Ahirete İman

İl Vaizimiz Hüseyin Yazıcı'nın makalesi. Rabbim ahiret bilinci üzere yaşayabilmeyi nasip ve müyesser eylesin.

Ahirete İman
23 Nisan 2026 - 08:45 - Güncelleme: 23 Nisan 2026 - 08:51
Ahirete iman, iman esaslarından olup genellikle Kur'an-ı Kerim’de “el-yevmü'l- âhir” (son gün) şeklinde, Allah'a imanla yan yana zikredilmiştir. Ahiret hayatı, dünya hayatından sonra başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci ve sonsuz hayattır. Terim olarak ahiret, İsrafil’in (a.s.) Allah'ın emriyle, kıyametin kopması için sûra ilk defa üflemesiyle başlayacak olan ebedî hayata denilir. İsrafil (a.s.) sûra ikinci defa üfleyince insanlar diriltilip hesaba çekilecek, sonra dünyadaki iman ve amellerine göre ceza ve mükâfat görecek, cennetlikler cennete, cehennemlikler cehenneme girecek ve orada kalacaklardır. (İslam İlmihali, TDV, 1/117-118)

Kur’an-ı Kerîm’de ahiret kelimesi el-yevmü’l-âhir, ed-dârü’l-âhira, yevmü’d-dîn, yevmü’l-hisâb, yevmü’l-hulûd şeklinde kullanılmaktadır. Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve âhiret gününü inkâr eden kimse iyice sapıtmıştır.” (Nisa, 4/136) ayet-i kerimede iman esasları arasında ahirete iman da vardır. Bunlardan birine inanmayan kimselerin imanı muteber değildir, bunlardan birini bile inkâr eden kimseler “doğru, hak, geçerli, kurtarıcı” imana kavuşamamış, hak dinden sapmış sayılırlar. (Kur'an Yolu Tefsiri, 2/160-161)
Ahiret hayatını gerekli kılan, bu dünya hayatının bir imtihan yeri olmasıdır.

Herkes bu dünyada imtihan olmakta kimi zengin kimi fakir, kimi âmir kimi memur, kimi sağlam kimi hasta olarak denenmektedir ve sonuçta bütün insanlar itaatkâr veya âsi, âdil veya zalim, iyi veya kötü olarak Allah'ın huzuruna çıkacaklardır. Dünya hayatındaki haksızlıkların, haddi aşmaların cezasının verilmesi ve işlenen iyilik ve ibadetlerin ödüllendirilmesi için ilâhî divan kurulacak, herkes birbiri ile hesaplaşacak, haklı ile haksız ayırt edilecek ve kişiye ameline göre karşılık verilecektir. (İslam’da İnanç Esasları, B. Topaloğlu, Y. Ş. Yavuz, İ. Çelebi, s. 248)


Aslında dünyaya anlam kazandıran ahirettir. Dünya hayatının akışı ancak ahiret bilinci devreye alındığında anlaşılabilir. Aksi takdirde dünya kargaşa ve hiçlik olarak tanımlanır. Hesaba çekilmeyi bir kenara koyarsak hayat anlayışımız sadece dünya endeksli olur. Hayat tasavvuru dünya ile başlayıp dünya ile son bulup, daha öteye geçemeyecektir.

Dünya hayatında iyiliklerimizin karşılığını hemen göremeyiz bazen. Çok büyük suçlara, günahlara bulaşanlar cezalarını görmemiş olabilir. En büyük zulümleri, cürümleri işleyenlerin başı bile ağrımaz kimi durumlarda. Hayatın bütün detaylarının sorgulandığı, en küçük bir amelin dahi saklanamadığı bir gün vardır.

Bu dünyada olup biten pek çok durum; savaş-barış, huzur-tasa, neşe-hüzün, zulüm-adalet, kazanç-kayıp gerçek anlam ve değerini ancak ölümden sonra bir hayata inanmakla bulur.


Dünya hayatında insanın zorluklarla, haksızlıklarla mücadele ettiği halde bunları ortadan kaldıramadığı, bu esnada sıkıntı çektiği bir gerçektir. Mutlak adaletin tecelli edeceği, iyiliğin mükâfatlandırılması için bütün engellerin ortadan kalkacağı ebediyet âleminin varlığına inanmak, insan için büyük bir teselli kaynağı ve yaşama sevincidir.

Ölümle başlayıp yeniden diriltilmeye kadar sürecek, dünya ile ahiret arasındaki ara döneme berzah âlemi veya kabir hayatı denir. Hz. Peygamber (s.a.s.) kabir hayatını “Ahiret duraklarının ilki” olarak (İbn Hanbel, I/63-64) nitelendirmiştir.

Kur’an’da, sûra birinci üflemenin ardından -Allah’ın diledikleri müstesna- bütün canlıların öleceği, ikinci üfleme üzerine de ba’s hadisesinin gerçekleşeceği ve ölmüş bütün varlıkların yeniden canlanarak belli bir hedefe doğru koşuyormuş gibi (Meâric 70/43) Rablerinin huzuruna çıkacakları (Yâsîn 36/51) anlatılır. (Yusuf Şevki Yavuz, Ba’s, DİA, 5/98-100)

Kıyamet gününde yeniden diriltilen (ba’s) bütün varlıkların hesaba çekilmek üzere bir meydana sevk edilip toplanmasına haşir denir. Toplanılacak yere mahşer veya arasât denir. İnsanlar inançlarına ve amellerine göre çeşitli şekillerde haşredilir. Kötülüklerden sakınanlar, eyerleri altından olan emsalsiz binekler üzerinde haşredilir ve müstakbel hayatlarını özlerler. Bazıları ikişer, üçer, dörder, onar kişilik gruplar halinde binekler üzerinde mahşer yerine götürülür. Bazıları da kavurucu güneş altında yaya olarak haşrolunur. Kâfirlere gelince bunların liderleri yüzükoyun, diğerleri yürüyerek mahşere sevk edilir. (Buhârî, Riḳaḳ, 45; Müslim, Cennet, 59; Süleyman Toprak, Haşir, DİA, 16/416-417)

İnsanlar hesaplarının görülmesi için toplandıktan sonra, kendilerine dünyada iken yaptıkları işlerin yazılı bulunduğu amel defterleri dağıtılır. İnsanlar amel defterlerini ellerine aldıktan ve yaptıklarının en ince detayına kadar yazıldığını gördükten sonra Allah Teâlâ tarafından hesaba çekileceklerdir. Hesap ve sorgulama sırasında amel defterlerinden başka, insanın organları ve yeryüzündeki diğer varlıklar da insanın yaptıklarına şahitlik edecektir.

Çeşitli hadislerde bütün insanların, aracı olmaksızın Allah tarafından hesaba çekileceği, müminler sorulan sorulara kolaylıkla cevap verirlerken, kâfirlerin ince ve titiz bir hesap ve sorgulamadan geçirilecekleri haber verilmektedir. (Buhârî, Rikak, 49; İlmihal, 1/127-128) Hesap görülüp herkesin yeri belli olduktan sonra insanlar cennete veya cehenneme gideceklerdir.

Doğumla başlayan insanın dünya hayatı ölümle son bulurken, sonsuz hayatın kapısı aralanır. Kabir hayatı sonrası Sur’a üflenmesiyle yeniden diriliş gerçekleşir.

Amel defterlerinin dağıtılmasıyla, dünya hayatının hesabı verilir. İnsan dünyada yaptıklarının karşılığını görecektir. Dünya hayatından sonra başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci ve asıl hayat ahiret hayatıdır. Ahiret hayatı sonsuzdur.

İman esaslarından bir tanesi de ölümden sonra sonsuz bir ahiret hayatı olduğuna iman etmektir. Ahirete iman eden mümin başta Rabbine olmak üzere çevresine ve bütün mahlûkata sorumluluk bilinci ile hareket eder, bir gün hayatının hesabını vereceğini bilerek yaşar.


Rabbim ahiret bilinci üzere yaşayabilmeyi nasip ve müyesser eylesin.

Hüseyin Yazıcı İl Vaizi

 
Bu haber 419 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum