Hiç Kimseyi Hakir Görme
İslam inancına veya bazı semavi dinlerin inancına göre insanı yaratan Mevla’m, insanları farklı imkânlarla, farklı özelliklerle yani kimi zengin, kimi fakir, kimi esmer, kimi beyaz, kimi de çeşitli fiziksel güzelliklerde yaratılmıştır. İslam dinine göre bu durum genellikle yaşadığı coğrafyada yaratıcıya bir imtihan olarak görülür. Bazı hocalarımız bunu şöyle yorumlarlar, zengin için şükür ve paylaşma, fakir için sabır ve emek ön plana çıkar.
Sevgi bir lüks değil, tıpkı su gibi, ekmek gibi, hava gibi bir ihtiyaçtır. Ancak seni yaratana karşı da onun sevgisi kazanmaktır.
Bazı insanlar vardır, karnı tokken bile açtır. Çünkü asıl açlık midesinde değil, ruhundadır, Allah korusun, o insanın fıtratı dünya hırsına yenik düşmesindendir.
Benim kayınpederimin dedesi rahmetli Ali Ünlü, Korgunda çok sevilen, sayılan ve çok saygın bir Allah dostuydu. Evlatlarına, tüm dostlarına, tanıdıklarına veya cami cemaatine benimde çok zaman şahit olduğumda hep şunu tembih edirdi. “Sokaklarda hergün dolaşmaya çıktığımızda, önünümüze gelen tanıdık veya tanımadık birisinin yanından gelip geçtiğini göndüğünüzde onun kılık ve kıyafetine, bakmaksızın ‘Allah’ın selamını’ veya bir ‘merhaba’ demeyi o kişiden esirgemeyin.” Derdi. Benim de Ali dedemizinden aldığım büyük derstir bu söz, sizede ders olur inşallah..
Bu sözün büyüklüne şöyle yorumluyorum, Birinden yanımızdan geçerken bir selam vermek, bir merhaba demek aslında sosyal ilişkilerde çok güçlü bir semboldür. Selam vermenin insanların birbirine olan nezabet ve saygısından ziyade toplumsal bağ kurma, insanlar arasında görünmez bir dostluk köprüsüdür, bu davranış iletişimi koaylaştırır ve toplum içerisinde kabul görmüş bir davranıştır. Yani bir selam vesilesiyle karşı tarafa barış ve esenlik dilemek anlamında saygın bir derinlik taşır, Selam ifadesi basit bir jest değil, sosyal bağları güçlendiren saygı mesaji taşıyan ahlaki bir davranıştır..
Yaşadığınız hayat boyu çeşitli olaylarla, çeşitli insanlarla karşılaşabilirsin, hiç ummadığın bir zaman da bazen bir sokakta, bazen bir parkta, bazende her hangi cami avlusunda, bir markette ve bazen de iftar çadırlarında sıra beklerken, yanından geçip giden birisinin, kılık ve kıyafetinden selamını bile esirgediğin o kişi, kimbilir Yüce Yaratıcının katında senin bütün ömrün boyunca ulaşamadığın bir mertebenin sahibi olabilir. Sen ancak dış görünüşüne göre bir merhabanı veya bir selamını esirgediğin sıradan birisi olabilir diye öyle görmüş olabilirsin, Mevla’m onun kalbini biliyor. Ama belki de o, geceleri sabahlara kadar tüm aleme dua eden ya bir Allah dostu, ya da kalbi Allah sevgisiyle yanan Allah kuludur. Sen kıyafetine, konuşmasına, makamına bakarsın; Cenâb-ı Allah kalbine bakar.
İnsanlar birbirberiyle olan münasebetlerinde bile onu başkalarındanı küçümsediğini sanırsın ama aslında kendi değerini azaltırsın. Kibrin altında ezilen hep sen olursun…
Tüm Okuyucularımı sağlıklı ve huzurla nice Mübarek Ramazanılara ulaştırmayı nasip etmesini diliyorum…
Necati Keskin
01 Mart 2026

