Necati Keskin

Necati Keskin


Ülkemizde Deprem Gerçeği

01 Mart 2023 - 10:38 - Güncelleme: 01 Mart 2023 - 10:44

Ülkemizde Deprem Gerçeği

06.Şubat.2023 tarihinde meydana gelen 10 ilde etkisini sürdüren ve 14 milyona yakın insanımızı etkileyen büyük depremin ardından hala artçı şokları devam etmekte, artçılar ana deprem kadar olmasa da yine de yıkıcı olarak bütün şiddetiyle devam ettiği yıkılmayan binaların da artçılarla yıkıldığı bildirilmektedir.

Şu an en doğru olanı ise, sağlam da olsa binalara girmemektir.

Doğudan batıya, kuzeyden güneye kadar tek yürek olmuş vatandaşlarımız ve Devletimiz 14 milyona yakın depremzedelerin yaralarına gücü nispetinde maddi ve manevi olarak merhem olmaya, ailesinden çoğunu kaybedenlerinde acılarını paylaşarak hayata tutunmaya çalışılıyor, bu vesileyle tekrar bölge insanımıza ve tüm milletimize geçmiş olsun. Göçük altında kalarak şehit olan vatandaşlarımıza da Allah onları bol rahmetiyle mükâfatlandırsın, tüm yaralılara da acil şifalar dilerim.

Deprem, dünya üzerinde, insanlığın tarihi boyunca karşılaştığı en yıkıcı doğal afetlerden biridir. Çünkü depremler, şiddetine göre insanların evlerini, iş yerlerini, eşyalarını kaybetmesine ve can kaybına sebep olmaktadır.

Görsel basında açıklamalarda bulunan bazı bilim adamlarımızın açıklamalarını mutlaka dikkate almak gerekir. Ülkemizin bir çok bölgeleri fay hattında yani bir deprem kuşağında bulunmasından dolayı çok riskli deprem bölgesi olması üzerine çeşitli bölgelerimizde deprem sarsıntıların sık sık görülmesine neden oluyor, Bilim adamlarımıza göre bu sebeple daha yıkıcı depremler de beklene bilir, Hiç beklemediğimiz bir anda yine ülkemizin bir yerinde yıkıcı bir depremde çok büyük mal ve can kaybına sebep olabiliriz uyarılarından ziyade, Devletimizin ve belediyelerin 17 Ağustos 1999 depreminden sonra hiç olmazsa 06 Şubat 2023 depreminden de ders alınarak gerekli tedbirlerin alınması artık zorunlu hale gelmiştir.

Yüce Allah, Kur'an-ı Kerim'in bir çok ayetinde insanoğluna uyarılarda bulunmuştur ki tabiattaki hiç bir hadise sebepsiz ve hikmetsiz değildir,

Camilerde namazdan sonra hoca dua ediyor, “Allah’ım Ülkemizi deprem felaketinden koru, bu ülkenin imarına yön verenlere, mühendislerimize ve müteahhitlerimize din, iman ver, kötü kalpli olan bu felaketi fırsat bilen fırsatçılara da aman verme yarabbi” dediğinde tüm cemaatin hep birlikte “Aminnn!..” diye gürlediğine şahit oluyoruz. Şu var ki dua’nın yanlışı olmaz, dua duadır, Çünkü insanın rabbiyle buluşturan, rahmetiyle konuşturan, insanları ruhen mutluluğa ve huzura kavuşturan dua’dır.

Hepimizin malumudur ki binalardaki can kayıplarının tamamı İnşaatçıların, müteahhitlerin ve yapımına izin veren makamların hatasından kaynakladığını biliniyor. Çünkü; zemin etüdü yaptırmadan, 2 kat çekmeyen zemine, yüksek katlara izin verilirse, sonuçları ise felaket oluyor. Ne demişti deprem dede dediğimiz Rahmetli Ahmet Mete Işıkara “Deprem ülkemizin gerçeği, Deprem öldürmez, binalar öldürür,” diye söylemişti.

Depremden kurtulan vatandaşlarımız için inşallah, sağlıklı uzun ömürlerle yaşasın, “bir can, bir cihana bedeldir” sözünden ders alınarak, bu deprem bizlere çok unuttuğumuz şeyleri hatırlattı. Mesela “Bu ülkenin tüm vatandaşlarının birbirinin kardeşi olduğunu, birlik beraberlik içerisinde, birimiz hepimiz için diyerek din, dil, ırk ayrımı yapmadan birbirimizin yanında olması, birbirimizin derdi ile dertlenmek, birbirimizin acısını paylaşmak” ki bunları hiç unutmuştuk, aklımıza getirmiyorduk onları hatırlattı.

Dini bilgilerine son derece saygı duyduğum sayın Prof Dr. Mehmet Okuyan hocamızın dediği gibi “Allah bize şah damarından daha yakınım diyor, bu deprem bize ölümün de bize çok yakın olduğunu ve kimin insan olduğunu kimin de bunu fırsata dönüştürüp sahtekarları görmeyi, bu deprem bize öğretmiş oldu”.

Sözün özüne gelirsek, bu büyük afette 85'e yakın veya fazla ülke gerek kurtarma ekipleriyle, gerek maddi, gerekse sağlık ve diğer imkanlarıyla yardıma koştu. Allah onlardan da binlerce kez razı olsun.

Tarih boyu mazlumların, mağdurların, yanında yer almış, onları korumuş, savunmuş, fethettiği topraklardaki ülkeleri sömürmek yerine ihya etmiş, dinine, diline karışmamış Türk Milleti olarak hepsine teşekkür ediyoruz.

Ama ne olursak olalım, nasıl yardım alırsak alalım, unutmamız gereken şu var ki. “Türkün Türk’ten başka dostu yok”.

Tam vatandaşlarımızın artık geçmişin esiri olmamak, geleceğe dört elle sarılmak, yaşamanın güzel olduğuna inanarak hayatımızı sürdürmemiz gerektiği bilinciyle, Mevla’m böyle bir felaketi bir daha göstermesin diyerek selam ve saygılar sunarım.

Allah’a emanet olun. Kalın sağlıcakla….

Necati Keskin 01 Mart 2023

Bu yazı 852 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum