Necati Keskin

Necati Keskin


Mutlu Olmak Gerek

01 Mart 2021 - 22:19 - Güncelleme: 01 Mart 2021 - 22:24

Mutlu Olmak Gerek

Sevgili okurlarım. Bugün tabiri caizse dünya kana boğulmuş gibi, yoksulluk ve sömürü tavan yapmış, ırkçılık artmış, dünya salgın hastalıklarla bir başka boyuta gelmiştir. Bu salgın hastalıklar nedeniyle dünyanın neredeyse yarısı yaşam savaşı vermektedir.

Salgın hastalıklar dolaysıyla ülkemizden bahsederken de devletin koyduğu kurallara riayet edilirse durum normale dönmenin çok yakın olduğu ancak kurallara riayet etmeyen insan müsveddelerin yüzünden de zor günler yaşamaktayız.

Cadde ve sokaklarda gezdiğinizde insanlarımızın, neşeli, mutlu olmalarını, gülen yüzleri artık görmüyoruz,  Konu sadece pandemiye de bağlamamak gerek, insan hakları ihlal edilmekte, kadınlar hala dayak yemekte ve hatta sokak ortasında öldürülmekte, bunun yanında pandemi dolaysıyla işyerleri kapalı veya çalıştığı iş yerinin kapanması dolaysıyla işten çıkarılmış, evine ekmek götüremeyen insanları mutlu görmek mümkünmü?

Hani mutlu ve huzursuz olanlar için “İki kahkaha, bir pirzola kebabına bedelmiş” açısından yola çıkarak sizlere yaşanmış bir olayı anlatayım dedim,

Kırşehirli Abdallardan birkaç kişi Neşet Ertaş’ında içinde olduğu Murat124 araba ile düğünden dönüyorlar, Ogün’de 12 Eylül askeri darbesi yapılmış ama bunların haberleri yok, Murat124 taksinin içerisine sıkışmışlar, davul, keman, def, dümbelek derken birde kendileri, Murat124 taksinin istihap haddini de bayağı geçmişler, Sokağa çıkma yasağına rağmen bunları gören trafik polisi yolda bunları çeviriyor, düğünden döndükleri içinde çakırkeyfiler de, düğüne giden oynar, ölüye giden ağlar hani, Yüzlerine bakıyor polis sarhoş olduklarından yol vermiyor, Murat124 arabanın içinden en kıdemlileri veya en yaşlısı

-Memur ağabey ya kurban olurum bırak bizi düğünden dönüyoruz zaten yorğunuz, Devamlı bırakması için ısrar ediyorlar. Adam da kalender bir polismiş, bunlar zararsız adamlar olduğunu anlıyor, yalnız polis diyor ki

- Sizi bırakırım ama bir şartla diyor

- Buyur ağam. Diyorlar

- İstiklal marşını kim yazmış söyleyin geçin, demiş.

Şimdi Abdallar birbirlerine bakıyorlar, hiç birisinden ses yok ve içinden yaşlı olanı.

-Bize bir dakika ağam, diyorlar, arabadan kendi aralarında istişare yapmak için tarlaya çıkıyorlar, aralarından birisi diyor ki

- Arkadaşlar bunu Çekiç Ali yazmış desem o olamaz çünkü onun okuması yazması yoktu. Neşet ağam da yazamaz çünkü o çok genç, acaba kim yazmış olabilir, diyor, diğer bir arkadaşı da diyor ki

-Lan oğlum bunu yazsa yazsa Muharrem ağam yazmış olabilir. Çünkü onda böyle hünerler vardı rahmetlinin diyor ve fikir birliğine vararak polis memuruna

-Ağam cevap verebilir miyiz. Diyorlar

-Evet söyleyin diyor polis.  Onlarda hep birlikte

-Muharrem Ertaş ağamız diyorlar, Polis memuru da

-Ağzınıza sağlık arkadaşlar hayırlı yolculuklar. Diyerek ayrılıyorlar.

Corona19 denilen illetten en kısa zamanda  ülkemiz tamamen sıfır noktasına uluşması dileğiyle sağlıklı ve huzurlu günlerde buluşmak deliğiyle hoşça kalın, sağlıklı kalın.….

Necati Keskin

01 Mart 2021

atay1348@gmail.com

Bu yazı 893 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum