Mustafa Çelik

Mustafa Çelik


Toplumun Bozulması

01 Ağustos 2026 - 21:42

Toplumun Bozulması

Aile kredisi yavaş yavaş değerinde değeri kayboluyor, cinnet artıyor, ahlaksızlık, yolsuzluk neredeyse övülür hale gelmiş durumda. Toplumsal düzenin tamamen kaydedildiği bir halde; Şiddetli bir güvensizlik, umutsuzluk, şiddetsizlik, şiddet ve cinnet hakimiyeti.

Toplumsal Yapı Hızla Bozuluyor!

Sosyal bilgiler belki de tarihte hiç bu kadar hızlı bozulmamıştı. Aile, bireyselleşme, narsisizm, sapkınlıklar, en aza indirilmiş, kişisel açıklamalar ve inançsızlık, hızlı, mümkün olamayacak boyutlara ulaşmak üzere.

Toplumun bozulması; edep yerine aşırı bireyselliğin geçmesi, menfaatin iyi niyeti bastırması ve adalet duygusunun zayıflaması gibi temel etik ve sosyal değişimlerden kaynaklanır.

Edep ve Saygı: Karşılıklı utanma ve nezaket kurallarının yerini sınırsız bir serbestlik anlayışı aldı.

Menfaat: İyilik ve yardımseverlik unutuldu; herkes sadece kendi çıkarını düşünmeye başladı.

Aile ve Bağlar: Aile birliği ve sadakat gibi kutsal değerler eski önemini yitirdi.

Adalet: Güven duygusu azaldı, hak ve hukuk yerine güçlünün haklı olduğu bir düzen görüldü.

Tahammül: İnsanlar birbirini dinlemiyor, sabır bitti ve herkes sadece kendi doğrusunu savunuyor.

Toplum Neden mi Bozuldu?

Edebin Yerini Özgürlük Aldı, Helalin Yerini Haram Aldı, Eşin Yerini Sevgili Aldı, İyi Niyetin Yerini Menfaat Aldı, Namazın Yerini Dunyevi Meşgale Aldı.

Bu Toplumun Üslubu Neden Bu Denli Bozuk?

Küfürler, aşağılayıcı hakaret ve sözler, nokta gibi görev gören dile yapışmış küfürler, herkesin ağzında edepsizlik, saygısızlık, hakaret, küfür… Rezalet bir durum, dilimize zarar verecek kadar da yaygın.

Bence insanların çoğu artık fikrini anlatmaktan çok karşı tarafı bastırmaya çalışıyor. Sabır azaldı, tahammül azaldı, herkes kendi doğrusunu tek doğru sanıyor. Üslup bozulunca da haklı olsan bile sözünün değeri düşüyor. İnsan biraz saygıyı ve ölçüyü kaybedince konuşma değil, kavga başlıyor.

Bir taraf toplumsal değerlerin yok olmasından şikâyetçi bir taraf toplumsal değerlerin baskıcı olmasından şikâyetçi. Arası nasıl olacak acaba?

Eğitimsiz ve cahil bir toplumuz maalesef işin aksi tarafı da her konuda fikrimiz ve bilgimiz var ne araştırırız ne okuruz ne de kendimizi geliştiririz böyle bir toplumuz maalesef.

Hakiki adaletle ve ehil kişilerin eliyle yönetilmeyen ülkelerde her pislik olur.

Eğitim ve öğretimin içini boşaltarak kötüleştiren, cahilleştiren zihniyetlerin çok olduğu ülkede, “Öğretmenine sahip çıkmayan, neslini ve halkını satan, korumayan ve üç kuruşa satan, öğretmenini bozanlara, neslini bozanlara hizmet eden; cemaatlerden, topluluklardan, tarikatlardan, fırkalardan, diyanetten hiçbir şey çıkmaz. Hiçbir şey olamaz hiçbir çözüm üretemez. Ne bilim adamı ne alim ne Allah adamı. Ne felsefeci, ne filozof nede yenilik. Yüksek teknoloji icat yapan bilişimci, kaliteli insan sermayesi çıkar. Batıyı ve batılı taklit eder, sermaye olur, uşak olur. İthalatla, tüketimle avunur, düşmanlarına benzer.. Batı taklit ve ezber çöplüğünde eşinir, horozlanır. Ama horozlananı da keserler, kafalarını gömerler vesselam…”

Toplum Kültür Yozlaşması Yaşıyor

Film ve dizi sahneleri üzerinden yaşanmak istenen hayatlar.

Sosyal medya üzerinden hayata yön vermek, giyimini belirlemek, o yapıyorsa (bir adım sonra neler olur diye düşünmeden) ben de yaparım demek. Tamiri mümkün olmayan kıvamda devam ediyor. Çoğu insanda buna olağan şeymiş gibi bakıyor maalesef. Normal anormal, anormal normal olmuş doludizgin devam ediyor herkes hayatına. Herkes sadece ben diyor fakat yalnız kalınmadan beni neden kimse anlamıyor diye veryansın var anlaşılmaz derecede.

Basit insanlar, basit hayatlar. Ne diye bilirim. Allah ıslah etsin. Yüce Rabbim Bu Toplumu Yola Getirsin ve Hidayet Eylesin. İnaşallah.

Bu yazı 356 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum