Rektör Adayı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk Birikimini Kendi Şehri İçin Seferber Etmeye Hazırlanıyor

Gerek akademik çalışmaları gerekse Türk Dünyası’na uzanan vizyonuyla Çankırı’nın yüz akı olan Sezai Türk, şimdi bu birikimini kendi şehri için seferber etmeye hazırlanıyor.

Rektör Adayı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk Birikimini Kendi Şehri İçin Seferber Etmeye Hazırlanıyor
30 Nisan 2025 - 23:08 - Güncelleme: 30 Nisan 2025 - 23:19
Rektör Adayı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk: “Çankırı Karatekin, Uluslararası Camiada Tanınır Bir Üniversite Olacak!”

Çankırı'nın akademideki gururu, ulusal ve uluslararası başarılara imza atmış değerli bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk, doğup büyüdüğü topraklara hizmet etmek için yola çıktı! Çankırı Karatekin Üniversitesi rektörlüğüne aday olan Prof. Dr. Türk, sadece akademik birikimiyle değil, memleketine duyduğu vefayla da büyük takdir topluyor. Çankırılıların yıllardır dile getirdiği “Üniversitemizin başında artık Çankırılı bir isim olsun” talebi, güçlü bir karşılık bulmuş durumda. Gerek akademik çalışmaları gerekse Türk Dünyası’na uzanan vizyonuyla Çankırı’nın yüz akı olan Sezai Türk, şimdi bu birikimini kendi şehri için seferber etmeye hazırlanıyor.

Röportajın ikinci bölümünde, Prof. Dr. Türk, Çankırı Karatekin Üniversitesi’ni uluslararası akademik platformlara taşıma vizyonunu anlatıyor. Erasmus+ projelerinden Türk Dünyası ile geliştirilecek iş birliklerine, ortak lisansüstü programlardan araştırma fonlarına kadar birçok başlıkta somut planları açıklıyor.

Sezai Hoca, TÜBİTAK’tan Horizon Europe’a kadar uzanan kaynaklara erişimi artırmaya yönelik stratejileriyle üniversitenin bilimsel üretim gücü ve küresel görünürlüğü arttırmayı hedefliyor. Her adımı düşünülmüş, her hedefi gerçekçi olan bu vizyon; sadece bir üniversite yolculuğu değil, aynı zamanda Çankırı’nın geleceğine dair umut verici bir yol haritası niteliği taşıyor.

“Dünyanın önemli üniversiteleriyle de teknoloji odaklı iş birlikleri kuracağız”

Üniversitenin uluslararasılaşma stratejisi kapsamında hangi ülkelerle ve kurumlarla iş birliği yapmayı hedefliyorsunuz? Çankırı Karatekin Üniversitesi'nin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak, öğrenci ve öğretim üyesi değişim programlarını geliştirmek için hangi adımları atacaksınız?

Prof. Dr. Mehmet Sezai TÜRK: Uluslararasılaşma, çağdaş bir üniversitenin vizyoner kimliğini tanımlayan en önemli unsurlardan biridir. Bu doğrultuda Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin “yalnızca yerel bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel ölçekte tanınan bir bilim merkezi” haline gelmesi için güçlü adımlar atmak zorundayız. Uluslararasılaşmayı yalnızca bir “yurt dışı öğrenci” meselesi olarak değil, akademik bir vizyon, kültürel diplomasi ve bilimsel iş birliği modeli olarak görüyorum.

Öncelikli hedef bölgelerimiz; Avrupa Birliği ülkeleri, Türk Cumhuriyetleri, Balkan coğrafyası, benim “Gönül Coğrafyamız” olarak nitelendirdiğim tarihsel ve kültürel bağlarımız olan ülkeler olacaktır. Erasmus+ ve Mevlana gibi hareketlilik programlarını etkinleştirerek Avrupa’daki üniversitelerle çift diploma, ortak yüksek lisans ve doktora programları geliştirmeyi planlıyorum. Aynı zamanda Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar'daki üniversitelerle mevcut bağlarımızı kültürel ve bilimsel projeler aracılığıyla pekiştireceğiz. Bu hem dil birliğini hem gönül coğrafyamızdaki etkili akademik bağları kuvvetlendirecektir. Türk dünyasıyla dilde, fikirde, işte birlikte üniversiteler önemli bir köprü aracı görebilir.

Dünyanın önemli üniversiteleriyle de teknoloji odaklı iş birlikleri kurarak özellikle “yapay zeka, medya, mühendislik ve sağlık bilimleri” gibi alanlarda öğrenci ve akademisyen değişimini teşvik edeceğiz. Ortak araştırma laboratuvarları, uluslararası makale platformları ve Ar-Ge merkezleri kurulması da planlarımız arasında yer alıyor.

Bu hedefleri gerçekleştirmek için bazı somut yapısal adımları hayata geçirmeyi planlıyoruz:

*Üniversitemizin web sitesi ve sosyal medya platformlarını çok dilli (İngilizce, Çince, Arapça) hale getirerek dijital görünürlüğü artıracağız.

*
İngilizce hazırlık eğitiminin niteliğini yükselterek bazı bölümlerimizde çift dilli (Türkçe-İngilizce) eğitim modeline geçeceğiz.

*
Uluslararası öğrenci ofisini yeniden yapılandırarak, barınmadan kültürel adaptasyona, akademik danışmanlıktan kariyer yönlendirmeye kadar kapsayıcı destek mekanizmaları oluşturacağız.

*
Akademisyenlerimizin uluslararası yayınlar, kongre katılımları ve yurt dışı iş birliklerine katılımını teşvik edecek finansal ve kurumsal destekler sağlayacağız.

*
YÖKAK akreditasyonu ve uluslararası değerlendirme kuruluşlarıyla iş birlikleri geliştirerek üniversitemizin küresel sıralamalarda görünürlüğünü artıracağız.

Bu noktada kişisel bir deneyimimi de paylaşmak isterim: Bilindiği gibi Kırgızistan Manas Üniversitesi'nde İletişim Fakültesi Dekanlığı, Rektör Yardımcılığı ve Rektör Danışmanlığı gibi görevler üstlendim. Bu tecrübeler bana şunu gösterdi:

Uluslararasılaşma, yalnızca formal protokollerle değil; kültürel bağ, dil yakınlığı ve karşılıklı anlayışla büyür. Bu anlayışla Türk Dünyası ile olan bağları yalnızca geçmişin romantizmiyle değil, geleceğin iş birliği projeleriyle pekiştirmek istiyorum. Türkçe bilmeyen Türk topluluklarına akademik destek sunmak da bu vizyonun bir parçası olacaktır.

Sonuç olarak, Çankırı Karatekin Üniversitesi'nin ismini hem Türk dünyasında hem de küresel akademik platformlarda daha sık ve daha güçlü bir biçimde duyurmak en önemli hedeflerimden biridir. Bu Emir Karatekin Bey’e, yani bu toprakları bize yurt olarak kazandıran atamız Karatekin Gazi’ye de bir vefa borcumuzdur. Uluslararasılaşma, sadece öğrenci değişimi değil; bir zihniyet dönüşümüdür. Ve bu dönüşüm, üniversitemizin kurumsal kimliğini küresel ölçekte yeniden tanımlayacaktır.

“Türk Dünyası ve Gönül Coğrafyamızla bağımızı derinleştireceğiz”

Türk Dünyası ve Balkan ülkeleriyle akademik ilişkileri güçlendirmek için ne tür projeleriniz var? Gönül coğrafyalarımızdaki üniversitelerle ortak çalışmalar yapmak, öğrenci ve öğretim üyesi değişimini artırmak için neler planlıyorsunuz?

Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk: Türk Dünyası ve Balkan coğrafyası, sadece stratejik değil; aynı zamanda tarihsel, kültürel ve gönül bağlarımızın çok güçlü olduğu bir alandır. Bu nedenle üniversitemizin bu bölgelerle ilişkilerini derinleştirmek ve kurumsallaştırmak hem kültürel misyonumuzun hem de akademik vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu bağlamda Türk Dünyası ve Balkan ülkeleriyle ilişkileri yalnızca mevcut protokollerle sınırlı tutmak değil, gerçek anlamda ortak üretim, kültürel paylaşım ve bilimsel etkileşim ekseninde güçlendirmek istiyoruz. Bu noktada üniversiteden arkadaşlarımla birlikte önemli çalışmalar yaptım.

Bu hedef doğrultusunda hayata geçirmeyi planladığımız başlıca projeler şunlardır:

- Ortak araştırma merkezleri kurulması: Kırgızistan, Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan ve Balkan ülkelerinde faaliyet gösteren partner üniversitelerle, sosyal bilimler, tarım, mühendislik, medya ve iletişim gibi alanlara odaklanan çok disiplinli araştırma merkezleri kuracağız.

- Ortak lisansüstü programlar ve çift diploma imkanları: Lisansüstü düzeyde yürütülecek ortak programlarla hem öğrenci hem de akademisyen değişimini teşvik edecek, bu coğrafyalarda nitelikli akademik insan kaynağının gelişimine katkı sağlayacağız.

- TÜRKÜNİB çatısı altında konsorsiyumlar: Türk Üniversiteler Birliği (TÜRKÜNİB) aracılığıyla çok taraflı iş birlikleri geliştirerek tematik yaz okulları, çalıştaylar ve bölgesel akademik projeler yürüteceğiz.

- Ortak sempozyumlar ve kültürel etkinlikler: Bu bölgelerdeki üniversitelerle birlikte akademik konferanslar, kültürel etkinlikler ve yayın projeleri hayata geçirerek karşılıklı kültürel diplomasiyi güçlendireceğiz.

- Türkçe eğitim desteği: Türkçe eğitim veren bölümlere öğretim üyesi ve materyal desteği sağlayarak, Türkçenin bilim dili olarak etkinliğini artıracağız.

Ayrıca, öğrenci ve öğretim üyesi değişimini artırmak için destekleyici yapısal adımlar da planlamaktayım:

- Burs ve konaklama imkanları: Gönül coğrafyamızdan gelen öğrencilere yönelik burs programları oluşturacak, konaklama imkanları sağlayarak üniversitemizi tercih etmelerini kolaylaştıracağız.

- Dil destek programları: Türkçeyi yeterince bilmeyen öğrenciler için üniversitemizde Türkçe kursları ve hazırlık sınıfı uygulamaları sunacağız.

- Uyum ve oryantasyon programları: Çankırı’ya yeni gelen uluslararası öğrencilere yönelik tanıtım, kültürel adaptasyon ve sosyal uyum programları düzenleyeceğiz.

Bu sürecin temelinde yatan felsefemiz; Türk Dünyası’yla kalpten bir bağ kuran, kültürel mirasımızı taşıyan ve uluslararası platformlarda ortak değer üretebilen bir üniversite modeli inşa etmektir.

Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’nde yürüttüğüm görevler sırasında bizzat şahit oldum ki; Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere gönül coğrafyamızla kurulacak her türlü akademik ve kültürel iş birliği sadece mümkündür demekle kalmıyor, aynı zamanda son derece verimli, uzun vadeli stratejik bir yatırımdır.

Bu tecrübeler bana gösterdi ki, doğru kurulan ilişkilerle hem bilim kazanıyor hem dostluk hem de ortak gelecek.

Bana göre artık bir üniversitenin sadece kendi kampüsüne kapanması mümkün değil. Türkiye’nin dünyaya, özellikle de Balkanlar’a, Afrika’ya, Orta Asya’ya ve Türk Cumhuriyetleri’ne açılan kapılarından biri olmak, üniversitelerimize hem büyük bir sorumluluk hem de eşsiz bir fırsat sunuyor.

Uluslararasılaşmak; birkaç protokol imzalamak ya da yabancı öğrenci sayısını artırmakla sınırlı değil. Gerçek anlamda uluslararası bir üniversite olmak; müfredatları çağın gereklerine göre yenilemek, farklı kültürlerle içten iş birlikleri kurmak, gençlerimizi dünyayı tanıyan, farklılıklarla barışık, evrensel değerlere açık bireyler olarak yetiştirmekle mümkün olur. Hem kendi kültürümüzü dünyaya anlatmalı hem başka coğrafyaların kültürüne kulak vermeliyiz. Bu süreçten en çok kazanç sağlayacak olan da hiç şüphesiz gençlerimiz olacaktır.

Ben bu süreci yalnızca desteklemiyorum; aynı zamanda heyecanla sahiplendiğimi ifade etmek istiyorum. Çünkü inanıyorum ki üniversitelerimiz bu vizyona sahip çıktığında, Türkiye’nin uluslararası düzlemdeki etkisi de çok daha güçlü, kalıcı ve derinlikli olacaktır. Akademi ile dış politika bir arada yürüyebilir; hatta birbirini tamamlayabilir. Bu yolculukta üniversitelere düşen rol her zamankinden daha büyük.

Türk Dünyası ile ilişkiler, benim için sadece bir akademik alan değil, aynı zamanda bir gönül meselesidir. Bu bağı sadece geçmişin hatırası olarak değil, geleceğin ortak vizyonu olarak görüyorum. Ve inanıyorum ki, Çankırı Karatekin Üniversitesi bu vizyonun öncü kurumlarından biri olabilir, olmalıdır da. Bu hedef için bilgi ve tecrübemle, yürekten bir kararlılıkla çalışmaya hazırım.

“Bilgiyi Sadece Tüketen Değil; Üreten, Yaygınlaştıran Bir Üniversite Olacağız”

Bilimsel araştırma ve yayın performansını artırmak için hangi stratejileri uygulayacaksınız? Araştırmacıları teşvik etmek ve desteklemek için ne tür mekanizmalar oluşturacaksınız?

Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk: Bilimsel araştırma, bir üniversitenin itibarını belirleyen en güçlü göstergelerden biridir. Bu nedenle, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nin araştırma ve yayın kapasitesini artırmak, rektörlük vizyonumun temel önceliklerinden biridir. Bilimsel üretim sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda topluma katkıyı, bilgi birikimini ve uluslararası tanınırlığı da beraberinde getirir.

İlk adım olarak, araştırma odaklı bir akademik kültür ortamı oluşturmayı ve teşvik sistemimizi bu doğrultuda yeniden yapılandırmayı hedefliyorum. Bu kapsamda hem niceliğe hem de niteliğe önem veren, yüksek etki faktörlü dergilerde yayınları destekleyen bir performans anlayışını kurumsallaştıracağız.

Bu hedef doğrultusunda planladığımız temel stratejiler şunlardır:

- Araştırma bütçesinin artırılması: Üniversitemizin araştırma kaynaklarını güçlendirecek, proje bazlı destek mekanizmaları oluşturacağız.

- Yayın teşvik sistemi: Uluslararası endeksli ve yüksek etki faktörlü dergilerde yayın yapan akademisyenlerimiz için nitelik odaklı yayın teşvik ödülleri vereceğiz.

- Araştırma Fonu kurulması: Bilimsel projelere doğrudan destek sağlayacak, BAP ve dış fonlara başvuru yapan akademisyenlere ön finansman desteği sunacağız.

- Konferans ve sempozyum desteği: Uluslararası etkinliklerde üniversitemizi temsil eden araştırmacılara seyahat, konaklama ve kayıt ücreti desteği sağlayacağız.

- Disiplinler arası araştırmaların teşviki: Fakülteler arası etkileşimi artıran, toplumla temas kuran ve yenilikçi çözümler sunan projeleri öncelikli olarak destekleyeceğiz.

Ayrıca, genç araştırmacıların desteklenmesini ve akademik üretime aktif katılımını sağlamak üzere aşağıdaki yapıları kuracağız:

- Akademik Performans İzleme ve Teşvik Birimi: Yılda iki kez alınacak akademik faaliyet raporlarıyla, araştırmacıların gelişimi sistematik biçimde izlenecek ve ödüllerle desteklenecektir.

- Mentorluk programları: Deneyimli öğretim üyeleriyle genç akademisyenleri eşleştirerek, bilgi aktarımı ve proje ortaklığı süreçlerini destekleyeceğiz.

- Doktora sonrası araştırma bursları: Genç akademisyenlerin üniversitemizde araştırmalarına devam etmeleri için özel burslar ve altyapı desteği sunacağız.

- Proje yazma ve yürütme eğitimleri: TÜBİTAK, Avrupa Birliği, Horizon Europe gibi kaynaklara başvuru yapacak araştırmacılar için bire bir danışmanlık ve eğitimler düzenleyeceğiz.

- Araştırma merkezlerinin altyapısının güçlendirilmesi: Mevcut laboratuvar ve araştırma altyapılarını modernize ederek akademisyenlerimizin daha nitelikli projeler üretmesine olanak tanıyacağız.

Ayrıca, araştırma sonuçlarının toplumsal ve sektörel görünürlüğünü artırmak için yayın destek programları, açık erişim teşvikleri ve kamuoyuna yönelik bilimsel bilgilendirme projeleri de planlamaktayız.

Üniversiteler sadece bilgi tüketen değil; bilgi üreten, bilgiyi yaygınlaştıran ve hayatı dönüştüren kurumlar olmalıdır. Bu dönüşümün merkezinde ise bilimsel araştırma kültürü yer alır. Amacım, bu kültürü kurumsallaştırmak ve araştırmacılarımızın önünü açan bir yönetim anlayışıyla üniversitemizi çok daha güçlü bir akademik geleceğe taşımaktır.

“Her Akademisyenimizin Kendini Değerli ve Üretken Hissedecek!”

TÜBİTAK ve benzeri fonlardan daha fazla yararlanmak için ne tür çalışmalar yapacaksınız? Proje yazma ve yürütme süreçlerini nasıl destekleyeceksiniz?

Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk: Üniversitelerin akademik gelişimini ve uluslararası rekabet gücünü artırmanın temel yollarından biri, dış kaynaklı fonları daha etkin kullanmaktan geçer. TÜBİTAK, Avrupa Birliği ve benzeri fonlara erişim sadece maddi bir katkı değil, aynı zamanda bilimsel üretimin kalitesini yükselten stratejik bir yatırımdır. Bu anlayışla, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde proje odaklı bir kültür oluşturmayı ve araştırmacılarımızı sistemli bir şekilde desteklemeyi hedefliyorum.

İlk adım olarak, üniversitemiz bünyesinde yer alan “Proje Destek Ofisini” uluslararası deneyimli akademisyenlerin katkılarıyla güçlendireceğiz. Bu ofis; TÜBİTAK, Horizon Europe, Erasmus+, COST gibi ulusal ve uluslararası fonların tüm çağrılarını akademisyenlerimize duyuracak, proje yazımından yürütmeye kadar tüm süreçlerde aktif danışmanlık sağlayacak, başarılı proje örneklerini paylaşarak araştırmacılar arasında ilham verici bir etkileşim ortamı oluşturacaktır.

Her fakültede kurulacak alt birimlerle, yerinden ve hızlı destek sağlanacak; ayrıca deneyimli akademisyenlerin bilgi birikiminden faydalanmak üzere mentorluk sistemleri devreye alınacaktır. Bu, özellikle ilk kez proje yazacak araştırmacılarımız için büyük bir motivasyon kaynağı olacaktır.

Bu kapsamda yukarıda belirtiğimiz adımlara ilave olarak şunları gerçekleştireceğiz:

- Proje Yazma Atölyeleri: TÜBİTAK ve benzeri fonlara başvuru yapacak akademisyenler için düzenli olarak uygulamalı eğitimler gerçekleştirilecek. Bu atölyelerde başvuru formları, bütçe planlamaları ve yazım stratejileri detaylı biçimde ele alınacak.

- Ön Değerlendirme Süreci: Hazırlanan projeler, ilgili birimimizde bilimsel içerik, yöntem ve bütçe açısından ön değerlendirmeye tabi tutulacak. Böylece, başvuruların kabul oranı artırılmış olacak.

- Ar-Ge Proje Fonu: TÜBİTAK’tan destek alamayan ancak bilimsel açıdan kıymetli görülen projelere üniversitemiz içinden kaynak tahsisi sağlanacak. Bu, araştırma azmini destekleyen önemli bir teşvik mekanizması olacak.

- Proje Ortaklıkları ve Konsorsiyumlar: Diğer üniversiteler, araştırma merkezleri ve sanayi kuruluşlarıyla iş birliği protokolleri yaparak büyük ölçekli ve çok paydaşlı projelere katılımımızı artıracağız.

- Proje Yürütme Desteği: Fon kazanan öğretim üyelerimiz için bütçe yönetimi, insan kaynağı koordinasyonu, raporlama ve dokümantasyon gibi süreçlerde profesyonel destek sağlanacak.

- Başarılı Uygulama Paylaşımı: TÜBİTAK projelerinde başarı elde etmiş öğretim üyelerimizi, deneyimlerini diğer meslektaşlarıyla paylaşmaları için özel oturumlarda buluşturacağız.

Benim bakış açıma göre, bilimsel proje üretmek sadece bireysel gayretle yürüyen bir iş değil. Elbette kişisel çaba çok kıymetli ama esas olan, bu çabaların arkasında güçlü bir kurumsal vizyonun durması. Akademisyene ilham veren, yol açan, destek olan bir yapı kurulmadan, kimseye “hadi proje üret” demekle işler yürümez.

Eğer Sayın Cumhurbaşkanımız takdir eder ve bu göreve atanırsam, Çankırı Karatekin Üniversitesi’nde tam da bu anlayışı yerleştirmek için var gücümle çalışacağım. Her akademisyenimizin kendini değerli ve üretken hissedeceği bir iklim oluşturmak, proje üretmenin sadece bazı kişilerin işi değil, herkesin katkı sunabileceği bir alan olduğunu göstermek istiyorum. İnanın bana, bu mümkün.

Yeter ki akademik heyecanın önünü açalım, bürokrasiyi kolaylaştıralım ve birlikte üretmeye inanalım.

Bu haber 5332 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum