Yanlış ve vizyonsuz politikalar nedeniyle uzun yıllarını kaybetmiş Çankırı çok uzun zamandan buyana bu dönemde de geleceğe yönelik kısa ve uzun vadeli hedefler koyup, vizyonlar çizmeyi becerememenin sancısı içerisinde kıvranıp duruyor.
Çankırı’da Değişen Ne Var?..
Vizyonlar çizmek için ne gibi zorluklar ve engellemelerle karşılaştığımız biz Çankırılıların (hepimizin) malumu.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın rotasını çizdiği ve Başbakan Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu önderliğinde yürüyen bu Yeni Türkiye yolunda vatanımıza, milletimize, ilimize destek vermenin, boynumuzun borcu olduğunu düşünenler kimlerdir acaba?.. (Bu sözcüklerim Adalet Ve Kalkınma Partisi İl, İlçe yönetimi ve özelliklede Milletvekillerimiz için sarf ettiğimiz sözlerdir.)
Çankırı AKP İktidarı Döneminde İstediğini Alabildimi?
Ama gel gelelim uzun yıllar Adalet Ve Kalkınma Partisine gereken desteği verdiği halde istediklerini alamayan ilimiz Çankırı maalesef hayal kırıklığı yaşamıştır, yaşamaya da mahkûmdur. Bizim düşündüklerimizi düşünmek istemeyen Çankırı AKP il ve ilçe yönetimi kısır çekişmelerden dolayı Çankırı’yı bölmüşlerdir, parçalamışlardır. Herkesi hoşnut edecek bir iz bırakmamışlardır.
Çankırı Türkiye'nin birliğine ve dirliğine destek olacak bir şehirdir. Vermiş olduğu yaklaşık 160 şehit bunun göstergesi değimlidir?
Artık Çankırı’nın kabuğunu kırması gerekmektedir. Herkes gibi bizde buna katkı yapmak mesuliyetini taşıyoruz. Ama nerede o günler?.. Nerede o düşünce?... Nerede o düşünceli insanlar?..
Çankırı artık meselelerini çözmek durumundadır. Şüphesiz, şunu inkâr edemeyiz ki yıllardan beri memleketimizde gelişmişlik illetini inşa edememişizdir. Bir birimizi kandırmanın bir anlamı yok. Biz gelişiyoruz diyen varsa yalan konuşuyor.
İlimizde seçilmiş ve ilimize atanmışlar “tokmağı davula ters vurmaktadırlar.” Böyle il yönetimi olmaz. Adalet Ve Kalkınma Partisi İl, ilçe yönetimi fos çıktığını bir kez daha ortaya koyduğunu tescilledi. Çankırı teşkilatı AK Parti ile bağlantısı bulunan kişilerin kurallara aykırı biçimde çeşitli görevlere atadıkları yandaşları için imza atmaktan, bir birileriyle yarışmaktan başka öte gidemediler. Bunları açıkladıktan sonra vatandaşımız vicdanı ile karar versin. Ama Çankırı’ya ve Çankırılıya yapılanlar bizim vicdanımıza sığmıyor"
Yıllarca bu Çankırı’da önemli kadrolar liyakate bakılmadan ona buna peşkeş çekildi. Bürokrasi yeteneksiz, vizyonsuz insanlara teslim edildi.
Böyle olunca Çankırı yönetilemez hale geldi. Bakıyorsunuz hiçbir adalet vicdan ve liyakat ölçüsü yok. Hayatında yöneticilik yapmamış insanlar falan milletvekilinin akrabası, yakını diye tercih edilmiş bir yerlere getirilmiş. Yalanımız varsa çıkın doğruları siz söyleyin.
Millete ve iline hizmet edene, değer vermek, hakkını, hukukunu korumak vicdanı olan herkesin görevidir. Şehrimizde bu da yapılmadı. Seçmenin verdiği değeri hiçe sayan seçilmişler, siyasi kimlik taşıyanlar bu noktada da sınıfta kalmışlardır. Daha bildiklerimi yazmayı dedikodu saydığımdan es geçiyorum.
Çankırılı olarak sorunlarımızı biliyoruz. Saymakla, yazmakla bitmez. Bunların takipçisi olacağız. Yaşadığımız şehrimizde siz siyasetçilerin ve atanmışların başınızın dik, bedenlerinizin güven içinde dolaşa bilmeniz için ne gerekiyorsa yapacağız. Yapmaksak namertlik olur. Mutluluğunuza ortak olmak istiyoruz ama sizler daha hala Çankırı’nın gelişmemesi için inat ediyorsunuz.
Zaten sorunu yaratandan soruna çözüm bulmasını bekleyemezsiniz. Çankırı ve Çankırılıyı düşünen, sorunlara çözüm bulacakların seçilmiş ve atanmışların kapasiteleri olsaydı Çankırı’yı ilgilendiren sorunları çözmüş olurlardı diye düşünmemekte yanlış olurdu. Zaten sorunu vatandaş yaratmıyor ki, yani sorun yaratanda kendileri, soruna çözüm bulamayanda kendileridir.
Bugünkü siyasi zihniyetler bu Çankırı’mızda artık çözüm üretemez hal almış durumdalar, üretemezlerde. Yapmayı becerdikleri tek şey rezalet yaratmaktır ki her gün bunu görüyorsunuz, görebiliyoruz.
Toplum da artık Çankırı’da bu yaşananları görmeye başladı. Toplumsal açıdan yapılması gereken tek şey artık yeter diyerek silkinmek ve bu çarpık siyasi zihniyetten ve düzenden kurtulmaktır. Neden kurtulmak istenmektedir. Açıklayalım. Her şey Çankırı’nın gelişmesi, kalkınması içinse herkes görevini tam yapacak, savsaklamayacak hemşehrilerini, vatandaşlarını enayi yerine koymayacak. Kısacası kandırmayacak… Olay bu. Hemşehrilerim.
Yeter Demek, Silkinmek Zamanı Gelmedi mi?..
Bu anlatılanlara ivedililikle cevap verilmezse, ilimizde yaşanan haksızlıklara ivedilikle vatandaşlık görevimiz yapılmazsa, toplum olarak, Çankırı olarak tarih sahnesinde de artık fazla ömrümüzün kalmadığını bilmemiz gerekir. Çankırı iyiye gidiyor diyenler ancak kendilerini aldata bilirler. Esas sorunda bu.
Bizi eriten, Çankırı’yı eriten dış düşmanlarımız değildir, şahsi menfaatleri uğruna bütün toplumsal değerlerimizi acımasızca sömüren, bunu yaparken de gözümüzün içine baka baka bizimle alay eden, yalan konuşan içimizdeki düşmanlardır.
Yazık bu şehre…
Liyakati esas almayan bir kadro politikası en çok onu yapanlara (yani kendilerine) zarar verir. Bu iktidarın, bu iktidara mensup Belediye Başkanlarının, Milletvekillerinin, il, ilçe başkanlarının rant hırsı, ranta el koyma hırsı bunları katlayarak artırmış durumda. Eskiden insanlar tepki gösterirdi, şimdi çok tepki de gelmiyor artık. İnsanların sesi kesildi, konuşturulmuyorlar. Ben insanlarda bir çaresizlik görüyorum.” Bu haksızlığa vesile olan herkesi ayıplıyorum.
Kendi siyasi partleri çatısı altında kısır çekişmeleri yüzünden Çankırı'ya layık olan tüm hizmetleri kıskanan siyasileri, seçilmişleride kim olursa olsun kınıyoruz.
Hoşça kalın, dostça kalın...

FACEBOOK YORUMLAR