Dürüstlük Ve Doğruluk

Doğruluk, “hakikati konuşmak, gerçeğe uygun bilgi vermek, dürüst ve güvenilir olmak, vaadine sadakat göstermek, yalanın karşıtı” gibi anlamlara gelmektedir.

Dürüstlük Ve Doğruluk
30 Temmuz 2026 - 20:27 - Güncelleme: 30 Temmuz 2026 - 20:34
Dürüstlük Ve Doğruluk

İl Vaizimiz Hüseyin Yazıcı tarafından hazırlanan haftalık makale ektedir. Dürüstlük ve Doğruluk’tan ayrılmayan tüm dostlara hayırlı günler dileriz.

İslam dini kişinin dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamayı amaçlamaktadır. Bu gayenin gerçekleşmesi için hayatın her alanını kapsayan bir takım ahlaki esaslar getirmiştir. İslam’ın ortaya koyduğu ahlaki ilkelerin en önemlilerinden bir tanesi de dürüstlük ve doğruluktur.

Doğruluk, “hakikati konuşmak, gerçeğe uygun bilgi vermek, dürüst ve güvenilir olmak, vaadine sadakat göstermek, yalanın karşıtı” gibi anlamlara gelmektedir. Doğruluk, kişinin inanç, niyet ve düşüncelerinde, işlerinde, söz ve davranışlarında hakikate, adalete ve gerçeğe uygunluktur. (Mustafa Çağrıcı, Sıdk, DİA, 37/98-100)

Doğruluk, söz ve beyanda gerçeği, hakikati söylemektir. Sözde doğruluk hem yazdıklarımızı hem de sözlerimizi içine alır. Dilin korunması ve doğru söz her hayrın başıdır. Rabbimiz şöyle buyurmuştur:

“Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah sizin işlerinizi düzeltsin, günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse gerçekten büyük bir kazanç elde eder.”  (Ahzab, 33/70-71) Bu ayette Rabbimiz doğru sözlü olmayı bize emrediyor. Doğru sözlü olanın ameli salih olur, günahları da affolunur.

Yalan, doğruluğun zıddı, bir konuda gerçeğe aykırı haber veya bilgi vermek, sözün vakıaya uygun olmamasıdır. Rabbimiz: “Yalan sözden sakınınız” (Hac, 22/30) buyurarak yalanı yasaklamıştır. Konuşurken dikkatli olunması, kelimelerin iyi seçilmesi gerekir. Ağızdan çıkan sözün bir sorumluluğu vardır. Bu hususta Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Her duyduğunu söylemesi kişiye günah olarak yeter!” (Ebû Dâvûd, Edeb, 80) Doğruluğu teyid edilmeden söylenen sözler içerisinde yalan, iftira olabilir.

Resulüllah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kulun kalbi doğru oluncaya kadar imanı dosdoğru olmaz. Dili doğru oluncaya kadar da kalbi dosdoğru olmaz.

Komşusunun kendisinden bir kötülük gelmeyeceğine emin olmadığı kimse de cennete giremez.” (İbn Hanbel, III, 199)
Sözgelimi kişinin dili “dosdoğru” olunca yalancılık, ikiyüzlülük ve iftiradan uzak dürüst bir yaşam sürer, verdiği sözde durur, emanetleri gözü gibi korur, “mümin” adına yaraşır şekilde “güven”in timsali olur. Eli dosdoğru olunca harama el uzatmaz, ayağı dosdoğru olunca harama adım atmaz, gözü dosdoğru olunca harama bakmaz. Yaşantısında dosdoğru olan kulun insanlarla olan ilişkilerinde dürüstlük ve samimiyet hâkim olur; dedikodu yapmak, suizanda bulunmak, başkalarının özel hallerini araştırmak gibi samimiyeti zedeleyecek unsurlara yer kalmaz.

Doğruluk sadece sözde değildir; kalp, niyet, ticaret, arkadaşlık ve evlilik olmak üzere hayatın hemen her alanını kapsayan bir davranış biçimidir; kısacası hayatın mihenk taşıdır. Resul-i Ekrem (s.a.s.), müminlerin ticaret yaparken yalandan sakınmaları noktasında şöyle buyurmuştur: “Eğer bir satıcı, doğru söyler ve gerekli açıklamalarda bulunursa, alışverişi bereketlendirilir. Eğer yalan söyler ve kusurları gizlerse, alışverişinin bereketi yok edilir.” (Nesâî, Büyû’, 4; Dârimî, Büyû’, 15)
İslam; zûlüm, dolandırıcılık, hîle, aldatma, hırsızlık, kumar, faiz gibi pek çok haksız ve batıl kazanç yollarını yasaklamıştır. Bunun yerine adalet, dürüstlük, temizlik, merhamet ilkelerine, hak ve hukuka dayalı helal kazanç yollarını meşru kılmıştır.

Sanal âlem insanın her istediğini yapabileceği ve bundan dolayı da sorumlu olmayacağı bir alan değildir. Bütün nimetlerden hesaba çekildiğimiz gibi internet, bilgisayar, akıllı telefon, sosyal medyadan da hesaba çekileceğimiz hakikati unutulmamalıdır. Âlemlerin Rabbi olan Allah, sanal âlemde de bizleri görmektedir ve yaptıklarımızdan haberdar olmaktadır.
Günlük hayatta yalan söylemek, insanları karalamak, iftira atmak nasıl günahsa, sanal âlemde ve sosyal medyada da aynı şekilde günahtır. Sanal âlemde bilgi, doğruluğu teyit edilmeden paylaşılabilmekte, farkında olunmadan yanlışın ve kötülüğün yaygınlaşması, kişilik haklarını ihlali gibi pek çok günaha sebep olunabilmektedir.

Oysa Rabbimiz: “Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönül, bunların hepsi ondan sorumludur.” (İsra, 17/36) buyurmuştur. Günümüz dünyasında yaygınlaşan yapay zekâ ile üretilen sahte görüntüler, online alışverişte aldatma ve internet dolandırıcılığı günahtır, haramdır. Mümin, sanal âlemde de sorumluluk bilinciyle hareket ederek günah ve haramlardan sakınmalı, Cenabı Hak’ın koyduğu sınırlara uymak suretiyle dürüst bir hayat sürmelidir.

Rabbimiz şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.” (Tevbe, 9/119) Allah Resûlü (s.a.s.), arkadaşın kişi üzerindeki etkisini, dolayısıyla iyi arkadaşın önemini bir örnekle şöyle anlatmıştır: “İyi arkadaşla kötü arkadaşın örneği, misk taşıyan kimse ile körük üfüren kimse gibidir. Misk taşıyan ya sana onu ikram eder yahut sen ondan (miski) satın alırsın ya da ondan güzel bir koku duyarsın. Körük üfüren kimse ise ya elbiseni yakar ya da ondan kötü bir koku duyarsın!”  (Müslim, Birr, 146) İnsanların hayat tarzını, hayata bakışını hatta dinini belirleyebilecek olan dostluklar, zarara sürüklenmeden güven verici bir alanda yeşersin diye Yüce Rabbimiz, “Müminler, müminleri bırakıp inkâr edenleri dost edinmesinler.” (Âl-i İmrân, 3/28) emrini vermektedir. (Hadislerle İslâm, 4 /350)

İnsanın özü ile sözünün bir olması, söz ve davranışlarında doğruluğu esas alıp yalandan kaçınması hem dinî/ahlâkî hem de dünyevî açıdan gereklidir. Bireysel ve toplumsal açıdan huzurlu olmak için yalandan sakınmak gerekir. Evinde, işinde, ticaretinde, eşiyle, komşularıyla, akrabalarıyla hayatın her alanında, sanal âlemde, sosyal medyada Müslüman, dürüst, güvenilir ve doğru olmak zorundadır.

Rabbim bizleri istikamet üzere olan doğruluk ve dürüstlükten ayrılmayan kullarından eylesin.

Hazırlayan: Hüseyin Yazıcı İl Vaizi

Bu haber 1534 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum