Dayılardan Çizgi Film Kahramanlarına: Türkiye’de Mafyanın Evrimi
Sümeyra Türk – Ankara Kulisi Ankara’dan yürek dolu selamlar.
Bir zamanlar İstanbul’un dar sokaklarında “dayı” diye anılan adamlar vardı.
Bıyıkları kalın, gömlekleri açık, ellerinde tespih; mahallenin namusunu korur, haksıza göz açtırmaz, fakire ekmek uzatırdı. Kabadayıydı onlar; zorba ama “kodaman”dı. Haraç toplardı evet, ama “koruma parası” derdi buna.
Kumarhanede zar atar, gece kulübünde rakı içer, kavga eder ama “namuslu” kavga ederdi. Dündar Kılıç’tı, Behzat Amaç’tı; filmlere, türkülere konu olurdu.
Halk onları hem korkar hem severdi.
Sonra zaman değişti. 1980’ler geldi, eroin rotaları Balkanlar’dan Anadolu’ya kaydı. Dayılar “baba” oldu. Alaattin Çakıcı, Sedat Şahin, Nuri Ergin… Artık sadece mahalle değil, limanlar, gümrükler, oteller onların sahasıydı. Silahlar susturuculu, hesaplar milyon dolarlıktı. Susurluk’ta bir kamyonla çarpıştı devlet; mafya-polis-siyaset üçgeni ortaya saçıldı. “Derin” dedik, “karanlık” dedik, ama değiştiremedik.
2000’lere gelindiğinde “baba” figürü küçüldü, “ağabey” oldu.
Artık kimse omertà (mafya suskunluğu yasası)’ya uymuyor; YouTube’da video çekiyor, TikTok’ta küfürleşiyor. Lüks villalarda infaz var, Instagram’da “story” var.
Yeni nesil çeteler sahnede: Daltonlar, Casper, Şirinler, Kaplanlar, Sarallar, Şahinler…
Adları çizgi filmden fırlamış gibi ama mermileri gerçek. Aynı soyad, aynı kan, aynı şiddet.
Peki nereye gidiyoruz?
Birileri “yeni nesil mafya” diyor. Ben diyorum ki: Mafya evrildi ama kök aynı.
Dayıdan babaya, babadan “fenomen”e…
Sadece kostüm değişti.
Eskiden mahalle bekçisiydi, şimdi sosyal medya fenomeni.
Eskiden namus derdi, şimdi para diyor.
Eskiden “kabadayı”ydı, şimdi “girişimci” – kara para aklama şirketi kuruyor, offshore hesap açıyor, kripto borsasında “yatırım” yapıyor.
Ama bir şey hâlâ eksik: Mülteci, sığınmacı veya “geçici misafir”lerden gelen yeni yapılanmalar henüz sahneye çıkmadı.
Onlar sessiz. Gölgede. İstanbul’un arka sokaklarında, Ankara’nın gecekondu mahallelerinde, İzmir’in Mersin’in limanlarında…
Yeni rotalar çiziyorlar, yeni aileler kuruyorlar.
Eski Türk mafyası gibi “görünür” değiller.
Onlar görünmez.
Çünkü bilmiyorlar ki, bu topraklarda “dayı” olmak için önce mahallede tanınmak gerekir.
Onlar tanınmadan büyüyor.
Bir gün gelecek, belki bir video çekecekler. Belki bir çatışma patlayacak. O zaman anlayacağız: Mafya evrilmiyor, sadece aktör değişiyor.
Biz hâlâ “eski kabadayı” romantizminde takılı kalmışız.
Onlarsa yeni senaryoyu yazıyor.
Ve bu kez, ne tespih var ne de “namus” kodu.
Sadece para.
Ve sessizlik.
Dayı bitti. Çizgi film başladı.
Ama perde hâlâ inmemiş.
Belki de bu filmde, her zamanki gibi bir not düşülecek:
“Devamı gelecek.”


FACEBOOK YORUMLAR