Ahir Zamandayız
Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in haber verdiği âhir son zamanı yaşıyoruz. Geçen her gün, yaşanan bunca hadisat dünü aratır hale geldi.
İnsanlar azmış, taşmış, haddi aşmış, Hadis-i şerif'te: "İslâm'ın yalnız ismi, Kur'an'ın ise resmi kalacak." buyurulan gerçek âhir zamandayız.
İlâhî emirler arkaya atılıyor ve hükümsüz sayılıyor.
Şöyle bir fotoğraf çektiğin zaman gidişat gerçekten korkunç, Bu resme bakınca, bu gidişattan korkulur.
Yaratan, yaşatan Hazret-i Allah'ın koyduğu yasaklar çiğneniyor, yapılmamasını emrettiği bütün haramlar işleniyor. Ahkâm-ı ilâhi yaşanmıyor. Günah, isyan, fısk, küfür, dinsizlik, din düşmanlığı, cana kıyma, fâiz, fuhuş, içki, uyuşturucu, kumar, zinâ, livata, rüşvet, gasp, sapıklık, sahtekârlık, ahlâksızlık, haksızlık, kul hakkı yeme, yalan, iftira, haram lokma... Bugün her türlü kötülük, hatta her kötülüğün âlâsı, anası mevcut. Her türlü haram var, her türlü menhiyat işleniyor.
Herkes "Müslümanım!" diyor, nüfus kâğıdında İslâm yazıyor, ancak; helâli haramı karıştırmış, bütün gayeleri dünya olmuş. Ölüm akla gelmiyor, âhiret hayatı ise unutulmuş. Mânevi, ahlâki bir çöküntü yaşanıyor.
Bize ne oldu böyle? Nasıl bu hâle gelindi? Bu halk nereye gidiyor?
Merhamet duyguları körelmiş, âdeta insanlık ortadan kalkmış, o durumdayız.
Ve fakat bizim de fotoğrafımız çekiliyor, zerreden hesap var.
"Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onun mükâfatını görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onun cezasını görür." (Zilzâl: 7-8)
Öyle bir devirdeyiz ki, dünya kurulalıdan beri böyle bir devir gelmiş değil.
Öyle bir devir ki Resulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz'in âhir zamanda olacağını haber verdikleri her şey çıktı ve çıkıyor. Yapılacağını bildirdiği kötülükler de yapılıyor. Hadis-i şerif'lerde haber verilen küçük kıyamet alâmetlerinin hepsi zuhur etti ve ediyor. İş büyük alâmetlere kaldı. Onların da vakti çok yaklaştı.
Eski zamanda helâk olan kavimlerin yaptıkları âdetler, isyanlar, azgınlıklar, küfürler, şirkler hepsi bugün toptan yapılıyor.
Geçmiş kavimler tek bir kabahatleri sebebiyle helâk olmuştu. Bugün bunların hepsi işleniyor, hatta belki geçmişte işlenmemiş olanlar bile işleniyor. İnsan şeytanları ortalığı istilâ etmiş.
Allah korkusunun kalplerden kalktığı; hak, hukuk umdelerinin yok olduğu; emanet, namus, şeref, vicdan duygularının köreldiği, mahremiyetin kalktığı bir devirde yaşıyoruz.
İman vidaları gevşemiş, vicdanlar sükût etmiş, edep hayâ kalkmış, ahlâki erozyon yaşanıyor.
"Ahlâksızlık hakikaten bir memleket için çok büyük bir âfât, çok korkunç." (Ömer Öngüt -kuddise sırruh-)
Görünüşte herkes müslüman, ancak yaşantı yok, İslâm'ın özü, nezaheti, nezafeti, nezaketi, letâfeti yok. Sûretâ İslâm olmuşuz.
Bu zamana "Seyyiat zamanı" denir. Yani bütün kötülüklerin ortaya çıktığı ve işlendiği zaman. Seyyiat zamanı demek ateş zamanı demektir.

FACEBOOK YORUMLAR