ADD Çankırı Şubesi PKK'nın Silah Bırakma Sürecine İlişkin Basın Açıklamasında Bulundu

Karatekin Parkında yapılan etkinliğe CHP Çankırı İl Başkanı Şükrü Kanat, ADD Çankırı Şube Başkanı Hatice Kaya, Eğitim İş Sendikası Çankırı Şube...devamını okuyunuz.

ADD Çankırı Şubesi PKK'nın Silah Bırakma Sürecine İlişkin Basın Açıklamasında Bulundu
18 Mayıs 2025 - 19:46 - Güncelleme: 18 Mayıs 2025 - 19:51
ADD Çankırı Şubesi PKK’nın Silah Bırakma Sürecine İlişkin Basın Açıklamasında Bulundu

“Türk Milletine Hakaret Eden Bir Küstahlık Belgesidir”

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Çankırı Şubesince,  PKK’nın silah bırakma sürecine İlişkin basın açıklaması yapıldı.

Karatekin Parkında yapılan etkinliğe CHP Çankırı İlBaşkanı Şükrü Kanat, ADD Çankırı Şube Başkanı Hatice Kaya, Eğitim İş Sendikası Çankırı Şube Başkanı Murat Şamasas, ADD ve sendika üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

Grup adına konuşma yapan dernek üyesi Bülent Ünal, “Hain terör örgütü PKK, ABD gözetiminde teröristlerini ve silahlarını çoktan Suriye kuzeyindeki PYD (YPG)’ye aktardığı, ortada sadece adının kaldığı ve çatı örgüt KCK’ nın bölge ülkelerindeki uzantılarıyla devam ettiği bilinmiyormuş gibi, bir sözde silah bırakma ve örgütü feshetme bildirisi yayınladı. Yandaş ekran bülbülleri Terörsüz Türkiye nameleriyle mutlu mesut barış türküleri söyler, AKP sözcüsü yeni bir dönem başladığını müjdeler, bakanlar sıra sıra başarı nutukları atar, Cumhur İttifakı liderleri ‘milletimiz ve memleketimiz kazanacak’ buyururken Atatürkçü Düşünce Derneği ve Milli Merkez milletimizle birlikte süreç başlatıldığında durduğu yerde durmakta ve gelişmeleri kaygıyla izlemektedir.” dedi.

Terörist PKK’nın süreçle ilgili bildirgesine tepki gösteren Ünal, şöyle devam etti:

Meğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve dünyanın on yıllardır terör örgütü listelerine aldığı PKK, ‘Özgürlük Hareketi’, müebbet hapis mahkumu elebaşı ‘Önder’, devletimiz de soykırımcı ve asimilasyoncu imiş.


Meğer yıllardır öğretmen, hemşire, doktor, teknisyen, işçi ve bebek 50 bin yurttaşımızı katleden alçak terörüstler özgürlük savaşcısı gerillalar imiş, ne zaman kurdular ise Kürdistan diye bir devletleri varmış, yaptıkları her iki taraf (Kürdistan ve Türkiye) açısından temel seçenek (!) haline getirdikleri savaşmış ve iki devlet arasındaki bu savaşı kazanmışlar. PKK galip gelmiş, Türkiye mağlup olmuş. Bu nedenle; ‘Ortak Vatan’ da (demek vatanımız da ortak değilmiş) Kürt ve Türk halklarının ‘kurucu öğe’ olduğu (yıllardır Anayasa 10. maddeye rağmen sürekli çiğnedikleri mikromilliyetçi-etnikçi ‘Eşit Yurttaşlık’ sakızı) “Demokratik Türkiye Cumhuriyeti” perspektifi ve ‘Demokratik Ulus’ anlayışı dikte ederek iki uluslu yeni bir devlet isteyecek, terörist başına tanınacak ‘demokratik siyaset hakkı’nı da hukuki güvence ön şartı ile talep edecek konuma gelmişler.

Bu bildiri; emperyalizme karşı kazanılan Türk Ulusal Bağımsızlık Savaşını, 30 Ağustos 1922 Dumlupınar’ını, 9 Eylül 1922 İzmir’ini, 11 Ekim 1922 Mudanya’sını, 24 Temmuz 1923 Lozan’ını, 6 Ekim 1923 İstanbul’unu ve 29 Ekim 1923 Ankara’sını yok sayan bir hadsizlik manzumesidir.

Bu bildiri; Atatürk’ü, ilke ve devrimlerini, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesini ve ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir’ tanımını reddedip tarihi gerçekleri umursamayarak Türk Milleti’ne hakaret eden bir küstahlık belgesidir.

Bu bildiri; ABD’nin ülkemizi bölme haritası ile sabit olan Büyük Ortadoğu Projesi’ne (BOP’a) hizmet ederek Türk Milletini Lozan’dan vaz geçirip 105 yıl önce retdettiği, 103 yıl önce yırtıp çöpe attığı Sevr Antlaşaması’na mahkum etmeye amaçlayan bir ihanet manifestosudur.

Türk Milleti ‘Terörsüz Türkiye’ tatlandırıcısı ile önüne sürülen bu zehri katiyen kabul etmez, etmeyecektir.

Atatürkçü Düşünce Derneği ve Milli Merkez olarak, devletimizi yöneten ve yönetmeye talip olan tüm kurum ve kişileri bir kez daha uyarıyor, bu utanç belgesini dikkate almamaya ve bu küstahlığa cüret edenlerle olanak sağlayanlardan hesap sormaya davet ediyoruz. 105 yıl öncenin emperyalizm patronajlı gerici -bölücü dayatmasının günümüzdeki tekrarına karşı parolamız tektir ve değişmez, Ya istiklâl ya ölüm!

Bu haber 2547 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • vaten sever
    11 ay önce
    Bu gün 19 mayıs, ve saat 11 olmasına rağmen halen ne anıtta ne de başk bir yerde 19 Mayıs töreni yapılmadı, Acaba bu konu hakkında Add yetkilileri bir şey yapacak mı yada yapıyor mu çok merak ediyorum. Sanırım bu son süreçte verilmiş bir söz mü var bu bayramların kutlanmayacağı ile ilgili. Uyduruk günlerde bile anıta çelenk koyanlar 19 Mayıs da sus pus olmuşlar. Yazık.