Sümeyra Türk

Sümeyra Türk


Yeşilçam'ın Çankırı Rüzgarı: Kızgın Delikanlının İzinde

14 Eylül 2025 - 15:10

Yeşilçam'ın Çankırı Rüzgarı: Kızgın Delikanlının İzinde

Merhaba sevgili Çankırılılar,

Kucak dolusu selamlar. Bugün, memleketimizin tozlu yollarından, Yeşilçam'ın efsanevi günlerine uzanan bir hikâyeyi paylaşmak istedim. Çankırı'mızın bozkırlarında esen rüzgârlar, sadece tarlaları değil, bir zamanlar sinema perdesinde de fırtınalar estirmiş. Konumuz, 1964 yapımı "Kızgın Delikanlı" filmi ve başrollerini paylaşan iki Yeşilçam ikonu: Göksel Arsoy ile Türkan Şoray. Bu film, Çankırı'nın doğal güzelliklerini fon alarak çekilmiş bir dram-romantik şaheseri olarak hafızalara kazınmış durumda.

Öncelikle filmin özüne inelim. Senaryosu usta yazar Vedat Türkali'ye ait olan "Kızgın Delikanlı"yı Ertem Göreç yönetmiş. Hikâye, yalancı şahitlerle hazine arazilerini gasp eden bir ailenin, toprağın gerçek sahipleri olan köylülerle yaşadığı çatışmayı anlatıyor. Murat karakterini canlandıran Göksel Arsoy, adalet için mücadele eden bir delikanlıyı; Türkan Şoray ise avukat Sevil rolünde, zekâsı ve cesaretiyle hikâyeye güç katan bir kadın figürü olarak karşımıza çıkıyor. Yan rollerde Suna Pekuysal, Hüseyin Peyda, Sami Hazinses ve Mümtaz Ener gibi isimler var. Film, dönemin sosyal adaletsizliklerini ve kırsal hayatın zorluklarını işlerken, Arsoy ile Şoray arasındaki romantik gerilimle izleyiciyi büyülüyor.
Peki, Çankırı bu filmin neresinde? İşte burası tam memleketimiz için önemli.

Çekimler büyük ölçüde Çankırı'da, özellikle Kızılırmak ilçesi civarında gerçekleştirilmiş. Bozkırın ortasındaki köyler, filmin otantik havasını yansıtmak için biçilmiş kaftan olmuş. Göksel Arsoy'un kendi röportajlarında anlattığına göre, set ekibi her akşam şehrin ileri gelenleri tarafından ağırlanmış; ağır ceza reisinin evinde verilen yemekler bile unutulmaz anılar bırakmış. Hatta bir keresinde, Sami Hazinses ile çıkan ufak bir tartışmayı Arsoy'un yatıştırdığı biliniyor – Yeşilçam'ın o renkli dünyası Çankırı'da da capcanlıymış.


Göksel Arsoy, "Altın Çocuk" lakaplı bir efsane. 1936 Kayseri doğumlu bu centilmen oyuncu, sinemaya 1958'de "Kara Günlerim" ile adım atmış ve kısa sürede Türkan Şoray, Filiz Akın gibi yıldızlarla anılmış. Şoray'ın ünlü "kuralları" –ki kendisi setlerde kadın oyuncuları korumak için koyduğu 18 maddeyi kastediyorum– Arsoy'a da işlemiş; çünkü o, kadın ruhundan anlayan bir beyefendi olarak tanınıyor. Türkan Şoray ise "Sultan"ımız, Yeşilçam'ın tartışmasız kraliçesi. 1945 doğumlu Şoray, bu filmde 19 yaşındayken rol almış ve 222'den fazla filmle dünya rekoru kırmış bir isim.

"Kızgın Delikanlı", sadece bir aşk hikâyesi değil; Çankırı'nın sinema tarihinde yer tutmasını sağlayan bir belge. Umarım gelecekte de Çankırı başka efsane bir film ile anılır. Bugün YouTube gibi platformlarda full izlenebilen bu film, nostalji sevenler için vazgeçilmez. Belki de bir gün, Çankırı'mızda bu filmin anısına bir festival de düzenleriz – Kızılırmak'ın kenarında, bozkırın rüzgârıyla...

Siz ne dersiniz? Filmi izlediniz mi, anılarınız var mı? Yorumlarınızı bekliyorum. Haftaya görüşmek üzere, Çankırı'mıza sağlık ve huzur dilerim.

Sümeyra Türk'den Not: Babam, Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk'ün öncülüğünde, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Sinema Bölümü öğrencileri, efsane film "Kızgın Delikanlı"nın izini sürmek için Çankırı'ya geliyor.

Heyecan verici bir proje bu; hem filmin çekildiği yerleri gezecekler, hem de filme katılan isimlerle röportajlar yapacaklar. Çankırı'mızın bozkırları, bir kez daha sinema tarihine ev sahipliği yapacak.

Sümeyra Türk/Ankara Kulisi

Bu yazı 1179 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum