Necati Keskin

Necati Keskin


Bu B.Ku Yiyen Her B.Ku Yer

01 Şubat 2015 - 16:24 - Güncelleme: 02 Şubat 2015 - 08:55

Anlatacağın fıkrada bazı ahlaka mugayir kelime var ama sizin affınıza sığınarak yazmak istiyorum.

 

Hikâye bu ya. Padişah kendisine yardımcı olarak bir vezir seçmek istiyor. Bunun için hakkın nabzını iyi bilecek, haktan ve adaletten ayrılmayacak helal süt emmiş birisini bulmaya çalışıyor. Ama vezir olmak isteyen çok, Onun için Padişah vezir seçmelerinde büyük bir çanağın içine büyük abdestini yapmış ve demiş ki. “Vezirim olmak isteyenler   içine yaptığım çanağın içindekinden bir parmak alıp yiyenler benim vezirimdir” der.

 

Müracaatta Vezir olmak isteyen adaylar sıraya girerek çanaktan bir parmak alıp karşıya geçiyorlar. Ama içlerinden bir aday “Ben bunu yemem ya” deyip Padişahın yaptığı pisliğe karşı çıkıyor.

 

Diğer adaylar tarafından da  sıkıştırılarak padişahımızın pisliğini yemesini yoksa boynunun vurulabileceğini söyleseler de adam inadında ısrar ediyor. Durum usulünce padişaha iletiliyor. Padişah derhal vezir olmak isteyen adamı çağırıyor ve çanaktan niçin yemediğini soruyor Adam gayet sekin “Efendimiz”  diyor "Çanaktan bu b.ku yiyen, vezir olunca da her b.ku yer”  Diyor.

 

Adamın konuşmasını padişah takdir ediyor ve kendisini Vezir olarak seçiyor. Şimdi bu hikayeden günümüz insanlarına ders çıkar mı?. Sanırım çıkar!..

 

Dünyadaki İslam coğrafyasına baktığımızda çoğunlukla Müslüman olan Arap ülkelerinin yönetimini elinde bulunduran Arap Hanedanları, Kralları, Emirleri, Şeyhleri ve Prensleri tercihlerini daime kendi halkını hiçe sayarak onları  bu payeleri tanıyan bir devletin hemegonyasına vermiştir ve sanki o devletin çıkarlarını  kendi ülkesindeki çıkarlarını koruyup gözetmekle görevlidirler, Özde Müslüman olanlar her gün düşmanlarının planları neticesinde birbirlerini  katledilmekte olduğunu millet olarak biliyoruz ve televizyon ekranlarında izliyoruz.

 

Şimdi bizler acaba Dünya'da Müslümanları planlı bir şekilde oyuna getirerek kendilerini kışkırtan ve mezhep çatışması çıkartarak katliam yapanlara mı üzülelim, katliamda hayatını kaybedenlere mi üzülelim, zalim ve diktatör yönetimler tarafından işkenceden öldürülen Müslümanlara mı üzülelim? Yoksa tarih boyunca kan, barut ve ateş ile dehşetten, vahşetten, fakirlikten, perişanlıktan, sömürülmekten  öte gözleri görmeyen Siyonist ve Emperyalistlerin propagandasına inanarak “Sizi, zalim yönetimlerden kurtarmak ve ülkenize demokrasi ve özgürlük için sizinle birlikte mücadele etmek üzere yanına geliyoruz” diyerek bunların zulümlerine ve hatta öldürülmelerine maruz kalanlara ve ülkelerindeki yağmalanmalarına mı üzülelim, Örneğin, Libya, Tunus, Mısır, Suriye ve Irak gibi.

 

Yoksa!.....

 

Müslüman görüntüsü veren   Firavunlara mı üzülelim? Örneğin Saddam, Esat Sisi gibiler Zikrettiklerimizin tamamı doğru mu?

 

Doğru !..

 

İste o zaman!.. Müslüman ülkelerin yönetimi ellerinde bulunduran, Emirleri, Kralları, Hanedanları ve Şeyhleri genelde tercihlerini onu yönetime getiren ülkeye karşı kullanmış ve rengini de o şekilde alarak onların safında bulunmaları ve  kendi halklarını sömürerek batılı dostlarına hizmet etmesi kendilerine şiar edinmişlerdir. Bunlar için normaldir. Normal olmayan ve gerçek olan şudur ki bu diktatör yönetimler tamamen kendi halklarına karşı ve Müslüman kitlelere karşı  iş başına geldiklerinden, bunlar kendi halkını en büyük düşman olarak bilirler. Onun için bu Hanedanlar, Krallar, Emirler ve Şeyhler  İslam ümmetine karşı daime batılı efendilerinin yanında ve emrinde görev almışlardır.

 

Dikkat ederseniz bu kuklalar yıllar yılı görevlerini ifa ederken sadece kendi halkına karşı cesur ve despotturlar, ama Filistin’de, Afganistan’da, Lübnan’da Tunus’ta, Cezayir’de, Libya’da, Mısır’da, Irak’ta, Suriye’de  ve diğer İslam ülkelerinde  kan döken batılı vampirlerin karşılarına çıktıkları zaman el-pençe olurlar. Siz İsrail tarafından katliama maruz kalan Filistinli Müslümanlara yapılanlar için karşı çıkan Türkiye’den başka bir Arap ülkesi liderini hiç duydunuz mu?

 

Müslümanlar birlik içerisinde omuz omuza onlara karşı birlik olunsa idi iş bu noktalara kadar gelmezdi. Peki, bu yukarıda saydığım ülkelerdeki yöneticileri Siyonist ve emperyalist güçler nasıl buluyor, derseniz oda yukarıda anlattığım fıkra gibi, adayların hepsi de parmağı ile çanaktan b.k yedikleri için.

 

Şimdiye kadar da o b.k tan da yemeyen  çıkmadı.

 

Görüşmek dileğiyle hoşça kalın sağlıklı kalın.

Necati Keskin

 

asiyan151048@hotmail.com

 

01.Şubat.2015

 

 

Bu yazı 9784 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum