Aile, Toplumun Yapı Taşı ve Nesillerin Korunmasının Teminatıdır
Ailenin sağlıklı olması, ancak bilinçli eşler ve doğru bir çocuk terbiyesiyle mümkündür. Çünkü çocuk, toplumun geleceğidir. Bugün aile içerisinde verilen eğitim...devamını okuyunuz.
15 Mayıs 2026 - 07:20
İnsan, aile içerisinde nefsini terbiye etmeyi, paylaşmayı, sabretmeyi ve sorumluluk almayı öğrenir. Bu yönüyle aile kurmak yalnızca sosyal bir ihtiyaç değil; aynı zamanda fıtrî ve ilâhî bir sünnettir. (Ra’d, 13/38)
Elbette böylesine mukaddes bir müessesenin toplum tarafından desteklenmesi ve kolaylaştırılması gerekir. Ne yazık ki günümüzde evlilik olması gerekenin aksine zorlaştırılmaktadır. Düğün masrafları, nişan ve söz merasimleri, takı beklentileri ve ev kurma sürecindeki gereksiz lüks harcamalar, evliliği ciddi anlamda ağır bir yük hâline getirilmiştir. Hâlbuki zaruri olmayan pek çok unsur, zamanla vazgeçilmez bir ihtiyaç gibi görülmeye başlanmıştır. Bu durum ise gençleri evlilikten uzaklaştırmakta, hatta bazılarını evlenmekten korkar hâle getirmektedir. Oysa Yüce Allah, evliliğin kolaylaştırılmasını teşvik etmiş ve bu konuda kullarına güven vermiştir. (Nur, 24/32)
Ailenin sağlıklı olması, ancak bilinçli eşler ve doğru bir çocuk terbiyesiyle mümkündür. Çünkü çocuk, toplumun geleceğidir. Bugün aile içerisinde verilen eğitim, yarının toplum yapısını belirleyecektir. Bu sebeple çocuk yetiştirme meselesi sadece bireysel değil; aynı zamanda dinî, ahlâkî ve toplumsal bir sorumluluktur. (Buhari, Ahkâm 1; Cum‘a 11)
Çocuk yetiştirmede Kur’an ve sünnette yer alan ölçüler ve uzmanların tavsiyeleri birlikte değerlendirildiğinde şu temel prensipleri zikretmek mümkündür:
Her şeyden önce salih eş seçimi, çocuk terbiyesinin ilk adımlarındandır. (Buhârî, Nikâh,15) Eşler birbirlerini ve çocuklarını ibadete teşvik etmeli; aile içerisinde ibadet ve ahlâk eğitimi birlikte yürütülmelidir. (Tâhâ, 20/132) Çünkü çocuk, ilk eğitimini anne babasından alır.
Çocuğun sadece maddî değil; manevî ve duygusal ihtiyaçları da karşılanmalıdır.
Gerçek aile bağı para ve hediye ile değil; ilgi, sohbet, sevgi ve güvenle kurulur. Sevgi, ilgi ve değer görmeyen çocuk, bu boşluğu yanlış çevrelerde doldurmaya çalışabilir. (Tirmizî, Menâkıb 63; İbn Mâce, Nikâh 50)
Anne baba baskıcı değil; murakabe eden, yani gözetip yönlendiren bir tutum içinde olmalıdır. Çünkü çocuk yetiştirmek; uzun vadeli sabır, emek ve fedakârlık ister. Evlat, anne babanın malı değil; Allah’ın bir emanetidir. Bu sebeple değerler eğitimi küçük yaşta başlamalıdır. Çocuğa millî, manevî ve dinî değerler erken yaşlardan itibaren öğretilmelidir. Karakter eğitimi küçük yaşlarda daha kolay ve kalıcıdır. Özellikle namaz eğitimi, çocuğa kulluk ve disiplin bilinci kazandırır.
Disiplin, şiddet değil; ölçülü sınır koyma ve ciddiyet kazandırmadır. Ödül ve yaptırım dengeli şekilde kullanılmalı; bağırmak ve öfkeyle yaklaşmak yerine merhamet ve sabır tercih edilmelidir.
Mahremiyet eğitimi de çocuk terbiyesinin önemli bir parçasıdır. Çocuğun kendine ait özel bir alanı olmalı; ancak tamamen kontrolsüz de bırakılmamalıdır. (Ebu
Davud, Salât 26; Tirmizî, Salât 299)
Çocuk eğitiminde en etkili yöntem, örnek olmaktır. Anne baba, evdeki davranışlarının çocuk tarafından sürekli izlendiğini unutmamalıdır. Çocuklardan beklenen davranışlar önce ebeveyn tarafından uygulanmalıdır. Çünkü çocuk, söylenenden çok gördüğünü öğrenir. (Saff, 61/2-3)
Çocukların duygu ve düşünceleri küçümsenmemelidir. Çocuğun küçük görülen problemleri, onun dünyasında büyük olabilir. Çocuk konuşmak istediğinde mutlaka dinlenmeli ve ciddiye alınmalıdır. Ayrıca çocuklara karşı yalan söylemek güven duygusunu zedeler. Verilen sözler mutlaka tutulmalıdır. Güzel davranışlar bazen sonradan ödüllendirilerek pekiştirilmelidir. Kardeşler arasında adaletin korunması da son derece önemlidir. Sevgi, hediye ve imkânlarda ayrımcılık yapılması; çocuklarda kin, kıskançlık ve kırgınlık doğurabilir. (Buhârî, Hibe 12; Müslim, Hibât 13)
Ebeveyn, önce tedbir ve gayret göstermeli; ardından sonucu Allah’tan beklemelidir. Bu noktada dua, aile eğitiminin vazgeçilmez bir unsurudur. (Furkan, 25/74; İbrahim, 14/39-40)
Çocuğun söz ve davranışları uygun bir üslupla takip edilmeli; çocuğa güzel ve anlamlı isim verilmelidir. (Ebû Dâvûd, Edeb, 171) Aynı zamanda çocuk helâl lokmayla yetiştirilmelidir.
Rahman'ın has kullarının özelliklerinin anlatıldığı Furkan suresinde Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Onlar, "Ey Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah'a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle!" diyenlerdir.” (Furkan, 25/74) Rabbimiz ailemizi hem dünyada hem de ahirette cennetimiz eylesin.
Muhammed Usame Okkalı =>Orta İlçe vaizi
Bu haber 395 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR