Çankırılı Er Kurtuluş Kaya'nın Şehitliği Resmiyet Kazandı

Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişimi esnasında Boğaziçi Köprüsünde eski Binbaşı Ahmet Taştan tarafından vurulan Piyade Er Kurtuluş Kaya'nın şehit olduğu resmiyet kazandı.

Çankırılı Er Kurtuluş Kaya'nın Şehitliği Resmiyet Kazandı
24 Mart 2021 - 21:17 - Güncelleme: 24 Mart 2021 - 21:33
Şehitliği Resmiyet Kazandı

Çankırılı Er Kurtuluş Kaya ile ilgili karar sonuçlandı.


15 Temmuz'da darbeci binbaşı tarafından vurulan Kurtuluş Kaya'nın şehitliği resmiyet kazandı.

Boğaziçi Köprüsünde Vurulan Askerin Ailesinde Buruk Sevinç

Fetullahçı Terör Örgütünün darbe girişimi esnasında Boğaziçi Köprüsünde eski Binbaşı Ahmet Taştan tarafından vurulan Piyade Er Kurtuluş Kaya'nın şehit olduğu resmiyet kazandı.


Şehit babası Satılmış Kaya, “Benim oğlum alnı ak bir Vatan Evladı


15 Temmuz hain darbe girişiminde hayatını kaybeden Kuleli Askeri Lisesi’nde vatani görevini yapan Çankırılı Er Kurtuluş Kaya ile ilgili karar sonuçlandı.

Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Çankırı Şubesi tarafından yapılan açıklamaya göre 15 Temmuz sonrası hain damgası yiyen Çankırılı Er Kurtuluş Kaya’nın hain değil, şehit olduğu resmi olarak açıklandı.

Mahkeme kararı ile birlikte; Kuleli Askeri Lisesi’nde vatani görevini yaptığı esnada terhisine 14 gün kala 15 Temmuz hain darbe girişimi gecesi kantinde görevli olmasına rağmen tatbikat var diyerek Boğaz Köprüsü’ne götürülen Çankırılı Er Kurtuluş Kaya’nın vatan haini değil, büyük bir vatanseverlik örneği göstererek sivil halka ateş açmamak için komutanlarıyla tartıştığı ve ateş açmamakta direndiği için komutanı tarafından gözünden vurularak şehit olduğu anlaşıldı.

Hain darbe girişiminde başından vurularak hayatını kaybeden Er Kurtuluş Kaya Çankırı Merkez Germece Köyü’ne defnedilmişti.

Terhisine 14 gün kala kaybettiği oğlunun acısı bir yana bir taraftan da vatan haini damgası yemesinin hüznünü yaşayan baba Satılmış Kaya, oğlunun şehit olduğunu, arkadaşlarının ifadelerinde de olayın nasıl yaşandığının açıkça belli olduğunu, oğlunun halka ateş açmadığı için komutanı tarafından şehit edildiğini söyleyerek yetkililerden iade-i itibar istemiş ve hukuk mücadelesine girişmişti.

Şehidimizin baba ocağı olan Germece Köyü’nde, babası Satılmış Kaya, yaptığı açıklamada, er ya da geç adaletin yerini bulduğunu belirtti.

“Terhisine 12-13 gün kala darbe girişimi başladı”

Şehit P. Er Kurtuluş Kaya’nın acemi birliği olarak Amasya’ya gittiğini belirten baba Satılmış Kaya, “Askere gittiği tarihi tam net olarak bilemiyorum ama askerliği çıktığında ilk olarak acemi birliğine Amasya’ya gitti. Orada acemi birliği bitti. Dağıtım oldu ve oradan İstanbul Kuleli’ye gitti. Orada Lojistik Destek Bölüğünde kantinci olarak görevine başladı. Orada vatani görevini yaparken terhisine 12-13 gün kala darbe girişimi başladı” şeklinde konuştu.

“Karşı çıktığı için çocuğumu vurdular”

Darbe girişimi sırasında Şehit P. Er Kaya’nın 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne (Boğaziçi Köprüsü) gönderildiğini belirten baba Satılmış Kaya, “Çocukları köprüye götürdüklerinde bayağı yalan konuşmuşlar. ‘Biz sizden yardım bekliyoruz. Çıkın canlı bomba var. Tatbikat var’ diyerek köprüye götürüyorlar. Çocukların nereye gittiği belli değil. Telefonlarını nizamiyeden çıkarken bir çöp bidonunun içerisine toparlıyorlar. Çöp bidonuna dolduruyorlar. Askeri Unimog araçlarla oraya çocukları götürüyorlar. ‘Buradan kravatlı insanlar geçecek canlı bomba bunlar. Bunlara dikkat edin’ diyorlar. Halk yürüyünce de halka ateş açmalarını istiyorlar askerlerden. Benim oğlum karşı çıkıyor. Karşı çıktığı için tank ile itfaiye aracının arasına çekiyor komutanları. Çocuğumu orada vuruyor komutanı. Vurduktan sonra da askerlere gelip diyor ki, ‘Kurtuluş gibi olur sonunuz. Ateş etmezseniz sizin de olacağınız bu. Ateş açın’ diye söylüyor. Bazı askerler havaya kaldırıyor tüfeklerini ve ateş açıyorlar. Bazıları da Unimog araçlarının orda. Bazıları kaçmış, sabahı o şekilde yapmış. Benim çocuğum sabaha kadar hiç müdahile edilmeden orada kalıyor” ifadelerine yer verdi.

“Er veya geç kalsa da adaletimiz yerini buluyor”

Sabah olunca köy muhtarı tarafından olayı öğrendiğini belirten baba Kaya, “Sabah erkenden köyün muhtarı bana gelip bilgi verdi. Bana bilgi veren o. İnternetten görmüşler çocuğumun öldüğünü, geldiler bana dediler. Ben de kalp krizi geçirdim. Bypas oldum. Engelli bir hale düştük. Cenab-ı Allah kimsenin başına vermesin. Adalet yerini buldu ama bayağı bir zaman aldı. Er ya da geç kalsa da adaletimiz yerini buluyor” dedi.

“Benim oğlum alnı ak bir Vatan Evladı”

İki yıldan sonra mahkemeye başvuran baba Kaya, “İki yıl bekledim. İki yıl sonra mahkemeye başvurdum. Avukat tuttum. Avukat davalarımızı açtı. Davalarımızın 3’üde sonuçlandı. Birisi Milli Savunma, birisi tazminat, birisi de şehitlik içindi. 3‘üde bitti mahkemelerin ve kararları verildi. Bundan sonraki olacak işlerimiz devlet ile millet ile olacak. Kurban olduğum Allah kurban herkesin çoluğuna çocuğuna yardımcı olsun. Tekrar bu günleri inşallah bizlere göstermesin Cenab-ı Allah. Ana, baba olarak şu anda biraz da olsa yüzümüze bir su serpildi. En azından çocuğumuzun statüsü belli oldu. Vatan haini değil alnı ak bir Vatan evladı olduğu mahkeme kararı ile de tescillendi. Aklandı, biraz daha kendimizi iyi hissediyoruz” ifadelerine yer verdi.


“İstese ateş edebilirdi ama benim oğlum etmedi”

Silahlı olmasına rağmen istese halka ateş edebilirdi diyen baba Kaya, “Silahlı olmasına rağmen istese halka ateş edebilirdi. Bir engel olmamasına rağmen karşıdaki insanın kendi halkı olduğunu biliyor. Kendi halkına kurşun sıkmamak için kendi canını veriyor. İlk karşı çıkıp ‘Ben ateş etmem kime ateş açacağım ben’ diye bunu bizzat tartışıyor. Tartıştıktan sonra bu çocuğu götürüyor. İtfaiye aracıyla tankın arasında çocuk. Oradan bir daha dönüşü olmuyor” dedi.

Yanındaki silah arkadaşlarının da ifadelerine Şehit P. Er Kurtuluş Kaya’nın suçsuz olduğunu söylediklerini vurgulayan baba Kaya, “Orada ateş eden askerlerden içeri girenler de aynı gün ‘Kardeşimiz suçsuz, onu komutan vurdu’ diyorlar. Askerler şahitlik yapıyor ama o an için de farazi bir söz diye düşünüyorlar” şeklinde konuştu.

“Allah razı olsun”

Sivil bir vatandaşın Kurtuluş Kaya’nın şehadetine tanıklık ettiğini belirten baba Kaya, “İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde Savcı Beyin yanındayken telefonum çaldı. Aziz diye sivil bir vatandaş gece uykusunun tutmadığını söyleyerek beni aradı. Açtım telefonumu İstanbul’dan bir vatandaş arıyor. Bir sivil. ‘Ben sizi gazetede gördüm. Kardeş ben sabaha kadar uyuyamıyorum. Çocuk komutanı tarafından vuruldu. Çünkü çocuk tankla zırhlı aracın arasına girdi geri gelmedi. Geri dönüşü olmadı. Çocuk ölmüş ben sabah karşı bu çocuğun öldüğünü gazeteden gördüm. Gece oraya çekip de giden asker geri gelmedi’ bana söyledi. Geldi bize ailesiyle, ifade vermiş orada savcıya da. Vebal altında kalmayayım gözüm gördü diye düşünmüş. Tanımam, bilmem. Hiç bilmiyorum da ama böyle bir bir şeyler de oldu. Allah razı olsun. İnsanlar demek ki Cenab-ı Allah’ın katında gözü ile gördüğünü inkâr edemiyor. Bir şey doğru ise gerçeklere yansıyorsa en azından gidip onları veriyor” ifadelerine yer verdi.


“Bayağı sıkıntılı günlerimiz geçti”

Haberi alır almaz kalp krizi geçirdiğini belirten baba Kaya, “Allah’ım bazı şeyleri gösterdi bize. Çocuğu duyar duymaz kalp krizi geçirdim. Kalp krizinden kurtaramayınca bypasa aldılar. Bypas’ta da 4 damarımın ikisini açamadılar. Bitmiş damarlar büzülüyor dediler. Masada kalır dediler. Bypas’ta iki damarı kurtardılar. O iki damarla da %20 çalışıyor kalbim. 5 yıldır da kalp ilaçları ile duruyorum. Günde 7 tane ilaç. Allah’ım kimseye vermesin bu acıyı kurban olduğum ya Rabbim, çok zor. Bayağı sıkıntılı günlerimiz geçti. Eş, dost yardımıyla ayakta durduk. Allah bin kere razı olsun. Bilmiyorum ne anlatsam. Benim için her şey bitti yani. Maddi ve manevi tazminatı da dahil içerisinde gözüm varsa Allah benim evladım gibi yapsın. Hiç bir şeyde gözüm yok yeter ki evladım olsun. Onlar bana sahip çıkacak onlar anneye babaya bakacak. En büyük oğlumu kaybettikten sonra benim işim bitti. Trilyonum olsa ne olur olmasa ne olur. Ben onu hiç göz önüne almıyorum ama. Davamızdan devletin nizamında ne gerekiyorsa aydınlandı çıktı ya, az da olsa su serpildi yüzüme. Aklandı. Adaletimize güvendik. Allah’ım kurban olduğum Rabbim çok uğraştım. Ha bundan sonra da uğraşırmışız onu da bilmiyorum. Bitti mahkemelerimiz. 3’ü de bitti, başka davalarımız yok” dedi.

“Tören yapılmasını istiyorum”

Baba Satılmış Kaya, devletin yetkililerinin ne zaman geleceklerini merak ettiğini belirterek Şehit oğlu için tören yapılmasının istediğini de vurguladı.

“Suçsuz çocuğumun bir gram suçu yokken Allah’ın rahmetine kavuştu” diyen baba Kaya, “Öldüğü günden beri de biz zaten çocuğumuzun şehit olduğunu biliyoruz. Allah’ın katında da şehittir ama tabii ki şehitliği alınmadı bu güne kadar. Bizi anne baba olarak bayağı bir yıprattı bu güne kadar. Psikolojik haplarıyla duruyor annesi. İki tane hap yutuyor. Doktor kontrolü altında. Allah’ım kurban olduğum kimseye vermesin bu işi. Ne diyeyim adalet yerini buluyor ama geçene kadar da yıpranıyoruz” şeklinde konuştu. Şehit Piyade Er Kurtuluş Kaya’nın, terhis tarihi yakın olduğu için ikiz erkek kardeşlerine götürmek için aldığı hediyelerin de bavulunda durduğunu belirten baba Satılmış Kaya, “Abilerinin hediyelerini hala saklıyorlar. Kendisi veremedi ama onlar hep saklıyorlar” dedi.


Çankırı Merkeze bağlı Germece köyünde yaşayan Kadriye ve Satılmış Kaya çiftinin 4 çocuğundan birisi olan Kurtuluş Kaya, İstanbul Kuleli Askeri Lisesi Lojistik Destek Komutanlığında piyade er olarak vatani görevini yaptığı esnada 15 Temmuz 2016 tarihinde darbeci komutanlar tarafından sokağa çıkartılarak Boğaziçi Köprüsündeki olay esnasında darbeci eski binbaşı Ahmet Taştan tarafından gözünden vurularak hayatını kaybetmişti.


Terhisine 12 gün kala hayatını kaybeden Kaya'nın ailesi, 113'ü tutuklu olan 143 sanığın yargılandığı 'Şehitler Köprüsü' davasındaki ifadelerinden çocuklarının darbeci eski Binbaşı Ahmet Taştan tarafından verilen 'vurun' emrine uymadığı dolayısıyla öldürüldüğünü öğrendi. Bunun üzerine aile çocuklarının şehit sayılması için 2019 yılında Ankara 4. İdare Mahkemesine başvurdu. Açılan davada askerlerin ve sivil M.S.'nin verdiği ifadelerde Kurtuluş Kaya'nın eski Binbaşı Ahmet Taştan tarafından vurulduğu anlaşıldı.

Ankara 12'nci İdare Mahkemesince dava dosyası tekrar incelenerek yapılan mahkeme kararında, "Er Kurtuluş Kaya'yı tanıyan tüm asker arkadaşlarının ve sivil M.S. tarafından verilen ifadelerde; Kurtuluş Kaya'nın rütbeli terör örgütü mensupları ile tartıştığı, aktif olarak konusu suç teşkil eden 'halka ateş et' emrine karşı çıktığı, hiçbir şekilde halka ateş etmeyeceğini söylediği, daha sonra komutanları tarafından tank ve kamyonların bulunduğu alana götürüldüğü, burada yakın mesafeden silah sesi duydukları ve daha sonra vefat ettiği haberinin geldiği, sabaha kadar cesedine dokunulmadığı ve kurtarılması hususunda hiçbir tıbbi müdahaleye izin verilmediği, bu hususta tüm tanıkların ittifak ettikleri ve ifadelerinin birbirini teyit ettiği, halka ateş açmakta direnen askerlerin direnişinin kırılması amacıyla Er Kurtuluş Kaya'nın yakın mesafeden ateş açılarak öldürüldüğü görülmektedir" ifadelerine yer verildi.

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 yılındaki darbe girişimi esnasında İstanbul'daki sonradan ismi '15 Temmuz Şehitler Köprüsü' olarak değiştirilen 'Boğaziçi Köprüsü'nde halka ateş açmadığı için askerlerin başında yer alan eski Binbaşı Ahmet Taştan tarafından gözünden vurularak öldürülen Çankırılı Kurtuluş Kaya'nın şehit olduğu resmiyet kazandı. Kaya'nın ailesi alınan karar sonrasında buruk bir mutluluk yaşadı.

“Şehidimizin hain olmadığını zaten biliyorduk”

Sadece Allah’ın rızasını kazanmak, Şehit ve Gazi ailelerinin duasını almak için yola çıktıklarını vurgulayan Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Çankırı Şubesi Halkla İlişkiler Müdürü ve Şehit ve Gaziler Derneği temsilcisi Okan Sütcüoğlu, “Sadece Allah’ın rızasını ve Şehit ve Gazi ailelerimizin duasını almak için çıkmış olduğumuz kutlu yolculukta bizler Çankırı’mız içerisinde yatmakta olan şehitlerimizi bulup kabri başında ziyaret ediyoruz. Aynı zamanda da unutulmuş şehitlerimizi, gün yüzüne çıkmayan şehitlerimizi de gün yüzüne çıkartmaya çalışıyoruz” şeklinde konuştu.

Şehit Piyade Er Kurtuluş Kaya ile ilgili olarak da yaptığı açıklamada Sütcüoğlu, “15 Temmuz Hain darbe girişiminde, Boğaz Köprüsü’nde (15 Temmuz Şehitler Köprüsü) komutanları tarafından zorla halka ateş açmaları konusunda tehdit edilerek halkına ateş açması emri verilen, Kurtuluş Kaya kardeşimizin durumunu da dernek ve vakıf olarak biz biliyorduk. Daha ilk başta, mahkeme süreci başlamadan önce bile, biz şehidimizin değerli babası Satılmış Kaya’yı ve ailesini köyünde ziyaret ettik. Sürekli vakıf olarak maddi ve manevi olarak yanlarındaydık. Bunu şehidimizin babası da iyi bilir. Biz hukuki süreçte sürekli aradık, sorduk, görüştük kendileri ile. Biz şehidimizin hain olmadığını zaten biliyorduk. Kendi köylüsü de biliyordu, Çankırı da biliyordu” ifadelerine yer verdi.


“Şehidimiz hain değil Vatan Kahramanı”

Hain değil Şehit ve Vatan Kahramanı olduğunu herkese duyurmak için birşeyler yapılması gerektiğini daha önceden bildiklerini belirten Sütcüoğlu, “Biz Şehidimizin hain değil Vatan Kahramanı olduğunu herkese duyurmak adına bir şeyler yapmamız gerektiğini biliyorduk. Vakıf ve dernek olarak Şehidimizin baba ocağına geldik. Birçok defasında çekimler yaptık. Video yaptık. Sosyal medya hesaplarımız üzerinden bunu paylaştık. Çankırı’dan hain çıkmaz dedik. Çok şükür bir yıla yakın bir süredir devam eden mahkeme sonucunda şehidimizin hain olmadığı, kendi halkına kurşun sıkmadığı için komutanın verdiği uygunsuz emre itaat etmediği için, komutanı tarafından başından vurularak şehit edildiği ortaya çıktı” dedi.

Sütcüoğlu, “Ben buraya geçen sene geldiğimde de değerli Şehidimizin babası ve ailesi perişan durumdaydı. Sizler de gördünüz. Kendilerine FETÖ’cü yakıştırması yapıldı bazı kişiler tarafından” diyerek benzer bir olayın daha var olduğunu dile getirdi.

Bu şekilde bir olay daha var diyen Sütcüoğlu, “Bu şekilde bir olay daha var Şabanözü ilçesi Çaparkayı köyünde yatmakta olan, değerli şehidimiz Mustafa Kavlak’ın da mahkemesi devam ediyor. Biz o mahkeme sürecinde de şehidimizin ve ailesinin yakınındayız. İnşallah ondan da olumlu sonuç alacağız” ifadelerine değindi.

“Şehidimizi unutmasınlar”

Sütcüoğlu, “Çankırı halkının, Çankırı büyüklerinin ve Çankırı ileri gelenlerinin aileyi unutmaması adına Germece Köyü’nde şehidimizi ve ailesini ziyaret etmesi bizim temennimiz. Allah Razı olsun” diyerek konuşmasına son verdi.

“Rabbim kimseye o günleri göstermesin”

Şehidimizin baba ocağına yaptığımız ziyarette telefon ile arayarak duygularını dile getiren ve her daim Şehidin ailesinin yanında olan 24. 25. Ve 26. Dönem Çankırı Milletvekili Hüseyin Filiz, “Satılmış abi çok ızdırap çekti. Çile dolu günler geçirdi. Rabbim kimseye o günleri göstermesin Satılmış abinin çektiği günleri. Çünkü bu, insanın dünyada, yani bir babanın evladını istediği kadar hiç kimse istemez. Yani bir baba her şeyi kıskanır; hanımını kıskanır, kardeşlerini kıskanır, kayınvalidesini, kayınpederini kıskanır. Ama bir baba sadece ve sadece evladını kıskanmaz. Onun yücelmesini yükselmesini ister. Dolayısı ile o evladına konulan şeyi asla kondurmadı. Ben de kondurmadım. Germece de kondurmadı. Neticede adalet yerine geldi” ifadelerine yer verdi.

“Onlara çok borcumuz var”


Devletin adaletinin yerine geldiğini belirten Filiz, “Er ya da geç hem Allah’ın adaleti, ilahi adalet, hem de, Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyük bir devlet, devletimizin adaleti yerine gelir eninde sonunda. Şükretmek gerek, bu devlete, bu vatana kendini feda eden insanların sayesinde elimizi kolumuzu sallayarak bu topraklarda dolaşıyorsak. Onlara çok borcumuz var. Minnet borcumuz var. Onları minnetle tekrar anıyoruz. Allah rahmet eylesin. Rabbim onları cenneti ile cemali ile müjdelesin. Dolayısıyla Satılmış abiye ben de buradan teşekkür ediyorum bizi hatırladığı için. Sabır ve metanet diliyorum” şeklinde konuştu.


Bu haber 4527 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • 15temmuzgazisi
    1 ay önce
    Çankırı'dan da hain çıkar örnek: Hasan Hüseyin Sarıtarla. Genelkurmaydaki en üst rütbeli komutanın yaveriydi, köyünü, ilçesini yazmayayım ama; Çankırılıdır kendisi. Kimse kusura bakmasın. Bilinmesini isterim.