Necati Keskin

Necati Keskin


Kul Hakkını Bilenler

22 Ağustos 2021 - 12:41

Kul Hakkını Bilenler

Kayıp pederim Korgun’lu ve Mesutgil sülalesinden, yaşı 85’i geçmiş 90’nına merdiven dayamış kişilik sahibi bir insan.

Beraber olduğum zamanlar Korgun’da geçen hep çocukluk ve gençlik anılarını anlatır. Aynı yöreden olduğumdan anılarını dinlemeyi severim..

Yine bir çocukluk anısı çok dikkatimi çekti, bu anıda güzel ahlak ve edep sahibi insanların “kul hakkı” üzerinde gösterdiği hassasiyeti için siz okuyucularımızla paylaşmak istedim.

“12-16 yaşlarımda iken çocukluğum yaz aylarında genellikle yaylada geçti, Çok güzel günlerdi o günler iki karasığır ineğimize ve iki de manda ineğimiz için çobanlık yapıyordum. Sonbahar da yayladan köye iner, yine meralarda hayvanlarımı besler akşama evimize dönerdim.

Köye indiğimizde inekler mahalle sığırına, ama manda ineklerimizin günlük otlatmalarına da ben bakıyordum, annem bağ ve bahçe ve ev işleriyle,  babam ise her zamanki gibi çiftçilik yaparak geçimimizi sağlıyordu, Benim için dünya da eşi benzeri bulunmayan dedem Ali Ünlü ile ninem Sare Ünlü “Sare hoca”  ise evimizin vefakar bekçileriydi.

Yine bir gün, iki manda ineğimizi Kavakdibi mevkiinde otlatırken hafif bir uykuya yenik düşerek yarım saat kadar uyumuşum, uyandığımda ismini zikretmeyeceğim bir komşumuzun ot yığınına giderek otlandıklarını gördüm.

Akşam eve döndüğümüzde her zamanki gibi dedem Ali Ünlü beni kapıda bekler, hayvanları kendi evlatları gibi sever onları ahıra koyar, yemeğimizi ailecek birlikte yerdik..

Dedem yatsı namazı için mutlaka mahalle camisine gider ve cami dönüşünden sonra evde bizimle sohbet eder. Sonra uyumak için odasına çekilirdi,

Yine böyle bir sohbet sırasında ““Bu gün hayvanları nerelerde otlattın, bayağı doymuş gördüm Muharrem” dedi. Bende otlattığım yerleri söyledim. “Ancak, yarım saat hafif uykuya daldığımda hayvanların filancanın ot yığınına girmişler” dediğimde rahmetli Ali dedem “bre Yezit ne hayvanlar otlanırken sen nasıl uyursun, elin garibanının ot yığınına niçin dikkat etmedin” diyerek beni çok kötü paylamıştı. Hatta söylediğime de bin pişman etmişti. Sonra beni çok ağır payladığını da kendi anlamış olacak ki, Yanıma gelip “aman oğlum Muharrem dikkat et kimsenin kul hakkını almak istemeyiz” diye de sonradan gönlümü almıştı.

Sabah kalktığımda Rahmetli Sare ninem komşunun otunu yiyen hayvanların sütünü sağıyor, Ali dedemde manda ineğinin başından tutmuş maşallah maşallah diyerek hayvanları seviyor. Sare ninemin iki manda ineğinden sağdığı sütü bir bakraç tabir ettiğimiz kovaya koyarak elime tutuşturdu. Ali dedem de bana da “yürü bakalım Muharrem” diyerek ot yığını sahibinin evine kadar geldik ve sahibine seslenerek “Komşu ne olursun kusura bakma, Bizim Muharrem hayvanları otlatırken hafif uykuya dalmış o arada mübarek hayvanlar yığından biraz otlanmış, komşu hakkınızı helal edin, bu süt sizin hakkınız“ dedi komşu da şaşkın şaşkın  “olur mu Ali amcam, helal olsun, zahmet etmişsiniz, hiç gerek yoktu.” Diyerek sütü de almak istemedi ama Ali dedem “inan ki dökerim israf olur. Bu sizindir. Helal olsun, sizde helal edin” diyerek sütü komşunun getirdiği kaba boşalttırarak geri döndük”

Kayınpederim bana bunu anlatınca ben bunu niçin yazdım.

İslam ahlakında, kul hakkının ne olduğunu bilenlerin, doğruluğun, dürüstlüğün, dininin haram bildiği kurallara inanmışlığın, edep ve hayanın bilinmesi için yazdım.

Edep ve ahlak sahibi insanların bilinmesi, tanınması, dürüst olmanın gerçek göstergesini görmeniz açısından yazdım.

Kul hakkının, helal ve haramın ne olduğunu bilen, İslam ahlakıyla bezenmiş,  rahmetli nur yüzlü Ali dedemiz ile Sare ninemiz gibi kişilerin bu toplumda çoğalmasını diliyoruz.

Her aile çevresinin ya da daha geniş anlamda toplumun hallerini belirleyen örnek davranışlarıdır bu davranışlar.

Müslüman ve ahlâklı ve edepli bir kişi veya kişiler güzellikler saçar. Bu, sadece kendi dünyası için değil, çevresi için de iyi ve güzel sonuçlar doğurur. Güzel ahlâk; İnancın ve vicdanın sesidir. En yüksek değer ve duygular ile Yüce Mevla’mız insanı gerçek manada insanlaştırır..

Ne yazık ki toplum ahlâkının değerler yitiminin giderek bozulduğu, giderek özünden uzaklaştığı bir gerçek.

Görünümde Müslüman olan, kılık kıyafeti ile bar bar bağıran ama iç dünyası ve gerçeğiyle farklı bir ruha sahip olunduğunu şu sosyal medya aracılığı ya da sokaktaki davranışları ile daha iyi görebiliyoruz,

Ali dedemiz ve Sare ninemiz gibi ruha sahip bütün dostlarıma gönülden selamlar…

Necati KESKİN

22.08.2021

Bu yazı 840 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum