Spor Ve Egzersiz Yaşam Tarzın Olsun

Proje Sorumlusu Ayhan Arslan “Bu sorunla mücadele edebilmek için çocuklarımıza, genç ve yetişkinlerimize spor, egzersiz ve doğru beslenme alışkanlığı kazandırmalıyız.” dedi.

Spor Ve Egzersiz Yaşam Tarzın Olsun
31 Aralık 2021 - 21:54 - Güncelleme: 31 Aralık 2021 - 22:09
Spor Ve Egzersiz

Çankırı Arslan Gençlik Spor Kulübü tarafından yürütülen Avrupa Dayanışma Programı ESC 11 Gönüllülük projeleri kapsamında “Spor ve Egzersiz Yaşam Tarzın Olsun” isimli projesi son faaliyeti olarak, Avrupa ülkelerinde yaşanan diyabet sorununu araştırarak rakamsal verilere ulaştı.

Ülkemizim diyabet sorununda Almanya ve Rusya’dan sonra üçüncü sırada olduğunu belirten Proje Sorumlusu Ayhan Arslan “Bu sorunla mücadele edebilmek için çocuklarımıza, genç ve yetişkinlerimize spor, egzersiz ve doğru beslenme alışkanlığı kazandırmalıyız.” dedi.

Proje hakkında geniş bir değerlendirme yapan Arslan, obezite ve diyabetli bireylerden oluşan 40 kişilik grup ile projemiz başladı. Pandemi dönemi olmasına rağmen çoğunluk bu projeye devam etmiştir. (30 kişi civarı kişi) 
Çok sayıda kişiden talep olmasına rağmen sınırlı sayıda kişi ile ekip oluşturuldu (Oluşturulan ekip projenin belirlediği sayıdan fazla olmak durumunda kaldı.) Proje ekibimizde Diyetisyen, diyabet eğitim hemşiresi, spor uzmanları yer aldı.

Bu ekibe çocuk gelişim uzmanı, psikolog ve fizyoterapist desteği de eklendi. 
Proje sonunda takip edilen diyabet hastalarında diyet ve egzersiz programları ile ruhsal anlamda kendini daha iyi hissetme insülin dozlarında ve şeker değerlerinde düşüş oldu. Düşük doz insülin ile şekerin normal sınırlarda tutulması  şeker hastalığının kronik komplikasyonlarının önlenmesi açısından çok önemlidir.

Obezite olan çocuklar ise diyet ve egzersiz programı ile kas kaybı olmadan kiloda azalma yağ oranında azalma hatta yağ kütlesinin kasa çevrildiği analizler ile sıkı bir şekilde takip edildi. Çocuk grup ile böyle bir program içerisinde çalışmak hem sıkı bir takip hem de özveri gerektirir.

Çocuğun doğru beslenmesinin takibi, uygun egzersizin yaptırılması, çocukta beraberinde ruhsal durumunun değerlendirilmesi, çocukta egzersiz ve doğru dengeli beslenmenin yaşam tarzı haline getirilerek sürdürülmesinin sağlanması gibi dikkat ve ekip birlikteliği gerektiren bir durumdur. Biz alanında donanımlı ekibimiz ile proje ekibi üyeleri ile sinerjiyi yakaladığımızı ve bu ekibin en önemli ve destekçisi olan aileleri de dahil ettik. Çocuklarındaki gelişmeyi gördükçe motivasyon artmış sürekliliğin oluşması kolaylaşmış olduğunu belirtti.

Almanya verileri hakkında aşağıda geniş bilgi verilmiştir;

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, "Dünya geneline bakıldığında yaklaşık 415 milyon insan şeker hastalığından muzdarip olduğu görülmektedir. Bu 415 milyon kişi 20 ila 79 yaş arasındaki insanlardan oluşmaktadır. Yani dünyada her 11 insandan birisi şeker hastalığından muzdaripdir.

Avrupa Birliği'nde (AB) en fazla şeker hastasının Almanya'da bulunduğu bilinmektedir. "Ülke nüfusunun 7,6 milyonu şeker hastasıdır. 
Alman Diyabet Yardım Derneği Başkanı Prof.Dr. Thomas Danne, özellikle ’Tip2’ diyabet hastası artışının aşırı kilo, hareketsizlik ve stresli yaşam gibi faktörlere bağlı olduğunu vurguladı.

Prof.Dr. Danne, Alman medyasına yaptığı açıklamada diyabetin bir halk hastalığı olduğunu belirterek şöyle dedi:

Almanya’da şeker hastası sayısı son 15 yılda üçte bir oranında artış göstererek 6 milyona yükseldi. Ayrıca 2035 yılına kadar dünyada şeker hastası sayısı 600 milyona çıkacak.

Günümüz istatistikleri Almanya’da günde 750 kişinin bu hastalığın pençesine düştüğünü göstermektedir ve saat başı üç kişi şeker hastalığına bağlı olarak yaşamını yitirmektedir."

Prof. Dr. Thomas Danne, şeker hastalığının yüzde 95’nin ileri yaşlarda ortaya çıkan "Tip2" türü olduğuna dikkati çekerken, "Diyabet ciddi bir metabolik hastalık. Bu hastalığa bağlı olarak kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin felci ve böbrek yetmezliği gibi sorunlar ortaya çıkabilir" diye konuştu.

AB’ye bakıldığında ise en fazla şeker hastasının Almanya'da bulunduğunu belirten Alman Sosyal Sağlık Sigortası Kurumu AOK'nin Hessen Etnik Pazarlama Koordinatörü Necati Suözer; "Almanya nüfusunun 7,6 milyonu şeker hastalığından muzdarip. Almanya'da çocuklar için günlük 25 gram, yetişkinler için de ortalama 50 gram şeker tüketimi öneriliyor. Ancak Almanya'da kişi başına tüketilen şeker miktarı 90 gram civarında. Yani çocuklar tavsiye edilen miktarın 4 katını, yetişkinler de neredeyse 2 katını tüketiyor.” dedi.

Almanya’da diyabetin yönetimi bir ekip işbirliği içerisinde özel merkezlerde yapılmaktadır. Hastalar bu merkezlerde hekim-fizyoterapist- diyetisyen ve diyabet eğitim hemşiresi koordinasyonunda olur. Diyabet yönetiminde görevli tüm ekip üyeleri bu alanda özel eğitim veren okullardan mezun olurlar.

Birçok eyalette diyabet merkez ve okullar bulunmaktadır. Küçük eyaletlerde de bu merkezler büyük eyaletler kadar teşkilatlı olmasa da bulunmakla birlikte evde hizmet olarak da verilmektedir.

Diyabet hastaları tetkikleri takibi ekip üyeleri ile birebir sıkı takip ile gerektiğinde evde hizmet ile yapılmaktadır. Hatta Almanya da diyabet hastası insülin kullanıyor ise insülinlerini her öğünde evinde diyabet ekip üyesi yapar. Diyabetin önlenmesi ve mevcut diyabet hastasının çok olması sebebi ile Almanya çeşitli faaliyetler ile öncülükler yaptı.

Bunlardan bazıları;

Hessen Eyaleti Şubesi tarafından, Frankfurt kentindeki bir hayvanat bahçesinde, halkı şeker hastalığı konusunda bilinçlendirmek amacıyla etkinlikler düzenlenir. Etkinlikte, çocuk ve yetişkinler için fazla şeker tüketmenin zararları ve hastalık öncesinde yapılması gerekenler interaktif şekilde anlatılır.

Etkinlik alanında basın mensuplarına konu ile yetkililer tarafından açıklamalarda bulunur. Bu tür etkinlikleri yılda en az 6 defa tüm eyaletlerde yapılmaktadır. Bu yılki etkinliklerin "Sen çok tatlısın" temasıyla fazla şeker tüketimine karşı bilinç oluşturmak amacıyla yapıldı.

1.”Şeker hastalığının artış hızında Türkiye de Almanya ve Rusya’dan sonra 3. sıradadır.”

Türkiye'de yaklaşık 7 milyon şeker hastası bulunmaktadır. "Şeker hastalığının artış hızına baktığımızda yüzde 15'le Türkiye dünya genelinde 3.sıradadır. Almanya'da yaşayan Türklerin de şeker hastalığına yakalanma oranı Almanlara kıyasla 2 katı daha fazladır.

Ülkemizde de Almanya gibi olmasa da diyabet hastalığı ekip üyeleri ile yönetilmekte ekip üyelerinden diyabet hemşireliğinin özel eğitim ile bu ünvanı alması hekim boyutunda sadece diyabet olmasa da alanın daha spesifikleştiği Endokrinoloji uzmanlık dalının olması gibi benzerlikler vardır.

Fakat diğer ekip üyeleri spesifik bir mezuniyete sahip değildir yada diyabet hastalığına yönelik özel bir eğitim almamaktadır.

Bu proje Türkiye genelinde yaygınlaştırılmalıdır. Almanya modeli proje ekip üyeleri tarafından yerinde görülmelidir. Sağlık Bakanlığı ile özel toplantılar ile bu merkezler Türkiye de belli alanlarda da yaygınlaştırılmalıdır.

Diyabet önlenebilir bir hastalık iken çağımızın getirdiği fast fod, hareketsizlik stres vb nedenler ile çok küçük yaşlardan itibaren görülmeye başlanmış olup maalesef ki kronik (ömür boyu devam eden ve tedavi gerektiren) bir hastalıktır. 
Ülkemizde sağlık ihtiyaçları devlet tarafından karşılanıyor olması sebebi ile kronik hastalık olarak devlete ciddi bir yük getiren bu hastalığın önlenmesi yada hastalık var ise devlete yük getiren kronik boyutun oluşmasının önüne geçilmesi için Almanya modelinin ülkemize de getirilmesi daha büyük bir bütçe ile bu projenin yaygınlaştırılması gerektiğini düşünmekteyiz.






Bu haber 1604 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum