Necati Keskin

Necati Keskin


Küskünleri Barıştırmak

26 Temmuz 2021 - 00:14

Küskünleri Barıştırmak

Birkaç gün evvel Kayseri’den bir kardeşimiz “Hadi Demek” diye bir yazı yazmış kendisine teşekkür ederim o yazıdan esinlenerek aşağıdaki yazıyı kaleme aldım.

Aslında bu yazımı Kurban Bayramı arifesinde yazılması okuyucu için daha hayırlı olacağı varsayımıyla geç kaldığım için özürlerimi ifa ederek, “Küskünleri Barıştırmak” her zaman hayırlı olmuştur, diyerek kendi ailemde yaşamış olduğum olaydan yola çıkarak konunun önemini anlatmak istiyorum…

Rahmetli babam yine rahmetli amcamdan 12 yaş kadar büyük, buna rağmen belki 20 yılı aşkın zaman çeşitli uyuşamamazlıklar sebebiyle birbirleriyle dargın durdular, Ailede herkes kendi ailesi olan baba veya anne tarafını tutar, anlatılanları dinler onlara hak verir. Yani biz çocuklar olayları hep tek taraflı dinlediğimizden ötürü olsa gerek ortaya karar veremeyiz. Karşı tarafın aile efradı veya çocukları da aynen bizim düşündüğümüz gibi düşünür. Tabii kimse yoğurdum ekşi demez.

Eskiden ne anlayışlı, ne de ince fikirli büyüklerimiz varmış!

Büyüklerimize anlayışlı ve ince fikirli diyorum çünkü iki küsün arasını bulmak, yani barıştırmak öyle küçük bir iş değil elbette.

Eskiden kimse kimseye kolay kolay küs kalamazdı, Çünkü birileri de illaki bu küslüğü sonlandırmak için elinden ne geliyorsa yaparlardı,

Öyle şimdilerdeki gibi bir birileri hakkında edilen kötü sözleri, kimse kimseye taşımazdı. Taşımak bir kenara dursun, Sözü söyleyen küçükse ’Yahu öyle deme o senin büyüğün veya öyle deme o daha küçük, ne dediğini bilmiyor, o daha cahil sen büyüksün, hadi barışın bakalım küslükte neymiş’ derlerdi.

Şimdilerde o kadar çok ki bu küslük meselesi;

Anne evladına, evlat babasına, kardeş kardeşine küs ve bu hiç kimsenin umurunda bile değil.

Belki birazcık gururdan ibaret olan bütün dargınlıkları çözmeye, bir ’hadi demek’ yetecek de artacak bile, ama o hadi barışın diyecek büyüklerin ne yazık ki nesli çoktan tükenmiş.

Ömür denilen şey gerçekten çok kısa ne kalp kırmaya değer, nede kırılan kalbi onarmaya zamanın yeter, Yarınlara ulaşacağımız kesin değil ki.

Ben amcamla hayat boyu babamla küs diye asla ona saygısızlık yapmadım, Ankara’da okurken Korgun’a geldiğimde mutlaka sigara veya çakmak gibi bir hediye alırdım. O rahmetli de beni kendi öz evladı kadar severdi.

Diyeceğim şu ki; Yakın akrabalar arasındaki dargınlıklara lütfen taraf olmayın,

Babamla amcamın dargınlık hikayesi ise inanın aradaki husumet fındık kabuğunu doldurmayacak düzeyde. Babam rahmetli biraz kinci birisiydi. Çok kimseler barıştırmak istediyse de, dedim ya babam kinci bir adamdı. Sonunda Hocagilin Rahmetli Şevki Öztürk hoca efendi  “Şavkı hoca” zorla da olsa babamın gönlünü yaparak barıştırdı. Barıştıktan sonra babam belki on yıl kadar yaşadı ama inanın amcamdan ayrı yemek yemedi, amcamdan ayrı yaşamak istemedi. Çünkü iki kardeşin 25 yıllık birbirine olan özlemiydi. Onları son zamanlarında ancak ölüm ayırabildi.

İlahiyatçı Prof. Dr. Mehmet Okuyan hocamdan dinledim “Eşler arasında olsun, kardeşler arasında olsun, kim arasında olursa olsun kesinle barıştırmaya yardımcı olmak ibadetin en hayırlılarındandır” diyor.

Kurban Bayramı dolaysıyla Coran19 virüsünün artış göstermese üzerine pandemi kurallarına uyarak da olsa sizin de bildiğiniz dargın kimseleri barıştırmak için yardımcı olun,

Dilerim üç günlük dünyanın üç gününü de küs geçirmeyiniz...

Ramazan ve Kurban Bayramlarını geçirdik, Yüce Mevla’m sağlıkla nicelerine kavuşturmayı nasip etsin.

Tekrar görüşmek dileğiyle, hayırlı, mutlu ve huzurlu günlere geçirmeniz dileğiyle her gününüz bayram niteliğinde olmasını  dilerim..

Necati Keskin

26.Temmuz.2021

Bu yazı 1534 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum