TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Tarihi Taşmescit'i Ziyaret Etti

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Çankırı ziyareti kapsamında uğradığı Taş Mescit'te gazetecilere açıklamalarda bulundu.

TBMM Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şentop Tarihi Taşmescit'i Ziyaret Etti
16 Ekim 2021 - 09:00 - Güncelleme: 16 Ekim 2021 - 09:34
TBMM Başkanı Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop Tarihi Taşmescit’i Ziyaret Ederek İncelemelerde Bulundu

TBMM Başkanı Şentop, Çankırı ziyareti kapsamında uğradığı Taş Mescit'te tarihte Darülhadis olarak kullanılan binada verilen hadis dersi ve ney dinletisine katıldıktan sonra basın mensuplarıyla da bir araya geldi, açıklamalarda bulundu.

'Siyasi cinayetler' söylemi ile ilgili tartışmalara da değinen Şentop, "Bu tür konuların bu şekilde ele alınmasını, konuşulmasını doğru bulmuyorum. Siyasi cinayetler, bir siyasi malzeme değildir. Siyasi cinayetler bir bilgi, bir duyum varsa, bunun intikal ettirileceği makamlar belli. Savcılıklara bildirilir. Eğer gerçekten savcılıklara bildirilecek düzeyde bir duyum varsa oraya bildirilir ama bunu kamuoyu önünde dedikodu şeklide konuşmak, siyaset malzemesi olarak konuşmak çok tehlikelidir ve çok yanlıştır. Bir güvensizlik ortamı oluşturmak, bir kargaşa ortamı oluşturmak, Türkiye’de terör örgütlerinin çok arzu ettiği bir iştir, böyle bir dedikoduyu konuşmak. Eğer şu kastediliyorsa, şüphesiz Türkiye'de Cumhurbaşkanımız, bakanlarımız, Meclis Başkanı olarak ben, siyasi partilerimizin genel başkanları, devletimiz, güvenlik güçlerimiz tarafından korunuyor. Bu koruma sadece görüntüde bazı güvenlik mensuplarımızın, polislerin etrafımızda görülmesi şeklinde değil. Bu koruma aynı zamanda istihbarı boyutları da olan, bu tür bir takım bilgiler geldiği takdirde bunları da değerlendiren ona göre gerekli tedbirleri alan bir çalışma içerisinde. Hepimizle ilgili bu tür şeyler bazen bazı günler geliyor. Ama bunlar genelde bizlere bile intikali gerekli olmayan hususlardır. Güvenlik güçleri bununla ilgili yapılması gerekenleri mutlaka yapıp, değerlendirip sonuca ulaştırıyorlar. Dolayısıyla bu tür şeyleri her gün küçük büyük bizim de şahit olduğumuz hususları kamuoyuna taşıyıp bunları bir kamuoyunun gündemi içerisinde bir siyasi dedikodu içinde konuşmayı yanlış buluyorum" diye konuştu. Tartışmaların, Türkiye'de güvensizlik, tedirginlik havası oluşturmaya sebebiyet verecek bir durum olduğunu aktaran Şentop, "Herkesi sorumluluk içerisinde hareket etmeye davet ediyorum. Doğru bilgi varsa, somut bilgi varsa bunun intikal ettirileceği yerler emniyet, güvenlik güçleri, savcılıklardır. Onlar gerekeni yaparlar. Böyle bir ortam yok Türkiye'de" dedi.

Sınır ötesi operasyonlarla ilgili soruyu da yanıtlayan Şentop, "Türkiye uzun zamandır terörle mücadele ediyor. Terörün en önemli kaynağı coğrafi olarak da sınırlarını tam kontrol edemeyen komşularımızın bulunduğu topraklar. Suriye bu bakımdan çok önemli bir merkez haline geldi. Suriye ve Irak’ın kuzeyinde konuşlanan terör örgütü mensupları sınırı geçerek, Türkiye'ye gelerek terör eylemleri gerçekleştiriyorlar. Bununla ilgili uzun zamandır, on yıllardır mücadele ediyoruz. Türkiye yeni konsept değişikliğine gitti. Terör örgütlerinin sınırı geçip gelip eylem yapmasını beklemek yerine terör örgütlerinin bulundukları yerlere, onları yok etmek, imha etmek, etkisiz hale getirmek, yeni konsept bu. Bununla ilgili bilgi alındığı zaman, gerek görüldüğü zaman işi, operasyonu Türkiye yapıyor. Yapmaya da devam edecek" ifadelerini kullandı.

'Erken Seçim Tartışmaları, Türkiye'nin Eski Hastalığı'

Erken seçim tartışmalarına ilişkin değerlendirmede bulunan Şentop, şunları kaydetti: "Erken seçimle ilgili tartışmalar, Türkiye'nin eski bir hastalığı. Eski derken 16 Nisan 2017 öncesine dair bir hastalık. Parlamenter sistem döneminde parlamentoda alelade bir çoğunlukla seçim kararı almak mümkündü. Hukuken bu mümkündü ve kolaydı. Siyaseten de çoğu zaman hükümet kurma konusunda, hükümeti sürdürme konusunda sıkıntılar yaşandığı için. Seçim kararı alma yönünde bir siyasi zeminde ortaya çıkıyordu. Nitekim 1961'den 2002'ye kadar Türkiye'de hükümetlerin ömrü bir buçuk yıl, ortalama. Dolayısıyla hem siyasi hem hukuki bakımdan parlamenter sistemi erken seçim tartışmalarının olduğu konuşulduğu bir dönemdi. Zaten bundan rahatsızlık sebebiyle yeni anayasa değişikliği yapılırken, yeni hükümet sistemine geçilirken erken seçim kararını eski tabirle 'hine hacette' çok zaruri bir durum olduğu takdirde alabilecek bir düzenleme yapıldı. Seçim kararı almak çok zorlaştırıldı. Meclis'te nitelikli çoğunlukta parlamentonun tam sayınısın beşte üçüyle 360 oyla ancak bir seçim kararı alınabiliyor. Meclis'te veya Cumhurbaşkanı tarafından alınabiliyor. Ama biz sık sık seçim olmasın diye sistem değişikliğine gittik. Bir buçuk yıl ömrü olan hükümetler ve hiçbir zaman seçim dönemini tamamlayamayan parlamento yasama organı tablosundan kurtulmak için Türkiye anayasa değişikliğini yaptı ve kabul etti. Dolayısıyla erken seçim tartışmaları tamamen parlamenter sistem döneminde kalmış bir algının zihin dünyasının mesiresidir. Bu yeni sistem döneminde erken seçim mevzu bahis değil. Gerek hukuken gerek siyasi şartlar bakımından bir mantığı da yok."

Bu haber 1154 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum