Sümeyra Türk

Sümeyra Türk


Kızılırmak'ın Binlerce Yıllık Hikâyesi

17 Ağustos 2025 - 21:05

Hititlerden Türkmenlere: Kızılırmak’ın Binlerce Yıllık Hikâyesi

Sümeyra Türk/Ankara Kulisi

Merhaba sevgili Çankırılılar,

Kucak dolusu selamlar. Bugün, Çankırı’nın incisi, benim memleketim Kızılırmak’ın binlerce yıllık öyküsünü sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu bereketli topraklar, sadece bir nehrin kıyısı değil; Hititlerden Türkmenlere uzanan medeniyetlerin buluştuğu, Türkmen ruhunun kök saldığı bir yuva.

Hititlerden Türk Yurduna

Kızılırmak, Paleolitik çağdan beri insanlığın izlerini taşıyor. Yazılı tarih, Hititlerle başlıyor. Frigler, Lidyalılar, Makedonyalılar ve Bizans bu topraklarda hüküm sürdü. 1092’de Çankırı Fatihi Emir Karatekin’in kılıcıyla burası Türk yurdu oldu.

Candaroğulları’ndan Çelebi Mehmet zamanında Osmanlı’ya katılan Kızılırmak, Hitit kalıntılarıyla hâlâ sırlar saklıyor. Ne yazık ki, bu sırlar kapsamlı bir arkeolojik kazıyı bekliyor. Kim bilir, bu topraklar belki de Anadolu’nun gizli tarihini aydınlatacak.


Bozoklar ve Çankırı’nın Türk Boyları

Bozoklar, Türk mitolojisinde Oğuz Han’ın ikinci eşinden (gökten inen, Türk kökenli) olan üç oğlu (Gün Han, Ay Han, Yıldız Han) ve onlardan türeyen 12 boyu ifade eden "göksel boylar" kavramıdır. Bozoklar, Türk tarihinin siyasi ve sosyal yapısında önemli bir rol oynamış, konar-göçer yaşam tarzı ve savaşçı kimlikleriyle dikkat çekmiştir. Çankırı’daki Türk boyları, ağırlıklı olarak Oğuzların Kayı, Bayat, Çepni, Avşar, Yıva ve Kınık boyları ile Yörük ve Tahtacı Türkmenlerinden oluşur. Kızılırmak ilçesinde ise Bozok koluna mensup İnallı
Türkmenleri öne çıkar.


İnallı Türkmenlerinin Kökeni ve Anadolu’daki İzleri

Orta Anadolu’nun kuzeyinde bulunan İnallu Etraki’nin kökeni, tarihçiler arasında merak uyandıran bir konudur. İnallu adının, İnal ismindeki bir beyden geldiği açık olsa da, menşei hakkında farklı görüşler mevcuttur.

Bazı araştırmacılar, bu ismin Selçuklu tahtının varislerinden İbrahim Yınal’a dayanabileceğini öne sürmüştür. Selçuklu döneminde İbrahim Yınal’a bağlı gruplar “Yinallıyan” olarak anılmış, bu da Anadolu’daki İnallu ismiyle bir bağlantı olup olmadığı sorusunu gündeme getirmiştir. İlhan Şahin, Malazgirt Zaferi sonrası Anadolu’ya sevk edilen Türkmen boylarının İbrahim Yınal’a bağlı gruplar olabileceğini belirtmiş, ancak Anadolu’da “Yinallıyan” adında bir konar-göçer gruba rastlanmadığını ifade etmiştir.

Kaşgarlı Mahmud’un, Oğuzların ve Kıpçakların kelime başındaki “y” harfini düşürdüğü veya “c” harfine dönüştürdüğü bilgisinden hareketle, Yinal’ın başındaki “y” harfinin düşerek “İnal”a evirilmiş olabileceği düşünülmektedir.

Böylece, eskiden Yinallıyan olarak bilinen gruplar Anadolu’da İnallı şeklinde anılmış olabilir.Öte yandan, 1133 tarihlerinde Amasya ve çevresine hâkim olan Danişmendli beylerinden Tuğrul ve İbrahim’in yanı sıra, Grek kaynaklarında “İnales” olarak geçen İnal Bey’in varlığı da dikkat çeker. Bu bağlamda, Orta Anadolu’nun kuzeyindeki İnallu cemaatlerinin, Danişmendli İnal Bey ve taifesinden türemiş olması ihtimal dâhilindedir. Anadolu’nun çeşitli bölgelerine yayılan İnallu oymakları, Ulu Yörük başta olmak üzere Halep, Bozok, Bozulus ve Yeni İl Türkmenleri arasında yer alıyordu. XV ve XVI. yüzyılda Orta Anadolu’nun kuzeyinde faaliyet gösteren ve Ulu Yörük’e bağlı İnallu oymağı, Çorum Sancağı’nın Karahisar-ı Demürlü ve Katar kazaları ile Sivas Sancağı’nın Mecidözü ve Hüseyinabad kazalarına dağılmıştı. Günümüzde Çorum’un ilçelerinden biri olan Mecidözü, 1575’te Sivas Sancağı’nın kazalarından birini oluşturuyordu.

Katar Kazası ise Çorum ile İskilip arasındaki bölgeyi kapsıyor ve günümüzde Kızılırmak’ın oluşturduğu alanlar ile Uğurludağ’a tekabül ediyor.


Kızılırmak’ın ruhu

İlçemizin ruhu Oğuz Türkleri’nin Bozok koluna mensup İnallı boyunda atıyor.

1071 Malazgirt Zaferi sonrası, 12. yüzyılda Selçuklu’nun gölgesinde İnallı Boyu bu verimli ovalara yerleştiler. Göçebe çadırlardan tarımın bereketine uzanan bir öykü onlarınki. Kızılırmak’ın alüvyonlu toprakları, bugün çeltik tarlalarıyla bu mirası yaşatıyor.

İnallının tarihi aslında İlçemizin de tarihidir. 1243 Kösedağ Savaşı’nda Moğolların Selçuklu’yu yenmesiyle İnallı Türkmenleri zor günler yaşadı. Moğol baskısına dayanamayan bir kısmı, Memluklu topraklarına, özellikle Halep civarına sığındı.

1407’den sonra Akkoyunlu Devleti’ne katıldılar ve 1418’de Karakoyunlulara karşı Akkoyunlular’ın yanında savaştılar. Daha sonra Dulkadir Beyliği ile birlikte Osmanlı’ya bağlandılar. 17. yüzyılda Anadolu’nun dört bir yanına dağılan İnallı boyu, Kırşehir, Nevşehir, Aksaray, Tarsus, Konya, Tokat, Çankırı, Denizli, Sivas, Karaman ve Niğde gibi şehirlerde iz bıraktı. Nevşehir Acıgöl’deki İnallı Köyü de bu mirasın bir parçası.Osmanlı tahrir defterlerinde “İnallı-Ballu” veya “İnallu Ballu” olarak anılan bu boy, halk arasında “İnalı Ballı” adıyla sevildi. Ancak, Diyarbakır merkezli İnaloğulları Beyliği (1098-1183) ile Kızılırmak’taki İnallı boyu arasında bir bağ olup olmadığı hâlâ bir muamma.


Cumhuriyet’le Yeni Bir Kimlik

Kızılırmak, Cumhuriyet’le yeni bir sayfa açtı. Eski adıyla “İnallu Ballı” olan bölge, 1930’larda Hüseyinli Köyü’yken Kalecik’e bağlıydı. Çankırı il olunca buraya katıldı, 1985’te belediye, 1987’de ilçe oldu. Adını Kızılırmak Nehri’nden alan bu ilçe, bugün Hitit’ten Türkmen’e uzanan bir mirasın canlı tanığı. İnallı Köyü’nün taşları, Türkmen çadırlarının hikâyesini fısıldıyor.

Kızılırmak: Bir Kültürel Mozaik

Kızılırmak, ruhunu en çok Türkmenlerden alsa da, Hititlerden Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya tüm medeniyetlerin izlerini taşıyor. Bu mozaiğin içinde Kürt köyleri gibi farklı topluluklar da yer alıyor. Eski milletvekilleri Osman Durmuş, Hüseyin Filiz gibi vatanseverlerin ocağı olan bu topraklar, Anadolu’nun çok kültürlü ruhunu yansıtıyor. Kızılırmak, sadece bir ilçe değil; tarih, kültür ve kimlik demek.

Sevgili Çankırılılar, Kızılırmak sizin tarihiniz, sizin kimliğiniz. Gelin, bu mirasa sahip çıkalım. Hitit kalıntılarını gün yüzüne çıkaracak kazıları destekleyelim, İnallı Türkmenlerinin hikâyesini çocuklarımıza anlatalım. Kızılırmak’ın bereketli toprakları, geçmişten geleceğe uzanan bir köprü. Bu köprüyü hep birlikte sağlamlaştıralım. Sağlıcakla kalın.

Bu yazı 3241 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 4 Yorum
  • Ferah
    11 ay önce
    Merak ve keşif isteği uyandı açıkçası, oradan bir iki kere geçmiştim, pirinç tarlaları çok farklı gelmişti sadece.
  • Tevfik ÇOBAN
    11 ay önce
    Kızılırmak ilçemizin tanıtımına katkıda bulunduğunuz için teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını diliyorum. Yolunuz açık olsun inşallah.
  • Osman süren
    11 ay önce
    Kalemine yüreğine sağlık.
  • Niyazi Kansu
    11 ay önce
    Sümeyra merhaba, Kızılırmağı çok güzel anlatmışsın. İnşallah bu seriyi devam ettirirsin. Yapraklı üzerinede bir köşe yazısı bekliyorum. İyi akşamlar…