Necati Keskin

Necati Keskin


Töre Geleneği

01 Mart 2022 - 13:38

Töre Geleneği

Töre; bir toplumda yazılı olmayan, gelenekleşmiş kanun ve kurallar olarak tanımlanır.

Bu günkü yazımın konusuna geçmeden önce Ülkemizde her yöreye ait gelenek, görenek ve bu güne kadar süre gelmiş çeşitli adetlerimiz mevcuttur.

Bu yazımda ise yüreğimizi burkan bir geleneği yani “Töre” konusuna değinmek istiyorum,

Bu gün yürürlükte bulunan tüm kanunlarımız ve ayrıca dinimiz İslam’ın da insanın can güvenliğine, yani hayat hakkına çok büyük önem vermiş ve insan hayatının dokunulmaz olduğunu belirtmiştir. Halen yürürlükte olan kanunlarımız İnsanın en tabii hakkı olan inşanca yaşama hakkını kendi hukukunun içerisinde teminat altına almış ve kişinin hayatına tam olarak saygı gösterilmesini sağlamak için bir takım maddi ve manevi yaptırımlar koymuştur.

Kanunlarımıza eş değer olarak gördüğümüz, Kuran-ı Kerim’in Maide suresi 32. ayetinde şöyle buyruluyor. “Kim bir insanı bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkartmak karşılığı adam öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür, Her kim birinin hayatının kurtarırsa sanki bütün insanları yaşatmıştır gibi karşılığını alacaktır.” Yine Allah kelamında Nisa sureti 93. Ayetinde ise “Hukuki bir gerekçeye dayanmaksızın kişilerin canına kıymanın Allah’ın gazap ve lanetine uğramaya sebep olacağı ve ebedi kalacağı yer ise cehennem olacağı bildirilmiştir.”

Ülkemizde daha çok doğu kökenli yurttaşlarımızın kanayan yarası olarak kabul ettiğimiz olaylarda “Töreye” bağlılık çoktur, bu bölgelerde ki insanların genel zihniyeti “Biz atalarımızdan ne gördüysek onu uygularız Aksi halde töreye karşı gelmek gibi bir hataya düşeriz, eğer yapılan kabahat töreye uygun olmadığı zaman bizde törenin kuralları çalışır, bizden sonra gelecek olanlara da derstir.” biçiminde ki sözlerine aslında o toplumun yaşadığı ortam düşündürücü ve en ciddi şekilde hukuken ve dini açıdan da eğitilmesi gereken toplum olaylarıdır. aile ve yakın çevreden biri kendilerince haksız ve hukuksuz öldürüldüğünde, öldürene veya yakınlarına karşı güya öç alma duygusuyla misilleme şeklinde karşılıklı cinayetlerin sürdürülmesi olarak yani “kan davası” olarak tanımladığımız bu olayda ne ülkemizin mevcut hukuk sistemi açısından nede İslam hukukunda asla kabul edilir bir olgu ve töre geleneği değildir.

Aslında geçmiş İslam tarihini incelenirse bize de Arap toplumundan intikal ettiği bilinir. Arap toplumunda İslam öncesi bu konu çok yaygındı, Aile veya kabile üyelerinden biri öldürüldüğünde kanı yerde kalamaz mantığı ile öcünün alınması sosyal ve ahlaki bir değer olarak görülür, kutsal bir görev sayılıyordu. Sevgili Peygamberimiz bu kötü adedi Veda Hutbesinde “Cahiliye devrine ait bütün kan davaları kaldırılmıştır” diyerek kaldırılan ilk kan davası da Peygamberimizin amcaoğlunun kan davasıdır olarak bildirilmiştir.

Öldürmek tüm toplumlarda haklı gösterilmez, bunun önlenmesi için toplum fertlerinin eğitilmesi, hukuk düzenine, devletin kanunlarına ve tarafsız mahkemelere güvenmemiz gerekir.

Sokaklar, kimseyi eğitemez, o zaman tüm devlet büyüklerimizin ve aile ana ve babaların, çocukları için biz ne yapıyoruz diye düşünmemiz gerekir..

“Töre” cinayetini haklı göre bireyler, kendi adaletini sağlamaya kalkarsa işte Ülkede cahilliğin ötesinde bir hukuk katliamı yapılıyor demektir.

Erkek ve bilhassa kız evlatlarımızın her türlü sorunlarıyla yakından ilgilenmemiz veya evlilik çağındaki kızlarını aileden istedikleri zaman “birde kızımıza soralım, acaba onun düşüncesiyle öğrenmemiz gerekir” dememiz gerekirken, “Onların fikirlerine ne gerek” diyerek Gençleri sevdiklerine vermeyip, ailenin ekonomik gücüne dayalı yaşıtlarını bile uyuşmayan evliliklerinde aileler “bunu namus meselesi” haline getirip, çıkan cinayetlerden de  bu aileler  sorumludurlar..

Toplum olarak, bireyler olarak, aileler olarak üzerimize düşüne yapmamız gerekir, Rahmetli Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün “Cennet ucuz değil, cehennem de boşa değil” diye bir sözü vardı, Sözün anlamı ve güzelliğine tam “Töre” geleneğini uygulayıcıları için söylenmiş en güzel söz.

Konunun çözüm çok basit: Ortak akıl,

Herkesin sevdikleriyle birlikte olması dileklerimle hoşça kalın.

Necati Keskin

01.Mart.2022

Bu yazı 738 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum