Necati Keskin

Necati Keskin


Gideceğin Yolu Bil

01 Aralık 2021 - 10:00

Gideceğin Yolu Bil

Bu yazıyı niye yazdım? Sureti haktan görünüp te kendisini toplumun üzerinde gören, ülkesine, milletine faydası olmayan porsuklar için yazdım.

Güzel ülkemin insanlarına kin, kibir, iftira, şantaj hiç ama hiç yakışmıyor, Bize dostluk gerek, barış gerek, kardeşlik gerek, sevgi, şefkat, merhamet gerek, doğruluk ve dürüstlük gerek, vicdan gerek,

Üç günlük şu dünyada hepimiz faniyiz kavgaya, şiddete, baskıya huzursuzluğa ne gerek?

Bize hak gerek, hukuk gerek, adalet gerek, Yaratandan ötürü yaratılanı sevmek gerek,

İnsanız sonuçta, Hatamız veya yanlışımız olabilir mi? Mutlaka olur, fakat hatanın ve yanlışın alışkanlık haline gelmesi.

İnsan mükemmel yaratılan, hassas ve de harika bir yaratıktır ve hayvanlardan farklı yaşayan canlılarız, İnsan her yatağından doğrulup  ta  yeni bir güne başladığında “bu günde sağlıklı olarak bir güne başlıyorum şükürler olsun Rabbime” demeyi aklının ucuna getirmez ama, O günün tek düşüncesi giyeceği elbiseden tutun,  eve gelen faturaları, ödeyeceği taksitleri hatta  menkul ve gayrimenkullerine de yenilerini katmanın  yollarını düşünür..

Ama insanoğlunun dünya malına aç gözlülüğünden dolayı her nasılsa ölümü hiç aklına getirmez. Hani “Kefenin cebi yok” veya dünya malına önemseyenlerin birçoğuna “Gözünü toprak doyursun” derler ya. Boşuna inmedi  “Her canlı ölümü tadacaktır” diyen Allah kelamı, bu gün, yarın veya saniyeler sonra emir vaki olacaktır.

Bundan kaçış ve kurtuluş yok.

Aklımızdan hiç çıkarmamamız gereken de, eğer emir vaki olurken de Bir İlahiyatçı yazarımızın yazdığı gibi ölüm habersiz gelecektir, “ben geliyorum demeden, kapımızda zilimizi çalmadan, elimizde işimiz, gözümüzün yaşımıza bakmadan”, ölüm vaki olacaktır. “yaşama umudumuz zirvedeyken, heveslerimiz doruktayken, hiç bir işimiz bitmemişken, Bu yolculuk için hiçbir hazırlığımız yokken, dünyada umutlarımız çokken, belki bir yerden bir yere giderken veya bir yerde istirahat ederken” ölüm vaki olacaktır..

Vakit tamam denildiğinde “ertelemek mümkün mü”, diyemeden, “dostlarımızla helalleşmeden, borçlarımızı ödemeden,  eşimize ve evlatlarınızı  göremeden,

Onlara son kez  Allah’a emanet olun diyemeden ve yaşına, başına bakmadan”  gelecektir..

Yaşlısıyla genciyle bundan kaçış var mı? Yok..

Hayat bize Yaratandan mucizedir. Hayatın kısa olması, ölümlü olmak ve dünyaya bir kere gelmek, her insan için en önemli gerçeklerden biridir. Yaşayan canlıyız sonuçta, önümüzde yıllar çok uzunmuş gibi görünse de, yani yaşamak hiç bitmeyecekmiş gibi görünse de, saniyeler sonra başımıza ne geleceğinden bihaberiz.

Dünyada edindiğin menkul ve gayrimenkuller, ancak bizi birkaç metrelik “kefen” denilen Amerikan bezine sarılı olarak son ve ebedi yolculuğun başında Müslümansan cami önünde musalla taşında hani Cahit Sıtkı Tarancı’nın şiirinde “Bir namazlık saltanatın olacak,  taht misali o musalla taşında” ve son görev ise cesedin mezarlıkta senin için kazılan çukurdadır,

Artık özüne dönme zamanıdır bütün canlılar için.

Tüm mirasçıların da ölüm hüznü biterken, yeniden normal hayata dönecektir insanlar. Hani bir söz vardır “ölüm hak miras helal” sözüyle gerçekleşen, dünya da aç gözlülüğünüzle ile biriktirdiğiniz menkul ve gayrimenkuller, mirasçılar arasındaki iyi veya kötü paylaşımlar ile neticelenir, belki de dua ederler zamanında öldüğüne.

Yani insanın doğasında vardır hata yapmak, acaba geride bıraktığımız menkul ve gayrimenkullerimize sahip  olurken istemeyerek de olsa  işlediğiniz günahların, yediğiniz kul haklarının da keşke beraberce yok olabilseydi, Keşke insan olmanın, nefse hâkim olmanın kıymetini yaşarken bilinseydi..

Bir yazarımızın anlattığı gibi Anadolu’da yaşamış Allah dostlarından Hacı Bektaşi Veli tüm insanlara “Nesebiyle değil edebinizle öğünün” Diyor. Gelecek yeni nesil için ise “Geçmişi anma, gelecek için bekleyişte bulunma, zaman ve mekanın değerini bil” Yani “Soyunla, sopunla şecerenle mezar taşlarınla övünme, Geçmişte başaranlar zaten işlerini yapmışlardır" diyor Hacı Bektaşi Veli 700 yıl evvel halkına. Yani “Miras yedi olarak yaşamak İslam inancında miskinliktir” diyor Veli,

İnanmayanlar için şunu söyleyin diyor bir ilahiyatçı yazarımız, Mezarlık alanına giderek etrafınıza söyle göz atınız Veya mezar taşlarındaki yazıları okuyun, “Nerede koca koca yalılara, yatlara, sahip olanlar, kendilerini ilah  yerine koyanlar,  yaşadığı ülkesine sığmayan, yenilmeyen, bileği bükülmeyen insanlar., meşhur babalar, veya doğruluk dürüstlük sembolü olarak örnek insanlar neredeler?”

Hepsi birer fani olmuş, üzerinde tepindiği toprakla kucak kucağı yatıyor,

Yazımı yine uzattım ama,  özü şu;

Hayatın değerini, zamanın kıymetini bilmektir,

Pişman olmadan, dizlerimizi dövmeden, kendimizi hesaba çekmeliyiz, Dinimizin emri ve uyarısıdır bizlere “Şu dünya hayatı ahiretin tarlasıdır. Burada eken orada biçer.”.

Rabbimiz iyilerin, dürüstlerin izinde yürümeyi, içimizi Allah aşkıyla doldurmayı hepimize nasip etmesini diliyorum.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim..

Necati Keskin

01.Aralık.2021

Bu yazı 425 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum