Sümeyra Türk

Sümeyra Türk


Türk Dünyasının Birlik Rüyası: Daha Fazla Çaba, Daha Güçlü Yarın

11 Temmuz 2025 - 15:28

Türk Dünyasının Birlik Rüyası: Daha Fazla Çaba, Daha Güçlü Yarın

Ankara Kulisi: Sümeyra Türk

Ankara’nın siyasi koridorları, bir kez daha Türk dünyasının geleceğiyle ilgili çalkalanıyor. Astana’da, 16-18 Haziran 2025’te yankılanan Çin-Orta Asya Zirvesi’nin rüzgârı, başkentte hem umut hem de kaygı uyandırdı. Kazakistan’dan Kırgızistan’a, Özbekistan’dan Türkmenistan’a, Türk dünyasının liderleri, Çin’in sunduğu ekonomik fırsatlarla yeni bir sayfa açarken, Ankara’da bir soru yankılanıyor: Türk dünyası, birliğini koruyabilecek mi? Yoksa bu yeni çağın fırsatları, kardeş halkları birbirinden uzaklaştıracak mı?

Astana’da Atılan İmzalar, Ankara’da Yükselen Sorular

Astana’da, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in ev sahipliğinde buluşan Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyeleri, enerji, dijitalleşme ve tarım gibi alanlarda 24 anlaşmaya imza attı. Çin’in 1.5 milyar yuanlık mali desteği ve 3 bin Türkistan gencine siber güvenlik ile ticaret eğitimi vaadi, göz kamaştırıcı bir tablo çiziyor.

Kuşak ve Yol Girişimi’nin gölgesinde, Kırgızistan-Özbekistan demiryolu gibi projeler, Orta Asya’yı küresel ticaretin merkezine taşıma hayalini güçlendiriyor.

Ancak bu parlak tablonun ardında, Ankara’da bir başka gerçek konuşuluyor:

Çin’in bu cömertliği, Türk dünyasını ekonomik bir bağımlılığa mı sürüklüyor?


Kıbrıs meselesi, bu tartışmaların bam teli. Nisan 2025’te Semerkant’ta, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan’ın, BM’nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni (KKTC) kınayan kararlarına bağlılıklarını teyit etmesi, Ankara’da yürekleri sızlattı. KKTC, TDT’nin gözlemci üyesi; Türk dünyasının bir parçası.

Ama bu ülkeler, aynı anda Kıbrıs Cumhuriyeti ile diplomatik ilişki kurma yoluna gitti. Bu bir ayrışma mı, yoksa sadece pragmatik bir diplomasi mi? Kulislerde, bu adımların “dost kazığı” değil, ekonomik çıkarları koruma çabası olduğu fısıldanıyor. Yine de, Türk dünyasının “dilde, fikirde, işte birlik” hayali, bu çelişkilerde sınanıyor.


Çin’in Gölgesi, Türkiye’nin Vizyonu

Çin’in Orta Asya’daki hamleleri, bir yandan fırsat, bir yandan tehdit. Kuşak ve Yol, Türk dünyasını Avrupa’ya bağlama hayaliyle örtüşse de, borç tuzağı riski kulislerde yüksek sesle konuşuluyor. Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkeler, Çin kredilerinin ağırlığı altında ezilebilir. Dahası, Pekin’in siber güvenlik ve dijital teknoloji eğitimleri, veri güvenliği ve teknolojik bağımlılık kaygılarını körüklüyor.

Türk dünyası, bu yeni çağda bağımsızlığını koruyabilecek mi?


Ankara, bu soruya yanıt ararken, Türkiye’nin Orta Koridor vizyonu bir umut ışığı gibi parlıyor. Türkmen gazını Avrupa’ya taşıyacak Trans-Hazar Boru Hattı, sadece ekonomik bir proje değil; Türk dünyasının birliğini ekonomik bağlarla güçlendirme fırsatı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2024 Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi’nde Xi Jinping ile Kuşak ve Yol ile Orta Koridor’u uyumlaştırma çabası, Türkiye’nin bu hassas dengede ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. Ankara, rekabet yerine iş birliğini seçerek, Türk dünyasını birleştirme hayalini canlı tutuyor.

Hankendi’den Yükselen Umut

4 Temmuz 2025’te Azerbaycan’ın Hankendi kentinde düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı toplantısı, bu umudu daha da güçlendirdi. Erdoğan’ın, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Pakistan Devlet Başkanı ile bir araya gelmesi, Türk dünyasının stratejik ortaklıklarını pekiştirdi. Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan liderleriyle görüşme olmasa da, bu bir ayrışma değil, yoğun diplomasinin bir yansıması. Türk dünyası, farklı çıkarlara rağmen bir arada durmayı öğreniyor. İstanbul’un 2025’te “Türk Dünyası Finans Merkezi” ilan edilmesi ve TDT Merkez Bankaları Konseyi’nin kurulması, bu birliğin ekonomik temellerini sağlamlaştıracak.

Tehlikeler ve Birlik Ruhu

Ancak tehlikeler yadsınamaz. Çin’in cömertliği, TDT ülkelerini ekonomik bağımlılığa sürüklerse, Türk dünyasının ortak vizyonu gölgelenir. Kıbrıs meselesindeki farklı tutumlar, siyasi uyumu zedelese de, bu bir son değil, bir sınav. Türkiye, TDT’deki liderliğini pekiştirmek için daha cesur adımlar atmalı. Orta Koridor’un hayata geçirilmesi, TURANSEZ gibi projelerin hızlanması, KKTC’nin TDT’deki statüsünün güçlendirilmesi, bu birliği yeniden ateşleyebilir.

Birlikte Yükselmek İçin

Ankara’nın koridorlarında fısıldananlar, Türk dünyasının birleşme hayalini canlı tutmak için daha fazla çaba gerektiği yönünde. 2025 TDT Zirvesi, bu yolda bir dönüm noktası olabilir. Erdoğan’ın, Türk dünyasının liderlerini bir araya getirerek, ortak bir gelecek vizyonu çizmesi bekleniyor. Çin ve AB ile yapıcı iş birliği, rekabetin değil, birliğin anahtarı olacak. Türk dünyası, tarihinin en kritik sınavında. Birlikte yükselmek için, dilde, fikirde, işte bir olmanın tam zamanı.

Ankara, bu hayali gerçekleştirmek için yüreğini ortaya koyuyor. Türk dünyasının kalbi, Astana’dan Hankendi’ye, Semerkant’tan İstanbul’a atıyor. Ve bu kalp, birliğiyle güçlendikçe, güneş bizim olduğumuz yerde daha erken doğacak.

Sümeyra Türk Ankara’dan bildiriyor

Bu yazı 793 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 2 Yorum
  • Burhan yıldırım
    10 ay önce
    Sümeyra Türk hanıma teşekkür ederim makaleyi mükemmel yazmış.
  • Metin Memiş
    10 ay önce
    Bugün "İki Devlet-Tek Millet", Yakında "Üç Devlet-Tek Millet", Ufukta "Yedi Devlet-Tek Millet", Bir gün mutlaka "Tek Devlet-Tek Millet"...