Kaya, "Şehit Eşi Olmak Gurur Verici Ama Çok Acı"
Kaya, "Benim de bin canım olsa bin canımı da bu vatana vermeye hazırım. Canını vermek kolaymış da cananını vermek çok zormuş. Allah kimseye evlat, yar acısı yaşatmasın ve en önemlisi de bizi vatansız bırakmasın."
19 Mart 2022 - 12:14 - Güncelleme: 19 Mart 2022 - 12:22
Vali Abdullah Ayaz, Belediye Başkanı İsmail Hakkı Esen, milletvekili Salim Çivitçioğlu, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Salih Büyük, kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, STK ve sivil toplum temsilcileri, askeri erkan, vatandaşlar ve öğrencilerin katılımı ile gerçekleştirilen anma programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
Kur’an tilaveti ve açılış vidosu gösterimi sonrasında ise Şehit Piyade Astsubay Yüksel Kaya’nın eşi Nigar Kaya günün önemine binaen bir konuşma yaptı.
“Şehitlerimizi cennette peygamber karşılayacak” diyerek sözlerine başlayan Kaya, “Bizde bu mertebeye erişmek için dua edip çırpınanlardanız. Şehitlik makamı çok güzel ancak geride kalanlar için bu ayrılık çok acı. İşte bu noktada geride kalanların şehit eşlerin ve çocukların duygularına tercüman olmak için buradayım.
Ben Nigar Kaya eşimi kaybettikten sonra oğlumla birlikte yalnız yaşamaya başladık. 18 yıl oldu onu kaybedeli. 18 yıldır bu anma programlarına katılmaya çalışıyorum” dedi.
Yuvama ateş değil ateşten bir top düştü” diyen Kaya, “Ateş düştüğü yeri yakarmış ama benim yuvama düşen ateş değil ateşten bir toptu ocağımın ortasına düştü ve hala da yanmakta. O gün herkes yanımızdaydı tanıdığımız tanımadığımız herkes yanımızdaydı ancak bir süre sonra onlar gitti sonra akrabalar sonra ailem kendi hayatlarına döndü ben oğlumla bir başıma kaldım.
Herkes çocuğuna kalem tutmayı bisiklette binmeyi öğretirken ben çocuğuma ölümü ve şehitliğin ne olduğunu anlatmak zorunda kaldım. Oğlum ben neden babasız kaldım dediğinde ona verecek cevap bulamıyordum. Ben onu peygamberimizin hayatını anlatarak büyüttüm. Çünkü dünyalık masallar dünyalık sözler onu teselli etmeyecekti. Allah ın onu ne kadar çok sevdiğinden bahsettim ne kadar teselli oldu bilmiyorum” dedi.
“Şehit eşi ile şehit ailesi arasında bir fark vardır” diyen Kaya, “Biz hayatımıza devam edemedik. Başımızdaki çınarımız gitti. Peygamberimiz eşin ölümünü küçük kıyamete benzetmiştir. Bende bu küçük kıyameti yaşamaya başladım. Benim eşim unutulmayacak bir makamda. Biz yok olsak bile şehitleri anma programları olduğu sürece orada anılacak ve dualar edilecek. Unutulan sadece biz olacağız, unutulan bizdik. Bizi bir Allah unutmadı, bir devlet unutmadı. Hiçbir şeye ihtiyacımız olmadı hiç kimseye muhtaç olmadık ama eşimden sonra hiçbir zaman tamam olmadık.
Onun karaladığı bir defter vardı. Önce vatan silahım sonra ailem yazmıştı. Kıskanmadım. Bizler içinde vatan öncelik gelirdi. Vatanı olmayanın ailesi yuvası olmazdı. Vatan demek şeref namus demekti. Bu vatan sevgisi insanlara anlatılarak kazanılacak bir şey değildi. O vatanına aşıktı ben ona aşıktı. O peygamberine kavuştu bize göz yaşı kaldı.
Öyle ki çocuğumun yanında bile artık göz yaşlarımı saklayamıyordum. Annecim ağlama yanında ben varım diyordu o beni ben onu teselli ettim beraber ağlaşa ağlaşa sarıla sarıla büyüdük. Dışarı çıktığımız zaman başımız yerde geziyorduk çünkü üniformalı birini görmeye dayanamıyordum el ele çiftleri görmeye dayanmıyordum, oğlum bir elinde annesi bir elinde babasıyla yürüyen çocukları görmeye dayanamıyordu. Çünkü onları görmek bizim eksikliğimizi hissettiriyordu. Bizi kimse anlamıyordu. Anlamak için yaşamak mı gerekiyordu. Hayatının baharında gitti, sevdiğine çocuğuna doyamadan gitti. Bizi yalnız bıraktı diye hep ona üzüldük. Bizi kimse görmedi. Ben Allah’ıma her gün yalvardım keşke bir bankta çadırda yaşasaydık da o yanımda olsaydı diye ağladım ama vermedi” dedi.
Kaya konuşmasının sonunda ise, “Şehit eşi olmak çok gurur verici ama çok acı. Bu gurur çok güzel ama bu gururun arkasında benim solan gençliğim babasız büyüyen çocuğum var. Kimseden bir şey istemedim Allah’tan başka. Çünkü bana istediğimi sadece Allah verebilirdi o da mahşere bıraktı. Ben ona şiirler yazdım fotoğrafını aldım ağladım yanımda kimseler yoktu. Aklımı yitirmek üzereydim. Şu anda da acım dinmedi. Benim de bin canım olsa bin canımı da bu vatana vermeye hazırım. Canını vermek kolaymış da cananını vermek çok zormuş. Allah kimseye evlat, yar acısı yaşatmasın ve en önemlisi de bizi vatansız bırakmasın. Ben acımı sizlere anlatmaya çalıştım. Vatan sağ olsun” dedi.
Kaya’nın duygu yüklü konuşması sonrasında ise; Hacı Murad-ı Veli Anadolu İmam Hatip Lisesi tarafından hazırlanan asker uğurlama piyesi ve ‘Türkülere yazdık destanımızı’ adlı oratoryo gösterimi yapıldı.
Bu haber 5276 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR