Sümeyra Türk

Sümeyra Türk


Zenginlik Giysidir, Seçkinlik Tendir

01 Ekim 2025 - 09:59

Zenginlik Giysidir, Seçkinlik Tendir

Öncelikle başta Çankırılı kıymetli hemşehrilerim olmak üzere, Türkiye’nin dört bir yanından bana ulaşan, yazılarımı ilgiyle takip eden tüm okuyucularıma selamlarımı ve muhabbetlerimi sunuyorum. Sizlerden gelen güzel geri dönüşler, kalemime güç ve yüreğime umut katıyor.

Ben de genç biri olarak, son zamanlarda özellikle yaşıtlarımda zenginlik hevesinin arttığını üzülerek gözlemliyorum. Medyada, sosyal platformlarda ve hatta günlük sohbetlerde; kolay kazanıp pervasızca harcamak, şatafatlı bir hayat sürmek neredeyse bir idealmiş gibi sunuluyor. Daha önce de belirttiğim gibi, bazı televizyon dizileri ve popüler yapımlar bu hevesi körüklüyor.

Oysa zengin olmak ayrı şeydir, seçkin olmak ayrı şey.


Zenginlik; paranın, malın, mülkün sağladığı bir giysi gibidir. Dışarıdan bakıldığında parıldar, dikkat çeker. Ama o giysi çıkarıldığında geriye ne kaldığı önemlidir. İşte seçkinlik burada başlar: Seçkinlik, insanın özünde, karakterinde, vicdanında saklıdır.

Peki, seçkin olmak nasıl olur?

Seçkin olmak; önce kendini bilmek, haddini bilmek ve insana insan olduğu için değer vermektir.

Seçkin olmak; bilgiyi süs için değil, fayda için kullanmaktır.

Seçkin olmak; iyilikte önde, gösterişte geride durabilmektir.

Seçkin olmak; parayla değil, erdemle yükselebilmektir.

Seçkin olmak; adaletli, dürüst ve vicdanlı bir duruşla hayata yön verebilmektir.

Unutmayalım ki; biriktirilmiş servetle değil, insanlara bırakılan güvenle ölçülür insan. Zenginliğin saltanatı kısa ömürlüdür; seçkinliğin değeri ise kalıcıdır.

Çünkü giysi yıpranır, eskir; ama ten insanın özüdür, gerçektir.


Bu hakikat aslında tarih boyunca da vurgulanmıştır.

Antik Yunan filozofları, gerçek büyüklüğün erdemden doğduğunu söylemişlerdir.

Aristoteles, “Erdem, ruhun güzelliğidir” diyerek, insanın kalıcı değerinin içsel niteliklerinden geldiğini anlatır.


İslam geleneğinde ise Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur: “Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza bakmaz; kalplerinize ve amellerinize bakar” (Müslim, Birr, 2564). Yani zenginlik değil, kalbin temizliği ve erdemli duruş önemlidir.

Mevlânâ ise “Nice zengin gördüm, fakirliğiyle anılır; nice fakir gördüm, erdemiyle yücelir” derken, asıl hatırlanacak olanın mal değil, ahlak olduğunu işaret eder.

Tarihe baktığımızda, zenginlerin çoğu unutulmuş, saraylar ve hazineler yok olup gitmiştir. Ama erdemli, adaletli, seçkin insanlar –Hz. Ömer, Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Sokrates, Aristoteles gibi– yüzyıllar geçse de hâlâ saygıyla anılmaktadır. Çünkü seçkinlik, kalıcı bir mirastır.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey, gösterişli giysiler değil; seçkin bir karakterin dirayetidir. Çünkü gerçek büyüklük, zenginliğin elbisesinde değil, seçkinliğin tendir.

Sevgi ve muhabbetle,

Sümeyra Türk

Bu yazı 624 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum