Yağmur duası insanlık tarihi boyunca insanların inanç kültürleri doğrultusunda bu güne devam etmiş hala da devam etmektedir.. Türk'lerde de Yağmur duası İslam öncesi devirlere uygulanmakta olduğunu Fuat Köprülü'nün, H.520 tarihli eski bir kaynakta anlattığına göre Hz. Nuh peygamberin oğlu Yafes'e yağmur duası öğrettiği ve ona İsmi Azam-ı bellettiği, hatta bu duayı Yasef taşa kazıyarak boynuna muska şeklinde asarak dua yaptığı bilinmektedir. Peygamber efendimiz zamanında da mevsimin fazla kurak geçtiği yıllarda bile Sahabelerin bizzat Peygamberimizden yağmur yağması için dua isteği, Peygamberimiz de sahabelerin isteğini yerine getirerek iki rekat namaz kılarak ayakta yağmur duası yaptığı doğru kaynaklarca rivayet edilmektedir.
Tarihi kaynaklara ve babadan oğla geçen rivayetlere göre Korgun ve yörelerinde M.Ö 3.yy dan itibaren Hititlerin yerleşim alını içerisinde kaldığı, daha sonra Romalılar, 1071 de Malazgirt zaferinden sonra Selçuklular, 1309 da ise Osmanlı Hükümdarı Yıldırım Beyazıt emriyle Osmanlı topraklarına katması ile birlikte Yağmur duası geleneğinin de Osmanlı topraklarına katıldığı tarihten itibaren başladığı tahmin edilmekte ve bazı kaynaklar ise Fatih Sultan Mehmet hanın hükümdarlığı zamanında yağmur eksikliği dolaysıyla yokluk ve kıtlık yılları olarak bilinen 1450-1470 li yıllardan itibaren geleneğin bu yıllarda başlayıp devam ettiği bilinmektedir,
Hicri 1316, Miladi 1900 doğumlu rahmetli babam'ın "Babam derdi ki" diye, ona da Dedem rahmetli Kamil Keskin'den (Nami diğer Kertoğlu Kamil) bu söz intikal ettiğine göre "Çok eski zamanlardan beri bizim bu yöremizde yaz başlangıcında (Mayıs veya Haziran aylarında) yağmur için kurbanlar kesilerek dua edildiğini" söyler. Korgun'da bu geleneğin bozulmadığından bahisle 45-50 yıl önce yaşadığım bir yağmur duasından söz etmek istiyorum.
Öncelikle yöremizde ekabir takımı diye bilenen, halk tarafından saygın ve sözü geçen, sözüne itibar edilen kişilerle Camii görevlileriyle (İmam veya müezzin) mütalaa yaparak yağmur duasının yapılacağı gün belirlenir. Yine bu kişiler arasından iki veya üç kişi gönüllü seçilir ve seçilen kişilerin görevleri, yağmur duasına yardım amaçlı ve hayrına paraya çevrilecek her türlü nakdi ve maddi yardım için 10-15 gün içerisinde halktan ev ev ve isim isim, yağmur duasında kurban edilecek bir iki hayvanın alımı için hayrına ve gücü oranında yardım toplanır,
Yağmur duasına başlanacak ilk gün evvela mutlak bir türbe yanında, (Mesela bizim Korgun’da Dedenin kaş deriz ki orada bir evliyanın meftun bulunduğu bilinir.) kurban kesilerek dualar yapılır, sonra kurban edilen hayvanların etleri daha önce belinlenen yani halkın toplu halde dua yapacağı alana getirilerek kazanlar kurulur, (Benim bildiği Öz çayırı, Söğütlü çayırı, veya eski mezarlık arkası) kazanların bir kısmı bulgur pilavı için, diğer kazanlar da ise kurban etleri pişirilir, genellikle aşçılıktan anlayan erkek ve kadınlar tarafından bu görev ifa edilir. Yağmur duasına gelen halk ise Korgun’un ünlü hocaları tarafından okunan kuran-ı kerim dinleyerek iki rekat namazını eda ettikten ayakta yağmur duasına başlanır, dua biter bitmez, kurulan sofralara, herkesin elinde, evinden getirmiş olduğu kaşıklar çıkartılarak 6 veya 8 er gruplar oluşturulup sofralara getirilen pilav tepsisinde mevcut kurban etlerinden yenilir, Yemekten sonra da yemek duası ile son bulurdu.
Yaşım itibariyle Korgun’da en az 9-10 kere Yağmur duasında bulundum, Onun manevi duygusunu her insanın mutlaka yaşaması gerektiğine inanırım. Yüce Yaratıcının hikmetine son derece inanıyoruz ki çoğu zaman Yağmur duasından yemek faslına geçtiğimiz sırada yağan yağmurdan ıslanmamıza aldırmadan tepsilerdeki pilav'a kaşıt atarak onun lezzetine, yağan yağmurun verdiği manevi duyguya doyum olmazdı,
Bu manevi duyguyu herkesin yaşamasını isterim..
Mübarek Ramazan ayındayız, Müslümanlarca oruç ayı olarak kabul edilen bu mübarek ramazan ayını sağlıklı ve huzurlu idrak etmeyi, Gelecek Bayramının da Ülkemize ve İslam alemine hayırlara vesile olmasını barış ve huzur getirmesini Mevla’mızdan niyaz ederim.
Tekrar bu köşede buluşmak üzere hoşça kalın, sağlıklı kalın.
Necati Keskin
01.Temmuz.2015


FACEBOOK YORUMLAR