TÜRKAV Çankırı'da Sarıkamış Şehitlerini 12.kez Andı

Sarıkamış Şehitlerini 109. yılında anmak üzere Yunus AVM önünde program düzenlendi.

TÜRKAV Çankırı'da Sarıkamış Şehitlerini 12.kez Andı
06 Ocak 2024 - 20:03 - Güncelleme: 06 Ocak 2024 - 20:10
Sarıkamış Şehitleri Anıldı

Türkiye Kamu Çalışanları Kalkınma ve Dayanışma Vakfı (TÜRKAV) Çankırı İl Başkanlığı tarafından Sarıkamış Şehitlerini 109. yılında anmak üzere Yunus AVM önünde program düzenlendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programa Çankırı Valisi Mustafa Fırat Taşolar, Çankırı Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, İl Jandarma Komutanı J. Alb. Yusuf Mutlu Genç, TÜRKAV Çankırı İl Başkanı İsa Bölükbaşı ve vakıf üyeleri, siyasi partilerin ve STK’ların il temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

Ahmet Yesevi Cami hocası Arif Çayır tarafından Aşr-ı Şerif duasının okunmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşma gerçekleştiren TÜRKAV Çankırı İl Başkanı İsa Bölükbaşı, Geleneksel Sarıkamış Şehitlerini anma programının bu yıl onikincisinin düzenlendiğini dile getirdi.

Sarıkamış Şehitleri hakkında katılımcılara bilgi aktaran Bölükbaşı, “109 yıl önce birinci Dünya Savaşı’nda Rusların memleketimizin işgalini önlemek için kışın dondurucu soğuğunda Allahuekber dağlarına yürüyerek vatan diyerek, millet diyerek canını -30 derecelerde teslim eden aziz şehitlerimizi Sarıkamış şehitlerimizi anmak üzere bugün burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu vesileyle aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Sarıkamış harekâtı 1914’ün aralık ayında bu milletin yaşadığı en büyük acılardan ve dramlardan biri olarak tarihteki yerini almıştır.

22 Aralık 1914-5 Ocak 1915 tarihleri arasında Rusların güney Kafkasya, Kars, Ardahan ve Batu’mu işgali vatanın ve devletin bütünlüğünü tehlikeye sokmuş. Rusların ilerleyişinin durdurulmadığı takdirde Türk milletinin vatanı ve son kalesi olan Anadolu tamamen kaybedilebilirdi. 22 Aralık 1914’te Türk ordusu kaybedilen bu toprakları geri almak ve bölgede ki Türkleri, mazlumları Rus ve ermeni zulmünden kurtarmak için, buraların tekrar Türk yurdu olması için doğu’ya sefer düzenler. Öncü kuvvetler Sarıkamış, selim ve Kars’ın yol güzergâhındaki köyleri gizlice seferber eder. Türk ordusunun harekete geçtiğini haber alan köylüler Türk ordusuna yardım etmek için kadını yaşlısı, çoluk çocuk demeden harekete geçerler. Fakat doğanın acımasız yüzüyle karşılaşan vatan evlatları kara, tipiye ve soğuğa esir düşer, düşmanlarla vuruşmak yerine doğayla mücadele ederek son nefeslerini verdiler.” dedi.

Şanlı mücadelenin düşmanın övgüsünü aldığını dile getiren Bölükbaşı, “Toprak suyla karışırsa çamur olur. Eğer o toprak Müslüman Türk’ün kanıyla yoğrulduysa vatan olur, bayrak olur, ezan olur semalarda yankılanır. Ya bu canlar donarak karların altında kaldıysa kardelen çiçekleri olup yan yana ve sırt sırta vermiş halde Allahuekber dağlarında açmıştır. Ölümün beyaz olanı var mıdır, bir insan nasıl donar hiç hayal ettiniz mi? Ayaklarınızdan yukarı doğru gelen ağır bir yorgunluğun yavaş yavaş bedeninize yayıldığını hiç hissettiniz mi? ‘Birkaç dakika uyursam gücümü kazanırım, her şey düzelir’ duygusuna hiç kapıldınız mı? Eğer bunları hayal edebilirseniz Sarıkamış’ta on binlerce Mehmed’in yolun kenarında tüfeğine yaslanarak ‘Şöyle bir çömeleyim hemen kalkarım’ derken, terli bedeninin üç dakika içinde nasıl donduğunu anlayabilirsiniz. Bu harekât; askerlerimizin Sarıkamış’ta Allahuekber dağlarında cesaret ateşini söndürememiş, vatan için çarpan yüreklerini, soğuk dindirememiştir. Ağır hava şartlarında savaşan askerimiz; savaşın sonuna kadar direnmiş, mücadele azmini üstünlüğünü bir kez daha kanıtlamış, Şehitlik mertebesine ulaşan vatan evlatları, Milletimizin bağrına defnedilmiştir.

Allahüekber dağlarında verilen bu şanlı mücadele düşmanın bile övgüsüne mazhar olmuştur. Rus Kafkas ordusu Kurmay Başkan Vekili Dük Aleksandroviç Pietroviç Sarıkamış’ta gördüklerine anılarında şöyle yer vermiş: “ilk sırada diz çökmüş dokuz kahraman. Mavzerleriyle nişan almışlar, tetiğe asılmak üzereler ama asılamamışlar… İkinci sırada cephane taşıyanlar var, sandıkları bir avuçlamışlar ki, kâinattan hırslarını almak istiyor gibiler. Öylesine kaskatı kesilmişler… Ve sağ başta Binbaşı Nihat. Dimdik ayakta, başı açık, saçları beyaza boyanmış, gözleri karşıda… allahuekber dağlarındaki son Türk müfrezesini teslim alamadım. Bizden çok evvel, Allah’larına teslim olmuşlardı.” Şeklinde konuştu.


TÜRKAV olarak asıl niyetlerini şehitleri anmak ve onlara şükranlarını sunmak olduğunu belirten İl Başkanı İsa Bölükbaşı, “TÜRKAV olarak niyetimiz kışın bu soğuk gününde gazilerimizi anmak, şehitlerimizi yâd etmek, bir nebze de olsa onların yaşadıklarını yaşamak ve onların hasret kaldıkları sıcacık bir tas çorbayı içip, elhamdülillah deyip; ruhlarına bir Fatiha göndererek şükranlarımızı sunmaktır.

Bizim derdimiz, bizim kaygımız, bizim kavgamız, vatan, bayrak, ezan için, ilay-ı kelimetullah davası kısaca Allah davası, Kızılelma ülküsü içindir. Bizler bu kutsal değerlerimizi ve kimliğimizi hiçbir zaman unutmayız. Unutanlara da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözleriyle hatırlatmak isterim.“Bu memleket, dünyanın beklemediği, asla Ümit etmediği bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, sahne oldu. Bu sahne Yedi bin senelik, en aşağı, bir Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârları ile sallandı; beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurları ile yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından evvela korkar gibi oldu; sonra onlara alıştı; onları tabiatın babası tanıdı, onların oğlu oldu; Bir gün o tabiat çocuğu tabiat oldu; şimşek, yıldırım, güneş oldu; Türk oldu. Türk budur. Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.” Ne mutlu türküm diyene” sözleriyle konuşmasını tamamlandı.

Şehitler adına hatim duasının edilmesinin ardından programa katılım sağlayan protokol üyeleri fotoğraf sergisi gezildi. Program katılımcılara çorba ikramı ile sona erdi.

 
Bu haber 2466 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum