Necati Keskin

Necati Keskin


Yılbaşı Geceleri

08 Aralık 2015 - 10:07 - Güncelleme: 08 Aralık 2015 - 10:08

2015 yılının olumsuzluklarının bitirilmesi ve l yıl daha yaşlandığımızın hüznü yerine 2016 yılının getirdiği mutluluğu tüm okuyucularımla birlikte yüreğimle kutlar,  nice yıllara sağlıkla, başarıyla ve sevdiklerinle birlikte görmeni ve geçirmeni diliyorum, Dünya barışına, Ülkemize hayırlar getirmesini Cenabı Allah’tan niyaz ediyor, tüm insanlara ve insanlığa değer verenlere sağlık mutluluk ve huzurlu yıllar temenni ederim.

 

Bir yılbaşı gecesinde bütün yılın yorgunluğunu sırtımızdan atarak yeni yıla ümitle gereceğimiz günü heyecanla beklemenin mutluluğundan çok, benim gibi yaşı 69 dan 70 ye girecek insanların artık yaşlanmaya başladığınızın bir işaretini hissettiğimiz için, bu yönden içiminizi de bir ara karamsarlık basıyor ister istemez.

 

Ama yinede mutluyum ve mutlu olmaya çalışıyorum. Sağlıklıyım, evim, işim, eşim ve çocuklarım ile torunlarımla günümü gün etmeye çalışıyorum. Bu günleri gösterdiği için sonsuz duacıyım Yüce Mevla’ma,

 

Her yılın son günü gecesine ve yeni yılın başlangıcına yılbaşı dedik!..

 

Kutlanır mı, kutlanmaz mı? dedikodularını aştık artık.

 

Dini konularda çağ atladık desem yeridir. Herkesin günahı, sevabı kendine, Ama bir Müslüman’ın da bir Hıristiyan veya başka dinlere mensup gibi kutlamalarına da  mutlak karşıyız. Her dinin kendine özgü kuralları var. Bizde Elhamdülillah Müslüman’ız ve kurallarına uymak zorunluluğumuz var.

 

Dostlar hep birbirine sorarlar!.

 

Yılbaşı neredesiniz?

 

Biz artık yaşınız gereği yılbaşı gecelerinin zevkini unutur olduk, ama memleketim Korgun’da hatırladığım 1955- 1965yıllarında yılbaşı geceleri şöyle gözümün önünden geçiyor.

 

Bizde yılbaşı akşamında Korgun mutfağından değişik yemekler sunulduğu gibi ailemizce yılbaşı akşamı evimizde beslediğimiz hindi’lerden birini yılbaşı için hazırlar,  mutlaka komşularımız veya dostlarla birlikte evimizde yılbaşını kutlardık.

 

O gece düşüncemiz sadece herkesin evinde bulunmayan bataryalı radyo dinlemek,  sadece iyi yemekler, çerez ve yılbaşında saat 24 de radyo’dan açıklanan bir çeyrek de olsa aldığımız Milli Piyango biletine çekilen milli piyango heyecanı, amortisi çıksa bile dünya kadar sevinir, boşa giden parayı kurtarma hesabına girerdik.

 

Korgun’da halkın eğlenebileceği veya yılbaşı kutlamalarını yapacağı yer yok, sadece yetişkin erkekler için kahvehaneler sabahlara kadar açık, Yılbaşına özel tombala çekimleri devam eder, başka masalarda Korgun’da bilinen sayılı birkaç kişinin kendine göre ufak paralarla kumar oynadıklarını eski kahvehane çalıştırıcısı olarak biliyorum. Yalnız tek iyi tarafı her ne sebeple olursa olsun içki yok. Ayrıca bizim oralarda içki kültürü olmadığından içki içmek en büyük ayıplardan birisi sayılırdı. Yıllardır bırakın yılbaşı gecelerini bütün eğlencelerde ve düğünlerde içki içildiğini ne duydum nede şahit oldum. Şimdi bu günlerden geriye baktığımızda o günleri mumla arar olduk. Büyüklere saygı son derece fazla olduğundan bırakın içki içmeyi sigara’nın bile büyüklerin yanında içilmediği bir gerçektir. 19- 20 yaşlarında sigaraya artık tiryakisi olduğum sıralar sokakta bile rahat bir sigarayı ne zaman içeceğim diye hayıflandığım olmuştur. laf lafı açıyor da yazımıza yılbaşı dedik nereden nereye geldik.

 

Yaşamın kaynağı sevgi, dostluk, barış ise 2016 yılının tüm insanlığa, ülkemize sevgi, dostluk ve barış dolu bir yıl olması dileğiyle tüm okurlarımızın Yeni yılını candan kutlar, Sağlık, mutluluk ve huzur dolu günler temenni ederim.

 

Bir Yılbaşı Fıkrası

 

Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel babaya yazılmış bir mektup bulurlar, Tabi Noel baba diye birisi olmadığı için mektubu açıp okurlar, Mektupta söyle yazıyor;

 

“Sevgili Noel baba ben 10 yaşındayım. Hiç kimsem yok, yetimhanede kalıyorum, bütün arkadaşlarıma noel hediyesi geldi, ama bana hiç hediye getiren olmadı. Onun için senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu ve birde ayakkabı gönderirsen çok sevinirim.”

 

Memurlar mektubu okuyunca aralarında para toplayarak kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve Noel babaya olan inancını sarsmamak için istediklerini alır ama para yetmediği için kalem kutusunu almazlar, aldıkları hediyesi posta ile gönderirler, Aradan günler geçtikten sonra çocuktan noel babaya teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir;

 

“Sevgili Noel baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni son derece memnun ettin, Yalnız gönderdiğin hediyeden kalem kutusu çıkmadı. Gönderdiğine inanıyorum ama postanedeki çalışan hırsızlar almıştır, seni seviyorum Noel baba”

 

Görüşmek dileğiyle sağlık, mutluluk ve huzur dolu nice yıllara,

 

Necati Keskin 07 Aralık 2015

Bu yazı 14316 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum