de kendilerine aktaracağız. Burası muhteşem bir yer.” dedi.

Pakistan Konfederasyon temsilcisi, Pakistan’ın dünyanın en büyük ikinci tuz mağarasına sahip olduğunu ama Çankırı’daki yetkililerin tuz mağarasını korumasındaki gayretini görünce çok etkilendiğini belirterek "Başkanınıza ve sizlere çok teşekkür ediyorum. Burada bulunduğum için çok mutluyum.” diye konuştu.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/04/yer-alti-tuz-sehri-kapilarini-dunyaya-acti.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/04/yer-alti-tuz-sehri-kapilarini-dunyaya-acti_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-tuz-magarasi/27275/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 21:41:20 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Tuzun Başkenti Çankırı&#39;da Kitap Günleri Başladı</title>
			<description><![CDATA[Turizmin kapılarını dünyaya açan Tuzun Başkenti Çankırı, kitapseverleri memnun edecek bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ]]></description>
		    <news><![CDATA[Çankırı Valiliği ve Çankırı Belediyesi önderliğinde sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile düzenlenen Çankırı Kitap Günleri başladı. Çankırı halkı onlarca yayınevi, binlerce kitap ve ünlü isimlerle dolu bir kültür haftasına giriş yaptı.

Fuarın açılış gününde Şafak Sezer ve yazar Emrah Doğru söyleşi gerçekleştirdi. Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, konuklara tuz lamba hediye etti.

Turizmin kapılarını dünyaya açan Tuzun Başkenti Çankırı, kitapseverleri memnun edecek bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Sürpriz yazarlar, imza günleri ve onlarca yayınevi Çankırı Kitap Günleri’nde bir araya geldi. Daha ilk gününde binlerce öğrencinin ve vatandaşın ilgisini çeken kitap günlerinde öğrencilere stantlarda kitap satın alımlarında kullanacakları 100 TL’lik hediye çekleri verildi.

Atatürk Stadında düzenlenen açılış töreninin ardından Başkan Esen, öğrenciler ile birlikte Hasan Fehmi Gökşen Spor Salonu'nda açılan kitap fuarını gezdi. Esen, öğrencilerin isteği üzerine Çankırı FK formalarını imzaladı.

Beş gün sürecek etkinlik kapsamında; yazarlarla söyleşiler, imza günleri ile çocuklara yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenecek. 31 yayınevi ve bir yerel yazarlar standı olmak üzere 32 stantta 25 yazar, sanatçı ve sporcuyu ağırlayacak Çankırı Kitap Günleri, 27 Nisan Pazar günü son bulacak.

Şafak Sezer ve Emre Doğru’ya Tuzda Kahve İkramı

Başkan Esen, söyleşisini tamamlayan ünlü oyuncu Şafak Sezer ile yazar Emrah Doğru’ya Çankırı ile ünlenen tuzda kahve ikram etti. Sosyal medya paylaşımlarında Çankırı’daki etkinliği “Şampiyonlar Ligi” olarak tanımlayan Sezer, Tuz Mağarasından elde edilen tuzlardan yapılan tuz lambaya ve tuzda kahveye övgüler yağdırdı.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/04/tuzun-baskenti-cankiri-da-kitap-gunleri-basladi.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/04/tuzun-baskenti-cankiri-da-kitap-gunleri-basladi_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/kitap/27274/</link>
			<pubDate>Tue, 22 Apr 2025 21:20:09 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Türk&#39;ü İkaz: Korkma!</title>
			<description><![CDATA[İstiklal Marşımızın, kabul edilişinin 104. Yıldönümü… İstiklalimizin muazzam seslenişi TBMM’de coşku ve heyecan dalgası eşliğinde, bütün mebusların ayakta alkışlarıyla kabul ve tasdik edilişinin yıl dönümü.]]></description>
		    <news><![CDATA[Türk’ü İkaz: Korkma!

12 Mart 1921’de Türk milletinin bağımsızlığa düşkünlüğünün, özgürlüğe bağlılığının manzumesi olan İstiklal Marşımızın, kabul edilişinin 104. Yıldönümü…

İstiklalimizin muazzam seslenişi TBMM’de coşku ve heyecan dalgası eşliğinde, bütün mebusların ayakta alkışlarıyla kabul ve tasdik edilişinin yıl dönümü.

Hamdullah Suphi Bey’in tok ve gür sesiyle okunan İstiklal Marşımız satırdan sadıra kıta kıta döküldü. Her mısrasında özlem vardı, iman vardı, Türk-İslam ruhunun mübarek ve müstesna hisleri hâkimdi. Akif, Türk milletinin istiklal aşkını önce hissedip, sonra yazdı. Türk kahramanlığının mısralara işlenmiş bir diriliş abidesi, muhteşem bir mücadelenin edebi vesikası İstiklal marşı…

Varlığımıza göz diken emperyalist mihrakların, bağımsızlığımıza zincir vuramayacağı istiklalimizin şiirsel beyanıyla herkese duyurulmuş ve ilan edilmiştir.

Biz birlik için, gelecek için, istiklal için, namerde muhtaç olmamak için ve ebediyete kadar yaşamak için  beka diyoruz. İstiklal Marşımız; önce kurtuluş dönemi ve sonra Cumhuriyetle birlikte Türkiye’nin yükselme ruhunu temsil etmiştir. “Korkma” diye başlayan dizeler, bugün de en çok ihtiyaç duyduğumuz manevi heyecanın başlangıcı olmalıdır.

Akif, Milli Mücadele’nin üniformasız neferi olarak esaretin hasmı, zilletin karşı cephesi, istiklalin de ahlak ve haysiyet kalemiydi. Akif, “Ben bir yüzlü ve bir sözlü olmayı her şeye tercih ederim.” sözüyle sarsılmaz duruşunu, imanla karılmış ve şahsiyetle bezenmiş hayatını özetlemişti. Kış aylarında giyecek bir paltosu bile olmamasına rağmen, İstiklal Marşı’nı yazmayı para almamak şartıyla kabul etmişti. Fazilet, feraset ve fedakârlık onunla özdeşti. Kalemi, Türk milletinin varlığıyla ve ebediyen varoluş hedefiyle örtüşüyordu.Akif, vatansever bir yürek, milletperver bir kükreyişti. Dört lisanı edebiyatıyla bilirdi, nitekim Türk olarak yazdı, Türk olarak düşündü, Türk olarak yaşadı, Türk olarak ruhunu teslim etti. Türk milleti ona şükran duydu, engin bir sevgi besledi, hafızasından hiç çıkarmadı. İslamiyet ile Türkçülüğü de ruhunun kaynağıydı.

“Türk’e hiçbir kavmin horoz olmasına tahammül edemem” diyen Akif’e, yakın arkadaşı Elmalılı Hamdi Yazır şöyle demişti: “Türk’ü ikaz; Türk’ü i’la için ancak yazdın, yüce Türklük yaşadıkça yaşar elbet adın.” Elbette yaşayacak, elbette bir daha da İstiklal Marşı yazılmayacaktır.

Dileğimiz, istiklal marşı yazmamıza neden olacak karanlık ve kasvetli dönemlerin bir daha geri gelmemesi ve Türk milletinin bin yıllık kardeşlik bağlarına ne pahasına olursa olsun arka çıkılmasıdır.

İstiklal Marşı’mızın kabul edilişinin yıl dönümünde, asla korkmayacağımızı, hiçbir çılgının da bu aziz milleti zincire vuramayacağını haykırıyor, bu duygu ve düşüncelerle, İstiklal Marşımızın kabul edilişinin 104’nci yıldönümünde, en başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, aziz şehitlerimize ve bu muhteşem eseri bizlere armağan eden ilk Meclis’in muhterem üyelerine Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor, aziz hatıralarını minnet ve şükran hislerimle yâd ediyorum.

Döne Doğutekin Alemdağ MHP Kadın Kolları Başkanı]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/03/turk-u-ikaz-korkma.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2025/03/turk-u-ikaz-korkma_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/korkma/27117/</link>
			<pubDate>Tue, 11 Mar 2025 21:28:57 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Nevi Mobilya MOYSAD Yönetim Kurulunda</title>
			<description><![CDATA[Mobilya sektörünün önde gelen temsilcisi Nevi Mobilya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Silahsız...devamını okuyunuz.]]></description>
		    <news><![CDATA[Nevi Mobilya MOYSAD Yönetim Kurulunda

Mobilya sektörünün önde gelen temsilcisi Nevi Mobilya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Silahsız, Mobilya ve Yatak Sanayicileri Derneği-MOYSAD’ın 05.12.2024 tarihli Genel Kurul toplantısında yönetim kuruluna seçildi. Mehmet Silahsız, Çankırı’mızı ülkemizin ve dünya mobilyasının önde gelen şirket ve markaları arasında temsil edecek.

Mobilya ve Yatak Sanayicileri Derneği-MOYSAD, mobilya gibi Türkiye’nin önde gelen bir sektöründe gelişme ve ilerlemeyi ilke edinmiş bir dernek olarak sektörün önde gelen markaları tarafından 2021 yılının Ekim ayında kuruldu.

40 bine yakın üretici ve 65 binden fazla işyeriyle 10 milyar doları aşkın büyüklüğe sahip ve 500 bini aşkın kişiye sağladığı istihdamla mobilya sektörüne yepyeni ve yenilikçi bir dernek olan MOYSAD global mobilya sektörünü de hedefleyen yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Dernek, sadece sektörün liderliğini değil, aynı zamanda temsilciliğini de üstlenmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda dernek, önce üyelerini ve ardından tüm sektörü mobilya ve yatak üretimiyle ilgili olarak uluslararası arenada söz sahibi haline getirmeyi hedeflemektedir. Derneğin asıl büyük hedefi ise Türkiye’yi mobilya üretim ve ihracatında dünyanın en büyük 5 ülkesinden biri haline getirmek.

Dernek üyeleri arasında, aralarında Nevi Mobilya’nın da bulunduğu, alanlarında lider konumda bulunan Adore, Alfemo, Bellona, By Kepi, Casa, Çetmen, Çilek, Divanev, Doğtaş, Enza, Fatih Kıral, Gündoğdu, İstikbal, İşbir, Kelebek, Kilim, Konfor, Lova Yatak, Modalife, Mondi, Rapsodi, Vize, Yataş, Yatsan ve Zebrano gibi 20’den fazla büyük şirket ve 30’dan fazla marka yer alıyor.

MOYSAD üyelerinin ortak özellikleri ihracat, üretim ve ciro bakımından Türkiye mobilya pazarında %50’den fazla paya sahip olmaları ve sektörü kayıt altına alma ve kurumsallaşma prensiplerini ön planda tutmaktadır.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/12/nevi-mobilya-moysad-yonetim-kurulunda.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/12/nevi-mobilya-moysad-yonetim-kurulunda_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/nevi-mobilya-mehmet-silahsiz/26738/</link>
			<pubDate>Mon, 09 Dec 2024 08:25:30 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Bakanlık Bir Sucuk, Bir Kaşar Peyniri, Bir Üzüm Pekmezi Markasını Daha İfşa Etti</title>
			<description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı, "guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" adresindeki bilgilere ekleme yaparak, bozulmuş ve değiştirilmiş ürün sayısının 168'e, taklit-tağşiş yapıldığı kesinleşmiş ürün sayısının ise 802'ye yükseldiğini duyurdu.]]></description>
		    <news><![CDATA[Bakanlık Bir Sucuk, Bir Kaşar Peyniri, Bir Üzüm Pekmezi Markasını Daha İfşa Etti

Bakanlık, sağlığı tehlikeye düşürebilecek gıdalar listesini güncelleyerek kamuoyuyla paylaştı. Listede bir sucuk markasının da kanatlı eti kullandığı ifade edildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, "guvenilirgida.tarimorman.gov.tr" adresindeki bilgilere ekleme yaparak, bozulmuş ve değiştirilmiş ürün sayısının 168'e, taklit-tağşiş yapıldığı kesinleşmiş ürün sayısının ise 802'ye yükseldiğini duyurdu.

Güncellenen listede, kanatlı eti, sakatat ve tek tırnaklı tespiti ile taklit, tağşiş ve bitkisel yağ tespiti gibi birçok uygunsuzluk bulunuyor. Ayrıca, ısıl işlem görmüş piliç sucukta mekanik ayrılmış kanatlı eti, üzüm pekmezinde şeker ilavesi, köri baharatında nişasta gibi taklit/tağşiş gösteren maddeler tespit edildi. Bitkisel karışım yağı ile sumak, pul biber ve tatlı toz biberde ise gıdada kullanımına izin verilmeyen boya bulunduğu belirtildi.

İşte bakanlığın listesinde yer alan sucuk markası: Afyon Karahisar, Çankırı Orta İlçesi, Kütahya Merkez olmak üzere üç firmayı daha kamuoyuna duyurdu.

Bakanlığın listesinde Afyon Karahisar Et ve Et Ürünleri imalatı yapan Hambaloğlu firmasında ışıl işlem görmüş piliç sucuk içerisinde mekanik ayrılmış kanatlı eti tespiti görülmüştür.

Çankırı ili Orta ilçesinde Kaşar Peyniri imalatı yapan Öğütler Gıda Tic. İnş. Bes. Bilş. Tekn. ve Bilgi. Paz. San. Ltd. Şti- Süt İşleme Tesisinde 0/0 yağ oranının düşük olması tespit edilmiştir.

Kütahya Merkez de faaliyet gösteren Üzüm Pekmezi imalatı yapan Helvacı Sabri Mahdumları Helva Gıda Tarım. San. Ve Tic. Ltd. Şti de ise ürüne şeker ilavesi yaptıkları tespit edilmiştir.

Haber Kaynak: AA. 2024 Saat: 14:20]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/12/bakanlik-bir-sucuk-bir-kasar-peyniri-bir-uzum-pekmezi-markasini-daha-ifsa-etti.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/12/bakanlik-bir-sucuk-bir-kasar-peyniri-bir-uzum-pekmezi-markasini-daha-ifsa-etti_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/bakanligin-listesindeler/26731/</link>
			<pubDate>Sat, 07 Dec 2024 16:37:17 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Uyan Türkiye (Özel Haber)</title>
			<description><![CDATA[Atam, "Şehitler, Gaziler, Yaranlar Diyarı Çankırılılar olarak, “Açtığın yolda gösterdiğin hedefe emin adımlarla yürüyoruz."]]></description>
		    <news><![CDATA[www.haberci18.com İnternet Medyası olarak, "Dünya ve 81 Vilayette neler olup bitiyor araştırarak, günlük takiplerimiz sonucu okunmadan geçilmiyecek bir haber hazırladık. Şahsımızın ne siyaset ile nede siyasetçiler ile bağlantısı bulunmamaktadır. Olaylara bağımsız, tarafsız objektif bakan bir gazetecilik anlayışı ile hizmetimizi yapıyoruz. Doğru bildiklerimizide kamuoyu ile paylaşmaktan zevk alıyor, onurlu bir görevi yerine getiriyoruz.

Şehitler, Gaziler, Yaranlar Diyarı Çankırılılar olarak, “Açtığın yolda gösterdiğin hedefe emin adımlarla yürüyoruz.

Cumhuriyetimize Gölge Düşürmeyin...

Türkiye’yi kim kurtardı; önce onu bir araştırmak lazım. Bu devlet törerüst diyen vatansızlara uygulanan tarfilere kıl kapıyorum.

Çankırı'da Cumhuriyet coşkusu yaşanırken; Anıtkabirde reis diye ba...mak serbest ama; andımızı okumak yasak. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Muğla'da Atatürk yerine Erdoğan'ın posteri taşındı. Bu durum Cumhuriyet'in ruhuna aykırı bulundu ve tepki gösterildi. Bodrum Kalesi’nde düzenlenen törenlere Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın posterinin Türk Bayrağı’nın yanına asılması kriz yarattı. “Türk bayrağının yanına sadece Cumhuriyeti’mizin kurucusu Atatürk’ün fotoğrafı yer alabilir, bu geçtiğimiz yıllarda böyleydi”

Ne günlere kaldık. Bu ülkenin çivisi çıktı artık demeye dilim varmıyor. Allah’ım sen aklımıza mukayyet ol.

Evet değerli dostlar, kıymetli okurlarım, cefekar, fedekar ve kadirşinas takipçilerim. Çankırı’da keyif verici bir gazetecilik, internet medya haberciliği yaptırmak istemeyenlerle karşı karşıyayız. Ne kadar acıdır ki, yazmayın, çizmeyin, eleştirmeyin diye şehrimizin geleceğini zedeliyenlerle iç içe yaşayıyoruz.

Kaygı Yaşıyoruz, Çözüm Bekliyoruz!!!

Sırtımızdaki yük ve sorumluluğun ağırlığı ile hareket ediyoruz, yinede yaranamıyoruz. Köpekden kaçarken canımızdan mı olalım. Türkiye Cumhuriyetinde her Milli Bayramlarımızda sık sık yaşanan T.C. düşmanlığı, Türk düşmanlığı, Bayrak düşmanlığı, İstiklal Marşı düşmanlığı, Andımız düşmanlığı, Milliyetçilik düşmanlığı sorunları yaşatan geri zekalılarla karşılaşıyoruz. Neden acaba diye sorma hakkımızı kullanarak bu özel haberi sayfamıza taşımayı uygun gördük. Cadde ve sokaklarda yakamızdan tutan duyarlı halk T.C. düşmanlığının bir an önce çözüme kavuşmasını istiyor(lar).

www.haberci18.com İnternet Medyası olarak, Ben Kimseye Beni Sevsin Diye Soytarılık, Yağcılık, Yalakalık Yapmam.!

Ya sever bildiği gibi, ya gider geldiği gibi...!

Cumhuriyetin ilanının 101’inci yıl dönümü nedeniyle Çankırı Belediye meydanında binlerce vatandaşın katılımıyla kutlama töreni yapıldı. İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Komando Bölük Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen gösteri vatandaşlar tarafından büyük beğeni aldı. Tuğay Komutanlığımızın Mehmetçiklerinin onurlu ve dik yürüyüşleri ayakta alkışlandı. Bizim cephemizde durum böyleydi.

Başknetimiz Ankara’da Anıtkabirde Yaşanan Olay Türkiye’ye Yakışmadı!

Anıtkabir'de Andımız okunurken bir anda "Hayır-Hayır-Hayır" diye koşan ve çocuklara müdahale eden şahıs kim? Kamu görevlisi mi? Öyleyse bu şahıs hakkında derhal işlem başlatılmalı!

Cumhuriyetimiz ile neredeyse yaşıt olan 97 yaşındaki Kore Gazisi Pirağa Uzun, yaşadığı Trabzon’da 29 Ekim törenlerine davet edilmeyince ağladı. Tabiiki bizde onla birlikte ağladık. Yaşananlara isyan ettik, Gazimizi üzenlerden de hesap sorulmasını istedik.

Kimseden kocaman sevgiler istemedik, Sadece biraz anlasalardı yetecekti. Anlamadılar...

T.C.’nin kaldırılması, askeri okulların kapatılması, tüm varlıkların satılması, eğitimin yok edilmesi, mültecilerin gelmesi asla tesadüf değildir. Yedi düvel geldi, ülkeyi bu hale sokamadı. Ama; makarna ve 2 torba kömür yüzünden çekmediğimiz kalmadı..

Diplomasıyla kendini zeki zannedenleri ve parasıyla kendini adam zannedenleride gördüm. Birinin çok bilmişliğinden, diğerinin ise, kibrinden nefret ettim. Neye sahip olursan ol. Sahip olduğun şey seni insan yapmıyorsa, sonuçta kocaman bir Hiç’sin.

Hayatta en büyük pişmanlığın ne diye sorsalar, emeğimim zerresine layık olmayan insanlara verdiğim değer derim. Kendilerini laf kalabalığı ile uyanık, karşısındakini saf zanneden sizin gibileri çok gördüm.

Cahil ile konuşmam, rüzgar ile yarışmam... Para delisi değilim. Gönlümün efendisi, dostumun kölesiyim... Basit değilim ki iftira edeyim, aciz değilimki şikayet edeyim. Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev hayattır.. Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye, bir zamanlık mevkii için el ayap öpmeye, günlük menfaatler için onurunu terk etmeye değmez Bu Hayat... Kalabalıkta efelik edenin tenhada özürünü kabul etmem!!!

Unutmayın!!

Herkes bir gün yaşattığını yaşar.. Yol uzun ilahi adalet var!

Sırası var acelesi yok. Merhametsiz olan herkes kaybedecek, hergün bir şeyini bir gün her şeyini... Yerini dolduramayacağınız insanları, liderleri asla kaybetmeyin; Sonra o boşluğa kimseyi koyamazsınız...

Şans Eseri Değil Onun Eseri Cumhuriyet

Bir ailenin değil, kayıtsız şartsız milletin egemenliği sağlandı. Kendi kaderini ellerine alan özgür bir halk, ilerleme ve kalkınma yolunda şahlandı. Cumhuriyetimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde tam 101 yıl önce; demokratik, lâik ve sosyal hukuk devleti esasıyla kuruldu. Askerlerimizin, Mehmetciklerimizin, Jandarmamızın bayramlarda yapmış oldukları gösteriler, onurlu yürüyüşleri takdire şayan. Yüz yıl önceki bayram kutlamalarımızı özlüyoruz. İnsanın gözleri yaşarıyor bunları seyrederken. Cumhuriyet coşkumuzun sonsuza kadar sürdüğü nice bayramlarda buluşmak dileğiyle.

Bu Haberimiz Bizi, “Bir Siyasi Parti ve Liderine Düşman Gibi Anlatanlarıdır!”

Sonuç olarak, “Yaptığım yanlışlar için pişman değilim. Tek pişmanlığım; yanlış insanlar için verdiğim değer ve yaptığım doğrular.” Bizde bilirdik.. Ayranına göre yoğurt olmayı. Ama; hep sütü bozuklara denk geldik...

Geçmiş tarihten bir kaç olayıda paylaşmadan geçkmek istemedik. Abdülaziz Han'ın bileklerini kesip kim öldürmüşse, Abdülhamid Han'ı tahtan kim indirmişse, Adnan Menderes'i kim asmışsa, Turgut Özal'ı zehirleyip kim öldürmüşse, Necmettin Erbakan'ı darbe yapıp kim kovmuşsa, Muhsin Yazıcıoğlu'nu; Kahramanmaraş dağlarında kim katletmişse, Devlet Bahçeli’ye, Recep Tayyip Erdoğan'a düşman olanlarda onlardan'dır.

İnsanları kırmamaya çalıştıkça sanıyorlarki, ben cevap vermesini bilmiyorum yada kendimi savunamıyorum. İşi düşenin kardeşi olduk. İşi bittikten sonra düşmanı olduk. Hayır asla öyle değil! Benimde çok acımasız cümlelerim sözlerim var ama onları söyleyecek merhametsiz bir yüreğim yok.

“Ülkede yüzü gülen yok. İnsanlar mutsuz, huzursuz, geleceği yok, umutsuz.” Bir daha böyle bir duruma düşmemek için yetkilileri gerekli tedbirleri almaya davet ediyoruz. Olay bundan ibaret...!

Erdoğan'a düşman olanlar, ona değil, onun şahsındaki islama düşman.. Bu, o kadar açık ve bariz ki, izah ve ibraza bile gerek yok.. Recep Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli'nin konuşmaları hakkında düşüncelerim nettir.

Eğer Devletim bir şey diyorsa, İstihbarat ile şekillenmiş, Devlet aklı ile harekete geçmiştir. Savaş yaklaştığında ilk önce iç düşman kontrol altına alınır. Devlet bize her hamlesini açıklamak zorunda değil. Devlet atı da, iti de bilir. Günü geldiğinde atı nallar, iti bağlar.

Biz Bilemeyiz, Devletimiz Bilir!

Bu sabah kalkıp ilk gözümü açtığımda TV’lerde gazete başlıklarını takip ettim. Bir gazatenin başlığı beni ürküttü. Şaşkınlıkla haberin devamını okudum.

Başlık şu değerli kamuoyu: ABD Bundan Sonra Hangi Ülkeye Saldıracak?

Bildiğim tek şey ver, ne diyordu ana muhalefet İsrail’in bizle sorunu yok, ne diyordu İsrail bizim Türkiye ile sorunumuz yok. İsrail, Türkiye'ye karşı PKK armasıyla savaşmak istiyor.! Devlet hem oyun bozuyor, hem oyun kuruyor. Yakında anlarsınız Ne büyük bir hamle olduğunu.

Sonuç; Evlat istediğin gibi değil, yetiştirdiğin gibi olur. Bizde merhum babam Hacı Satılmış Çelik'in yetiştirdiği gibi olan evlatlardanız. Cümleten hayırlı günler..
 ]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/11/uyan-turkiye.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/11/uyan-turkiye_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/uyan-turkiye-ozel-haber/26594/</link>
			<pubDate>Sun, 03 Nov 2024 12:02:49 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>Çankırı&#39;dan 83 Ülkeye İhracat</title>
			<description><![CDATA[TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre; Çankırı’da ihracat Eylül ayında 35 milyon 931 bin $ olarak açıklandı.]]></description>
		    <news><![CDATA[83 Ülkeye İhracat

Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı (TÜİK) Dış Ticaret İstatistikleri, Eylül 2024 haber bültenini açıkladı. TÜİK Başkanlığı tarafından verilen bilgiye göre; Çankırı’da ihracat Eylül ayında 35 milyon 931 bin $ olarak açıklandı.

2024 yılı Eylül ayında Çankırı’dan yapılan ihracat 35 milyon 931 bin $ olarak açıklandı.

Çankırı’nın 2024 yılı Eylül ayındaki ithalatı ise 10 milyon 676 bin $ olarak açıklandı.

Eylül ayında İhracatın ithalatı karşılama oranı Çankırı’da %336,6 oldu.

En fazla ihracat “İç ve Dış Lastik imalatı” ürün grubunda gerçekleşti

Eylül ayında Çankırı’dan gerçekleşen ihracatın ISIC Rev4 ürün sınıflamasına göre dağılımı incelendiğinde ilk sırada 27 milyon 226 bin $ ile “İç ve Dış Lastik imalatı” ürün grubu bulunmaktadır. Bu ürün grubunu 5 milyon 418 bin $ ile “Makarna, Şehriye, Kuskus vb. Unlu Mamullerin imalatı” ve 787 bin $ ile “Tuz çıkarımı” ürün grubu takip etmektedir. Eylül ayında Çankırı’dan ISIC Rev4 sınıflamasına göre 53 farklı ürün grubundan ihracat gerçekleşmiştir.

İthalat ise 57 farklı ürün grubunda gerçekleşmiştir. İthalatta ilk üç sırada; 2 milyon 894 bin $ ile “Diğer çok yıllık (uzun ömürlü) bitkisel ürünlerin yetiştirilmesi” ürün grubu, 2 milyon 383 bin $ “Birincil formda plastik ve sentetik kauçuk imalatı” ve 1 milyon 714 bin $ ile “Temel kimyasal maddelerin imalatı” ürün grubu yer almaktadır.

İhracatta ilk sırada Almanya yer alırken, ithalatta ilk sırada Kotdivuar yer aldı
Eylül ayında Çankırı’dan 83 farklı ülkeye ihracat yapılmış olup ilk sırada 11 milyon 69 bin $ ile Almanya yer almaktadır. En fazla ihracatın gerçekleştiği ikinci ülke 6 milyon 487 $ ile Birleşik Krallık olurken üçüncü sırada 2 milyon 465 bin $ ile Somali bulunmaktadır.

Eylül ayında 24 farklı ülkeden Çankırı’ya yapılan ithalatta ise ilk sırada 2 milyon 359 bin $ ile Kotdivuar, yer almaktadır. İkinci sırada 1 milyon 744 bin $ ile Japonya, üçüncü sırada 1 milyon 382 bin $ ile Çin takip etmektedir.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/11/cankiri-dan-83-ulkeye-ihracat.jpg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/11/cankiri-dan-83-ulkeye-ihracat_t.jpg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/cankiri-dan-83-farkli-ulkeye/26593/</link>
			<pubDate>Sun, 03 Nov 2024 09:39:53 +0300</pubDate>
			</item><item>
			<title>FETÖ Elebaşı Vatana İhanet İçinde Öldü</title>
			<description><![CDATA[15 Temmuz hain darbe girişiminin emrini veren terörist başı, Türkiye'de halkın silahlarını halka döndürerek milli iradeyi hedef almıştı.]]></description>
		    <news><![CDATA[FETÖ Elebaşı Vatana İhanet İçinde Öldü

Darbe Girişimlerinde Bulundu, 251 Vatandaşı Şehit Ettirdi

Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fethullah Gülen kaldırıldığı hastanede öldü.

Türk Ve Türkiye Düşmanı FETÖ Elebaşı, Hain Terörist Gülen Öldü, Ve hesap zamanı........... Yan cehennem yan Hainlerin reisi geliyor.....

Kesin ölmüş mü ?? Bak sonradan hortladı derseniz kabul etmem !!!

Nasıl Bilirdiniz Diye Soracaklar; Hiç İyi Biri Değildi, O Bir Haindi...

Uzun süredir böbrek yetmezliği ve şeker hastalığı gibi kronik sağlık sorunları yaşadığı, aynı zamanda demans teşhisiyle de tedavi gördüğü söylenen terörist elebaşının, çoklu organ yetmezliği nedeniyle  öldüğü bildirildi.

Bugün çok sevinçliyim o... ç... bir hain öldü. Çok üzüntülüyüm çünkü bu hain aynı zamanda başta 15 Temmuz, Ergenekon ve Balyoz davaları ile Merhum lider Muhsin Yazıcıoğlu cinayetinin kara kutusuydu. Artık bu davaların hiç birisinin gerçek failine ulaşılamayacağı hususunu da aklımdan geçirmiyor değilim.

15 Temmuz hain darbe girişiminin emrini veren terörist başı, Türkiye'de halkın silahlarını halka döndürerek milli iradeyi hedef almıştı.

FETÖ elebaşı ölmüş. Şu anda sadece ABD'dekiler değil, muhtemelen Türkiye'deki pek çok salyalı kişi de yas tutuyordur.

Özellikle bir türlü ortaya çıkarılamayan siyasi ayağa mensup ayakçılar. Kara Ses lakaplı Cemalettin Kaplan'ın leşinin Almanya'dan getirilip memleketi Erzurum'da defnedilmesine izin vermişti dönemin hükümeti (1995).

Acaba bu zebaninin lâşesi için de böyle bir girişimde bulunmayı düşünen ve buna cüret edecekler çıkar mı dersiniz?

Tüm ömrü Türkiye Cumhuriyeti'ne kumpas kurmakla geçen, vatan haini, din düşmanı terörist Fetullah Gülen’e iyiydi diyenin ölüsünü, dirisini, gerisini... Tek gerçek TÜRKİYE CUMHURİYETİ bundan başkasına inanmayın. İman etmek için önce bir avuç toprağa secde etmek lazım o toprak mutlak Vatandır. Ülkümüz Cumhuriyettir. Akıllı olun “Cemaatlerden-Tarikatlardan” uzak durun. Net.]]></news>
		    <image>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/10/feto-elebasi-vatana-ihanet-icinde-oldu.jpeg</image>
		    <thumb>https://www.haberci18.com/images/haberler/2024/10/feto-elebasi-vatana-ihanet-icinde-oldu_t.jpeg</thumb>
			<link>https://www.haberci18.com/hain-haindir/26535/</link>
			<pubDate>Mon, 21 Oct 2024 12:29:13 +0300</pubDate>
			</item></channel>
</rss>