Rüstem Karadeniz

Rüstem Karadeniz


Suça Sürüklenen Çocuk Ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması

05 Mart 2026 - 21:09

Suça Sürüklenen Çocuk Ve Güvenlik Tedbirlerinin Uygulanması

Giriş:

Çocuk ceza adalet sistemi, yetişkin ceza adalet sisteminden farklı bir yapı üzerine kuruludur. Amaç cezalandırmak değil; korumak, onarmak ve topluma kazandırmaktır. Ne var ki uygulamada bu ideal ile pratik arasında bir kopukluk bulunmaktadır. Özellikle uygulamada Cumhuriyet savcısının suça sürüklenen çocuk hakkında koruyucu–destekleyici veya güvenlik tedbiri talep etme yetkisini etkin kullanmaması, sistemin rehabilite edici yönünü zayıflatmaktadır.

II. Suça Sürüklenen Çocuk Kavramı

Suça sürüklenen çocuk; kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu ifade eder. Suça sürüklenen çocuk kavramının kısaltması; “SSÇ”dir. Bu kavram; 18 yaşını doldurmamış bireyleri ifade eder. Burada dikkat çeken nokta, kanunun “suçlu çocuk” değil de “suça sürüklenen çocuk” ifadesini kullanmasıdır. Bu tabir bilinçli bir tercihtir.

Çocuğun suça yönelmesinde aile yapısı, ekonomik yetersizlik, eğitim eksikliği, çevresel faktörler, ihmal ve istismar gibi etkenlerin rol oynadığı kabul edilir.

Dolayısıyla çocuk, çoğu zaman suçun faili değil; ihmal edilmiş sosyal politikanın sonucudur. BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 1. maddesi; “reşit olma durumu istisna tutularak 18 yaşına kadar herkes çocuk sayılır” hükmünü amirdir. Ulusal mevzuat kapsamında ise 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 3. Maddesine göre; “Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişiyi” ifade etmektedir. 5395 sayılı Kanunda bununla birlikte “Suça Sürüklenen Çocuk” kavramına da yer verilmiştir.

Çocuk kavramı, farklı ülkelerde birbirinden farlı yaş gruplarıyla ayrılmıştır. Örneğin 5237 sayılı TCK; 12 yaşını doldurmamış çocukların işlediği fiillere herhangi bir cezai sorumluluk yüklenememesine karar vermiştir. Ancak 12-15 yaş arasındaki çocukların icra ettikleri fiili idrak edip edemediklerine göre cezai yaptırım uygulanması gerektiğine hükmetmiştir. 15-18 yaş arasındaki çocuklara ise cezai yaptırım uygulanmaktadır fakat cezanın miktarı bakımından yetişkinlerden daha az cezaya hükmedilmektedir.

Ülkemizde ceza kanunlarında çocuk suçluluğu ile yetişkin suçluluğu birbirinden bağımsız tutulmuş, yetişkin bireylere uygulanan cezai yaptırımların doğrudan çocuklara uygulanmasının önüne geçilmiştir.

III. Çocuk Ceza Adalet Sisteminin Amacı

Çocuk adalet sistemi üç temel ilke üzerine kuruludur:

Çocuğun üstün yararı Son çare ilkesi (özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlerin istisna olması) Rehabilitasyon ve topluma kazandırma

Bu sistemde güvenlik tedbirleri, cezaya alternatif bir müdahale mekanizmasıdır.

Ama uygulamada sistem çoğu zaman yetişkin ceza adalet refleksiyle işlemektedir.


IV. Savcının Güvenlik Tedbiri Talep Yetkisi

Çocuk Koruma Kanunu uyarınca Cumhuriyet savcısı, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemeden koruyucu ve destekleyici tedbirler ile güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını talep edebilir.

Bu tedbirler şunlardır:

Danışmanlık tedbiri
Eğitim tedbiri
Sağlık tedbiri
Bakım tedbiri
Barınma tedbiri

Ayrıca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri de söz konusudur. Savcının burada yalnızca kamu davası açan makam değil aynı zamanda çocuğun korunmasını sağlayan bir makam da olması gerekir.

Ancak uygulamada savcıların çoğu dosyada yalnızca ceza soruşturması yönüyle hareket ettiği, tedbir talebinin ikinci plana atıldığı gözlemlenmektedir.

V. Uygulamada Güvenlik Tedbirlerinin Sınırlı Kullanılmasının Nedenleri

Uygulamada güvenlik tedbiri talebine nadiren rastlanmasında; dosya yoğunluğu nedeniyle çocuk dosyalarının sosyal yönünün yeterince incelenememesi, sosyal inceleme raporlarının yüzeysel kalması, kurumlar arası koordinasyon eksikliği, çocuğa yönelik cezalandırıcı yaklaşımın baskın olması gibi nedenler etken olabilir. Bu durum, çocuk adalet sisteminin koruyucu karakteri ile uygulamadaki pratik arasında bir çelişki yaratmaktadır.


VI. Güvenlik Tedbiri Talep Edilse Ne Olur?

Eğer savcı sistematik biçimde çocuk hakkında koruyucu–destekleyici veya güvenlik tedbiri talep etse çocuğun ailesiyle çalışma yapılır, eğitim hayatına yeniden uyum sağlanır, psikolojik destek verilerek risk faktörleri azaltılır, denetim ve rehberlik mekanizması kurulur. Kriminolojik araştırmalar, erken müdahale ve rehabilitasyon programlarının tekrar suç işleme oranlarını düşürdüğünü göstermektedir. Özellikle ilk kez suça karışan çocuklarda uygun sosyal müdahale yapılmadığında tekrar suç işleme ihtimali artmaktadır.

Dolayısıyla savcının tedbir talep etmemesi yalnızca bir usul eksikliği değil; potansiyel olarak çocuğun geleceğini etkileyen sistemsel bir boşluk olarak değerlendirilmelidir.


VII. Sonuç
Suça sürüklenen çocuk kavramı, çocuğun cezalandırılacak bir fail değil; korunması ve desteklenmesi gereken bir birey olduğu anlayışına dayanır. Bu anlayışın hayata geçirilmesinde Cumhuriyet savcısına önemli bir görev düşmektedir.

Çocuk ceza adalet sistemi teorik olarak koruyucu ve onarıcıdır. Ancak uygulamada savcı çoğu zaman iddia makamı rolüyle hareket etmekte, sosyal koruma işlevi ikinci planda kalmaktadır. Oysa savcı sosyal inceleme raporlarını dikkatle değerlendirmeli, gerekirse ek rapor talep etmeli, mahkemeden uygun tedbirleri istemeli, tedbirlerin uygulanmasını takip etmelidir. Çocuk adalet sisteminde savcı pasif değil, yönlendirici bir aktör olmalıdır.

Güvenlik tedbirlerinin etkin şekilde talep edilmemesi, çocuk ceza adalet sisteminin rehabilite edici niteliğini zayıflatmaktadır. Oysa erken müdahale ve uygun sosyal destek mekanizmaları sayesinde çocuğun yeniden suç işlemesinin önüne geçilmesi mümkündür.

Çocuk adalet sisteminin başarısı, çocuğu cezalandırmakla değil; onu topluma yeniden kazandırmakla ölçülmelidir.

Avukat Rüstem Karadeniz

Bu yazı 1012 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum