Necati Keskin

Necati Keskin


Gülmek De Gerek

18 Eylül 2022 - 12:22

Gülmek De Gerek

Sevgili dostlarım, öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, cadde ve sokaklarda yürüyen insanlarımızın yüzlerine baktığımız zaman, gülen ve neşeli insanlarımızı zor görmeye başladık.

Ben de “İki kahkaha, bir pirzola kebabına bedelmiş” açısından yola çıkarak sizlere bir temel fıkrasını anlatayım dedim ama, Haberci18.com internet gazetemize göz gezdirenlerden bir pirzola kebabını yemiş gibi oldular mı bilemiyorum. Ancak zahmet edip yorumlara katkıda bulunan olursa anlayacağım ki kebabını yemişler.

Gelelim fıkramıza;

Bizim Karadenizli Temel bir gün bir araç da giderken, önüne çıkan trafik polisi Temeli durduruyor. Bugün bütün araçlarda gidenlerin hepsine ceza yazdım.

Fakat yalınız sizin emniyet kemeri kullandığınızı gördüm. Bu yüzden size 5000 TL ödül veriyorum. Yalınız çok da merak ediyorum. Bu 5000 TL ödülü nereye harcayacaksınız deyince, temel büyük bir heyecanla, memur bey vallahi billahi hemen bir sürücü kursuna müracaat edip kendime bir ehliyet alacağım diyor.

Trafik polisi “Demek arabayı ehliyetsiz mi kullanıyorsun” demesiyle, şoför mahallinde bulunan eşi  Fadime hemen söze karışarak “Vallahi memur bey, Temel içkili olduğu zaman ne söylediğini bilmez” der demez, arka koltukta oturan komşusu ve kader arkadaşı Kemal “Yahu Temel ben sana söylemiştim daaa. Çalınan araçla  yola çıkılmaz diye”. Çalıntı araba olduğunu duyan Trafik polisi “Temel yoksa bu arabada mı çalıntı”

Yani size ne diyeyim, polisinin bundan sonra nasıl bir işlem yaptığını ben de bilemiyorum. Bilsem size onu da anlatırdım.

Yukarıda anlattığım fıkrayı anlatmamın esas amacı ise, aslında gazetemde veya Facebook’da yazdığım yazılara bazı kendini bilmez üç beş kişinin yaptığı yorumlara değinmek istiyorum.

Mesela; Bazı akıl hocaları yazılarında, “her konuyu gündemine taşıma” dediler.

Peki sizin istediğiniz konuları yazayım, diyorum.

Her kafadan ayrı bir ses.

Yukarıdaki malum fıkrayı  niçin yazdım,

Çünkü hemen hemen 15 yılı aşkın zamandır yazılar yazdığım gazete ve sitemde artık öyle bir noktaya geldik ki maalesef köşemizde yazı yazmak çok zor. Yapılan yorumların bazılarını yazmak zorunluluğunu hissettim. Bazı yorumlarda ise yazıları da çok fazla argo kelimeler var, hakaret vara. Aynen Temel fıkrasındaki gibi çatlak sesler çıkıyor, Onları es geçiyorum. Ama bazılarına haydi gülmeden geçme..

Şu yorumlara bakın,

-“Edepli ol biraz” diyorlar,

-“Siyaset yazma, sen siyasetçi değilsin. sakın ola ki hiç bu işe bulaşma” Bu konuda doğru da söylüyorlar. Artık belirli bir yaşa geldik, neme lazım siyaset diyoruz,

-“Dini konularda ahkam kesme, Hani Korgun’da yazdığın bir yazıdan dolayı seni aforoz ettikleri gibi, suya sabuna dokunma” diyorlar,

Bu konuda da haklı olabilirler,

-“Tarihi konuları da yazma, çünkü tarihçi değilsin, Eğer tarih konularından yazıyorsan Atatürkçü ve tarafsız tarihçiler var, onlardan faydalan,” diyorlar.

Zaten öyle de yapıyorum..

Sonuç

-“Kardeşim seni tenkit etmiyorum, sana tavsiyem 76 yaşını geçmiş 80 nine merdiven dayamış insansın, hiç olmazsa şu kısa ömründe anılarını yaz, aslında Korgun’da geçen anıların çok ilgi çekici ve emsallerin eskileri yad ediyor, gençler ise belki ibret alırlar” diyorlar, “Biraz da yazılarını kısa kes” diyorlar, Bu konuda haklı olabilirler, Ama iki üç satır yazıda konuyu anlatacak kadar  usta değilim..

Yani yukarıdaki temel fıkrası gibi her kafadan bir ses Velhasılıkelam Memlekette o kadar yazacak olay var ki.

Valla Cumhuriyet Bayramı geliyor, Cumhuriyet Bayramında hatırladığım çok güzel bir anım var. Bayrama okursanız sevinirim.

Bu arada isimlerini zikredemediğim yazılarıma yorumlarıyla destekleyen çok önemli liyakatli yüzlerce kişilerinde var olduğunu belirmek isterim. Allah onlardan razı olsun, ben onlar için bu köşedeyim.

Tekrar görüşmek dileğiyle sağlıklı kalın hoşça kalın.

Necati KESKİN
atay1348@gmail.com

18.Eylül.2022

Bu yazı 516 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum