Rüstem Karadeniz

Rüstem Karadeniz


Sığınmacı Sorunu

15 Ağustos 2021 - 22:17

Sığınmacı Sorunu

15 Mart 2011 Suriye iç savaşının başladığı tarihten itibaren milyonlarca Suriyeli ülkelerini terk ederek çevredeki ülkelere sığınmaya başlamışlardır.

Sığınmacı olmak isteyen bu insanlar ülkemizi de hem sığınmacı olabilecek ülke görerek hem de Avrupa’ya transit geçiş olarak kullanmak amacıyla ciddi manada kullanmışlardır. Türkiye sadece Avrupa’dan gelen sığınmacılara mülteci statüsü verirken Avrupa dışı ülkelerden gelen sığınmacılara geçici sığınmacı statüsü vermektedir. Avrupa ve İskandinav ülkelerinin sert mülteci politikaları ile ülkelerine sadece vasıflı ve kendilerinin onayladığı göçmenleri kabul etmesi ve düzensiz göçmenleri hiçbir şekilde ülkeye kabul etmemesiyle ülkemizi transit geçiş olarak kullanmak isteyen Suriyelilerde ülkemizde sığınmacı olarak kalmıştır.

Mayıs 2011 de ilk Suriyeli göçmen kampı Türkiye’de açılmıştır. Yıllarca süregelen net bir mülteci politikasının oluşturulmaması nedeniyle sığınmacıların uğrak ülkesi olup ciddi bir düzensiz göçmen ülkemize yerleşmiştir. Sadece kayıtlı Suriyeli sayısı bile 4 milyona yaklaşmıştır.

Gerçek sayının 6-8 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Dünyanın birçok ülkesinde şehir dışlarına yapılan kamplarda yaşayan göçmenler ülkemizde aynı şekilde kalmamaktadır. Ülkemizde kampta yaşayan Suriyeli sayısı toplam Suriyeli sayısının sadece %2’sidir. Toplu bir şekilde oluşturulan kamplarda yaşamaları gerekirken bazı illerimizde uygulanan bu yanlış politika nedeniyle Suriyeli mahalleleri(!) oluşmaya başlamıştır.

Ankara’nın Altındağ ilçesinde meydana gelen olay ve olayın ardından ortaya çıkanlar bu durumun iyi bir örneğidir. Olayın meydana geldiği mahallede bütün dükkanların Suriye tabelası taşıması orada yaşayan Suriyelilerin dolmuşlarda ineceği durağa Halep diyebilmesi, Ankara’nın en güzel parklarında olan Altınpark’ın neredeyse sadece Suriyeli gençler tarafından kullanılıp parkı kullanmak isteyen Türk gençlerini rahatsız etmeleri durumun vahametini gösterir niteliktedir. Her ülke mülteci almalıdır fakat bu belirli şartlar dahilinde ve belirli vasıflara sahip insanlar çerçevesinde yapılmalıdır. Milyonlarca insanın bu şekilde plansız programsız ülkeye kabulü çok ciddi sorunlara yol açacaktır.

Şu an Kilis ilinde Türkiye vatandaşlarının %80’i kadar Suriyeli bulunmaktadır. Hatay belediye başkanı yaptığı bir açıklamada 3 te 1 olan doğum oranının 2 de 1 oranına geldiğinin ve belirli ilçelerde Suriyelilerin aday çıkarırsa seçim kazanabilecek kadar yoğun sayıda bulunduklarını belirtmiştir. Kontrol edilemez olarak yerleşen sığınmacılar ve çok yüksek doğum oranları halihazırda ciddi sayıda olan sığınmacı sayısını ileri ki yıllarda milli sorun haline getirecektir.

Suriyelilerin ülkeye demografik sıkıntısının yanında çok ciddi bir ekonomik külfeti olduğu da unutulmamalıdır. Harcanan milyarlarca liranın yanı sıra ucuz iş gücü olarak görülüp vatandaşın işini elinden almıştır. Birçok insan yarı fiyatına çalışan sığınmacılar dolayısıyla iş bulamamaktadır. Bunun yanı sıra artan suç vakaları da göz önünde tutulmalıdır.


Yeni bir Afgan göç dalgasının başladığı şu sıralar çok ciddi bir sorun olan bu durumun yetkili ağızlarca eski gelenlerin yeni gelenleri istememesi diyerek geçiştirilmemelidir. Hep burada olanlar eski gelenlerle yeni gelenler hakkında ne düşünüyor diye bakılmalı, kendi işine gelmeyen görüşler halı altına süpürülmemelidir. Parti ve siyaset üstü olan ileride çok ciddi milli sorunlara yol açabilecek bu durum vatandaşın çoğunluğu tarafından eleştirilmektedir ve çoğunluk da bu sorunun artık devam etmemesini ülkedeki sığınmacıların bir şekilde ülkelerine güvenli bir şekilde döndürülmesinin desteklemektedir.

Statülerinde dediği gibi geçici koruma statüsündeki Suriyelilerin misafirliklerinin de geçici olması gereklidir.

Av. Rüstem Karadeniz

Bu yazı 1491 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum