Sağlık Köşesi

Sağlık Köşesi

Sağlık Köşesi

Kemiklerin Sinsi Hırsızı OSTEOPOROZ'a Dikkat!

20 Ekim 2021 - 15:45

Dünya Osteoporoz Gününün önemine dikkat çeken, Çankırı Özel Karatekin Hastanesi Uzm.Dr. Atilla Aksu; Kemiklerin Sinsi Hırsızı OSTEOPOROZ’a Dikkat!

“Halk arasında kemik erimesi olarak da bilinen osteoporoz; kemik yapısı içinde kalsiyum azalmasına bağlı olarak kemiğin kırılma olasılığını artıran bir hastalıktır. Kelime olarak süngerimsi(gözenekli) kemik anlamına gelir. Sağlıklı ve genç kemiklerde güçlü kollajen liflerine bağlı mineraller ve çoğunlukla da kalsiyum tuzlarından oluşan bir yapılanma söz konusudur. Yaşlanmayla birlikte bu yapı, gücünü kaybederek zayıflayabilmektedir. Fakat osteoporoz kemik yoğunluğundaki aşırı düşüş nedeniyle kemiklerin çok daha kırılgan bir yapıya dönüşmesi anlamına gelir.

Kemik yapımı ve yıkımı sürekli olarak kendini yenileyen dinamik bir süreçtir. Kemik yapılanmasındaki bu hassas denge sayesinde iskelet kütlesi korunur. Osteoporozda bu denge yıkım lehine bozularak kemikte hem mineral, hem de matriks kaybı olur.

Kemiklerin içlerinde boşluklar oluşarak yoğunlukları azalır. Bu da kırılmaya ve çatlamaya yatkın hale gelmelerine neden olur. Çoğunlukla bir kırık veya çatlak geliştikten sonra kemiklerin görüntülenmesi sonucunda tespit edilir. Osteoporoza bağlı kırık oluşumunun en yaygın görüldüğü kemikler ise el bilekleri, omurga ve kalçada bulunan kemiklerdir. Kemik erimesinin görülme sıklığı yaşla birlikte artar, aynı zamanda kadınlarda görülme olasılığı erkeklere oranla daha yüksektir diyerek osteoporozun tiplerine değindi;

“Primer (Birincil) Osteoporoz

Primer osteoporoz, 23 ila 86 yaşları arasında ortaya çıkar. Primer osteoporozda hastalığa neden olan başka bir hastalık ya da olay bulunmaz. Birincil osteoporoz, üç farklı şekilde oluşur:

*Menopoz döneminden sonra osteoporoz,

*Yaşlılığa bağlı oluşan (Senil) osteoporoz,

*İdiopatik juvenil (Gençlerde görülen) osteoporoz.

Sekonder (İkincil) Osteoporoz

Altta yatan farklı bir hastalık varlığında ya da kullanılan ilaçlara bağlı olarak gelişen sekonder osteoporoz, özellikle genç erkeklerde ya da menopoz dönemine girmiş kadınlarda görülür. Kişinin tedavi almasına rağmen kemik kaybının devam etmesi ya da yeni kırıkların oluşması da sekonder osteoporoz kapsamında değerlendirilir.

Çoğunlukla şunlardan kaynaklanır:

*Hareketsiz yaşam tarzı,

*Yoğun alkol kullanımı,


*Genetik etkenler,

*Endokrin hastalıkları,

*Sindirim sistemi hastalıkları,

*Kan hastalıkları,

*Romatizmal hastalıklar,

*Kanser.

Peki nedir bu osteoporoz’un belirtileri?

*Sırt, bel ve boyun ağrısı,

*Postürün bozulması,

*Karın ve göğüs boşluğunda daralma,

*Kamburlaşma ve çarpık duruş,

*Boy kısalması,

*Yaygın kemik ağrısı,

*Basit düşme ya da çarpmalarda kırık oluşması, osteoporozun önemli belirtileri arasındadır."

Bu hastalık tedavi edilemez mi?

Elbette ki osteoporoz yani kemik erimesi tedavi edilebilir bir hastalıktır. Gerekli tetkikler yapılıp, osteoporoz tanısını konulduktan sonraki süreçte yani tedavi aşamasındaki amacımız ; kemik kalitesini artırarak, kemik kalitesini güçlendirip kırık oluşumunu engellemektir.

Öncelikle kemik yıkımını azaltarak, yapımını artıran ilaçlar yardımı ile durumu kontrol altına almaktayız. Kalsiyum ve mineral içerikli destekleyicilerde bu süreçte bizlere yardımcı olmaktadır. Bunlarla beraber fiziksel aktivite ve egzersizler ile destekleyerek tedavi sürecini hızlandırmaktayız.

Türkiye Osteoporoz Derneği verilerine göre; 50 yaşın üzerinde her üç kadından birinde (meme kanserinden fazla) ve 50 yaş üzerindeki 5 erkekten birinde (prostat kanserinden fazla) görülmektedir. Her hastalık gibi osteoporoz da kişiye huzursuzluk veren bir süreçtir. Bu süreçte kendinizce çeşitli takviyeler ve kulaktan dolma bilgilerle tedavi yöntemleri denememeniz gerekmektedir. Unutmayın ki bir uzman gözetimi dışında yapılan tedaviler rahatsızlığınıza faydadan çok zarar verir. Yukarıda sıralamış olduğum belirtilere sahipseniz mutlaka bir uzman hekime başvurunuz.” diyerek, Dünya Osteoporoz Günü vesilesi ile halkımızı aydınlattı.


Uzm.Dr. Atilla Aksu

Bu yazı 240 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum